<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:yandex="http://news.yandex.ru"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
>
	<channel>
	<title>Duruş Haber - Son Dakika Haberler</title>
	<link>https://www.durushaber.com.tr/</link>
	<description>Haber ve son dakika haberleri, güncel haberler, magazin, ekonomi ve spor gelişmeler, yerel ve dünya haberleri Duruş Haber&amp;#039;de.</description>
	<image>
		<title>Duruş Haber - Son Dakika Haberler</title>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/</link>
		<url>https://www.durushaber.com.tr/images/banner/duruslogo.png</url>
	</image>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/selcuk-mizraklinin-tahliye-olduktan-sonraki-istanbul-programi-h107967.html</link>
		<title>Selçuk Mızraklının tahliye olduktan sonraki İstanbul programı belli oldu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Yarın Edirne Kapalı Cezaevi’nden tahliye olması beklenen Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi eski Eş Başkanı Selçuk Mızraklı’nın tahliye olduktan sonraki İstanbul programı belli oldu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>DEM&nbsp;Parti’den&nbsp;edinilen&nbsp;bilgilere&nbsp;göre,&nbsp;Selçuk&nbsp;Mızraklı,yarın&nbsp;saat&nbsp;09.30’da&nbsp;Edirne&nbsp;Cezaevi’nden&nbsp;tahliyeedilecek.</p>

<p>Cezaevi&nbsp;önünde&nbsp;yapılacak&nbsp;kısa&nbsp;açıklamanın&nbsp;ardındanMızraklı’nın&nbsp;İstanbul’a&nbsp;hareket&nbsp;etmesi&nbsp;bekleniyor.</p>

<p>Mızraklı’nın&nbsp;İstanbul’daki&nbsp;ilk&nbsp;durağının,&nbsp;İsmail&nbsp;Beşikciziyareti&nbsp;olması&nbsp;planlanıyor.&nbsp;Rudaw&nbsp;İstanbul&nbsp;muhabiriÖmer&nbsp;Sönmez’e&nbsp;konuşan&nbsp;İsmail&nbsp;Beşikci&nbsp;Vakfı&nbsp;Başkanıİbrahim&nbsp;Gürbüz&nbsp;ziyareti&nbsp;doğruladı.</p>

<p>Mızraklı&nbsp;ardından,&nbsp;Zincirlikuyu&nbsp;Mezarlığı’na&nbsp;geçerek,ikiz&nbsp;kardeşinin&nbsp;eşinin&nbsp;ve&nbsp;Sırrı&nbsp;Süreyya&nbsp;Önder’inmezarlarını&nbsp;ziyaret&nbsp;edecek.</p>

<p>Mızraklı’nın&nbsp;yarın&nbsp;saat&nbsp;19.30’da&nbsp;İstanbulHavalimanı’ndan&nbsp;Diyarbakır’a&nbsp;uçması&nbsp;bekleniyor.</p>

<p>Edirne&nbsp;Cezaevi’nde&nbsp;tutuklu&nbsp;bulunan&nbsp;HDP&nbsp;eski&nbsp;EşGenel&nbsp;Başkanı&nbsp;Selahattin&nbsp;Demirtaş&nbsp;X&nbsp;hesabındanMızraklı’nın&nbsp;tahliye&nbsp;edileceğini&nbsp;duyurmuştu.</p>

<p>Demirtaş,&nbsp;“Dr.&nbsp;Adnan&nbsp;Selçuk&nbsp;Mızraklı,&nbsp;Diyarbakır’ındört&nbsp;ay&nbsp;belediye&nbsp;başkanlığına&nbsp;karşı&nbsp;7&nbsp;yıl&nbsp;hapis&nbsp;yatmışve&nbsp;cezasını&nbsp;tamamlayarak,&nbsp;‘kardeşlik’&nbsp;henüz&nbsp;onauğramadan&nbsp;8&nbsp;Eylül&nbsp;Salı&nbsp;günü&nbsp;tahliye&nbsp;olacak”&nbsp;demişti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 26 19:38:00 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/selcuk-mizraklinin-tahliye-olduktan-sonraki-istanbul-programi-h107967.html">Selçuk Mızraklının tahliye olduktan sonraki İstanbul programı belli oldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/melih-gokcekin-oglu-ve-gelini-adliyede-adli-kontrol-ve-yurt-disi-h107966.html</link>
		<title>Melih Gökçekin oğlu ve gelini adliyede: Adli kontrol ve yurt dışı yasağı talebiyle sevk edildiler</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek&#039;in oğlu Ahmet Gökçek ile gelini Hülya Gökçek&#039;in ifade işlemleri tamamlandı. Savcılık, iki şüpheliyi adli kontrol ve yurt dışı yasağı talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Ankara&nbsp;Cumhuriyet&nbsp;Başsavcılığı&nbsp;tarafından&nbsp;yürütülensoruşturma&nbsp;kapsamında&nbsp;ifade&nbsp;veren&nbsp;eski&nbsp;AnkaraBüyükşehir&nbsp;Belediye&nbsp;Başkanı&nbsp;Melih&nbsp;Gökçek’in&nbsp;oğluAhmet&nbsp;Gökçek&nbsp;ile&nbsp;gelini&nbsp;Hülya&nbsp;Gökçek’in&nbsp;işlemleritamamlandı.</p>

<p>Yaklaşık&nbsp;5&nbsp;saat&nbsp;süren&nbsp;ifade&nbsp;işlemlerinin&nbsp;ardındansavcılık,&nbsp;Ahmet&nbsp;Gökçek&nbsp;ve&nbsp;Hülya&nbsp;Gökçek’i&nbsp;adli&nbsp;kontroltalebiyle&nbsp;sulh&nbsp;ceza&nbsp;hâkimliğine&nbsp;sevk&nbsp;etti.&nbsp;Şüphelilerhakkında&nbsp;yurt&nbsp;dışına&nbsp;çıkış&nbsp;yasağı&nbsp;uygulanması&nbsp;datalep&nbsp;edildi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 26 19:37:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/melih-gokcekin-oglu-ve-gelini-adliyede-adli-kontrol-ve-yurt-disi-h107966.html">Melih Gökçekin oğlu ve gelini adliyede: Adli kontrol ve yurt dışı yasağı talebiyle sevk edildiler</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/kultur-sanat/24-dengbj-ile-sozlesme-imzalandi-resmen-sanatci-statusu-verildi-h107965.html</link>
		<title>24 dengbêj ile sözleşme imzalandı, resmen sanatçı statüsü verildi</title>
		<category><![CDATA[kultur-sanat]]></category>
		<description><![CDATA[Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Kürt sözlü edebiyatı mirasını sırtlayan dengbêjler için önemli bir adım attı. Belediye bünyesinde gönüllü olarak hizmet veren 24 dengbêj ile sözleşme imzalanarak &quot;sanatçı&quot; statüsü verildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Diyarbakır&nbsp;Büyükşehir&nbsp;Belediyesi,&nbsp;kentin&nbsp;kültürelbelleği&nbsp;olan&nbsp;dengbêjlik&nbsp;geleneğini&nbsp;korumak&nbsp;vegelecek&nbsp;nesillere&nbsp;aktarmak&nbsp;amacıyla&nbsp;önemli&nbsp;birdüzenlemeye&nbsp;gitti.&nbsp;Sur&nbsp;ilçesindeki&nbsp;tarihi&nbsp;DengbêjEvi’nde&nbsp;sanatçılarla&nbsp;bir&nbsp;araya&nbsp;gelen&nbsp;Eşbaşkan&nbsp;SerraBucak,&nbsp;dengbêjlerin&nbsp;artık&nbsp;belediye&nbsp;bünyesinde&nbsp;resmisanatçı&nbsp;statüsüyle&nbsp;görev&nbsp;yapacaklarını&nbsp;söyledi.</p>

<p>Gönüllülükten&nbsp;profesyonel&nbsp;statüye</p>

<p>Daha&nbsp;önce&nbsp;belediye&nbsp;bünyesinde&nbsp;gönüllülük&nbsp;esasıylaçalışmalarını&nbsp;yürüten&nbsp;dengbêjlerin&nbsp;çalışmakoşullarında&nbsp;iyileştirmeye&nbsp;gidildi.&nbsp;Yapılan&nbsp;yenidüzenleme&nbsp;ile&nbsp;24&nbsp;dengbêj&nbsp;ile&nbsp;resmi&nbsp;sözleşmeimzalandı.&nbsp;Bu&nbsp;adım,&nbsp;hem&nbsp;kadim&nbsp;geleneğinkurumsallaşması&nbsp;hem&nbsp;de&nbsp;sanatçıların&nbsp;emekleriningüvence&nbsp;altına&nbsp;alınması&nbsp;açısından&nbsp;bir&nbsp;ilk&nbsp;olma&nbsp;özelliğitaşıyor.</p>

<p></p>

<p>Buluşmada&nbsp;dengbêjlerin&nbsp;talep&nbsp;ve&nbsp;önerilerini&nbsp;dinleyenEşbaşkan&nbsp;Serra&nbsp;Bucak,&nbsp;Kürt&nbsp;kültür&nbsp;mirasının&nbsp;öneminedikkat&nbsp;çekti.&nbsp;Bucak,&nbsp;konuşmasında&nbsp;şu&nbsp;ifadelerikullandı:</p>

<p>"Siz&nbsp;bu&nbsp;kadim&nbsp;kentin&nbsp;dengbêjlerisiniz&nbsp;ve&nbsp;bizim&nbsp;içinçok&nbsp;kıymetlisiniz.&nbsp;Bugün&nbsp;bir&nbsp;araya&nbsp;gelmek&nbsp;için&nbsp;birimkanımız&nbsp;doğdu.&nbsp;Siz&nbsp;de&nbsp;katılın,&nbsp;önerilerinizi&nbsp;bizimlepaylaşın.&nbsp;Bugün&nbsp;sohbet&nbsp;edip&nbsp;birlikte&nbsp;çözümgeliştirmek&nbsp;istiyoruz.&nbsp;Gelecekle&nbsp;ilgili&nbsp;birlikte&nbsp;nasılprogramlar&nbsp;geliştirebiliriz&nbsp;bunları&nbsp;konuşmak&nbsp;istiyoruz.”</p>

<p>Hedef:&nbsp;Yeni&nbsp;nesil&nbsp;dengbêjler&nbsp;yetiştirmek</p>

<p>Toplantıda&nbsp;söz&nbsp;alan&nbsp;dengbêjler,&nbsp;statü&nbsp;değişikliğindenduydukları&nbsp;memnuniyeti&nbsp;dile&nbsp;getirirken,&nbsp;geleneğinyaşaması&nbsp;için&nbsp;genç&nbsp;seslere&nbsp;ihtiyaç&nbsp;duyulduğunuvurguladı.&nbsp;Yeni&nbsp;dönemde&nbsp;Dengbêj&nbsp;Evi'nin&nbsp;sadece&nbsp;birdinleti&nbsp;merkezi&nbsp;değil,&nbsp;aynı&nbsp;zamanda&nbsp;gençdengbêjlerin&nbsp;yetiştiği&nbsp;bir&nbsp;okul&nbsp;işlevi&nbsp;görmesihedefleniyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 26 19:34:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/kultur-sanat/24-dengbj-ile-sozlesme-imzalandi-resmen-sanatci-statusu-verildi-h107965.html">24 dengbêj ile sözleşme imzalandı, resmen sanatçı statüsü verildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/meksika-da-dini-torende-havai-fisek-kazasi-10-olu-64-yarali-h107964.html</link>
		<title>Meksika&amp;#039;da dini törende havai fişek kazası: 10 ölü, 64 yaralı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Meksika’nın merkezindeki bir kasabada, bir azizin anısına düzenlenen festival sırasında havai fişeklerin kontrolden çıkması sonucu bir duvar yıkıldı; en az 10 kişi öldü,, 64 kişi yaralandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Associated Press’in haberine göre&nbsp;patlama cumartesi gecesi Meksika’nın merkezindeki yaklaşık 66 bin nüfuslu Temascalcingo’daki Nuestra Senora de la Luz Kilisesi’nin yanında meydana geldi.&nbsp;</p>

<p>Yüzlerce kişi, dini festival kapsamında düzenlenen havai fişek gösterisini izlemek üzere hazırlanırken patlama oluştu.</p>

<p>Temascalcingo, başkent Mexico City’nin yaklaşık 160 kilometre kuzeybatısında.</p>

<p>Patlamanın nedeni henüz belirlenemezken Meksika Eyaleti Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma başlattı.</p>

<p>Yerel piskopos, yaralılar arasında iki rahibin de olduğunu açıkladı.</p>

<p>Sosyal medyada paylaşılan bir videoda, patlamanın ardından onlarca kişinin hayatta kalanları aramak için duman ve enkazın arasında ilerlediği görülüyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 26 19:33:13 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/meksika-da-dini-torende-havai-fisek-kazasi-10-olu-64-yarali-h107964.html">Meksika&amp;#039;da dini törende havai fişek kazası: 10 ölü, 64 yaralı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/iranli-komutanlar-abd-hayal-bile-edememisti-h107963.html</link>
		<title>İranlı komutanlar: ABD hayal bile edememişti</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İranlı askeri komutanlar yaptıkları açıklamalarda ABD’nin operasyonel kabiliyetlerini uzun süreler aksatacak güçte olduklarını öne sürdü.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İran Genelkurmay Başkan Yardımcısı Tuğgeneral Kiyumers Heydari, Hatem el-Enbiya Hava Savunma Üniversitesi'nde açıklamalarda bulundu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>ABD ve İsrail’in yanlış hesaplamalarının yaşanan çatışmalardaki en önemli unsur olduğunu belirten Heydari, Hürmüz Boğazı meselesinin bölgedeki önemli ve stratejik konulardan biri olduğunu, bölgesel ve küresel denklemleri etkileme potansiyeline sahip olduğunu söyledi. İran’ın küresel ekonomik denklemler üzerinde büyük bir etki yarattığını belirten Heydari, “Düşman, İran'ın savaş alanını bölgesel düzeye genişleteceğini hayal bile etmemişti” dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Aynı programda konuşan İran Donanması komutanı Tuğamiral Şahram İrani de, ABD'nin "İran'ın operasyonel girişimlerinden derin endişe duyduğunu" öne sürdü. İrani, donanmalarının gerektiğinde ABD güçlerinin operasyonel kabiliyetlerini uzun süreler aksatacak bir noktaya ulaştığını belirterek, “Gerektiğinde düşmanın hareketlerini herhangi bir noktada felç edebiliriz” dedi.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 26 18:04:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/iranli-komutanlar-abd-hayal-bile-edememisti-h107963.html">İranlı komutanlar: ABD hayal bile edememişti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/savunma-butcesi-yuzde-86-artirildi-h107962.html</link>
		<title>Savunma bütçesi yüzde 86 artırıldı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Açıklanan Orta Vadeli Program ile savunmaya ayrılan bütçe tavanı yüzde 86 artırıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP) Resmi Gazete’de yayımlandı. Programla birlikte kamu idarelerinin 2027 yılı ödenek teklif tavanları da belirlendi. Genel bütçe kapsamındaki idareler için toplam tavan 24 trilyon 854 milyar 241 milyon TL olarak açıklandı. 2026 yılı başlangıç ödeneği yaklaşık 18.8 trilyon TL düzeyindeydi. Buna göre genel bütçe tavanı nominal olarak yüzde 32.2 artırıldı.</p>

<p></p>

<p>En yüksek tavan 10 trilyon 533 milyar TL ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’na ayrıldı. Eğitim Bakanlığı 2 trilyon 459 milyar TL, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 2 trilyon 396 milyar TL, Sağlık Bakanlığı 1 trilyon 961 milyar TL ödenek tavanı aldı.</p>

<p></p>

<p>SAVUNMA ÖDENEĞİ 1 TRİLYON 533 MİLYAR TL’YE ÇIKARILDI</p>

<p></p>

<p>Savunma Bakanlığı için 2027 yılı ödenek teklif tavanı 1 trilyon 533 milyar TL olarak belirlendi. Bakanlığın 2026 yılı bütçesi 822.9 milyar TL düzeyindeydi. Böylece bakanlık için öngörülen kaynakta yaklaşık yüzde 86’lık artış ortaya çıktı. Öte yandan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, programın tanıtımında savunma harcamalarına ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Savunma sanayisinde kendi teknolojisini geliştiren, kendi ihtiyaçlarını karşılayabilen ve yüksek katma değer üreten bir Türkiye hedefliyoruz. Bu kapsamda savunma harcamalarını yüzde 229 artırıyoruz.”</p>

<p></p>

<p>SÜREÇ ÖNCESİ VE SÜREÇ SONRASI ARTIŞ</p>

<p></p>

<p>Savunma Bakanlığı bütçesi, Barış ve Demokratik Toplum Süreci öncesinde de yükselme eğilimindeydi. 2024 yılı başlangıç ödeneği 440.5 milyar TL düzeyindeyken, 2025 yılında bu tutar 623.9 milyar TL’ye çıkarıldı. Süreç kamuoyuna yansıdıktan sonra artış durmadı. 2026 bütçesi 822.9 milyar TL’ye yükseldi. Yeni OVP ile 2027 tavanı 1 trilyon 533 milyar TL’ye çekildi. Böylece süreç başladıktan sonra da savunma ödeneğindeki artış devam etti. 2025 yılından 2026 yılına kadar olan zaman diliminde artış yüzde 32 civarında seyrederken 2027 yılı tavanına geçişte ise artış yüzde 86’ya çıktı. Program döneminde savunma harcamalarının yüzde 229 artırılacağı yönündeki resmi açıklama, tavanların yalnızca bir yıllık artışla sınırlı kalmayacağını gösteriyor.</p>

<p></p>

<p>SÜRECE RAĞMEN KAYNAK ARTIRILDI</p>

<p></p>

<p>OVP’de kamu idarelerinin ödenek tavanları, 2027 bütçe hazırlık sürecinin üst sınırını oluşturuyor. Kesinleşmiş bütçe Meclis'te düzenlenecek bütçe görüşmelerinde belirlenecekken açıklanan tavanlar, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin konuşulduğu dönemde savunma ödeneğinin azaltılmadığını, aksine yükseltildiğini ortaya koyuyor. Aynı şekilde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın tavanı 229.1 milyar TL’ye çıkarılırken, Tarım ve Orman Bakanlığı’na ayrılan kaynakta ise yüzde 29.3’lük bir azaltmanın olduğu görülüyor.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 26 18:02:40 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/savunma-butcesi-yuzde-86-artirildi-h107962.html">Savunma bütçesi yüzde 86 artırıldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/dem-parti-yeni-myk-si-belirlendi-h107961.html</link>
		<title>DEM Parti yeni MYK&amp;#039;si belirlendi</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[DEM Parti 5&#039;inci Olağan Kongresi sonrası ilk toplantısını gerçekleştiren DEM Parti PM üyeleri partinin yeni MYK’sini ve Kadın Meclisi ise Kadın Koordinasyonu üyelerini belirledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 5'inci Olağan Büyük Kongresi sonrası Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan başkanlığında gerçekleştirilen Parti Meclisi (PM) toplantısı sona erdi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>DEM Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen PM toplantısının ardından DEM Parti Basın Komisyonu partinin yeni Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerinin belirlendiği bilgisini paylaştı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Yapılan toplantıda alınan kararlara göre;&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Canan Çalağan, Cemile Turhallı, Derya Arslan, Ebrü Günay, Elif Bulut, Elif Çoban, Emin Orhan, Emirali Türkmen, Hakkı Saruhan Oluç, Hatice Betül Çelebi, İbrahim Akın, İlknur Birol, Mahfuz Güleryüz, Mehmet Rüştü Tiryaki, Muhsin Dalfidan, Murad Mıhçı, Özlem Gündüz, Öztürk Türkdoğan, Serhat Eren, Sevtap Akdağ Karahalı, Tayip Temel, Umut Vedat Acar ve Yüksel Mutlu yeni MYK üyeleri olarak belirlendi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Aynı zamanda Kadın Meclisi de toplandı. Toplantıda Kadın Meclisi Sözcü olarak Halide Türkoğlu seçilirken, yeni dönem Kadın Koordinasyonu'nda yer alacak isimler de belirlendi.</p>

<p></p>

<p>DEM Parti Kadın Koordinasyonu'na şu isimler seçildi:</p>

<p></p>

<p>"Canan Çalağan, Derya Arslan, Elif Bulut, Elif Çoban, Fatma Koçyiğit, Tülay Korkutan, Mediha Yüksel, Hatice Akdağ, Berna Çelik, Besriye Tekgür, Canan Kepenç, Eylem Saruca, İdil Uğurlu, Semra Kıratlı, Çiğdem Köse ve Sudan Güven."</p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 26 18:01:38 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/dem-parti-yeni-myk-si-belirlendi-h107961.html">DEM Parti yeni MYK&amp;#039;si belirlendi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/spor/sampiyonlar-ligi-heyecani-basliyor-h107960.html</link>
		<title>Şampiyonlar ligi heyecanı başlıyor</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Devler ligi olarak da bilinen Şampiyonlar Ligi heyecanı yarın başlıyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Avrupa futbolunun kulüpler düzeyindeki en önemli organizasyonu olan Şampiyonlar Ligi’nde lig aşamasının perdesi yarın (8 Eylül) açılacak. Eleme turları 7 Temmuz’da başlayan organizasyonda 36 takımın yer aldığı lig aşamasının ilk haftası, 8-10 Eylül tarihlerinde oynanacak 18 karşılaşmayla tamamlanacak.</p>

<p></p>

<p>Lig aşamasındaki her takım, dördü sahasında ve dördü deplasmanda olmak üzere sekiz farklı rakiple karşılaşacak. Sekiz maçın ardından ilk sekiz sırada yer alan takımlar doğrudan son 16 turuna yükselecek. Dokuzuncu ile 24’üncü sıralar arasındaki ekipler ise son 16 bileti için çift maçlı play-off oynayacak. İlk 24 sıranın dışında kalan takımlar Avrupa kupalarına veda edecek.</p>

<p></p>

<p>İlk hafta, Şampiyonlar Ligi’ne ayrılan özel takvim nedeniyle salı, çarşamba ve perşembe günlerine yayılarak oynanacak. Lig aşaması 27 Ocak 2027’de sona erecek. Sezonun finali ise 5 Haziran 2027’de Madrid’deki Metropolitano Stadı’nda yapılacak.</p>

<p></p>

<p>TÜRKİYE’DEN İKİ TAKIM VAR</p>

<p></p>

<p>Türkiye’den Galatasaray ve Fenerbahçe ligde yer alıyor. Galatasaray, ilk hafta karşılaşmasında 9 Eylül Çarşamba günü Portekiz temsilcisi Sporting Lizbon’a konuk olacak. Jose Alvalade Stadı’nda oynanacak karşılaşma saat 22.00’da başlayacak. Fenerbahçe ise 10 Eylül Perşembe günü Roma’yı İstanbul’da ağırlayacak. Chobani Stadı’ndaki karşılaşmanın başlama saati 19.45 olacak. Sporting Lizbon-Galatasaray ve Fenerbahçe-Roma karşılaşmaları TRT 1’den canlı yayımlanacak.</p>

<p></p>

<p>Son iki sezonun şampiyonu Paris Saint-Germain, unvanını korumak için çıkacağı ilk karşılaşmada Slovan Bratislava’yı konuk edecek. İlk haftanın öne çıkan diğer mücadelelerinde Real Madrid ile Inter, Liverpool ile Atletico Madrid ve Napoli ile Arsenal karşı karşıya gelecek.</p>

<p></p>

<p>Karşılaşmaların programı şöyle:</p>

<p></p>

<p>“8 Eylül Salı</p>

<p></p>

<p>19.45 AEK-LASK</p>

<p></p>

<p>19.45 Club Brugge-Aston Villa</p>

<p></p>

<p>22.00 Borussia Dortmund-Villarreal</p>

<p></p>

<p>22.00 Porto-Manchester City</p>

<p></p>

<p>22.00 Lille-Real Betis</p>

<p></p>

<p>22.00 Real Madrid-Inter</p>

<p></p>

<p>9 Eylül Çarşamba</p>

<p></p>

<p>19.45 Barcelona-Feyenoord</p>

<p></p>

<p>19.45 Stuttgart-Viking</p>

<p></p>

<p>22.00 Liverpool-Atletico Madrid</p>

<p></p>

<p>22.00 Paris Saint-Germain-Slovan Bratislava</p>

<p></p>

<p>22.00 Sporting Lizbon-Galatasaray</p>

<p></p>

<p>22.00 Napoli-Arsenal</p>

<p></p>

<p>10 Eylül Perşembe</p>

<p></p>

<p>19.45 Fenerbahçe-Roma</p>

<p></p>

<p>19.45 PSV Eindhoven-Shakhtar Donetsk</p>

<p></p>

<p>22.00 Como-Leipzig</p>

<p></p>

<p>22.00 Bayern Münih-Bodo/Glimt</p>

<p></p>

<p>22.00 Manchester United-Sabah</p>

<p></p>

<p>22.00 Slavia Prag-Lens.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 26 14:13:43 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/spor/sampiyonlar-ligi-heyecani-basliyor-h107960.html">Şampiyonlar ligi heyecanı başlıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/dem-parti-pm-myk-uyelerini-belirlemek-uzere-toplandi-h107959.html</link>
		<title>DEM Parti PM, MYK üyelerini belirlemek üzere toplandı</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Gerçekleştirilen kongrede seçilen DEM Parti PM’nin ilk toplantısı başladı. Toplantıda, MYK üyeleri de belirlenecek.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), 5’inci Olağan Büyük Kongresi'nde seçilen yeni Parti Meclisi (PM) üyeleri, DEM Parti Genel Merkezi'nde bir araya geldi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Kongre sonrasında toplanan PM, Merkez Yürütme Kurulu'nu (MYK) belirleyecek.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Bunun yanı sıra Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin de ele alınması bekleniyor.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 26 14:12:53 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/dem-parti-pm-myk-uyelerini-belirlemek-uzere-toplandi-h107959.html">DEM Parti PM, MYK üyelerini belirlemek üzere toplandı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/ahbap-dernegi-ne-besinci-dalga-operasyon-53-gozalti-karari-h107958.html</link>
		<title>Ahbap Derneği&amp;#039;ne beşinci dalga operasyon: 53 gözaltı kararı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kurucusu Haluk Levent’in tutuklu Ahbap Derneği’ne beşinci dalga operasyon düzenlendi; 53 kişi hakkında gözaltı kararı var.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İstanbul başsavcılığının Ahbap Derneği soruşturmasında suçlamalar,&nbsp;‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’,&nbsp;‘nitelikli dolandırıcılık’&nbsp;ve&nbsp;‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’.</p>

<p>Bu sabah (7 Eylül)&nbsp;‘derneğin topladığı deprem bağışlarının akıbetiyle ilgili’beşinci dalga operasyon düzenlendi. İstanbul merkezli 20 ilde düzenlenen operasyonda 53 kişi hakkında gözaltı kararı var.</p>

<p>Karşılıksız yüksek tutarlı harcamalar tespit edilmiş&nbsp;</p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek,&nbsp;X’ten&nbsp;operasyonun İçişleri Bakanlığı müfettiş raporları, özel denetim raporları, derneğin mali kayıtları, envanteri, banka hareketleri, bilirkişi incelemeleri ve etkin pişmanlıktan yararlanan şüphelilerin ifadeleriyle elde edilen deliller üzerine yapıldığını yazdı.</p>

<p>Bakanın paylaştığı tespitler şöyle:</p>

<p>* Ahbap Derneği, 6 Şubat–31 Aralık 2023’te depremzedeler için 4,3 milyar lira bağış topladı. Bunun 4,2 milyar lirasını harcadı. 950 milyon liraysa nakit çekildi. Bu çekimlerden biri tek seferde 500 milyon lira.</p>

<p>* Dernek, 29 şirket ve yedi şahıs şirketine toplam 1 milyar 757 milyon 547 bin 770 TL transfer etti. Bazı yüksek tutarlı harcamaların karşılığında mal veya hizmet alımı bulunmadığı, yardımların nakliyesinden şahsi menfaat sağlandığı ve bazı yardımların kamu kurumlarına faturalarda belirtilenden eksik teslim edildiği tespit edildi.</p>

<p>Ayrıca derneğin İzmit’teki depolarında depremzedeler için temin edilen yüzlerce çadır, tekerlekli sandalye, elektrikli bisiklet, kırtasiye ürünü ve çeşitli yardım malzemesinin kullanılmadan bekletildiği saptandı. Bu malzemeler hak sahiplerine ulaştırılacak.</p>

<p>Ahbap Derneği soruşturması</p>

<p>Soruşturma kapsamında Ahbap Derneği çalışanları hakkında MASAK raporları düzenlendi, hesap hareketleri incelendi, teknik ve fiziki takip yürütülmüş, ardından şu&nbsp;‘tespitler’e varılmıştı:</p>

<p>Mali profille uyumsuz yüksek tutarlı para hareketleri</p>

<p>Aralarında yüksek miktarlı para transferleri</p>

<p>Şans oyunları hesaplarına yüksek meblağlarda para aktararak bahis oynama ve yüksek miktarlarda para kaybı</p>

<p>Kısa sürede çok sayıda zincirleme tapu devri</p>

<p>16 Temmuz’da mal varlığına el konulan Ahbap Derneği’ne 27 Temmuz’da kayyım atanmıştı. 29 Temmuz’da da derneğe bağlı 13 şirkete kayyım atanmıştı. Bu kayyımlar derneğin mal varlıkları yönetimi içindi.</p>

<p>7 Ağustos’ta da İstanbul 29’uncu Asliye Hukuk Mahkemesi, AHBAP Derneği yönetimine derneği feshi için kayyım atadı.</p>

<p>Soruşturmada derneğin kurucusu şarkıcı Haluk Levent, Babala TV’nin sahibi Oğuzhan Uğur ve işadamı dahil Başaran Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Başaran dahil 35 kişi tutuklu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 26 11:52:31 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/ahbap-dernegi-ne-besinci-dalga-operasyon-53-gozalti-karari-h107958.html">Ahbap Derneği&amp;#039;ne beşinci dalga operasyon: 53 gözaltı kararı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/mhp-li-feti-yildiz-dan-siyasi-partilere-elestiri-pazarlik-h107957.html</link>
		<title>MHP&amp;#039;li Feti Yıldız&amp;#039;dan siyasi partilere eleştiri: &amp;#039;Pazarlık partileri demokrasiyi yozlaştırıyor&amp;#039;</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, siyasi partilerin kuruluşu, faaliyet alanları ve üyelik şartlarına ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Türkiye'de&nbsp;siyasi&nbsp;partilerin&nbsp;oldukça&nbsp;kolaykurulabildiğini&nbsp;belirten&nbsp;Yıldız,&nbsp;siyasi&nbsp;partilerin&nbsp;uymasıgereken&nbsp;anayasal&nbsp;sınırları&nbsp;hatırlattı.</p>

<p>Yıldız,&nbsp;siyasi&nbsp;partilerin&nbsp;cumhuriyetin&nbsp;temel&nbsp;niteliklerini,anayasada&nbsp;güvence&nbsp;altına&nbsp;alınan&nbsp;devletin&nbsp;ülkesi&nbsp;vemilletiyle&nbsp;bölünmez&nbsp;bütünlüğünü&nbsp;ve&nbsp;egemenliğinmillete&nbsp;ait&nbsp;olduğu&nbsp;ilkesini&nbsp;değiştirmeyiamaçlayamayacağını&nbsp;belirtti.</p>

<p>Yıldız&nbsp;ayrıca&nbsp;seçimlerin&nbsp;serbest,&nbsp;eşit,&nbsp;gizli&nbsp;ve&nbsp;genel&nbsp;oyesaslarına&nbsp;göre,&nbsp;açık&nbsp;sayım&nbsp;ve&nbsp;döküm&nbsp;ilkesidoğrultusunda&nbsp;yargı&nbsp;denetimi&nbsp;altında&nbsp;yapılmasıkuralının&nbsp;da&nbsp;siyasi&nbsp;partiler&nbsp;tarafındandeğiştirilemeyeceğini&nbsp;ifade&nbsp;etti.</p>

<p>Siyasi&nbsp;partilerin&nbsp;bölge,&nbsp;ırk,&nbsp;belli&nbsp;bir&nbsp;kişi,&nbsp;aile,&nbsp;zümre,cemaat,&nbsp;din,&nbsp;mezhep&nbsp;veya&nbsp;tarikat&nbsp;esaslarınadayanamayacağını&nbsp;belirten&nbsp;Yıldız,&nbsp;sosyal&nbsp;bir&nbsp;sınıfındiğer&nbsp;sınıflar&nbsp;üzerinde&nbsp;egemenliğini&nbsp;ya&nbsp;da&nbsp;herhangibir&nbsp;tür&nbsp;diktatörlüğü&nbsp;savunan&nbsp;ve&nbsp;bu&nbsp;amaca&nbsp;yönelikfaaliyetlerde&nbsp;bulunan&nbsp;siyasi&nbsp;partilerin&nbsp;dekurulamayacağını&nbsp;kaydetti.</p>

<p>Yıldız,&nbsp;siyasi&nbsp;partilerin&nbsp;askerlik,&nbsp;güvenlik&nbsp;veya&nbsp;sivilsavunma&nbsp;hizmetlerine&nbsp;hazırlayıcı&nbsp;nitelikte&nbsp;eğitim&nbsp;veöğretim&nbsp;faaliyetlerinde&nbsp;bulunamayacağını,&nbsp;genelahlak&nbsp;ve&nbsp;adaba&nbsp;aykırı&nbsp;amaçlar&nbsp;güdemeyeceğini&nbsp;veanayasadaki&nbsp;hiçbir&nbsp;hükmün&nbsp;temel&nbsp;hak&nbsp;ve&nbsp;özgürlükleriortadan&nbsp;kaldırmaya&nbsp;yönelik&nbsp;faaliyetlere&nbsp;izin&nbsp;verecekşekilde&nbsp;yorumlanamayacağını&nbsp;aktardı.</p>

<p>“Parti&nbsp;kurmayı&nbsp;şirket&nbsp;kurmaktan&nbsp;daha&nbsp;kârlıgörenler&nbsp;türemiştir”</p>

<p>Yargıtay&nbsp;Cumhuriyet&nbsp;Başsavcılığı&nbsp;kayıtlarına&nbsp;göreTürkiye'de&nbsp;halen&nbsp;186&nbsp;siyasi&nbsp;parti&nbsp;bulunduğunubelirten&nbsp;Yıldız,&nbsp;bu&nbsp;partilerin&nbsp;farklı&nbsp;kategoriler&nbsp;altındasınıflandırılabileceğini&nbsp;söyledi.</p>

<p>Yıldız,&nbsp;“Meraklısına&nbsp;notlar”&nbsp;başlığıyla&nbsp;yaptığıpaylaşımda&nbsp;siyasi&nbsp;partileri;&nbsp;“kitle&nbsp;partileri,&nbsp;ideolojipartileri,&nbsp;kadro&nbsp;partileri,&nbsp;bölgeci&nbsp;partiler,&nbsp;tabelapartileri,&nbsp;hülle&nbsp;partileri,&nbsp;pazarlık&nbsp;partileri,&nbsp;kişi&nbsp;partileri,silsile&nbsp;partileri,&nbsp;kalıntı&nbsp;partiler,&nbsp;üyesiz&nbsp;partiler&nbsp;ve&nbsp;çıkargrubu&nbsp;olan&nbsp;partiler”&nbsp;şeklinde&nbsp;sıraladı.</p>

<p>Bu&nbsp;sınıflandırmaya&nbsp;başka&nbsp;oluşumların&nbsp;daeklenebileceğini&nbsp;belirten&nbsp;Yıldız,&nbsp;şöyle&nbsp;devam&nbsp;etti:</p>

<p>“Parti&nbsp;kurmayı&nbsp;şirket&nbsp;kurmaktan&nbsp;daha&nbsp;kârlı&nbsp;görenlertüremiştir.&nbsp;Tabela&nbsp;partilerinin&nbsp;yasa&nbsp;dışı&nbsp;faaliyetleriniburada&nbsp;anlatmak&nbsp;zaman&nbsp;israfıdır.&nbsp;Son&nbsp;yıllarda&nbsp;kurulanpazarlık&nbsp;partilerinin&nbsp;demokrasiyi&nbsp;nasıl&nbsp;yozlaştırdıklarıüniversitelerde&nbsp;tez&nbsp;konusu&nbsp;olmalıdır.”</p>

<p>Siyasi&nbsp;partilere&nbsp;ilişkin&nbsp;anayasal&nbsp;sınırları&nbsp;hatırlattı</p>

<p>Yıldız,&nbsp;daha&nbsp;sonraki&nbsp;paylaşımında&nbsp;da&nbsp;siyasi&nbsp;partilerinfaaliyetlerine&nbsp;ilişkin&nbsp;yasal&nbsp;düzenlemeleri&nbsp;sıraladı.</p>

<p>Buna&nbsp;göre&nbsp;siyasi&nbsp;partiler;&nbsp;Türkiye&nbsp;Devleti'ninCumhuriyet&nbsp;olan&nbsp;şeklini,&nbsp;anayasanın&nbsp;başlangıçkısmında&nbsp;ve&nbsp;2'nci&nbsp;maddesinde&nbsp;belirtilen&nbsp;esaslarını&nbsp;vedevletin&nbsp;ülkesi&nbsp;ve&nbsp;milletiyle&nbsp;bölünmez&nbsp;bütünlüğüneilişkin&nbsp;hükümleri&nbsp;değiştirmeyi&nbsp;amaçlayamıyor.</p>

<p>Partiler&nbsp;ayrıca&nbsp;egemenliğin&nbsp;kayıtsız&nbsp;şartsız&nbsp;Türkmilletine&nbsp;ait&nbsp;olduğu&nbsp;ve&nbsp;bunun&nbsp;anayasanın&nbsp;koyduğuesaslara&nbsp;göre&nbsp;yetkili&nbsp;organlar&nbsp;eliyle&nbsp;kullanılabileceğiilkesini&nbsp;de&nbsp;değiştiremiyor.</p>

<p>Yıldız,&nbsp;hiçbir&nbsp;kişi,&nbsp;zümre&nbsp;veya&nbsp;sınıfa&nbsp;egemenlik&nbsp;yetkisibırakılamayacağını&nbsp;ve&nbsp;hiçbir&nbsp;kimse&nbsp;ya&nbsp;da&nbsp;organınkaynağını&nbsp;anayasadan&nbsp;almayan&nbsp;bir&nbsp;devlet&nbsp;yetkisikullanamayacağını&nbsp;belirtti.</p>

<p>Seçim&nbsp;ve&nbsp;halkoylamalarının&nbsp;serbest,&nbsp;eşit,&nbsp;gizli&nbsp;vegenel&nbsp;oy&nbsp;esaslarına&nbsp;göre,&nbsp;açık&nbsp;sayım&nbsp;ve&nbsp;döküm&nbsp;ilkesidoğrultusunda&nbsp;yargı&nbsp;yönetim&nbsp;ve&nbsp;denetimi&nbsp;altındayapılması&nbsp;kuralının&nbsp;da&nbsp;siyasi&nbsp;partiler&nbsp;tarafındandeğiştirilemeyeceğini&nbsp;ifade&nbsp;etti.</p>

<p>Yıldız'ın&nbsp;paylaşımında,&nbsp;siyasi&nbsp;partilerin&nbsp;bölge,&nbsp;ırk,&nbsp;bellikişi,&nbsp;aile,&nbsp;zümre,&nbsp;cemaat,&nbsp;din,&nbsp;mezhep&nbsp;veya&nbsp;tarikatesaslarına&nbsp;dayanamayacağı&nbsp;da&nbsp;vurgulandı.</p>

<p>Ayrıca&nbsp;siyasi&nbsp;partilerin&nbsp;sosyal&nbsp;bir&nbsp;sınıfın&nbsp;diğer&nbsp;sınıflarüzerinde&nbsp;egemenliğini&nbsp;veya&nbsp;zümre&nbsp;egemenliğini&nbsp;ya&nbsp;daherhangi&nbsp;bir&nbsp;tür&nbsp;diktatörlüğü&nbsp;savunmayı&nbsp;veyerleştirmeyi&nbsp;amaçlayamayacağı&nbsp;belirtildi.</p>

<p>Partilerin&nbsp;askerlik,&nbsp;güvenlik&nbsp;veya&nbsp;sivil&nbsp;savunmahizmetlerine&nbsp;hazırlayıcı&nbsp;nitelikte&nbsp;eğitim&nbsp;ve&nbsp;öğretimfaaliyetlerinde&nbsp;bulunamayacağını&nbsp;aktaran&nbsp;Yıldız,genel&nbsp;ahlak&nbsp;ve&nbsp;adaba&nbsp;aykırı&nbsp;amaçlargüdülemeyeceğini&nbsp;de&nbsp;kaydetti.</p>

<p>Yıldız,&nbsp;anayasanın&nbsp;hiçbir&nbsp;hükmünün,&nbsp;anayasa'da&nbsp;yeralan&nbsp;hak&nbsp;ve&nbsp;özgürlükleri&nbsp;yok&nbsp;etmeye&nbsp;yönelikfaaliyetlerde&nbsp;bulunma&nbsp;hakkı&nbsp;verir&nbsp;şekildeyorumlanamayacağını&nbsp;belirtti.</p>

<p>Oy&nbsp;kullanma&nbsp;ve&nbsp;seçimlerde&nbsp;hileye&nbsp;hapis&nbsp;cezası</p>

<p>Yıldız,&nbsp;paylaşımının&nbsp;sonunda&nbsp;siyasi&nbsp;parti&nbsp;önseçimleri,kongre&nbsp;seçimleri&nbsp;ve&nbsp;parti&nbsp;görevlilerinin&nbsp;belirlenmesineyönelik&nbsp;oylamalarda&nbsp;hile&nbsp;yapılmasına&nbsp;ilişkin&nbsp;cezayı&nbsp;dahatırlattı.</p>

<p>Buna&nbsp;göre&nbsp;önseçimler&nbsp;ile&nbsp;siyasi&nbsp;parti&nbsp;kongrelerininseçim&nbsp;ve&nbsp;kararları&nbsp;için&nbsp;yapılan&nbsp;oylamalarla,&nbsp;herkademedeki&nbsp;parti&nbsp;görevlileri&nbsp;ve&nbsp;yedeklerinin&nbsp;seçimiiçin&nbsp;yapılan&nbsp;oylamalara&nbsp;ve&nbsp;bu&nbsp;oylamaların&nbsp;sayım&nbsp;vedökümüne&nbsp;hile&nbsp;karıştıranların&nbsp;bir&nbsp;yıldan&nbsp;üç&nbsp;yıla&nbsp;kadarhapis&nbsp;cezası&nbsp;ile&nbsp;cezalandırılacağını&nbsp;ifade&nbsp;etti.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 26 10:27:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/mhp-li-feti-yildiz-dan-siyasi-partilere-elestiri-pazarlik-h107957.html">MHP&amp;#039;li Feti Yıldız&amp;#039;dan siyasi partilere eleştiri: &amp;#039;Pazarlık partileri demokrasiyi yozlaştırıyor&amp;#039;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/iran-dan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-umman-ile-anlasma-onumuzdeki-h107956.html</link>
		<title>İran&amp;#039;dan Hürmüz Boğazı açıklaması: Umman ile anlaşma önümüzdeki günlerde imzalanacak</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, Hürmüz Boğazı&#039;nın giriş ve çıkışını kapsayan ve İran&#039;ın kontrolünde olacak yeni bir koridor konusunda Umman ile anlaşmanın önümüzdeki günlerde imzalanacağını açıkladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Rızai,&nbsp;katıldığı&nbsp;bir&nbsp;televizyon&nbsp;programında&nbsp;ülkesininHürmüz&nbsp;Boğazı'na&nbsp;ilişkin&nbsp;planları&nbsp;ve&nbsp;ABD&nbsp;ile&nbsp;yaşanangerilim&nbsp;hakkında&nbsp;açıklamalarda&nbsp;bulundu.</p>

<p>Rızai,&nbsp;Hürmüz&nbsp;Boğazı&nbsp;konusunda&nbsp;yeni&nbsp;bir&nbsp;kararalacaklarını&nbsp;belirterek,&nbsp;Umman&nbsp;ile&nbsp;boğazın&nbsp;giriş&nbsp;veçıkışını&nbsp;kapsayan&nbsp;ve&nbsp;İran'ın&nbsp;kontrolünde&nbsp;olacak&nbsp;yenikoridor&nbsp;konusunda&nbsp;anlaşmanın&nbsp;önümüzdeki&nbsp;günlerdeimzalanacağını&nbsp;söyledi.</p>

<p>Rızai,&nbsp;"Yakında&nbsp;Hürmüz&nbsp;Boğazı&nbsp;çevresinde&nbsp;kısıtlı&nbsp;biralan&nbsp;ilan&nbsp;edeceğiz"&nbsp;dedi.</p>

<p>Söz&nbsp;konusu&nbsp;alanın&nbsp;ABD'nin&nbsp;deniz&nbsp;ablukası&nbsp;uyguladığıbölgeden&nbsp;başlayarak&nbsp;Hürmüz&nbsp;Boğazı&nbsp;ve&nbsp;BasraKörfezi'ni&nbsp;kapsayacağını&nbsp;belirten&nbsp;Rızai,&nbsp;ilan&nbsp;edilecekyeni&nbsp;bölgeye&nbsp;"izinsiz"&nbsp;giren&nbsp;gemilerin&nbsp;İran&nbsp;tarafındankara&nbsp;listeye&nbsp;alınacağı&nbsp;uyarısında&nbsp;bulundu.</p>

<p>"Önlemler&nbsp;füze&nbsp;saldırılarından&nbsp;daha&nbsp;etkili&nbsp;olacak"</p>

<p>İran'ın&nbsp;Hürmüz&nbsp;Boğazı'nda&nbsp;uyguladığı&nbsp;önlemlerisıkılaştıracağını&nbsp;ifade&nbsp;eden&nbsp;Rızai,&nbsp;alınacak&nbsp;tedbirlerinfüze&nbsp;saldırılarından&nbsp;daha&nbsp;etkili&nbsp;olacağını&nbsp;savundu.</p>

<p>Rızai,&nbsp;Hürmüz&nbsp;Boğazı'nın&nbsp;açık&nbsp;tutulması&nbsp;konusundaABD'ye&nbsp;yönelik&nbsp;şart&nbsp;öne&nbsp;sürerek,&nbsp;"Hürmüz&nbsp;Boğazı'nınaçık&nbsp;kalması&nbsp;taahhüdünü&nbsp;ABD'lilerin&nbsp;saldırı&nbsp;ve&nbsp;sabotajdüzenlememesi&nbsp;halinde&nbsp;veririz"&nbsp;diye&nbsp;konuştu.</p>

<p>"Gemisavar&nbsp;füzemizi&nbsp;ABD&nbsp;savaş&nbsp;gemisi&nbsp;üzerindetest&nbsp;ettik"</p>

<p>İran'ın&nbsp;ABD&nbsp;savaş&nbsp;gemilerine&nbsp;yönelik&nbsp;saldırılarına&nbsp;dadeğinen&nbsp;Rızai,&nbsp;"48&nbsp;saat&nbsp;önce&nbsp;ilk&nbsp;kez&nbsp;gemisavarfüzemizi&nbsp;ABD&nbsp;savaş&nbsp;gemisi&nbsp;üzerinde&nbsp;test&nbsp;ettik"ifadelerini&nbsp;kullandı.</p>

<p>Rızai&nbsp;ayrıca,&nbsp;İran&nbsp;ile&nbsp;ABD&nbsp;arasında&nbsp;arabuluculuk&nbsp;yapanülkelerin,&nbsp;iki&nbsp;ülke&nbsp;arasında&nbsp;imzalanan&nbsp;mutabakatzaptının&nbsp;uygulanması&nbsp;konusunda&nbsp;etkisiz&nbsp;kaldığını&nbsp;ilerisürdü.</p>

<p>İran'ın&nbsp;petrol&nbsp;satışına&nbsp;devam&nbsp;ettiğini&nbsp;belirten&nbsp;Rızai,satılan&nbsp;petrolün&nbsp;bedelinin&nbsp;de&nbsp;tahsil&nbsp;edildiğini&nbsp;söyledi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 26 10:26:41 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/iran-dan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-umman-ile-anlasma-onumuzdeki-h107956.html">İran&amp;#039;dan Hürmüz Boğazı açıklaması: Umman ile anlaşma önümüzdeki günlerde imzalanacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/cemile-cagirgayi-katledenlerden-11-yildir-hesap-sorulmadi-h107955.html</link>
		<title>Cemile Çağırgayı katledenlerden 11 yıldır hesap sorulmadı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Cizîr’deki sokağa çıkma yasakları döneminde katledilen ve cenazesi derin dondurucuda bekletilen 10 yaşındaki Cemile Çağırga’nın annesi Emine Çağırga, adaletin sağlanması için soruşturmanın yeniden açılması çağrısında bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Şirnex’in Cizîr (Cizre) ilçesinde 4-12 Eylül 2015 tarihleri arasında ilan edilen sokağa çıkma yasaklarının üzerinden 11 yıl geçti. 8 günlük yasakta aralarında çocuk ve yaşlıların da olduğu 21 kişi katledildi. 7 Eylül 2015’de keskin nişancılar tarafından vücuduna 3 kurşun isabet etmesi sonucu yaşamını yitiren 10 yaşındaki Cemile Çağırga'nın cenazesi bozulmasın diye annesi tarafından günlerce evdeki derin dondurucuda bekletildi. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>Aradan 11 yıl geçerken, annesinin “Cizîr” diye seslendiği Cemile’nin faillerinin yargılanması için etkili bir soruşturma yürütülmedi. 11 yıldır herhangi bir şüphelinin tespit edilmediği iddia edildi, dosya kapsamında tek bir emniyet personelinin dahi ifadesi alınmadı. Anne Emine Çağırga, soruşturmanın yeniden açılmasını ve kızının ölümünden sorumlu olanların yargılanmasını istedi.</p>

<p></p>

<p>AİLENİN YAŞADIĞI İLK ACI&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Emine Çağırga’nın yaşadığı bu acı ise ilk değildi. 1992 yılında evlerine isabet eden havan topu nedeniyle o dönem 9 yaşındaki kızı Fatma Çağırga’yı yitiren Emine Çağırga, bu saldırıyı şöyle anlattı: &nbsp;“1992’de akşam saat 19.00 gibi evdeydik. Çatışma çıktı, hepimiz içerideydik. Evimiz tek katlıydı. Silah sesleri geldi. Kayınpederim, ‘evinize girin, kapınızı kilitleyin, içeride kalın’ dedi. Silah sesleri geliyordu. Bir de büyük bir ses geldi, bomba gibiydi. Hiçbir şey görmedim. Bir baktım, kan geliyor. Kulağımın perdesi yırtıldı. Karanlıktı. Bebeğime yöneldim, onu almaya çalıştım. Bilincim yerindeydi. Eşim bana, ‘Çocuklar nerede, annem babam nerede?’ diye sordu. ‘Bilmiyorum’ dedim. Top evimize vurdu. Tekrar içeri girdim. Karanlıktı, bir yerlere dokundum, kan vardı. Dokunamadım. Hemen dışarı çıktım, nefes alamadım. Komşular bize yardıma geldi. O zaman kayınpederim, eltim, kaynım ve kızım Fatma dahil ailemizden 7 kişi yaşamını yitirdi.”&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Yaralı halde Amed’e götürdükleri kızının hastanede yaşamını yitirdiğini söyleyen Emine Çağırga, “Kızım Fatma o zaman sağdı, ona serum takmışlardı. Serumu ben tutuyordum. Fatma orada yaşamını yitirdi. 8 gün hastanede kaldık. Doktorlar bakmadı bile. ‘Niye?’ bakmadıklarını sorduğumuzda ‘PKK’liler, biz o insanlara bakmayacağız’ dediler” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>SADECE ‘AY ANNE’ DEDİ&nbsp;</p>

<p></p>

<p>2015 yılındaki sokağa çıkma yasağının üçüncü gününde Cemile’nin vurulduğunu anlatan Emine Çağırga, kızının o sırada bahçede yanında olduğunu söyledi. Cemile’nin kendisiyle birlikte kalmak istediğini belirten Emine Çağırga, “Yasak zamanı Cemile okuyordu, babasıyla beraber mandırada çalışıyordu. Yasak başladı, üçüncü günüydü. Çatışma Nur Mahallesi’nde başladı. Bizim Cudi Mahallesi’nde bir şey yoktu. Pazartesi günü bahçede oturuyorduk, Cemile de oradaydı. Ben sandalyede oturuyordum, o ayaktaydı. ‘Sen içeri geç’ dedim. ‘Yok, biraz senin yanında kalayım’ dedi. Bir baktık, kurşun direkt geldi. Nasıl oldu, hiç anlamadık. Duvarlara panzerlerle o kadar sıktılar ki toz kalktı. Ben biber gazıdır sandım. Diğer çocuklarım da yanımdaydı. ‘Kendimizi içeri atalım’ dedim. Ayağım Cemile’ye çarptı. Biz ona Cizîr deriz, kimlikte adı Cemile’dir. ‘Cizîr, annem, kalk kalk’ dedim. Sesini çıkartmadı. Tekrar seslendim, ‘Neden kalkmıyorsun?’ dedim. Sadece ‘Ay anne’ dedi. O zaman kızımın yaralandığını anladım” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>‘SABAHA KADAR ELİM KALBİNDEYDİ’</p>

<p></p>

<p>Cemile’nin vurulduktan sonra evde yaşamını yitirdiğini belirten Emine Çağırga, ambulans ve kolluk kuvvetlerinden yardım istediklerini ancak kimsenin gelmediğini söyledi. Emine Çağırga, “Ne yaptıysam orada yaşamını yitirdi. Kimse evde yoktu. İnsanları çağırdım. Komşular, kızım ve gelinim geldi. Kaldırıp içeriye taşıdık. Yere yatak serdik, üzerine koyduk. Babası geldi. ‘Ne oldu Cemile’ye?’ dedi. ‘Cemile şehit düştü’ dedim. O akşam sabaha kadar elim kalbindeydi. ‘Belki kalbi durmuş, belki korktu ya da başka bir şey oldu’ dedim. Kalp masajı yaptım. Sabaha kadar bekledik. Baktım ki Cizîramin ölmüş. ‘Ay anne’ dediği zaman yaşamını yitirmiş” diye anlattı.</p>

<p></p>

<p>SAÇINA VE ELİNE KINA YAPIP DERİN DONDURUCUYA KOYDU&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Ambulans, karakol ve savcılıktan yardım istediklerini ancak sonuç alamadıklarını dile getiren Emine Çağırga, “O akşam ambulansı çağırdık, gelmedi. Karakolu çağırdık, gelmedi. Savcılığı aradık, kimse gelmedi. Babası, ‘Böyle durursa kokar’ dedi. Kalkıp yıkadık, kefenledik. Kınasını yaptım, saçına ve eline kına yaptım. Babası, ‘Dondurucuya koyun, Cemilem kokmasın’ dedi. Derin dondurucuyu getirip odaya koyduk. 2 gün dondurucuda kaldı” dedi.</p>

<p></p>

<p>‘11 YILDIR HİÇBİR MAHKEME BİZİ ÇAĞIRMADI’</p>

<p></p>

<p>Cemile’nin cenazesinin daha sonra Şirnex’e götürüldüğünü ve ailesinin cenazeye müdahale edilmesine izin vermediğini aktaran Emine Çağırga, yasak nedeniyle yaşanan zorlukları anlattı. Emine Çağırga, “2 gün sonra milletvekilleri geldiler. Ambulansı ve karakolu aradılar. ‘Bu cenaze burada, gelin alın’ dediler. Onlar da ‘Yasaktır, gelemeyiz’ dediler. Sonra ‘Siz yola kadar getirin, oradan ambulans alacak’ dediler. İki sopa ve battaniyeyle taşıma yaptılar. Erkek kardeşi, ‘Ben götüreyim, ambulansla hastaneye bırakıp geleyim’ dedi. ‘Yok, yasak’ dediler, izin vermediler. O zaman Şirnex’e götürdüler. İki gün sonra bizi aradılar. ‘Biz cenazeyi yıkayacağız’ dediler. Biz kabul etmedik. ‘Siz dokunmayın. Biz yıkadık, kefenledik, her şeyini yaptık’ dedik. Biz Cizîr’e getirene kadar 9 gün bitti, yasak kalktı. Bu yasakta 21 kişi yaşamını yitirdi. Hepsini getirip mezarlığa defnettik” diye konuştu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>‘SORUŞTURMA YENİDEN AÇILSIN’</p>

<p></p>

<p>Cemile’nin ölümünün ardından inceleme yapıldığını ancak aradan geçen 11 yılda herhangi bir dava sürecinin başlamadığını belirten Emine Çağırga, faillerin ortaya çıkarılmasını istedi. Emine Çağırga, “Devlet geldi, kurşunu götürdüler, keşfe geldiler. Bizi ifadeye çağırdılar. ‘Kim yaptı?’ diye sordular. Biz de dedik: ‘Siz biliyorsunuz. Silah sizin elinizde, siz kendiniz biliyorsunuz kim yaptı. Kendiniz arayın suçluyu.’ 11 yıl geçti, hiçbir mahkeme bizi çağırmadı, bir şey sormadılar. Hiç açmadılar mahkemeyi. Bu devlet politikasıdır. Eğer Adalet Bakanı ‘Herkesin failini çıkaracağız’ dediyse sadece Cemile değil, binlerce Cemile gibi insan var. Failleri belli olmayan herkesin failini çıkartsınlar” dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Evinde 8 kişinin yaşamını yitirdiğini ifade eden Emine Çağırga, “Benim evimden 8 kişi öldü. Devlet öldürdü, kimse öldürmedi. Devlet bundan bahsetmiyor. Bunların hepsini çıkartmaları gerekiyor. Doğrusu, devlet eliyle öldürüldü. Soruşturma yeniden açılsın. Cemile’yi öldürenler adalet karşısına çıkarılıp yargılansın. Sormak istiyorum, ‘Neden Cemile’yi öldürdünüz?’ Ne suçu vardı? Ne yaptı size? Evinde oturuyordu Cemile. Şimdi yaşasaydı belki doktor olurdu, avukat olurdu” diye belirtti.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>‘HALA BARIŞ İSTİYORUZ’</p>

<p></p>

<p>Yaşadıkları acılara rağmen barış çağrısını sürdüren Emine Çağırga, hiçbir annenin çocuklarını savaşlarda kaybetmemesi gerektiğini söyledi. Emine Çağırga, şöyle devam etti: “Biz hala barış istiyoruz. Bizim yüreğimiz yandı, artık kimsenin yüreği yanmasın. Buradan bütün anneleri, yüreği yanan anneleri çağırıyorum. El ele verin, barışı isteyin. Yüz yıl böyle savaş olsa ne olacak? Ne güzelliği var? El ele verelim, güzel bir barış isteyelim, kötülük istemeyelim. Bu topraklar bizim. Kimliğimizi, topraklarımızı, dilimizi istiyoruz.”&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 26 10:25:23 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/cemile-cagirgayi-katledenlerden-11-yildir-hesap-sorulmadi-h107955.html">Cemile Çağırgayı katledenlerden 11 yıldır hesap sorulmadı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/endonezya-da-yanardag-patlamasi-170-bin-yolcu-mahsur-kaldi-h107954.html</link>
		<title>Endonezya&amp;#039;da yanardağ patlaması: 170 bin yolcu mahsur kaldı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Endonezya’nın Anak Krakatau Adası’ndaki yanardağın patlaması sonucu volkanik küller ülkenin her kesimine yayıldı. İptal edilen 1558 uçuş nedeniyle 170 bin yolcu mahsur kaldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Endonezya&nbsp;Meteoroloji, İklim ve Jeofizik Kurumu’nun açıklamasına göre volkanik kül Java bölgesinde 6 bin metreye, Sumatra bölgesindeyse 15 bin metreye kadar yükseldi.</p>

<p>Patlama sonrası ülke genelinde yerel ve uluslararası 1558 uçuş iptal edildi, sekiz havalimanında 170 binden fazla yolcu mahsur kaldı.</p>

<p>Endonezya&nbsp;Ulaştırma Bakanı Dudy Purwagandhi, volkanik külün Batı Java’ya doğru yayıldığının tespit edilmesi üzerine bazı havalimanlarının geçici olarak kapatıldığını duyurdu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 26 10:24:27 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/endonezya-da-yanardag-patlamasi-170-bin-yolcu-mahsur-kaldi-h107954.html">Endonezya&amp;#039;da yanardağ patlaması: 170 bin yolcu mahsur kaldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/mugla-da-orman-yangini-2-h107953.html</link>
		<title>Muğla&amp;#039;da orman yangını</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Muğla’nın Menteşe ilçesinde çıkan orman yangınına ekipler​​​​​​​ müdahale ediyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Yaraş Mahallesi’nde ormanlık alanda henüz bilinmeyen bir nedenden yangın çıktı.</p>

<p>Bölgede etkili olan rüzgar nedeniyle yangın kısa sürede büyüdü.</p>

<p>İhbar üzerine bölgeye Muğla Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı hava ve kara araçları ile itfaiye ekipleri sevk edildi.</p>

<p>Ekipler, yangını söndürebilmek için çalışıyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 26 09:13:32 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/mugla-da-orman-yangini-2-h107953.html">Muğla&amp;#039;da orman yangını</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/eski-mit-ci-kasif-kozinoglu-nun-olumu-10-kisi-gozaltinda-h107952.html</link>
		<title>Eski MİT&amp;#039;çi Kaşif Kozinoğlu&amp;#039;nun ölümü: 10 kişi gözaltında</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmada 11 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>TRT Haber’in aktardığına göre&nbsp;Silivri başsavcılığı, 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde şüpheli şekilde hayatını kaybettiği değerlendirilen eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’un ölümüne ilişkin yürüttüğü soruşturmada olay tarihinde cezaevinde görev yapan 11 şüpheli hakkında gözaltı kararı verdi.</p>

<p>10 kişi gözaltına alınırken, bir kişinin yurt dışında firari olduğu belirtildi.</p>

<p>Kozinoğlu, Ergenekon davasından tutuklu yargılandı. Cezaevinde kalp krizi geçirerek öldüğü öne sürüldü.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 26 09:12:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/eski-mit-ci-kasif-kozinoglu-nun-olumu-10-kisi-gozaltinda-h107952.html">Eski MİT&amp;#039;çi Kaşif Kozinoğlu&amp;#039;nun ölümü: 10 kişi gözaltında</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/beykoz-da-denize-girmek-iki-gun-yasak-3-h107951.html</link>
		<title>Beykoz&amp;#039;da denize girmek iki gün yasak</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul’un Beykoz ilçe dalga boyu yüksekliği nedeniyle iki gün denize girmek yasaklandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Beykoz Kaymakamlığı ilçe sınırlarında Karadeniz’e kıyısı olan sahil, plaj ve koylarda dalga boyu yüksekliği beklendiğini bildirdi.</p>

<p>Kaymakamlık bu nedenle 7 Eylül Pazartesi ve 8 Eylül Salı söz konusu noktalarda denize girmenin yasaklandığı duyurdu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 26 07:39:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/beykoz-da-denize-girmek-iki-gun-yasak-3-h107951.html">Beykoz&amp;#039;da denize girmek iki gün yasak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/netanyahu-iran-yonetiminin-sonu-yakin-h107950.html</link>
		<title>Netanyahu: İran yönetiminin sonu yakın</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran yönetiminin sonunun yakın olduğunu ibelirterek İran&#039;ın İsrail&#039;e saldırmaktan kaçındığını söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İsrail&nbsp;Başbakanlığından&nbsp;yapılan&nbsp;açıklamaya&nbsp;göreNetanyahu,&nbsp;kabine&nbsp;toplantısı&nbsp;öncesi&nbsp;yaptığıkonuşmada,&nbsp;İran’ın&nbsp;İsrail’e&nbsp;saldırmaktan&nbsp;kaçındığınısöyledi.</p>

<p>Başbakan&nbsp;Netanyahu,&nbsp;"İran&nbsp;bize&nbsp;saldırmıyor.&nbsp;İranbunu&nbsp;yapmaktan&nbsp;kaçınıyor&nbsp;ve&nbsp;bunun&nbsp;nedenini&nbsp;biliyor”dedi.</p>

<p>Binyamin&nbsp;Netanyahu,&nbsp;İran’ın&nbsp;İsrail’e&nbsp;saldırması&nbsp;halindeise&nbsp;"hayal&nbsp;bile&nbsp;edemeyeceği&nbsp;bir&nbsp;darbe&nbsp;alacağını"belirterek,&nbsp;"Elbette&nbsp;hata&nbsp;yapabilir&nbsp;ve&nbsp;yine&nbsp;de&nbsp;bizesaldırma&nbsp;hatasına&nbsp;düşebilir.&nbsp;O&nbsp;zaman&nbsp;hayal&nbsp;bileedemeyeceği&nbsp;bir&nbsp;darbe&nbsp;alacak”&nbsp;ifadelerini&nbsp;kullandı.</p>

<p>Netanyahu,&nbsp;"İran'daki&nbsp;yönetimin&nbsp;sonu&nbsp;yakın”&nbsp;şeklindekonuştu.</p>

<p>ABD&nbsp;ve&nbsp;İsrail&nbsp;28&nbsp;Şubat&nbsp;2026’da&nbsp;İsrai’le&nbsp;havasaldıeılşarı&nbsp;başlatmıştı.&nbsp;40&nbsp;gün&nbsp;sonra&nbsp;ABD&nbsp;ile&nbsp;İranarasında&nbsp;ateşkese&nbsp;varılmıştı.&nbsp;Ancak&nbsp;bir&nbsp;süre&nbsp;sonraateşkes&nbsp;bozulmuş&nbsp;ve&nbsp;bu&nbsp;kez&nbsp;savaş&nbsp;sadece&nbsp;ADB&nbsp;ileİran&nbsp;arasında&nbsp;devam&nbsp;etmişti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 06 Sep 26 22:53:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/netanyahu-iran-yonetiminin-sonu-yakin-h107950.html">Netanyahu: İran yönetiminin sonu yakın</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/spor/batmanda-gol-duellosu-petrolspor-zirvedeki-yerini-saglamlastirdi-h107949.html</link>
		<title>Batmanda gol düellosu: Petrolspor zirvedeki yerini sağlamlaştırdı</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[TFF 1. Lig’in 6. haftasında lider Batman Petrolspor, kendi sahasında ağırladığı Fatih Karagümrük’ü nefes kesen bir mücadelenin ardından 4-3 mağlup etti. Toplamda 7 golün atıldığı ve adeta bir gol düellosuna sahne olan maçta gülen taraf ev sahibi ekip oldu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Karşılaşmaya&nbsp;hızlı&nbsp;başlayan&nbsp;Batman&nbsp;Petrolspor,&nbsp;16.dakikada&nbsp;Karagümrüklü&nbsp;Ramazan&nbsp;Civelek’in&nbsp;kendikalesine&nbsp;attığı&nbsp;golle&nbsp;1-0&nbsp;öne&nbsp;geçti.&nbsp;İlk&nbsp;yarıda&nbsp;kontrolüelinde&nbsp;tutan&nbsp;Batman&nbsp;temsilcisi,&nbsp;soyunma&nbsp;odasına&nbsp;buskor&nbsp;avantajıyla&nbsp;girdi.</p>

<p>İkinci&nbsp;yarıda&nbsp;gol&nbsp;yağmuru&nbsp;yaşandı</p>

<p>Mücadelenin&nbsp;ikinci&nbsp;yarısı&nbsp;ise&nbsp;tam&nbsp;anlamıyla&nbsp;bir&nbsp;golyağmuruna&nbsp;sahne&nbsp;oldu.&nbsp;İkinci&nbsp;yarının&nbsp;hemen&nbsp;başındaPolat&nbsp;Yaldır&nbsp;skoru&nbsp;2-0’a&nbsp;getirirken,&nbsp;Fatih&nbsp;Karagümrük48.&nbsp;dakikada&nbsp;Cenk&nbsp;Tosun&nbsp;ile&nbsp;karşılık&nbsp;verdi.&nbsp;49.dakikada&nbsp;Pedrinho&nbsp;ve&nbsp;54.&nbsp;dakikada&nbsp;AleksanderPesiç’in&nbsp;golleriyle&nbsp;farkı&nbsp;açan&nbsp;Batman&nbsp;Petrolspor,durumu&nbsp;4-2&nbsp;yaptı.</p>

<p>Konuk&nbsp;ekip&nbsp;Fatih&nbsp;Karagümrük,&nbsp;56.&nbsp;dakikada&nbsp;AhmedTraure&nbsp;ile&nbsp;umutlansa&nbsp;da&nbsp;sahanın&nbsp;yıldızlarından&nbsp;PolatYaldır&nbsp;64.&nbsp;dakikada&nbsp;bir&nbsp;kez&nbsp;daha&nbsp;sahneye&nbsp;çıkaraktakımını&nbsp;rahatlattı.&nbsp;Kalan&nbsp;dakikalarda&nbsp;üstünlüğünükoruyan&nbsp;Batman&nbsp;ekibi,&nbsp;sahadan&nbsp;4-3&nbsp;galip&nbsp;ayrılmayıbildi.</p>

<p>Liderlik&nbsp;koltuğu&nbsp;Petrolspor’un</p>

<p>Bu&nbsp;kritik&nbsp;galibiyetle&nbsp;puanını&nbsp;16’ya&nbsp;yükselten&nbsp;BatmanPetrolspor,&nbsp;liderlik&nbsp;koltuğundaki&nbsp;yerini&nbsp;korumayıbaşardı.&nbsp;Haftanın&nbsp;en&nbsp;gollü&nbsp;ve&nbsp;heyecan&nbsp;dolukarşılaşmalarından&nbsp;birine&nbsp;imza&nbsp;atan&nbsp;Batman&nbsp;ekibi,şampiyonluk&nbsp;yolunda&nbsp;önemli&nbsp;bir&nbsp;engeli&nbsp;daha&nbsp;kayıpsızgeçmiş&nbsp;oldu.&nbsp;Fatih&nbsp;Karagümrük&nbsp;ise&nbsp;bu&nbsp;zorludeplasmandan&nbsp;puansız&nbsp;ayrıldı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 06 Sep 26 22:51:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/spor/batmanda-gol-duellosu-petrolspor-zirvedeki-yerini-saglamlastirdi-h107949.html">Batmanda gol düellosu: Petrolspor zirvedeki yerini sağlamlaştırdı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/ibb-sorusturmasi-akp-den-chp-ye-gecen-ekrem-baki-dahil-h107948.html</link>
		<title>İBB soruşturması: AKP&amp;#039;den CHP&amp;#039;ye geçen Ekrem Baki dahil altı kişi tutuklandı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) odaklı ‘yolsuzluk’ soruşturmasında, yenilecek Üsküdar Belediyesi seçiminde oy kullanacak Meclis Üyesi Ekrem Baki’nin de aralarında bulunduğu altı kişi tutuklandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İstanbul başsavcılığının açıklamasında, İBB Satınalma Müdürlüğü’nün düzenlediği, İBB Başkanlık Konutu’na materyal alımı işi dahil bir kısım ihalelere fesat karıştırıldığı ve kamu zararına neden olunduğu öne sürülmüştü.</p>

<p>3 Eylül’de Kent Lokantaları’ndan sorumlu şube müdürü, İBB Satın Alma Dairesi başkanı ve AKP’den CHP’ye geçen meclis üyesi Ekrem Baki dahil 12 kişi gözaltına alınmıştı.&nbsp;</p>

<p>Savcılık ifadelerinin ardından mahkemeye çıkarılan 12 kişiden Baki ve beş kişi&nbsp;‘ihaleye fesat karıştırmak’&nbsp;iddiasıyla tutuklandı.&nbsp;</p>

<p>Baki, Mayıs 2025’te AKP’den istifa etmiş, daha sonra CHP’ye geçmişti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 06 Sep 26 22:49:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/ibb-sorusturmasi-akp-den-chp-ye-gecen-ekrem-baki-dahil-h107948.html">İBB soruşturması: AKP&amp;#039;den CHP&amp;#039;ye geçen Ekrem Baki dahil altı kişi tutuklandı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/zidlerden-bagdattaki-toplantiya-tepki-irademizi-taniyin-h107947.html</link>
		<title>Êzidîlerden Bağdattaki toplantıya tepki: İrademizi tanıyın</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Şengal Halk Meclisi, Êzidî temsilcilerin katılımı olmadan Bağdat’ta yapılan toplantıda alınan kararların askeri ve güvenlik eksenli olduğunu belirterek, Êzidî toplumunun siyasi iradesinin tanınması çağrısı yaptı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Şengal Halk Meclisi, Irak’ın başkenti Bağdat’ta Êzidî temsilcilerin katılımı olmadan gerçekleştirilen toplantıya ilişkin açıklama yaptı. Açıklama, Şengal Halk Meclisi Eşbaşkan Yardımcısı Besê Evesta tarafından okundu. 1 Eylül’de Irak Başbakanı Ali Zeydî’nin talimatıyla Bağdat’ta Êzidî toplumu hakkında bir toplantı gerçekleştirildiği ve toplantıda bazı kararların alındığını hatırlatan Besê Evesta, toplantının Êzidî toplumunun temsilcileri olmadan gerçekleştirildiğine dikkati çekti. Besê Evesta, toplantıya katılanların tamamının askeri ve güvenlik yetkililerinden oluştuğunu ifade ederek, bu nedenle toplantıda alınan kararların da askeri ve güvenlik eksenli olduğunu söyledi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>‘YENİ FERMANLARIN ÖNÜ AÇILIYOR’</p>

<p></p>

<p>Şengal’in sorunlarının askeri ve güvenlik yöntemleriyle çözülemeyeceğini vurgulayan Besê Evesta, şu ifadeleri kullandı: “Çözüm, Êzidî toplumunun ve Şengal’in iradesinin tanınması ve temsil edilmesidir. Çözümü sağlayacak yöntem ise Êzidî toplumunun temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirmek ve müzakere yoluna başvurmaktır." Bağdat’taki toplantıda Êzidî toplumunun siyasi iradesinin tanınmamasının yanı sıra Êzidî toplumunu koruyan güçlerin dağıtılmasının da gündeme geldiğini belirten Besê Evesta, bu yaklaşımın Êzidî toplumunu korumasız bıraktığını ifade ederek, “Êzidî toplumunu korumasız bırakmak yeni fermanların önünü açıyor” diye belirtti.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>8 EYLÜL’DE SİNÛNÊ’DE YÜRÜYÜŞ</p>

<p></p>

<p>Êzidî toplumunu koruyan güçlerin resmi olarak tanınması ve Êzidî toplumunun siyasi iradesinin kabul edilmesi çağrısında bulunan Besê Evesta, Êzidî toplumuna ve toplumun dostlarına yürüyüşe katılma çağrısı yaptı. Besê Evesta, “Yürüyüşümüz 8 Eylül 2026 tarihinde saat 16.00’da Sinûnê’de gerçekleştirilecektir” dedi.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 06 Sep 26 22:47:49 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/zidlerden-bagdattaki-toplantiya-tepki-irademizi-taniyin-h107947.html">Êzidîlerden Bağdattaki toplantıya tepki: İrademizi tanıyın</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/tarim-iscilerini-tasiyan-minibus-kanala-devrildi-19-yarali-h107946.html</link>
		<title>Tarım işçilerini taşıyan minibüs kanala devrildi: 19 yaralı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Riha&#039;nın Kaniya Xezalan (Akçakale) İlçesi&#039;nde tarım işçilerini taşıyan minibüsün sulama kanalına devrildiği kazada 19 kişi yaralandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Riha'nın Kaniya Xezalan (Akçakale) İlçesi'nde tarım işçilerini taşıyan ve sürücüsünün ismi henüz öğrenilemeyen 44 ABG 037 plakalı minibüs, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak sulama kanalına devrildi. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda sağlık, itfaiye, jandarma sevk edildi. Ekipler, araçta bulunan yaralıları çıkarmak için çalışma başlattı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Kazada aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 19 kişi, ekiplerin çalışmasıyla minibüsten çıkarıldı. Yaralılar, ambulanslarla Riha ve ilçelerdeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Kaza nedeniyle Riha-Kaniya Xezalan karayolu Kaniya Xezalan istikameti bir süre araç trafiğine kapatıldı. Yolda uzun araç kuyrukları oluştu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Sulama kanalına devrilen minibüs, çekici ve vinç yardımıyla bulunduğu yerden çıkarılarak otoparka götürüldü. Kaza ile ilgili soruşturma başlatıldı.</p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 06 Sep 26 21:14:08 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/tarim-iscilerini-tasiyan-minibus-kanala-devrildi-19-yarali-h107946.html">Tarım işçilerini taşıyan minibüs kanala devrildi: 19 yaralı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/spor/amedspordan-zorlu-deplasmanda-beraberlik-h107945.html</link>
		<title>Amedspordan zorlu deplasmanda beraberlik</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Amedspor, Süper Lig’in 4’üncü haftasında konuk olduğu Kasımpaşa ile 2-2 berabere kaldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Amedspor, Süper Lig’in 4’üncü hafta maçında Kasımpaşa’ya konuk oldu. Maçtan önce Amedspor taraftarları Şişhane Meydanı’nda toplanıp "Jin Jiyan azadî, her zaman her yerde en büyük Amed” sloganlarıyla stada geldi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Recep Tayyip Erdoğan Stadyumu’nda oynanan karşılaşmada Amedspor, maçın başında Mbaye Diagne ile bulduğu net pozisyonu değerlendiremedi. Kasımpaşa, maçın 20’nci dakikasında Güven Yalçın’ın golüyle 1-0 öne geçti. Maçın ikinci yarısında 52’nci dakikasında Kasımpaşa, Adrian Benedyczak’ın golüyle 2-0 öne geçti. Maçın 59’uncu dakikasında Amedspor'dan Gift Orban’ın golüyle skor 2-1 oldu. Gift Orban maçın 82’inci dakikasında hem kendisinin hem de takımının ikinci golünü attı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Maç 4 dakika uzatmaya rağmen iki takımdan gol gelememesiyle 2-2 berabere bitti. Bu skorla Amedspor evine 7 puanla dönüyor. Amedspor'un ligdeki sıralaması maç fazlasıyla 3 oldu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 06 Sep 26 19:14:22 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/spor/amedspordan-zorlu-deplasmanda-beraberlik-h107945.html">Amedspordan zorlu deplasmanda beraberlik</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/spor/amedspor-taraftarlari-kasimpasa-maci-oncesi-sishanede-toplandi-h107944.html</link>
		<title>Amedspor taraftarları Kasımpaşa maçı öncesi Şişhanede toplandı</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Amedspor’un Kasımpaşa ile bugün İstanbul’da oynayacağı maç öncesi taraftarlar Şişhane’de bir araya geldi. Taraftarlar toplu şekilde stadyuma doğru hareket edecek.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Amedspor, bugün Süper Lig’in 4. haftasında Kasımpaşa ile karşı karşıya gelecek. Saat 17.00’de Recep Tayyip Erdoğan Stadyumu’nda oynanacak maç öncesi Amedspor taraftarları İstanbul Şişhane’de toplandı.</p>

<p>Amedspor taraftar gruplarından Redspor ve Barikat İstanbul’un çağrısıyla saat 13.00’te Şişhane Metro Durağı’nda bir araya gelen taraftarlar, buradan stadyuma geçecek.</p>

<p>Taraftar grupları tarafından yapılan bilgilendirmede, stadyuma hareket saatinin 14.00 olduğu belirtildi. Taraftarlara ayrıca grup öncülerinin yönlendirmelerine uyma çağrısı yapıldı.</p>

<p>Maç öncesi taraftarlara yapılan bilgilendirmede, içerisinde sarı renk bulunan atkıların stadyuma alınmayacağı belirtildi.</p>

<p>Maç saat 17.00’de</p>

<p>Kasımpaşa ile Amedspor arasındaki karşılaşma bugün saat 17.00’de Recep Tayyip Erdoğan Stadyumu’nda oynanacak.</p>

<p>Amedspor’da üç eksik</p>

<p>Karşılaşma öncesinde Amedspor’da Yira Sor, David Bates ve Umut Meraş’ın sakatlıkları gündeme geldi.</p>

<p>Yira Sor’un sol biceps femoris (hamstring) kasında yaklaşık 11 santimetrelik Grade 2B kas yaralanması tespit edildi ve tedavi sürecinin yaklaşık 6 hafta sürmesi bekleniyor.</p>

<p>Trabzonspor maçında sakatlanan Umut Meraş ve David Bates’in ise tedavilerinin ardından takımla antrenmanlara başladığı ve Kasımpaşa maçında kadroda olmalarının beklendiği bildirildi.</p>

<p>Kasımpaşa’da da eksikler var</p>

<p>Amedspor’un rakibi Kasımpaşa’da ise 5 futbolcunun sakatlık nedeniyle forma giyemeyeceği bildirildi. İstanbul ekibinin eksikleri arasında kaptan Haris Hajradinovic’in yanı sıra Jakob Jessen, Kamil Ahmet Çörekçi ve Mortadha Ben Ouanes de bulunuyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 06 Sep 26 15:25:24 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/spor/amedspor-taraftarlari-kasimpasa-maci-oncesi-sishanede-toplandi-h107944.html">Amedspor taraftarları Kasımpaşa maçı öncesi Şişhanede toplandı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/agir-belediye-esbaskani-akkus-son-yolculuguna-ugurlandi-h107943.html</link>
		<title>Agirî Belediye Eşbaşkanı Akkuş son yolculuğuna uğurlandı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Uzun süredir tedavi gördüğü kanser hastalığı sebebiyle dün yaşamını yitiren Agirî Belediye Eşbaşkanı Memet Akkuş, binlerce kişinin katılımıyla son yolculuğuna uğurlandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Uzun süredir kanser tedavisi gördüğü Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde dün akşam saatlerinde yaşamını yitiren Agirî Belediye Eşbaşkanı Memet Akkuş’un cenazesi, kitlesel törenin ardından toprağa verildi. İlk olarak belediye bahçesinde gerçekleştirilen tören, saygı duruşuyla başladı. Törene, kentte bulunan siyasi parti ve sivil toplum örgütleri temsilcilerinin yanı sıra çevre kentlerden binlerce kişi katıldı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Burada konuşan Belediye Eşbaşkanı Hazal Aras, Akkuş’un mücadelesine dikkat çekerek, “Mehmet başkanımız, yaşamı boyunca bu toprakların özgürlüğü, adaleti ve onurlu bir yaşamı için kesintisiz bir emek ortaya koydu. Onun halkçı belediyecilik anlayışını, dürüst duruşunu ve bizlere bıraktığı mirası her koşulda yaşatacağız. Yeri doldurulamayacak bir yoldaşı kaybetmenin derin acısını yaşıyoruz” dedi. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>‘BOYUN EĞMEDİ’</p>

<p></p>

<p>Ardından konuşan DEM Parti Yerel Yönetimler Kurulu Eşsözcüsü Mustafa Avcı da, Akkuş’un boyun eğmeyen gelenekten gelen bir nefer olduğunu söyleyerek, ekledi: “Mehmet arkadaşımız, en zor zamanlarda bile halkının iradesine sahip çıkan, faşizme ve haksızlıklara karşı zerre geri adım atmayan bir geleneğin temsilcisiydi. Bugün burada sadece bir belediye eşbaşkanını değil, halkının özgürlük sevdalısı bir evladını uğurluyoruz. Anısı önünde saygıyla eğiliyor, devraldığımız bayrağı her zaman dalgalandıracağımızın sözünü veriyoruz.”&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Törenin ardından kent merkezinde bulunan Ulu Cami’de kılınan cenaze namazının ardından cenaze, Fatih Mezarlığı'nda toprağa verildi. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>Taziyeler, kent merkezindeki Fırat Mahallesi'nde bulunan Ünsallar Taziye Evi'nde kabul ediliyor.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 06 Sep 26 15:23:45 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/agir-belediye-esbaskani-akkus-son-yolculuguna-ugurlandi-h107943.html">Agirî Belediye Eşbaşkanı Akkuş son yolculuğuna uğurlandı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/dem-parti-kongresi-tulay-hatimogullari-ve-tuncer-bakirhan-yeniden-h107942.html</link>
		<title>DEM Parti Kongresi: Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan yeniden seçildi</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[DEM Parti’nin 5’inci Olağan Kongresi’nde mevcut Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan yeniden seçildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), 5’inci Olağan Kongresi’ni Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdi. Delegelerin ve farklı siyasi parti temsilcilerinin katıldığı kongre, saygı duruşunun ardından açılış konuşmalarıyla başladı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Kongrede konuşan mevcut Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, kongrenin beklenen büyük dönüşüme bir hazırlık olduğunu belirtti. Konuşmaların ardından ise, faaliyet ve mali raporlar okunarak, onaylandı. Ayrıca DEM Parti Kadın Meclisi ve Gençlik Meclisi’nin faaliyet raporunu da delegasyona sunuldu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Tek liste ile gidilen seçimlerde, 600 civarında delege oy kullandı. Yapılan seçimler sonucunda mevcut Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, yeniden eş genel başkanlığa seçildi.</p>

<p></p>

<p>PM’YE 28 YENİ İSİM</p>

<p></p>

<p>Kongrede, Parti Meclisi (PM), Merkez Disiplin Kurulu (MDK) gibi kurulların yedek ve asli üyeleri de seçildi. PM, merkez disiplin ve uzlaşma kurulunda toplamda 45 isim değişti.</p>

<p></p>

<p>Kongrede, 80 kişiden oluşan PM'ye yeni 28 asil üye seçildi. Seçilen yeni isimler şöyle: "Asiye Kolçak, Ayfer &nbsp;Fatma Çelik, Aylin Hacaloğlu, Berdan Gündüz, Berivan Elter, Berna Çelik, Besriye Tekgür, Çiğdem Köse, Doğan Erbaş, Ekaterini &nbsp;Nikalao, Ekrem Baran, &nbsp;Elif Çoban, Eylem Saruca, &nbsp;Fikret Melih Çolakoğulları, Saruhan Oluç, İbrahim Ateş, Mehmet Resul Baykara, Metin Kılavuz, Muhsin Dalfidan, Nayif Bulğa, Ömer Kulpu, &nbsp;Sedat Şenoğlu, Sevda Çelik Özbingöl, Seyfettin Aydemir, Sezgin Kartal, Turkut Çatar, Vaysi Unat, &nbsp;Zeyyat Ceylan.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 06 Sep 26 15:22:53 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/dem-parti-kongresi-tulay-hatimogullari-ve-tuncer-bakirhan-yeniden-h107942.html">DEM Parti Kongresi: Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan yeniden seçildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/yil-sonu-enflasyon-tahmini-yukseldi-h107941.html</link>
		<title>Yıl sonu enflasyon tahmini yükseldi</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Orta Vadeli Program’ına (OVP) göre yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 16’dan yüzde 28,4’e yükseldi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>OVP, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında düzenlenen toplantıyla açıklandı.</p>

<p>Yılmaz’ın konuşmasında öne çıkanlar şöyle:</p>

<p>*Program, makroekonomik hedef ve tahminlerimizi, gelir ve gider ile borçlanma görünümünü, kamu idarelerinin ödenek teklif tavanlarını ve reform gündemimizi ortaya koymakta, aynı zamanda bütçe sürecinin temel çerçevesini oluşturmaktadır.</p>

<p>*2026 yılı büyüme tahminimizi yüzde 3,3 olarak güncelledik. Sanayi büyümesi tahminimiz yüzde 2,3’e gerilerken yıl sonu enflasyon tahminimiz yüzde 28,4’e yükseldi.</p>

<p>*Enflasyonun 2027 yılında yüzde 21’e, 2028 yılında yüzde 13,5’e ve 2029 yılında yüzde 9’a gerileyerek Program dönemi sonunda yeniden tek haneli seviyelere inmesini hedefliyoruz.</p>

<p>*Merkez Bankamıza göre savaşın enflasyon üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkileri yaklaşık 7 puan olarak hesaplanmıştır.</p>

<p>*Büyümenin, kademeli olarak güçlenerek 2027 yılında yüzde 4,2’ye, 2028 yılında yüzde 4,6’ya ve 2029 yılında yüzde 5’e ulaşmasını öngörüyoruz.</p>

<p>*Programda, bütçe açığının kademeli olarak düşürülmesini hedefliyoruz. Geçtiğimiz yıl 2026 için yüzde 3,5 olarak öngördüğümüz bütçe açığını aldığımız tedbirlerle yüzde 3,1 olarak gerçekleştirmeyi bekliyoruz.</p>

<p>*2026 yılında yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşmesini beklediğimiz işsizlik oranını, 2027’de yüzde 8’e, 2028’de yüzde 7,8’e ve 2029’da yüzde 7,6’ya düşürmeyi hedefliyoruz.</p>

<p>*Enerji fiyatlarındaki yükselişin dış dengemiz üzerinde doğrudan etkisiyle enerji ithalatı tahminimiz 63 milyar dolardan 71 milyar dolara yükselirken dış ticaret açığı tahminimiz 96 milyar dolardan 105 milyar dolara çıkmıştır. Buna bağlı olarak cari işlemler açığının millî gelire oranına ilişkin tahminimizi de yüzde 2,6’ya güncelledik. Turizm gelirleri tahminimiz ise yine savaşın etkisiyle 68 milyar dolardan 65 milyar dolara revize edilmiştir.</p>

<p>*Bu güncellemeler programımızın yönünde veya ana çerçevesinde bir değişiklik anlamına gelmemektedir.</p>

<p>*Programımızın temel önceliği olan enflasyonla mücadelede önemli mesafe kat ettik. 2024 yılı Mayıs’ında yüzde 75,5 seviyesine yükselen enflasyon, uyguladığımız politikalarla belirgin bir düşüş eğilimine girmiştir.</p>

<p>*Uyguladığımız politikalar çerçevesinde TL’ye güven artmaya devam etmiş, TL mevduatımızın toplam mevduat içindeki payının yüzde 31,6 seviyesinden 28 Ağustos itibarıyla yüzde 61,5 seviyesine yükselmesi izlediğimiz politikaların isabetli olduğunun somut göstergesi olmuştur.</p>

<p>*Koşullu yükümlülüklerimizden olan KKM’den çıkış kararının alındığı tarihten bu yana, YP mevduatın payı yüzde 38,5 düzeyinde gerçekleşmiştir. Buna karşın, KKM’den sorunsuz bir şekilde çıkış süreci tamamlanmıştır.</p>

<p>*Kararlılıkla uyguladığımız politikalarla küresel ekonomik görünümdeki belirsizliklere ve jeopolitik risklere rağmen brüt rezervlerimiz 89,7 milyar dolar artarak 188,2 milyar dolara ulaşmıştır. Rezervlerde sağlanan bu güçlü artış ekonomimizin dış şoklara karşı dayanıklılığını desteklemektedir. Jeopolitik gerilimlere rağmen risk primimiz de önemli ölçüde gerilemiş ve 700’lü seviyelerden 220 seviyesinin de altına inmiştir.</p>

<p>*Bu önemli gelişme gerek kamu gerekse özel kesimin yabancı para cinsi borçlanmasında faiz yükünü azaltmıştır.</p>

<p>*Program dönemi sonunda milli gelirimizi 2,2 trilyon doların üzerine, mal ve hizmet ihracatımızı ise 450 milyar dolara taşımayı hedefliyoruz.</p>

<p>*Vatandaşlarımızın günlük hayatında en doğrudan hissettiği alanlardan biri olan gıda fiyatlarındaysa arz yönlü politikaları daha güçlü biçimde devreye alacağız. Tarımsal üretimde verimliliği artırarak üretim planlamasını güçlendirerek ve maliyet baskılarını azaltacak yapısal adımları hızlandırarak gıda fiyatlarındaki oynaklığı sınırlamayı hedefliyoruz. Böylece kaliteli gıdaya makul fiyatlarla erişimi kolaylaştırırken özellikle düşük gelirli vatandaşlarımızın bütçesindeki yükün hafifletilmesini sağlayacağız.</p>

<p>*Özellikle dar ve orta gelirli vatandaşlarımızın konuta erişiminin kolaylaştırılması için sosyal konut yatırımlarını yüzde 150 artırıyoruz.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 06 Sep 26 14:48:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/yil-sonu-enflasyon-tahmini-yukseldi-h107941.html">Yıl sonu enflasyon tahmini yükseldi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/spor/talisca-dan-derbi-paylasimi-ne-ekersen-onu-bicersin-h107940.html</link>
		<title>Talisca&amp;#039;dan derbi paylaşımı: Ne ekersen onu biçersin</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Kısa süre önce Fenerbahçe’den ayrılan Anderson Talisca, derbi maçının ardından yönetime tepki gösterdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Fenerbahçe, Süper Lig’in 4’üncü haftasında Kadıköy’de Beşiktaş’a 2-1 yenildi.&nbsp;</p>

<p>Mağlubiyetin ardından Talisca&nbsp;X’ten&nbsp;şunu yazdı:&nbsp;</p>

<p>“Ne ekersen onu biçersin. Başarılı olmak mı istiyorsun? İşleri doğru yap, alçakgönüllülük ve karakterle hareket et, egonun peşinden gitme. Sonunda, davranışlarımız her zaman gerçekte kim olduğumuzu ortaya çıkarır.“</p>

<p>Brezilyalı futbolcu sözleşmesinin feshedilmesinin ardından&nbsp;“İnsanlar, kullanılıp sonra bir kenara atılacak harcanabilir varlıklar değildir”&nbsp;demişti.&nbsp;</p>

<p>Birleşik Arap Emirlikleri ekibi Al-Jazira’ya imza atan Talisca, sarı-lacivertli formayla 75 maça çıktı, 44 gol attı ve yedi asist yaptı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 06 Sep 26 14:47:12 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/spor/talisca-dan-derbi-paylasimi-ne-ekersen-onu-bicersin-h107940.html">Talisca&amp;#039;dan derbi paylaşımı: Ne ekersen onu biçersin</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-umut-altas-in-fbi-ifadesi-ortaya-h107939.html</link>
		<title>Gülistan Doku soruşturması: Umut Altaş&amp;#039;ın FBI ifadesi ortaya çıktı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Gülistan Doku soruşturması kapsamında ABD’den iadesi talep edilen Umut Altaş’ın FBI ifadesi ortaya çıktı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Altaş’ın ifadesinin alınması amacıyla Türkiye, Amerikan makamlarına 109 soru gönderdi. FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları birimi görevlileri Altaş’ı 19 ve 20 Ağustos 2026 tarihlerinde Pennsylvania’daki Moshannon Valley İşleme Merkezi’nde iki gün boyunca sorguladı.</p>

<p>FBI sorgusunda Altaş, Mustafa Türkay Sonel için önce&nbsp;“Beni kullandı” dedi. FBI görevlileri nasıl kullanıldığını sorduğundaysa Altaş, Sonel’in kendisini&nbsp;“Gülistan Doku’yu öldürmek ve suçu üzerine atmak”&nbsp;amacıyla kullanmış olabileceğini öne sürdü.</p>

<p>Bunun üzerine FBI görevlileri doğrudan“Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan Doku’yu öldürdüğüne inanıyor musun?”&nbsp;diye sordu. Altaş başını sallayarak&nbsp;“Evet”&nbsp;yanıtını verdi.&nbsp;“Neden buna inanıyorsun?”&nbsp;sorusuna&nbsp;‘gördüğünü’söyledi.</p>

<p>Altaş’ın FBI’a anlattığı iddiaya göre olay 5 Ocak 2020’de oldu. Altaş, Mustafa Türkay Sonel’le birlikte Gülistan Doku’nun bulunduğu bölgeye gittiklerini, Doku’yu köprü kenarında gördüklerini ve daha sonra Gülistan’ın BMW marka araca bindiğini ileri sürdü.</p>

<p>Altaş’ın anlatımına göre Sonel sürücü koltuğunda, kendisi ön yolcu koltuğunda, Gülistan Doku’ysa arka koltuktaydı. Altaş, araç içerisinde Gülistan Doku’nun kendilerini&nbsp;“Beni rahat bırakın, neden beni takip ediyorsunuz?”&nbsp;şeklinde uyardığını, tartışmanın ardından çığlık atmaya başladığını söyledi.</p>

<p>Ardından Mustafa Türkay Sonel’in torpido gözünden siyah renkli bir tabanca çıkardığını ve Gülistan Doku’yu vurduğunu öne sürdü. Silahın üzerinde Türk bayrağı işlendiğini de söyledi. FBI görevlileri Altaş’a Gülistan’a bakıp bakmadığını sordu. Altaş&nbsp;“Evet”&nbsp;dedi.&nbsp;“Ölü müydü?”&nbsp;sorusuna da “Evet”&nbsp;dedi.</p>

<p>‘Bagajla taşıdık’</p>

<p>Altaş, ateş edilmesinin hemen ardından Mustafa Türkay Sonel’e bağırarak neden Gülistan’ı öldürdüğünü sorduğunu ileri sürdü.</p>

<p>Sonel’inse kendisine susmasını ve cesedi bagaja taşımakta yardım etmesini söylediğini iddia etti. Altaş başlangıçta bunu reddettiğini ancak sonunda Gülistan Doku’nun cesedini birlikte BMW’nin bagajına taşıdıklarını söyledi.</p>

<p>Koruma polisini aradı</p>

<p>Altaş’ın FBI’a verdiği ifadede, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruma görevlisi Şükrü Eroğlu hakkında da konuştu. Altaş, cesedin bagaja konulmasının ardından Mustafa Türkay Sonel’in Şükrü Eroğlu’nu telefonla aradığını söyledi.</p>

<p>Daha sonra Sonel ve Eroğlu’nun yaklaşık 15-20 dakika görüştüklerini, kendisinin konuşmanın dışında tutulduğunu söyledi. Altaş’a göre Mustafa Türkay Sonel kendisine&nbsp;“Sus, kimseye bundan bahsetme”&nbsp;dedi. Altaş’ın&nbsp;“Bu mesele ortadan kalkmaz”&nbsp;demesi üzerineyse Sonel’in&nbsp;“Babam bu işi halledecek ve ortadan kaldıracak”&nbsp;dediğini öne sürdü.</p>

<p>‘Merak etme, hallettik’</p>

<p>Altaş’ın iddiasına göre ertesi sabah Mustafa Türkay Sonel kendisini yeniden aradı. Altaş, Sonel’e neler olduğunu sorduğunu, aldığı yanıtınsa&nbsp;“Merak etme, hallettik. Sadece kimseye hiçbir şey söyleme”&nbsp;olduğunu anlattı.</p>

<p>Altaş daha sonra Gülistan Doku’nun cesedine ne olduğunu sorduğunu, Sonel’e&nbsp;“Nereye gömdün?”&nbsp;dediğini de FBI görevlilerine söyledi.</p>

<p>Pertek yolu</p>

<p>Altaş’ın anlatımına göre Mustafa Türkay Sonel, cesedin olay yerinden Pertek istikametine doğru yaklaşık 15-20 dakikalık mesafede bulunduğunu söylemiş.</p>

<p>Altaş daha sonra bu mesafeyi yaklaşık 30 dakika olarak düzeltti. Bölgenin toprak yol olduğunu ve o dönemde yeni bir yol yapıldığını anlatan Altaş, cesedin Pertek yolu çevresinde, yeni yapılan yolun kenarına gömülmüş olabileceğini öne sürdü. Ancak Altaş, bunun kendi gördüğü bir olay değil, Sonel’den aldığı bilgiye dayanan bir tahmin olduğunu da belirtti.</p>

<p>Baz kayıtları</p>

<p>FBI sorgusunda Altaş’ın önüne Türk soruşturma makamlarınca elde edilen daraltılmış baz kayıtları ve Plaka Tanıma Sistemi verileri de konuldu.</p>

<p>Soruya aktarılan dosya tespitlerine göre 5 Ocak 2020 saat 22.09’da Umut Altaş, Gülistan Doku’nun son görüldüğü Sarısaltuk Viyadüğü civarındaydı. Mustafa Türkay Sonel’in 22.08-22.37 arasında, Şükrü Eroğlu’nunsa saat 22.08’de aynı bölgede bulunduğu belirtiliyordu.</p>

<p>PTS verilerine göre Mustafa Türkay Sonel’in kullandığı BMW, saat 22.17.51’de araçta yalnızca Sonel varken Tunceli’den Elazığ yönüne çıktı. Aynı araç saat 22.30.17’de Tunceli yönüne geri dönerken, sürücü koltuğunda Mustafa Türkay Sonel, ön yolcu koltuğundaysa Umut Altaş görüntülendi.</p>

<p>‘Kamera kayıt yapmayacak’</p>

<p>Bu kayıtlar Umut Altaş’ın ilk günkü anlatımıyla çelişince FBI ajanları sorguyu derinleştirdi. Altaş sonunda, olayın ardından Mustafa Türkay Sonel’le aynı BMW ile yeniden köprü bölgesine döndüklerini anlattı.</p>

<p>FBI görevlileri&nbsp;“Az önce birinin öldürüldüğü araçla köprüye neden geri dönesiniz ki?”&nbsp;diye sordu. Altaş’ın cevabına göre Sonel,&nbsp;“Herhangi bir kamera var mı diye bakmak için oraya gideceğiz”&nbsp;demiş.</p>

<p>Altaş, Mustafa Türkay Sonel’in kendisine köprüye geri döndükleri sırada kameraların kayıt yapmayacağını söylediğini öne sürdü. Altaş kamera kayıtlarının kim tarafından veya nasıl silindiğiniyse bilmediğini söyledi.</p>

<p>‘Biz ailece devletiz’</p>

<p>Altaş, cinayetten sonra tehdit edildiğini de ileri sürdü. İfadesine göre Mustafa Türkay Sonel kendisine&nbsp;“Benim gücümü biliyorsun, seni ve aileni öldürebilirim”&nbsp;dedi.</p>

<p>Altaş ayrıca Sonel’in&nbsp;“Biz ailece devletiz, bize hiçbir şey yapamazlar”&nbsp;şeklinde konuştuğunu iddia etti. Susması için kendisine para teklif edildiğini, bunu kabul etmediğini ancak Sonel’in cüzdanına para koyduğunu da öne sürdü.</p>

<p>Hamilelik ve kürtaj iddiası</p>

<p>Altaş, FBI sorgusunda hamilelik konusunda doğrudan bilgi sahibi olmadığını söyledi. FBI, daha önce eski işvereni Rüstem Keskin’le yaptığı görüşmenin içeriği kendisine okudu.&nbsp;</p>

<p>Söz konusu konuşmada Altaş Keskin’e, Mustafa Türkay Sonel’in kendisine Gülistan’ın hamile kaldığını, kürtaj yaptırmasını istediğini, Gülistan’ın bunu kabul etmeyerek çığlık attığını ve bunun üzerine başından tek el ateş ederek öldürdüğünü anlattığını söylemiş.</p>

<p>FBI görevlileri bu sözlerin kendisine ait olup olmadığını sordu. Altaş önce yanıt vermek istemedi. Ardından kararından vazgeçerek, bu beyanların kendisine ait olduğunu kabul etti. Ancak hemen ardından hamilelik ve kürtaj konusunda tahminde bulunmuş olabileceğini ve bazı ayrıntıları hatırlamadığını savundu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 06 Sep 26 14:46:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-umut-altas-in-fbi-ifadesi-ortaya-h107939.html">Gülistan Doku soruşturması: Umut Altaş&amp;#039;ın FBI ifadesi ortaya çıktı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/hasek-de-okullar-protestolarla-basladi-3-saati-kabul-etmiyoruz-h107938.html</link>
		<title>Hasekê&amp;#039;de okullar, protestolarla başladı: 3 saati kabul etmiyoruz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Hesekê’de yeni eğitim-öğretim yılı başladı. Qamişlo&#039;da da bazı okulların öğrencileri, Eğitim Bakanlığı&#039;nın haftada 3 saat Kürtçe ders verilmesi kararını reddederek, Kürtçe müfredat talep etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Suriye'nin Hasekê kentinde 2026-2027 eğitim-öğretim yılı, entegrasyon sürecinde yaşanan değişimlerle başladı. Müfredatta yapılan değişiklikler ve haftada sadece 3 saat Kürtçe ders dayatması karşısında öğrenciler, boykot kararı alarak, sınıflara girmedi. Kürtçe eğitime ilişkin karara karşı çıkan öğrenciler, Qamişlo kentinde eylemler düzenledi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Yapılan açıklamalarda, Suriye Eğitim Bakanlığı'nın kararı reddedilerek, Kürtçe ders materyalleriyle (müfredatıyla) eğitim verilmesi talep edildi. ANHA'daki habere göre öğrencilerin açıklamalarında, Bakanlık kararının Kürt öğrencilerin haklarını korumadığı ve taleplerini karşılamadığı belirtilerek, şu ifadelere yer verildi: "Kürt dili sesimiz, kültürümüz ve varlığımızdır. 3 saat dersi kabul etmiyoruz. Bizler öğrenci olarak kendimizin ve Kürt halkının hakkını talep ediyoruz. Hiçbir dile karşı değiliz, ancak dilimizin ve hakkımızın savunucusuyuz. Ana dilde eğitim seçmeli olamayacağı için, öğrenciler eğitimlerini kendi ana dillerinde almalıdır."</p>

<p></p>

<p>Öğrenciler açıklamalarında, anadilde eğitim haklarının korunması gerektiğini, bu kazanımın elde edilmesi uğruna binlerce kişinin hayatını feda ettiğini vurguladı. Bu esasla öğrenciler, Kürtçe ders materyallerine göre eğitim görme haklarına ilişkin talepleri kabul edilinceye kadar sınıflara girmeyeceklerini duyurdu.</p>

<p></p>

<p>ÇİLAXA'DA DA OKULLAR BOYKOT EDİLDİ</p>

<p></p>

<p>Çilaxa kentinde de Bakanlığın kararı boykot edildi. Çilaxa kenti ve buraya bağlı Aliyan bölgesindeki Kürt öğrenciler, okula gitmeyi reddetti. Öğrencilerin ve ailelerinin paylaştığı bilgilere göre, yarın (7 Eylül) öğrenciler konuyla ilgili olarak kentteki ve bağlı kasabalardaki okullarının önünde basın açıklamaları yapacak.</p>

<p></p>

<p>KOBANÊ'DE EYLEM&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Kobanê'de de öğrenciler ve aileleri, gerçekleştirdikleri basın açıklamaları ve eylemlerle hükümetin kararını kabul etmediklerini belirterek, 3 saat Kürtçe eğitimi kabul etmeyeceklerini bildirdi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>ANHA'ya konuşan Ewşê Ehmed, "Bir anne olarak bu kararı reddediyorum; çocuklarımız 14 yıldır tüm okul seviyelerinde Kürtçe eğitim görüyorlardı" dedi. Ewşê Ehmed, "Anneler olarak, bunca yıldır ana dilimizi öğrenmek için okullara gittikten sonra, çocuklarımızın da kendi dillerini öğrenmelerini istiyoruz. Zaten tüm okul aşamalarını tamamlamış öğrencilerden sıfırdan başlayıp kendi dilleri olmayan bir dili öğrenmeleri nasıl beklenebilir" diye sordu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Din alimi Ali Yusuf ise haftada sadece üç ders verilmesini reddederek, "Kobanê'deki şeyhler olarak bu kararı reddediyor ve kınıyoruz" dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Kobanê Üniversitesi öğrencisi Evîn Muslim ise, "Tüm derslerimiz Kürtçe; Arap dilini reddetmiyoruz, ancak Kürtçe dil eğitimi müfredatın temelini oluşturmalıdır. Bu kararı reddediyorum ve değiştirilmesini istiyorum" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 06 Sep 26 14:44:57 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/hasek-de-okullar-protestolarla-basladi-3-saati-kabul-etmiyoruz-h107938.html">Hasekê&amp;#039;de okullar, protestolarla başladı: 3 saati kabul etmiyoruz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/bakirhan-turkiyeyi-yonetmeye-talibiz-h107937.html</link>
		<title>Bakırhan: Türkiyeyi yönetmeye talibiz</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Demokratik Cumhuriyet Hareketini bugünden itibaren başlattıklarını belirterek, “Türkiye’yi yönetmeye talibiz” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin 5’inci Büyük Olağan Kongresi’nde konuştu. Bakırhan, siyasi hareketlerin gücünün geçmişiyle yüzleşme cesaretinden geldiğini belirterek, uzun yıllar boyunca partisinin yoğun baskı ve haksızlıklara maruz kaldığını söyledi. Baskılara rağmen ayakta kaldıklarını belirten Bakırhan, "Bugün buradayız, demokratik siyasette halen yürüyoruz. Söz olsun yaşamını yitirenlere ve zindandaki yoldaşlarımıza. Demokratik siyasete kararlı yürüyüşümüze devam edeceğiz. Bu eser sizin. Cumartesi annelerinin, barış annelerinin, bugün burayı dolduran delege arkadaşlarımızın ve halklarımızındır" dedi.</p>

<p></p>

<p>'NOKSANLIKLARIMIZIN FARKINDAYIZ'</p>

<p></p>

<p>DEM Parti'nin yerel yönetim ve demokrasi ve şeffaf belediyeciliğin adresi olduğuna dikkat çeken Bakırhan, "Bu gerçek. Ama bu alanda da hedeflediğimiz düzeyde değiliz. Bazı belediyelerimizde istediğimiz karşılığı henüz alamadık. Bunun sorumluluğu yalnızca belediyelerimizde değil, ilgili kurullarımızdadır, bizdedir. Kendi kadromuzu yetiştirme, yeni kuşakları siyasetin içine çekme konusunda daha yaratıcı adımlar atabilirdik. Bu konudaki noksanlığımızın bilincindeyiz. Türkiye'de büyük bir ekonomik kriz var. Ama bu krize denk düşen bir emek mücadelesini istediğimiz düzeyde hayata geçiremedik. Halklar ve inançlar konusunda en özgürlükçü partiyiz. Ama Türkiye'deki halklarla, farklı inançlarla bağ kurmakta daha iyisini yapabilirdik. Türkiye'nin her köşesinde büyük doğa tahribatları yaşanıyor. Ekoloji mücadelesi, belki de ortaklıklarımızı en çok genişletebileceğimiz alan. Nerede bir tahribat varsa orada olmaya çalıştık, tepkimizi gösterdik. Ama güçlü bir ekoloji mücadelesi konusunda çabalarımız yeterli olmadı. Barış ve demokratik toplum sürecini toplumun tümüne mal etme, onu gerçek anlamda toplumsallaştırma konusunda da eksik kaldığımız yerler oldu" diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>'YENİ BİR TOPLUMSAL MUTABAKATA İHTİYAÇ VAR'</p>

<p></p>

<p>"Şimdi direnişimizin yanına inşayı koyma ve Demokratik Cumhuriyeti inşa etmek için yola koyulma vaktidir" diye ifade eden Bakırhan, DEM Parti olarak geleceği inşa etmek için geçmişe saplanmayacaklarına vurgu yaparak, "Ancak geçmişe de projeksiyon tutmazsak geleceği sağlam kuramayız. Cumhuriyet'in yüz yılı, kuruluş iddiasının aksine bir hikâye ortaya çıkardı. Ülkenin üzerine dikilen dar elbiseye birçok çevre yama yapmaya çalıştı. Bunu bazen Kemalistler, bazen İslamcılar, bazen de milliyetçiler yaptı. Ama bu yamalı elbise toplumun üzerine olmadı. Bu yüzyılda birbirimizi çok yorduk. Artık yamaların olmadığı, artık hepimizi kapsayacak bir Türkiye'ye, bir Cumhuriyet'e, bir demokrasiye ihtiyaç var. Yeni bir toplumsal mutabakata ihtiyaç var. Türkiye’nin siyasi tarihi bitimsiz krizlerin tarihidir. 1925’lerde Takrir-i Sükûn, 1950'lerde Vatan Cephesi, 60'larda darbeciler, 70'lerde Gladyo, 80'lerde Evren ve darbesi, 90'larda kontrgerilla. 1950'lerin başında Menderes'in girişimleri 27 Mayıs darbesiyle son buldu. 60'larda Türkiye'nin devrimcileri tarihsel sorunların çözümünde ufuk açtı. Her türlü zulme ve baskıya maruz kaldılar. Buradan zulme uğrayan, baskı gören ve yaşamını yitiren aramızda olmayan bütün sol, sosyalist devrimci yoldaşları da saygı ve minnetle anmak istiyorum" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>'HALKLARIN VE EMEKÇİLERİN YÜZ YILI'</p>

<p></p>

<p>Daha önce Kürt sorununu çözmek isteyen siyasetçilere ve o dönemde yürütülen süreçlere dair konuşan Bakırhan, "70'lerde Ecevit harekete geçti, Gladyo devreye girdi. 90’larda Özal barış için çabaladı ve kontrgerilla müdahale etti. Daha sonra Erbakan ve Erdal İnönü inisiyatif aldı ama onlar da norm dışı devletin müdahalesine maruz kaldı. 2000’lerde de yargı darbeleri, baskı, zulüm, yoksullukla krizler derinleşti. Tarihin hiçbir döneminde ülke rahat nefes alamadı ama siyaset kurumu da hep yama peşinde koştu. Türkiye halkı hep ekonomik, siyasi, toplumsal krizler girdabında debelenip durdu. Enerjimizi birbirimize değil, başka alanlara harcasaydık, şu anda bambaşka bir Türkiye’de yaşıyor olacaktık. Türkiye, içerideki dar korkular yüzünden sadece içeride değil, dışarıda da büyük bir maliyet ödedi. Ancak hepimiz için artık hatadan dönme zamanıdır. Küresel planlara karşı birlik olma, bölgesel fırsatlar için ortak mücadele etme zamanıdır. Bu ülke, bu insanlar sonu gelmeyen krizleri hak etmiyor. Biz iddialıyız. Bu ülkeyi krizlerin ülkesi olmaktan çıkarmaya kararlıyız. Cumhurbaşkanı da Cumhur İttifakı da bu sürece 'Türkiye Yüzyılı' diyor. Emin olun süreç başarıya ulaşırsa gerçekten yüz yıl Türkiye’nin olacak. Yüzyıl Kürtlerin, Alevilerin, ezilenlerin ve emekçilerin yüzyılı olacaktır" ifadelerine yer verdi.</p>

<p></p>

<p>'BU YOLA REVAN OLMAYA HAZIRIZ'</p>

<p></p>

<p>Bakırhan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gerçek bir yüzyıl barışla, hukukla, demokrasiyle olur. Buyrun, gelin rejimin parametresini demokrasi, hukuk, adalet ve eşitlik ilkeleri etrafında örelim. Demokratik Türkiye yüzyılına adım atalım. İşte bunu başarmak, siyaset kurumunun emek vermesine ve sürece cesaretle sahip çıkmasına bağlıdır. Bu inanç, bu cesaret DEM Parti'de var, bu salondur. &nbsp;Önümüzdeki yüzyılı kurtarmaya kararlıyız. Bir daha geçmiş yüzyılda Kürtlerin, Türklerin, Alevilerin, &nbsp;bu ülkede yaşayan emekçilerin, yoksulların aynı zulüm, baskı ve ekonomik yoksul içinde yaşanmaması için kararlı bir şekilde bu yola revan olmaya hazırız. Herkes önyargılarını kırar, korkularını bitirir, çıkarını halkın çıkarının arkasına koyarsa, sadece yüz yılı değil bin yılı da kurtarırız.</p>

<p></p>

<p>YENİ BİR DÖNEMİN BAŞLADIĞININ BİLİNCİNDEYİZ</p>

<p></p>

<p>Güçlü ve büyük Türkiye'ye inanıyoruz. Fakat bunun nasıl olacağı konusunda yıllarca ayrıştık. Bize göre güçlü ve büyük Türkiye, demokratik olan, bütün kimliklere ve inançlara eşit mesafede duran bir düzlemde mümkündür. Kürtler kurucu bir aktör olursa Türkiye güçlenir. Ortadoğu istikrar kazanır. Ortadoğu'yu barışın ve yaşamın coğrafyası haline getirebiliriz. Artık, yüz yıllık Sykes-Picot parantezini kapatmanın zamanı geldi. Yeni bir dönemin başladığının bilincindeyiz. DEM Parti olarak bu sürece hazır olduğumuzu dile getirmek istiyorum. Bu konuda endişe duyan siz değerli arkadaşlarım, endişelenmeyin. Siz varsınız, emekçiler var, devrimciler var, Türkiye halkları var, kadınlar, gençler, Aleviler var. Birbirimize güvenelim, sürece güvenelim ve bu endişelerimiz yerine daha güçlü mücadele ortaya koyarak bu süreci başarıya ulaştıralım. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>86 MİLYONUN ORTAK GELECEĞİ</p>

<p></p>

<p>Toplum, siyaset ve devlet değişiyor. Dünyada siyaset başka bir kulvara giriyor. Saatin akrebi yerinden oynadı; artık zamanı ve siyaseti eski noktada tutamayız. Biz de değişeceğiz, bu değişime göre konumlanacağız, ayakta kalacağız ve yönetim iddiamızı en güçlü biçimde ortaya koyacağız. Özellikle bu 10 yıllık süreçte konjonktürel tercihlerimiz oldu. Kategorik olarak Türkiye’deki hâkim iki siyasal geleneğin çizgisini kendi çizgimiz olarak asla görmedik. Kendi yolumuzu belirledik. Tabanımızın önceliklerini ve Türkiye halklarının çıkarını önceledik. Konjonktüre göre hamle yapmak, strateji belirlemek siyasetin gereğidir. Biz de ilkelerimizden taviz vermeden hep bunu yaptık, yapmaya devam edeceğiz. Verdiğimiz kararların sevabı da günahı da bizimdir. Her dönem verdiğimiz kararlarla siyasete yön verdik. Her zaman siyasal önceliklerimize göre pozisyon alıyoruz. Önceliklerimize rehberlik eden tek şey, kendi çizgimiz ve 86 milyonun ortak geleceğidir.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>BAZILARI ESKİ REÇETELERE DAYANIYOR</p>

<p></p>

<p>Şimdi artık sadece oyun bozan değil, oyun kuran ve Türkiye’yi yönetmeye aday bir konumdayız. Yüz yıllık Cumhuriyet tarihinde bu ülkeyi iki siyasal gelenek yönetti. Sizlere soruyorum: Hangi tarihsel sorunları kalıcı şekilde çözebildiler? Hangisi yetkiyi milletten alınca toplumun derdini unutmadı? Hangisi sorunlarımızı çözdü? Hangisi yüz yıldır içerisinde debelenip durduğumuz bu sorunların çözümü için sorumluluk aldı. Çok açık söylüyoruz: Ne AKP öncesi Türkiye bir cennetti, ne de AKP dönemi bir tür modern asr-ı saadettir. Bizim iddiamız ve çözümümüz farklı. Başka bir siyaset anlayışının mümkün olduğuna inanıyoruz. Müstakil siyasetimizi güçlendirmek için inançla ve kararlılıkla yolumuza bakacağız. Biz Türkiye'de demokrasi hastalığının mutasyon geçirdiğini düşünüyoruz. Ancak bazıları hâlâ eski reçetelerde dermanı arıyor. Türkiye’de devlet, toplum, sermaye dönüştü. Artık biz de demokrasi mücadelesinde yeni yol ve yöntemler bulmalıyız. Bugün siyasal mücadelemizi her zamankinden daha güçlü şekilde 3'üncü Yol'da kuruyoruz. İlle de hak diyoruz, ille de halk diyoruz, ille de ezilenler diyoruz, ille de demokrasi, ille de hukuk diyoruz. Yolumuz üçüncü yoldur, yolumuz demokrasi ve barıştır. Çünkü yolumuz halkın yoludur. Yoksulun, kadının, inançların, kimliklerin, emekçinin, ezilenin yoludur. Bu yolda başarıya ulaşmak için daha fazla emek vereceğiz. Daha fazla emek vermemiz gerekiyor. Bunu vereceğimize olan inancımızı da tekrarlamak istiyorum.</p>

<p></p>

<p>DEMOKRATİK SİYASET İÇİN EL ELE VERELİM&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Ekonomi, ekoloji, istihdam ve üretim kaslarımızı parti olarak daha çok güçlendireceğiz. Sadece tespit yapmayacağız, aynı zamanda çıkış yolu da sunacağız. Çok açık ifade ediyoruz: Tek bir kişiyi dışarıda bırakmadan 86 milyonun hakkını, hukukunu koruyarak, en iyi şekilde yönetmeye DEM Parti hazır. Bu ülkeyi gerçekten seven demokratlara, Alevilere, ezilenlere, Kürtlere, kadınlara çağrımızdır: Gelin demokratik bir yönetim için el ele verelim. DEM Parti sadece Kürtlerin değil; 86 milyonun aşıyla, işiyle, işçinin ve emekçinin alın teriyle, Alevi'nin eşit yurttaşlık talebiyle, Roman'ın, Çerkes'in, Arap'ın ve bütün kimliklerin ve inançların kendisini güvende hissettiği bir Türkiye için daha fazla çalışacağız, daha fazla ter dökeceğiz, inşallah başarıya ulaşacağız.</p>

<p></p>

<p>TÜRKİYE’Yİ YÖNETMEYE TALİBİZ</p>

<p></p>

<p>Yarından itibaren hazırlığına başlayacağımız kongre, Türkiye'yi yönetecek bir kadro ve bir perspektif kuracak. Ekonomiyi, hukuku, dış politikayı, eğitimi, sağlığı biz düzelteceğiz. Türkiye'nin bütün meselelerini çözmeye talibiz. Bunu taşıyacak siyasal birikim ve tecrübe bizde var. Ekonomide adaletli, eşitlikçi, demokratik bir düzen kuracağız. Ekmeği büyüteceğiz, üretimi güçlendireceğiz, israfı bitireceğiz. Bugüne kadar hep sermaye ve rantiyeci sınıf yedi, faturayı halk ve ezilenler ödedi. Rantiyeci kazandı, halk kaybetti. Biz bunu değiştireceğiz. Yoksul ve gureba bizim yönetimimizde hakkını alacak. Dışarıda aç ve açıkta kimse kalmayacak. Hukukta herkesi aynı terazide tartacağız. Hukuku siyasete alet eden anlayışa son vereceğiz. Çünkü hukuk hepimize lazım; hukukun kırılgan olduğu bir ülkede ne üretim ne yatırım güvende olur ne de Türkiye'nin geleceği. Demokrasiyi güçlendireceğiz. Temel hak ve özgürlükleri güvence altına alacağız. Dış politikada da aynı netlikteyiz: Kafkaslardan Avrupa’ya, Asya’dan Afrika’ya; halkların eşitliğini, bölgesel barışı, demokratik işbirliğini ve Filistin halkı başta olmak üzere ezilen halklarla dayanışmayı esas alan bir çizgiyi daha güçlü savunacağız. Bu bizim programımız. Bu bizim iddiamız. Türkiye'yi yönetmeye talibiz. Bu ülkenin kaderini beraber yeniden yazmaya talibiz.</p>

<p></p>

<p>DEMOKRATİK CUMHURİYET HAREKETİNİ BAŞLATIYORUZ</p>

<p></p>

<p>Kimsenin şüphesi olmasın, biz bu sürecin teminatıyız. Süreci enfekte eden kim olursa olsun, ilk bizi karşısında görecek. Yumruğumuz sıkılı değil, elimiz açıktır. Göz hizasından konuşuyoruz ve gizli bir ajandamız yok. Tek bir ajandamız var, &nbsp;da demokratik bir Türkiye'dir. Tek bir ajandamız var, barış ve demokratik toplumdur. İşte tam da bu sürecin hepimizi ve 86 milyonu güçlendireceğine inanıyoruz. Dost ve düşman bilsin ki, dünyada, Ortadoğu'da ve Türkiye'de yeni bir dönem başlıyor. Ve biz bu döneme hazırız. Kendimizi Diyarbakır'dan sorumlu hissettiğimiz kadar Ankara'dan, İstanbul'dan da aynı düzeyde sorumlu göreceğiz. Bu konuda eksiklerimizi de gidereceğiz. Türkiye'nin her bir karışına aynı sorumluluk duygusuyla yaklaşacağız. Kimse kaygı duymasın. Yarın, bugünden daha iyi olacak. Demokratik Cumhuriyet hareketini bugünden itibaren başlatıyoruz. Tohum bugün Ankara’da, bu salonda toprağa düştü; kökü tutacak, dalı büyüyecek, gölgesi bu ülkenin her bir karışına düşecek. Yolumuz, yolunuz açık olsun."</p>

<p></p>

<p>Kongre basına kapalı olarak devam ediyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 06 Sep 26 14:43:41 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/bakirhan-turkiyeyi-yonetmeye-talibiz-h107937.html">Bakırhan: Türkiyeyi yönetmeye talibiz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/mkg-ve-dfg-baristan-yana-sozumuzu-yukseltecegiz-h107936.html</link>
		<title>MKG ve DFG: Barıştan yana sözümüzü yükselteceğiz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[6 Eylül Özgür Basın Günü’ne dair ortak açıklama yapan MKG ve DFG,  “Halkların özgür ve eşit yaşama iradesini görünür kılmaya devam edeceğiz. Barıştan, demokrasiden ve özgürlükten yana sözümüzü yükselteceğiz” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) ve Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), 6 Eylül Özgür Basın Günü’ne dair ortak yazılı açıklama yaptı. Kürdistan’da Özgür Basın çalışmalarının baskılara rağmen sürdürüldüğü ifade edilen açıklamada, Barış ve Demokratik Toplum Sürecinde Özgür Basına “Büyük sorumluluk” düştüğü belirtildi.</p>

<p></p>

<p>Açıklamada hakikatin peşinde yaşamını yitirenler anılarak, “Tüm basın şehitlerini saygıyla anıyor, onların mücadelelerine olan bağlılığımızı bir kez daha ifade ediyoruz. Kürdistan’da ve dünyanın farklı yerlerinde özgürlük ve hakikat uğruna yaşamını yitiren yüzlerce insanımızı andığımız bu günlerde, onların ortaya koyduğu gerçekliği görüyor ve onlara borçlu olduğumuzun farkındayız. Ödenen ağır bedeller yalnızca Kürt halkının özgürlüğü için değil; eşit, özgür, ahlaki ve demokratik bir toplumun inşası için ödenmiştir. Bugün dünyanın dört bir yanında ‘Jin, jiyan, azadî’ &nbsp;sloganlarının yükselmesi, halkların eşit ve özgür bir yaşam talebini daha güçlü biçimde dile getirmesi, bu mücadelelerin yarattığı tarihsel mirasın sonucudur” ifadelerine yer verildi.</p>

<p></p>

<p>‘HAKİKATİ KAMUOYU İLE BULUŞTURMA SÜRÜYOR’</p>

<p></p>

<p>Kürt basın geleneğinin Kürdistan gazetesiyle başladığı, Ronahî ve Hawar ile devam ettiği, Serxwebûn ile yeni bir aşamaya ulaştığı hatırlatılan açıklamada, “Mazlum Doğan’la birlikte yeni bir anlam ve mücadele çizgisi kazanan bu gelenek, 48 yıldır kesintisiz biçimde sürmektedir. Özgür basın, kimi zaman bir çınar gibi köklerini toprağın derinliklerine salmış, kimi zaman dalları kırıldıkça yeniden filizlenmiştir. Yok edilmek, susturulmak ve parçalanmak istendiği her dönemde daha da büyümüş; bir dalı kırıldığında yerine onlarca yeni dal çıkmıştır. Kuzeyden Güneye, Doğudan Batıya, Avrupa’dan Amerika’ya kadar özgür basının sesi yaşamaya ve hakikati kamuoyuyla buluşturmaya devam etmektedir” &nbsp;denildi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>&nbsp;‘SÜREÇTE ÖZGÜR BASININ SORUMLULUĞU BÜYÜK’</p>

<p></p>

<p>Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde Özgür Basına büyük sorumluluk düştüğü belirtilen açıklamada, &nbsp;“Kürt halkı, silahlı mücadele döneminden yeni bir aşamaya geçmektedir. Varlığını ve kimliğini kabul ettirme mücadelesinden demokratik ve komünal bir yaşamın inşasına doğru ilerlemektedir. Kuzey Kürdistan’da başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci, dalga dalga bütün Kürdistan’ı etkilemektedir. Bu tarihsel süreçte özgür basına da büyük bir sorumluluk düşmektedir. Özgür basın, sürecin gerçekliğini topluma doğru ve eksiksiz biçimde aktarmak, halkın haber alma hakkını savunmak ve demokratik çözüm perspektifini güçlendirmekle yükümlüdür. Bu bilinçle hareket ediyoruz ve bundan sonra da demokratik çözümden yana tutumumuzu değiştirmeyeceğimizi açıkça ifade ediyoruz” &nbsp;sözlerine yer verildi.</p>

<p></p>

<p>‘İKTİDARLAR DEĞİŞTİ ANCAK BASKI VE TEHDİT DEĞİŞMEDİ’</p>

<p></p>

<p>Kürdistan’da Özgür Basın çalışmaları yürütülürken yaşanılan zorluklara değinilen açıklamada, “ Son kırk yıl içerisinde yüzlerce gazeteci katledilmiş, binlercesi soruşturmalara maruz bırakılmış ve tutuklanmıştır. Gazete binaları bombalanmış, daha basılmadan gazeteler yasaklanmıştır. Zaman değişmiş, iktidarlar değişmiş; ancak özgür basın üzerindeki baskı ve tehdit değişmemiştir. Basılı gazetecilikten dijital gazeteciliğe geçilen bugünlerde, baskının yöntemleri de dijitalleşmiştir. Dün gazete binalarını bombalayanlar, bugün haber sitelerini ve ajansların internet sayfalarını erişime kapatmaktadır. Geçmişte yurtsever kılığında dolaşan korucu aklı gazetecileri katlederken, günümüzde bu kişiler dijital korucu görevini üstlenmiş hakikati katletmektedir. Farklı kılıklar altında toplumun değerlerine saldırılmakta; iktidar yanlısı medya organları aracılığıyla temel hak ve özgürlükler kirli bir dille kriminalize edilmektedir” denildi.</p>

<p></p>

<p>‘KALICI BARIŞ İÇİN BİRLEŞELİM’</p>

<p></p>

<p>Kalıcı bir barışın etrafında birleşme çağrısı yapılan açıklamada, “Coğrafyamız çatışmalardan ve savaşlardan yorulmuştur. Bu nedenle çağrımız başta basın emekçileri olmak üzere tüm demokratik ve özgürlükçü çevrelere yöneliktir: Kalıcı bir barış için barışın etrafında birleşelim. Barışın kazanması için barış yanlılarının sesi savaş yanlılarının sesinden daha güçlü çıkmalıdır. Özgürlük ve eşitlik taleplerinin savaşın ve çatışmanın gürültüsü içerisinde kaybolmasına izin vermemeliyiz. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ilerlemesi için gerekli adımlar gecikmeksizin atılmalıdır. Bu kapsamda baş müzakereci Sayın Abdullah Öcalan’ın fiziksel özgürlüğünün sağlanması, sürecin ilerlemesi açısından temel bir gerekliliktir. Bugün ise önümüzde yeni ve daha büyük bir görev bulunmaktadır: Demokratik toplumun sesi olmak. Bu görev yalnızca Kürdistan açısından değil, dünyanın her yerinde özgür ve eşit bir yaşamın kurulması açısından önem taşımaktadır. Özgür basın bu süreçle birlikte barış gazeteciliği anlayışıyla hareket edecektir. Çatışma ve savaş diline karşı özgürlük, eşitlik, demokrasi ve barış çizgisini güçlendirecektir. Barıştan, demokrasiden ve özgürlükten yana sözümüzü yükselteceğiz” ifadelerine yer verildi.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 06 Sep 26 12:37:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/mkg-ve-dfg-baristan-yana-sozumuzu-yukseltecegiz-h107936.html">MKG ve DFG: Barıştan yana sözümüzü yükselteceğiz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/dem-parti-5inci-olagan-kongresini-gerceklestiriyor-h107935.html</link>
		<title>DEM Parti, 5inci Olağan Kongresini gerçekleştiriyor</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[DEM Parti, 5’inci Olağan Kongresi’ni gerçekleştiriyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Halkların&nbsp;Eşitlik&nbsp;ve&nbsp;Demokrasi&nbsp;Partisi’nin&nbsp;(DEM&nbsp;Parti),5’inci&nbsp;Olağan&nbsp;Kongresi&nbsp;başladı.&nbsp;Nazım&nbsp;Hikmet&nbsp;KültürMerkezi’nde&nbsp;gerçekleştirilen&nbsp;kongreye,&nbsp;delegelerinyanı&nbsp;sıra&nbsp;çok&nbsp;sayıda&nbsp;parti&nbsp;temsilcisi&nbsp;katıldı.</p>

<p>&nbsp;Eş&nbsp;Genel&nbsp;Başkanlar&nbsp;Tülay&nbsp;Hatimoğulları&nbsp;ve&nbsp;TuncerBakırhan’ın&nbsp;açılış&nbsp;konuşmalarının&nbsp;ardından&nbsp;kongrebasına&nbsp;kapalı&nbsp;devam&nbsp;edecek.</p>

<p>Kongrede&nbsp;isim,&nbsp;tüzük&nbsp;ya&nbsp;da&nbsp;parti&nbsp;programındadeğişiklik&nbsp;beklenmezken,&nbsp;eş&nbsp;genel&nbsp;başkanlar&nbsp;TuncerBakırhan&nbsp;ve&nbsp;Tülay&nbsp;Hatimoğulları'nın&nbsp;yenidenseçilmesine&nbsp;kesin&nbsp;gözüyle&nbsp;bakılıyor.</p>

<p>Merkez&nbsp;Yürütme&nbsp;Kurulu&nbsp;ve&nbsp;Parti&nbsp;Meclisi'nde&nbsp;ise&nbsp;sınırlısayıda&nbsp;değişiklik&nbsp;olması&nbsp;öngörülüyor.</p>

<p>Kapsamlı&nbsp;kongre&nbsp;2027&nbsp;baharında</p>

<p>DEM&nbsp;Parti,&nbsp;5.&nbsp;Olağan&nbsp;Kongresi'nin&nbsp;ardından&nbsp;çözümsürecine&nbsp;paralel&nbsp;olarak&nbsp;kapsamlı&nbsp;bir&nbsp;değişim&nbsp;veyeniden&nbsp;yapılanma&nbsp;kongresi&nbsp;yapmayı&nbsp;planlıyor.</p>

<p>Bu&nbsp;kongrenin,&nbsp;Milli&nbsp;Dayanışma&nbsp;ve&nbsp;ToplumsalBütünleşmenin&nbsp;Güçlendirilmesine&nbsp;Dair&nbsp;Kanun'unuygulanması&nbsp;ile&nbsp;eşgüdümlü&nbsp;olarak&nbsp;2027&nbsp;yılının&nbsp;baharaylarında&nbsp;gerçekleştirilmesi&nbsp;bekleniyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 06 Sep 26 12:29:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/dem-parti-5inci-olagan-kongresini-gerceklestiriyor-h107935.html">DEM Parti, 5inci Olağan Kongresini gerçekleştiriyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/12-il-icin-saganak-yagis-uyarisi-2-h107934.html</link>
		<title>12 il için sağanak yağış uyarısı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Bugün 12 ilde sağanak yağış bekleniyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü’ne (MGM) göre o iller şunlar:</p>

<p>Hatay, Diyarbakır, Batman, Siirt, Sinop, Zonguldak</p>

<p>Rize, Samsun, Trabzon, Erzurum, Kars, Van</p>

<p>Hava sıcaklığında bir değişiklik beklenmezken üç büyükşehir için hava durum tahmini şöyle:</p>

<p>İstanbul: 31 derece, az bulutlu</p>

<p>Ankara: 32 derece, az bulutlu</p>

<p>İzmir: 37 derece, az bulutlu</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 06 Sep 26 10:04:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/12-il-icin-saganak-yagis-uyarisi-2-h107934.html">12 il için sağanak yağış uyarısı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/iran-abd-ucak-gemisini-balistik-fuzeyle-hedef-aldi-h107933.html</link>
		<title>İran, ABD uçak gemisini balistik füzeyle hedef aldı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Devrim Muhafızları, ABD’nin savaş gemilerini balistik füzelerle hedef alırken, ABD füzelerin etkisiz hale getirildiğini duyurdu. İran ve ABD açıklamalarıyla birbirini tehdit etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>ABD, dün gece saatlerinde İran’a ait petrol tankerlerini hedef alarak, gerçekleştirdiği hava saldırısında 3 petrol tankerini imha etti. Yaşanan bu saldırının ardından ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran'ı tehdit ederek, "İran gemilerimize ateş açarsa, petrol tankerlerini imha edeceğiz" dedi. ABD Dışişleri Bakanı, İran petrol tanker filosunun korumasız olduğunu ve Tahran'ın filosunu koruyacak deniz veya hava kuvvetlerine sahip olmadığını iddia etti.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>İran televizyonu da ABD güçlerinin Basra Körfezi ve Umman Denizi'nde üç İran petrol tankerini bombaladığını doğruladı. Tankerlerden birinin kabininin boş olduğu belirtildi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>DEVRİM MUHAFIZLARI SAVAŞ GEMİLERİNİ HEDEF ALDI</p>

<p></p>

<p>İran Devrim Muhafızları da ABD’nin saldırılarına karşı ABD savaş gemilerini hedef aldığını duyurdu. Devrim Muhafızları, iki Amerikan uçak gemisi ve muharip gemisini balistik füzelerle hedef aldığını ve vurulduktan sonra gemilerin “kaçmak zorunda kaldığını” öne sürdü. Açıklamada saldırıların devam etmesi halinde “büyük çaplı karşılık” verileceği belirtildi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>CENTCOM HEM DOĞRULADI HEM TEHDİT ETTİ</p>

<p></p>

<p>ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) İran’ın balistik füzelerle gerçekleştirdiği saldırıyı doğruladı. Açıklamada İran’ın saldırısının “sebepsiz” olduğu belirtilerek, saldırının püskürtüldüğü belirtildi. Saldırıda herhangi bir ABD personelinin yaralanmadığı belirtildi. CENTCOM, İran’a ait 3 tankeri, uçak gemilerinin hedef alınmasından kaynaklı hedef aldıklarını öne sürdü.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper şunları söyledi: "İran Devrim Muhafızlarına mesajımız açık olsun: Eğer gemilerimizden ikisine ateş açarsanız, sizin üç geminizi imha ederek size çok daha büyük bir ekonomik bedel ödeteceğiz. ABD güçlerini savunmaktan ve gerekirse İran'ın sınırlı ve savunmasız petrol filosunu yok etmekten çekinmeyeceğiz."</p>

<p></p>

<p>DEVRİM MUHAFIZLARI ABD TANKERLERİNİ HEDEF ALDI</p>

<p></p>

<p>Açıklamaların ardından bir başka açıklama yapan İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri, ABD ordusunun Tahran'a ait üç petrol tankerine yönelik saldırısına karşılık olarak, ABD ile bağlantılı üç petrol tankerini ve üç gemiyi hedef aldığını duyurdu. Açıklamada, "Hürmüz Boğazı'nda yetkisiz güzergahlardan geçen üç petrol tankerini ve ayrı bölgelerde bulunan üç Amerikan gemisi hedef alındı" denildi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Ancak ABD tarafından konuya dair bir açıklama yapılmadı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Hatem el-Enbiya Merkez Karargah sözcüsü İbrahim Zülfikari, ABD ordusunu İran gemilerini taciz etmemesi ve güvenliklerini tehdit etmemesi konusunda uyardı. Zülfikari açıklamasında saldırıların devam etmesi durumunda ABD askeri gemilerine karşı saldırılar düzenlemeyi sürdüreceklerini açıkladı.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 06 Sep 26 10:03:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/iran-abd-ucak-gemisini-balistik-fuzeyle-hedef-aldi-h107933.html">İran, ABD uçak gemisini balistik füzeyle hedef aldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/anadilde-egitim-cagrisi-mucadeleden-vazgecmemeliyiz-h107932.html</link>
		<title>Anadilde eğitim çağrısı: Mücadeleden vazgeçmemeliyiz</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Süreç kapsamında anadilde eğitim hakkının güvence altına alınması gerektiğini belirten ANKA-DER temsilcilerinden Mustafa Karaman, &quot;Mücadeleden vazgeçmemeliyiz&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında yürütülen tartışmaların başlıklarından biri de Kürtçenin statüsü. Kürtçenin eğitim dili olarak güvence altına alınması ve anadilde eğitim hakkının hayata geçirilmesi yönünde adım atılması bekleniyor. &nbsp;</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Anka Dil Kültür Sanat Derneği (ANKA-DER) temsilcilerinden Mustafa Karaman, anadilde eğitim hakkında ilişkin konuştu.</p>

<p></p>

<p>KÜRT DİLİNİN TARİHSEL YÖNÜ&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Kürt dilinin zengin ve derin bir dil olduğunu belirten Karaman, Kürt dilinin tarih boyunca bu topraklarda varlığını sürdürdüğünü belirtti. Kahraman, "Bu dil, bin yıllar boyunca bu topraklarda varlığını sürdürüp gelişmiştir. Kesintisiz bir sürekliliğe sahip olan bu dil; Gutiler, Hurriler, Kassitler, Hititler ve Medler gibi halklar, bu kutsal dili kullanarak büyük medeniyetler inşa etmelerine olanak tanımıştır. Başta Zend-Avesta olmak üzere pek çok önemli eser bu dilde kaleme alınmıştır. Kürt dilinin bu döneminde Baba Tahir Uryan, Ehmedê Xanî ve Fatîma Lûriya gibi şahsiyetlerin eserlerine uzanan serüvenini incelediğimizde, işinin ehli ustalarca yoğrulmuş, muazzam bir derinliğe ve öneme sahip bir edebi gelenekle karşılaşırız" dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>ASİMİLASYON POLİTİKALARI</p>

<p></p>

<p>Kürtçenin zengin mirasının tarih boyunca çeşitli asimilasyonlara maruz kaldığını hatırlatan Karaman, &nbsp; "Asimilasyon süreci, 1925 yılında İsmet İnönü'nün 'Türk Ocakları'nda yaptığı ve katı bir Türk ulusal kimliğinin dayatılması kararının alındığı konuşmanın ardından başladı. Talimat açıktı; Türk, Kürt veya başka dilsel kökenlerden gelen hiç kimse, kendisini Türk dışında bir kimlikle tanımlamayacak ya da Türkçeden başka bir dil konuşmayacaktı. Bu politika 1925'ten itibaren sistematik bir şekilde uygulandı. &nbsp;Latin alfabesi kabul edildi ve Türkçe, tanınan tek dil haline getirildi. Bu zihniyet günümüzde de varlığını sürdürmektedir. 1940 ile 1970 yılları arasında yoğun bir asimilasyon yaşandı. Ancak Kürt halkı, gençler ve eğitimli kesim de dahil olmak üzere bu dönemde bir uyanış yaşadı ve özgürlük mücadelesini başlattı. Söz konusu mücadele bugün de devam etmektedir" ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>İKİ TÜR ASİMİLASYON SÜRECİ&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Asimilasyonun hem Kürtlerin varlığının inkar edilmesi hem de farklı politikalarla yürütüldüğünü ifade eden Karaman, &nbsp;asimilasyon sürecinin iki biçimde gerçekleştiğini söyledi. &nbsp;Karaman, "Bunlardan biri doğal asimilasyon, diğeri ise siyasi politikalarla yürütülen zorunlu asimilasyondur. &nbsp;Bu durum, siyasi boyunduruk altına alma politikasıyla yürütülmektedir. Doğal olarak bu süreç ekonomik ve karşılıklı çıkar ilişkilerine dayalı düzeylerde işler; bu, yalnızca siyasi boyunduruk yoluyla gerçekleşen bir asimilasyon biçimi olmadığı gibi, temel tehlike de bu değildir. Asıl tehlike, bizzat siyasi boyunduruk altına alma olgusunun kendisindedir. Nihayetinde bu süreç, bir halkın niteliğini değiştirir; zira asimilasyon, özünde bir halkın zaman içinde dönüşüme uğratılmasıdır" şeklinde konuştu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>KÜRTÇE İÇİN MÜCADELE KARARLILIĞI</p>

<p></p>

<p>Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nde barış adına atılan adımların olumlu olduğunu ancak yeterli olmadığının altını çizen Karaman, gelinen aşamada anadil sorununun çözümüne dair somut bir adımın atılmadığını belirtti. Karaman, "Dil adına hiçbir şey yapılmadı. &nbsp;Yasal düzenlemeler tek başına her şeyi çözemez; barış yönündeki girişim olumlu bir adım olsa da, tek başına yetersizdir. Anadilimize ilişkin mücadelemizi ve çabalarımızı güçlendirmeli, aktif bir şekilde direniş göstermeliyiz. Henüz resmi statü kazanmamış olsa bile, Kürt dili uğruna verilen mücadeleden vazgeçmemeliyiz. Varlığınız, direnişe ve mücadelenin sürdürülmesine bağlıdır; bunlar olmadan, ne kadar çabalarsanız çabalayın, varlığınızı yitirirsiniz" diye değerlendirdi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>DİL KURUMLARININ GÖREVLERİ&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Sivil toplum kuruluşlarına ve dil kurumlarına büyük görev düştüğünü belirten Karaman, temel hedeflerinin Kürt çocuklarının eğitim hayatları boyunca anadillerinde eğitim görmelerini sağlamak olduğunu ifade etti. Karaman, "Bu hususta tetikte olmalı, aktif bir mücadele ve çaba içinde bulunmalıyız. Yürütülen çalışma, tıpkı bir atölye faaliyeti gibidir; tek seferlik veya durağan bir iş değildir. Aksine bu çalışma, belirli talepler ve mevcut kaynaklar doğrultusunda ilerler. Temel hedefimiz, Kürt çocuklarının okul öncesinden eğitimlerinin son aşamasına kadar anadillerinde eğitim görmeleridir. Ne de olsa dilin özgürlüğü ile vatanın özgürlüğü birbirinden kopmaz bağdır" dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>DİL MESELESİNİN HAYATİ ÖNEMİ</p>

<p></p>

<p>Her dilin özgürce, herhangi bir kısıtlamaya maruz kalmadan kullanılabilmesi gerektiğini de belirten Karaman, şöyle devam etti: “Kürt dilinin özgür olmasını istiyoruz. Üstelik sadece Kürtçenin değil, halk tarafından konuşulan her dilin özgür ve kısıtlamalardan uzak olmasını arzuluyoruz. &nbsp;Kürtçenin değil, halk tarafından konuşulan her dilin özgür ve kısıtlamalardan uzak olmasını arzuluyoruz. Okullar burada hayati bir rol oynamaktadır; zira yaklaşık sekiz milyon Kürt çocuk ve genci buralarda eğitim görmektedir. Demokrasi ve barışı arzuluyor olsak da, dil meselesi hayati önemini korumaktadır. Özgürlük anı yaklaştıkça, bu özlem giderek daha da güçlenmektedir."</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 06 Sep 26 10:02:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/anadilde-egitim-cagrisi-mucadeleden-vazgecmemeliyiz-h107932.html">Anadilde eğitim çağrısı: Mücadeleden vazgeçmemeliyiz</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/nepal-de-sel-4-bin-kisi-kayip-h107931.html</link>
		<title>Nepal&amp;#039;de sel: 4 bin kişi kayıp</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Nepal’in Çin sınırına yakın Rasuwa bölgesi ve çevresinde meydana gelen sel nedeniyle kaybolan 4 bin kişi aranıyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>ABD&nbsp;Jeolojik Araştırmalar Merkezi, 26 Ağustos’ta bölgede buzul çökmesi nedeniyle 5,2 büyüklüğünde sismik hareket meydana geldiğini ve bunun sele neden olduğunu açıklamıştı.</p>

<p>Selde şu ana kadar 1342 kişi hayatını kaybetti. Kayıp 4 bin kişi için arama kurtarma çalışmaları devam ediyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 05 Sep 26 22:03:41 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/nepal-de-sel-4-bin-kisi-kayip-h107931.html">Nepal&amp;#039;de sel: 4 bin kişi kayıp</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/spor/besiktas-fenerbahce-yi-2-1-yendi-h107930.html</link>
		<title>Beşiktaş Fenerbahçe&amp;#039;yi 2-1 yendi</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Trendyol Süper Lig’in dördüncü haftasında Beşiktaş Fenerbahçe’yi 2-1 yendi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Chobani Stadı’nda oynanan karşılaşmada Beşiktaş’ın gollerini Rıdvan Yılmaz ve Dušan Vlahović attı.</p>

<p>Maçta Fenerbahçe’nin tek golünüyse Milan Škriniar attı.</p>

<p>Derbiyi hakem Halil Umut Meler yönetti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 05 Sep 26 22:02:23 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/spor/besiktas-fenerbahce-yi-2-1-yendi-h107930.html">Beşiktaş Fenerbahçe&amp;#039;yi 2-1 yendi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/hesek-kurtce-egitim-karari-protesto-edildi-h107929.html</link>
		<title>Hesekê Kürtçe eğitim kararı protesto edildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Hesekê’de halk, Suriye Geçici Hükümeti&#039;nin Kürtçe derslerinin haftada 3 saat ve seçmeli olarak verilmesi yönündeki kararını protesto etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Hesekê halkı, Suriye Geçici Hükümeti Eğitim Bakanlığı’nın Kürtçe derslerinin haftada 3 saat ve seçmeli olarak verilmesi yönündeki kararına karşı protesto eylemi düzenledi. Sînalko Kavşağı’nda bir araya gelen yurttaşlar, üzerinde “Bê ziman jiyan nabe” ve “Ziman hebûna me ye” yazılı pankartlar açarak sloganlar eşliğinde Kevok Kavşağı’na kadar yürüdü. Yürüyüş, Kevok Kavşağı’nda mitinge dönüştü. Burada bir dakikalık saygı duruşunda bulunulmasının ardından öğretmen Mihemed Haco, kitle adına basın açıklamasını okudu.</p>

<p></p>

<p>Açıklamada, Bakanlığın kararının bilimsel, sosyal ve demokratik açıdan uygun olmadığı vurgulanarak, hukuki açıdan da halkların haklarına aykırı olduğu ifade edildi. Cizîr bölgesinde 14 yıldır birinci sınıftan üniversiteye kadar öğrencilerin Kürtçe, Arapça, Süryanice ve Ermenice dillerinde eğitim gördüğü hatırlatılan açıklamada, anadilde eğitim hakkının evrensel bir hak olduğun altı çizildi. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>Açıklamada “Anadilde eğitim hakkı evrensel bir haktır. Bu hak, Birleşmiş Milletler belgelerinde tüm halklar için tanınmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu hakkı Kürt halkından alması kabul edilemez. Hiçbir güç, devlet veya kurum halkların haklarını ortadan kaldıramaz” denildi.</p>

<p></p>

<p>Kararın en kısa sürede düzeltilmesi ve uygun bir çözüm bulunması çağrısının yapıldığı açıklamada, Suriye Geçici Hükümeti’nin tüm bileşenlerin haklarını koruyacağı ve onlara saygı göstereceği yönünde verdiği sözler hatırlatıldı. Açıklamada, “Suriye Geçici Hükümeti halkın haklarını koruyacağına ve tüm bileşenlere saygı göstereceğine dair onlarca kez söz verdi. Hükümetin sözünü tutmasını ve yaşanan haksızlığı düzeltmesini istiyoruz” ifadeleri kullanıldı.</p>

<p></p>

<p>‘DİL VAROLUŞTUR’&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Açıklamanın sonunda dilin halkların varlığı açısından taşıdığı öneme dikkat çekilerek şunlara yer verildi: “Dil bir halkın varoluşudur; dil olmazsa halkların varoluşu tehlikededir. Dil meselesi bizim için varoluş ve yok oluş meselesidir. Suriye Geçici Hükümeti’nin ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu konuya hassasiyet ve adaletle yaklaşmasını ve Kürtçe eğitim alma hakkımızı tanımasını istiyoruz.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 05 Sep 26 22:01:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/hesek-kurtce-egitim-karari-protesto-edildi-h107929.html">Hesekê Kürtçe eğitim kararı protesto edildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/agir-belediyesi-esbaskani-memet-akkus-yasamini-yitirdi-h107928.html</link>
		<title>Agirî Belediyesi Eşbaşkanı Memet Akkuş yaşamını yitirdi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Agirî Belediyesi Eşbaşkanı Memet Akkuş kanser hastalığı sebebiyle yaşamını yitirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Agirî Belediyesi Eşbaşkanı Memet Akkuş uzun süredir mücadele ettiği kanser hastalığına yenik düşerek yaşamını yitirdi. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Yerel Yönetimler Kurulu sanal medya hesabın Akkuş’un yaşamını yitirmesine ilişkin şu mesajı paylaştı: “Ömrünü barış ve demokrasi mücadelesine adayan yol arkadaşımız Memet Akkuş’u, ortaya koyduğu emek, mücadele azmi ve halkına olan bağlılığıyla her daim hatırlayacağız. 2024 yılında seçildiği Ağrı Belediye Eşbaşkanlığı görevi boyunca Ağrı halkının büyük sevgisini ve saygısını kazanan Memet Akkuş’un bıraktığı mücadele mirasını, yol arkadaşları olarak büyütmeye devam edeceğimizin sözünü veriyoruz. Memet Akkuş’a Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine, yol arkadaşlarına ve tüm partililerimize başsağlığı diliyoruz.”</p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 05 Sep 26 22:00:22 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/agir-belediyesi-esbaskani-memet-akkus-yasamini-yitirdi-h107928.html">Agirî Belediyesi Eşbaşkanı Memet Akkuş yaşamını yitirdi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/devlet-bahceliden-cerceve-yasa-yorumu-toplumsal-mutabakati-guclendirdi-h107927.html</link>
		<title>Devlet Bahçeliden çerçeve yasa yorumu: Toplumsal mutabakatı güçlendirdi</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, çözüm süreci, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nda (TBMM) kabul edilen çerçeve yasa, Mekke Anlaşması, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve yeni anayasa tartışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Bahçeli,&nbsp;Habertürk&nbsp;TV’nin&nbsp;sorularını&nbsp;yanıtladı.</p>

<p>“467&nbsp;oyla&nbsp;kabul&nbsp;edilmesini&nbsp;ben&nbsp;debeklemiyordum”</p>

<p>Meclis’te&nbsp;kurulan&nbsp;komisyonun&nbsp;çalışmalarınıdeğerlendiren&nbsp;Bahçeli,&nbsp;komisyonun&nbsp;geniş&nbsp;katılımlafaaliyet&nbsp;yürüttüğünü&nbsp;söyledi.</p>

<p>Komisyonda&nbsp;sağlanan&nbsp;mutabakatın&nbsp;kamuoyunayansıyan&nbsp;tartışmalarla&nbsp;birlikte&nbsp;çerçeve&nbsp;yasanın&nbsp;kabuledilmesinde&nbsp;etkili&nbsp;olduğunu&nbsp;belirten&nbsp;Bahçeli,&nbsp;yasanın467&nbsp;oyla&nbsp;kabul&nbsp;edilmesine&nbsp;ilişkin&nbsp;şunları&nbsp;söyledi:</p>

<p>“Doğrusu&nbsp;467&nbsp;rakamını&nbsp;ben&nbsp;de&nbsp;beklemiyordum.&nbsp;Amabu&nbsp;düzeyde&nbsp;bir&nbsp;kabul,&nbsp;toplumsal&nbsp;mutabakatıngenişlemesine&nbsp;ve&nbsp;dayanışmanın&nbsp;güçlenmesine&nbsp;vesileoldu.&nbsp;Bu&nbsp;süreci&nbsp;fevkalade&nbsp;güçlü&nbsp;kılan&nbsp;bir&nbsp;husustur.”</p>

<p>Bahçeli,&nbsp;TBMM’teki&nbsp;bu&nbsp;mutabakatın&nbsp;sahaya&nbsp;dayansıdığını&nbsp;savundu.&nbsp;Parti&nbsp;teşkilatlarının&nbsp;bölgekentlerinde&nbsp;halkla&nbsp;temas&nbsp;halinde&nbsp;olduğunu&nbsp;belirtenBahçeli,&nbsp;sürecin&nbsp;ardından&nbsp;aşiret&nbsp;liderleri,&nbsp;kanaatönderleri&nbsp;ve&nbsp;toplumun&nbsp;farklı&nbsp;kesimlerinden&nbsp;MHP’yeziyaretlerin&nbsp;arttığını&nbsp;söyledi.</p>

<p>Bahçeli,&nbsp;“Muazzam&nbsp;bir&nbsp;kaynaşmaya&nbsp;vesile&nbsp;oldu.Halen&nbsp;de&nbsp;devam&nbsp;ediyor”&nbsp;dedi.</p>

<p>1&nbsp;Ekim’deki&nbsp;el&nbsp;sıkışma</p>

<p>Bahçeli,&nbsp;çözüm&nbsp;sürecinin&nbsp;başlangıcına&nbsp;ilişkindeğerlendirmesinde,&nbsp;1&nbsp;Ekim&nbsp;2024’te&nbsp;TBMM’ninaçılışında&nbsp;DEM&nbsp;Parti&nbsp;sıralarına&nbsp;giderekmilletvekilleriyle&nbsp;el&nbsp;sıkışmasını&nbsp;da&nbsp;anlattı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı&nbsp;Recep&nbsp;Tayyip&nbsp;Erdoğan’ın&nbsp;TBMM’ninaçılışında&nbsp;iktidar&nbsp;ve&nbsp;muhalefetin&nbsp;aynı&nbsp;çatı&nbsp;altındaişbirliği&nbsp;yapmasına&nbsp;yönelik&nbsp;çağrısının&nbsp;ardındanCumhur&nbsp;İttifakı&nbsp;milletvekilleri&nbsp;olarak&nbsp;ayağa&nbsp;kalktıklarınıbelirten&nbsp;Bahçeli,&nbsp;daha&nbsp;sonra&nbsp;DEM&nbsp;Parti&nbsp;sıralarınadoğru&nbsp;ilerlediğini&nbsp;söyledi.</p>

<p>Bahçeli,&nbsp;“Onların&nbsp;bir&nbsp;taziyeleri&nbsp;vardı,&nbsp;onu&nbsp;yerinegetirirken&nbsp;el&nbsp;sıkışma&nbsp;gerçekleşti.&nbsp;Onlar&nbsp;da&nbsp;şaşırdı.Tabii&nbsp;kamuoyunun&nbsp;da&nbsp;çok&nbsp;dikkatini&nbsp;çekti”&nbsp;ifadelerinikullandı.</p>

<p>Bu&nbsp;adımın&nbsp;ardından&nbsp;22&nbsp;Ekim&nbsp;2024’teki&nbsp;gruptoplantısında&nbsp;PKK’nin&nbsp;feshedilmesi&nbsp;ve&nbsp;silah&nbsp;bırakmasıçağrısında&nbsp;bulunduğunu&nbsp;hatırlatan&nbsp;Bahçeli,sonrasında&nbsp;sürecin&nbsp;hızlandığını&nbsp;belirtti.</p>

<p>“İmralı’ya&nbsp;heyetler&nbsp;gitti.&nbsp;Çeşitli&nbsp;temaslar&nbsp;oldu.&nbsp;Bizegelenler&nbsp;oldu.&nbsp;O&nbsp;günlerde&nbsp;başlayan&nbsp;bu&nbsp;konuşmalarsüreci&nbsp;verimli&nbsp;bir&nbsp;noktaya&nbsp;getirdi”&nbsp;dedi.</p>

<p>Kamuoyu&nbsp;araştırmalarına&nbsp;tepki</p>

<p>Bahçeli,&nbsp;son&nbsp;dönemde&nbsp;kamuoyu&nbsp;araştırmalarınayönelik&nbsp;eleştirilerini&nbsp;de&nbsp;yineledi.</p>

<p>Kamuoyu&nbsp;araştırmalarının&nbsp;yasal&nbsp;bir&nbsp;düzenlemeyle&nbsp;elealınması&nbsp;gerektiğini&nbsp;savunan&nbsp;Bahçeli,&nbsp;“Toplum&nbsp;doğrubilgilerle&nbsp;aydınlatılmalı.&nbsp;Önüne&nbsp;gelenin&nbsp;araştırmayapması&nbsp;ve&nbsp;ilan&nbsp;etmesi&nbsp;doğru&nbsp;değil”&nbsp;dedi.</p>

<p>Bahçeli,&nbsp;bazı&nbsp;araştırmaların&nbsp;kamuoyunubilgilendirmek&nbsp;yerine&nbsp;algı&nbsp;oluşturma&nbsp;amacıtaşıyabileceğini&nbsp;ileri&nbsp;sürdü.</p>

<p>Amedspor&nbsp;üzerinden&nbsp;yapılan&nbsp;bir&nbsp;araştırmaya&nbsp;ilişkindeğerlendirmesinde&nbsp;ise&nbsp;sporun&nbsp;kimlik&nbsp;tartışmalarınınparçası&nbsp;haline&nbsp;getirilmesine&nbsp;karşı&nbsp;olduğunu&nbsp;belirtti.</p>

<p>Bahçeli,&nbsp;futbolun&nbsp;yalnızca&nbsp;sahadaki&nbsp;mücadeledenibaret&nbsp;olmadığını,&nbsp;tribünlerdeki&nbsp;atmosferin&nbsp;de&nbsp;önemliolduğunu&nbsp;söyledi.&nbsp;Tribünlerdeki&nbsp;hareketliliğinkontrolsüz&nbsp;hale&nbsp;gelmesinden&nbsp;endişe&nbsp;duyduğunu&nbsp;ifadeeden&nbsp;Bahçeli,&nbsp;geçmişte&nbsp;bir&nbsp;Beşiktaş&nbsp;maçında&nbsp;atılansloganlar&nbsp;nedeniyle&nbsp;kulüp&nbsp;üyeliğinden&nbsp;ayrıldığınıhatırlattı.</p>

<p>“Spor&nbsp;birleştiren,&nbsp;bütünleştiren&nbsp;bir&nbsp;aktiviteolmalı”</p>

<p>Bahçeli,&nbsp;sporun&nbsp;siyasi&nbsp;ve&nbsp;kimlik&nbsp;tartışmalarıylailişkilendirilmesini&nbsp;de&nbsp;eleştirdi.</p>

<p>“Ne&nbsp;olduğu&nbsp;belirsiz&nbsp;bir&nbsp;araştırma&nbsp;üzerinden&nbsp;siyasetin,sporun&nbsp;ve&nbsp;kimliğin&nbsp;iç&nbsp;içe&nbsp;girdiğini&nbsp;söylemek&nbsp;ve&nbsp;sporukimlikle&nbsp;eşleştirmek&nbsp;gaflettir”&nbsp;diyen&nbsp;Bahçeli,&nbsp;şöyledevam&nbsp;etti:</p>

<p>“Siyasi&nbsp;görüşü,&nbsp;etnik&nbsp;kökeni,&nbsp;mezhebi,&nbsp;meşrebi&nbsp;neolursa&nbsp;olsun&nbsp;spor;&nbsp;birleştiren,&nbsp;bütünleştiren,&nbsp;herkesikucaklaması&nbsp;gereken&nbsp;bir&nbsp;aktivitedir.”</p>

<p>Dini&nbsp;hayat&nbsp;araştırmasına&nbsp;tepki</p>

<p>Bahçeli,&nbsp;Türkiye’deki&nbsp;dini&nbsp;yaşama&nbsp;ilişkin&nbsp;bazı&nbsp;iddialariçeren&nbsp;araştırmaya&nbsp;da&nbsp;tepki&nbsp;gösterdi.</p>

<p>Araştırmanın&nbsp;kim&nbsp;tarafından&nbsp;yapıldığının&nbsp;ve&nbsp;ne&nbsp;kadarsağlıklı&nbsp;olduğunun&nbsp;sorgulanması&nbsp;gerektiğini&nbsp;belirtenBahçeli,&nbsp;hassas&nbsp;konular&nbsp;üzerinden&nbsp;toplumunayrıştırılmasının&nbsp;ciddi&nbsp;sonuçlara&nbsp;yol&nbsp;açabileceğinisöyledi.</p>

<p>Bahçeli,&nbsp;“İslami&nbsp;araştırma&nbsp;adı&nbsp;altında&nbsp;milletimiziköksüz,&nbsp;kişiliksiz,&nbsp;dinsiz&nbsp;bir&nbsp;toplum&nbsp;gibi&nbsp;göstermek,büyük&nbsp;bir&nbsp;saptırma&nbsp;ve&nbsp;bir&nbsp;beşinci&nbsp;kol&nbsp;faaliyetidir”ifadelerini&nbsp;kullandı.</p>

<p>“Mekke&nbsp;Anlaşması&nbsp;stratejik&nbsp;değere&nbsp;sahip”</p>

<p>Bahçeli,&nbsp;Türkiye,&nbsp;Pakistan&nbsp;ve&nbsp;Suudi&nbsp;Arabistanarasında&nbsp;imzalanan&nbsp;Mekke&nbsp;Anlaşması’na&nbsp;ilişkin&nbsp;dedeğerlendirmelerde&nbsp;bulundu.</p>

<p>Anlaşmayı&nbsp;“fevkalade&nbsp;sağlıklı&nbsp;ve&nbsp;önemli”&nbsp;olaraknitelendiren&nbsp;Bahçeli,&nbsp;ittifakın&nbsp;başka&nbsp;ülkelerinkatılımıyla&nbsp;genişlemesinin&nbsp;stratejik&nbsp;önem&nbsp;taşıdığınısöyledi.</p>

<p>Bahçeli,&nbsp;İslam&nbsp;dünyasının&nbsp;sahip&nbsp;olduğu&nbsp;nüfus&nbsp;vedoğal&nbsp;kaynak&nbsp;potansiyeline&nbsp;rağmen&nbsp;bu&nbsp;gücüyeterince&nbsp;değerlendiremediğini&nbsp;savundu.</p>

<p>“Türkiye’nin&nbsp;liderliğinde&nbsp;bu&nbsp;çalışmalar&nbsp;yürütüldüğütakdirde&nbsp;bu&nbsp;durum&nbsp;bizi&nbsp;merkeze&nbsp;taşır,&nbsp;dünyada&nbsp;çokdaha&nbsp;itibarlı&nbsp;hale&nbsp;getirir”&nbsp;diyen&nbsp;Bahçeli,&nbsp;Pakistan&nbsp;veSuudi&nbsp;Arabistan’ın&nbsp;yanı&nbsp;sıra&nbsp;diğer&nbsp;ülkelerin&nbsp;dekatılımıyla&nbsp;ittifakın&nbsp;güçleneceğini&nbsp;ifade&nbsp;etti.</p>

<p>“Sistemin&nbsp;sağlıklı&nbsp;işlemesi&nbsp;için&nbsp;anayasaya&nbsp;ihtiyaçvar”</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı&nbsp;Hükümet&nbsp;Sistemi’nin&nbsp;ikincidönemine&nbsp;ilişkin&nbsp;de&nbsp;konuşan&nbsp;Bahçeli,&nbsp;Türkiye’ninsiyasi&nbsp;istikrara&nbsp;ihtiyacı&nbsp;olduğunu&nbsp;söyledi.</p>

<p>Sistemin&nbsp;siyasi&nbsp;istikrarı&nbsp;sağladığını&nbsp;savunan&nbsp;Bahçeli,geçen&nbsp;iki&nbsp;dönemde&nbsp;ortaya&nbsp;çıkan&nbsp;bazı&nbsp;uygulamalarıngözden&nbsp;geçirilmesi&nbsp;gerektiğini&nbsp;belirtti.</p>

<p>Bahçeli,&nbsp;“Her&nbsp;şeyden&nbsp;evvel&nbsp;sistemin&nbsp;sağlıklı&nbsp;işlemesiiçin&nbsp;bir&nbsp;anayasaya&nbsp;ihtiyaç&nbsp;vardır”&nbsp;dedi.</p>

<p>Seçim&nbsp;Kanunu&nbsp;ve&nbsp;Siyasi&nbsp;Partiler&nbsp;Kanunu’ndadeğişiklik&nbsp;yapılması&nbsp;önerisini&nbsp;de&nbsp;değerlendirenBahçeli,&nbsp;sistemin&nbsp;güçlendirilmesi&nbsp;ve&nbsp;aksaklıklarıngiderilmesi&nbsp;amacıyla&nbsp;değişikliklerin&nbsp;ele&nbsp;alınmasıgerektiğini&nbsp;söyledi.</p>

<p>Bu&nbsp;çalışmaların&nbsp;yalnızca&nbsp;siyasi&nbsp;partiler&nbsp;tarafındanyürütülmemesi&nbsp;gerektiğini&nbsp;belirten&nbsp;Bahçeli,&nbsp;siviltoplum&nbsp;kuruluşları,&nbsp;aydınlar&nbsp;ve&nbsp;akademisyenlerin&nbsp;desürece&nbsp;dahil&nbsp;edilmesi&nbsp;gerektiğini&nbsp;ifade&nbsp;etti.</p>

<p>Bahçeli,&nbsp;söz&nbsp;konusu&nbsp;değişikliklerin&nbsp;yeni&nbsp;anayasaçalışmasıyla&nbsp;uyumlu&nbsp;şekilde&nbsp;ele&nbsp;alınması&nbsp;gerektiğinikaydetti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 05 Sep 26 16:20:46 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/devlet-bahceliden-cerceve-yasa-yorumu-toplumsal-mutabakati-guclendirdi-h107927.html">Devlet Bahçeliden çerçeve yasa yorumu: Toplumsal mutabakatı güçlendirdi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/selcuk-mizrakli-ucak-biletini-aldi-sali-aksami-diyarbakirda-h107926.html</link>
		<title>Selçuk Mızraklı uçak biletini aldı: Salı akşamı Diyarbakırda olacak</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı’nın salı günü tahliye edileceği bildirildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Mızraklı’nın&nbsp;cezaevinden&nbsp;tahliye&nbsp;edileceğini,&nbsp;aynıcezaevinde&nbsp;bulunan&nbsp;Eski&nbsp;HDP&nbsp;Eş&nbsp;Genel&nbsp;BaşkanıSelahattin&nbsp;Demirtaş&nbsp;duyurdu.</p>

<p>Demirtaş,&nbsp;Mızraklı’nın&nbsp;tahliye&nbsp;edileceğini&nbsp;şu&nbsp;sözlerleaçıkladı:</p>

<p>“Son&nbsp;beş&nbsp;yıldır&nbsp;ben&nbsp;ona&nbsp;emanettim,&nbsp;o&nbsp;bana&nbsp;emanetti.Salı&nbsp;sabahı&nbsp;buradan&nbsp;çıkacak,&nbsp;akşamına&nbsp;da&nbsp;DiyarbakırHavaalanı’nda&nbsp;olacak.&nbsp;Artık&nbsp;size&nbsp;emanettir.”</p>

<p>Demirtaş’ın&nbsp;açıklamasının&nbsp;ardından&nbsp;Rûdaw&nbsp;DiyarbakırTemsilcisi&nbsp;Maşallah&nbsp;Dekak,&nbsp;Mızraklı’nın&nbsp;tahliyesonrası&nbsp;programına&nbsp;ilişkin&nbsp;bilgilere&nbsp;ulaştı.</p>

<p>Edinilen&nbsp;bilgilere&nbsp;göre&nbsp;Mızraklı&nbsp;için&nbsp;uçak&nbsp;bileti&nbsp;alındı.Mızraklı,&nbsp;Edirne’den&nbsp;İstanbul’a&nbsp;geçecek&nbsp;ve&nbsp;aynı&nbsp;günsaat&nbsp;19.30’da&nbsp;İstanbul’dan&nbsp;Diyarbakır’a&nbsp;hareketedecek.</p>

<p>Mızraklı&nbsp;ve&nbsp;beraberindekilerin&nbsp;saat&nbsp;21.30&nbsp;sıralarındaDiyarbakır&nbsp;Havalimanı’nda&nbsp;olması&nbsp;bekleniyor.</p>

<p>Diyarbakır’da&nbsp;karşılama&nbsp;yapılacak</p>

<p>Selçuk&nbsp;Mızraklı’nın&nbsp;Diyarbakır&nbsp;Havalimanı’ndakarşılanması&nbsp;planlanıyor.</p>

<p>Ancak&nbsp;karşılamanın&nbsp;nerede&nbsp;ve&nbsp;nasıl&nbsp;yapılacağınailişkin&nbsp;program&nbsp;henüz&nbsp;netleşmiş&nbsp;değil.&nbsp;Önümüzdekigünlerde&nbsp;karşılamaya&nbsp;ilişkin&nbsp;detayların&nbsp;kesinleşmesibekleniyor.</p>

<p>Selçuk&nbsp;Mızraklı&nbsp;kimdir,&nbsp;neden&nbsp;cezaevinde&nbsp;yattı?</p>

<p>Selçuk&nbsp;Mızraklı,&nbsp;1963&nbsp;yılında&nbsp;Urfa'nın&nbsp;Siverekilçesinde&nbsp;doğdu.&nbsp;Tıp&nbsp;eğitimi&nbsp;aldı&nbsp;ve&nbsp;uzun&nbsp;yıllar&nbsp;hekimolarak&nbsp;çalıştı.&nbsp;Daha&nbsp;sonra&nbsp;siyasete&nbsp;giren&nbsp;Mızraklı,&nbsp;31Mart&nbsp;2019&nbsp;yerel&nbsp;seçimlerinde&nbsp;HDP’nin&nbsp;DiyarbakırBüyükşehir&nbsp;Belediye&nbsp;Başkan&nbsp;adayı&nbsp;oldu.</p>

<p>Mızraklı,&nbsp;seçimde&nbsp;oyların&nbsp;çoğunluğunu&nbsp;alarakDiyarbakır&nbsp;Büyükşehir&nbsp;Belediye&nbsp;Eşbaşkanı&nbsp;seçildi.</p>

<p>Ancak&nbsp;görev&nbsp;süresi&nbsp;uzun&nbsp;sürmedi.&nbsp;İçişleri&nbsp;Bakanlığı,19&nbsp;Ağustos&nbsp;2019’da&nbsp;Mızraklı’yı&nbsp;görevdenuzaklaştırarak&nbsp;yerine&nbsp;kayyum&nbsp;atadı.&nbsp;Mızraklı,&nbsp;aynı&nbsp;yılağustos&nbsp;ayında&nbsp;gözaltına&nbsp;alındı&nbsp;ve&nbsp;daha&nbsp;sonratutuklandı.</p>

<p>Hakkında&nbsp;“silahlı&nbsp;terör&nbsp;örgütüne&nbsp;üye&nbsp;olmak”suçlamasıyla&nbsp;dava&nbsp;açılan&nbsp;Mızraklı,&nbsp;2020&nbsp;yılındaDiyarbakır&nbsp;9.&nbsp;Ağır&nbsp;Ceza&nbsp;Mahkemesi&nbsp;tarafından&nbsp;9&nbsp;yıl&nbsp;4ay&nbsp;hapis&nbsp;cezasına&nbsp;çarptırıldı.</p>

<p>Mızraklı&nbsp;hakkındaki&nbsp;yargılama&nbsp;sürecinde&nbsp;savcılık&nbsp;vemahkeme,&nbsp;bazı&nbsp;tanık&nbsp;ve&nbsp;diğer&nbsp;delillere&nbsp;dayanarakterör&nbsp;örgütü&nbsp;üyeliği&nbsp;suçlamasının&nbsp;oluştuğunusavundu.&nbsp;Mızraklı&nbsp;ise&nbsp;suçlamaları&nbsp;kabul&nbsp;etmedi&nbsp;vesiyasi&nbsp;faaliyetleri&nbsp;nedeniyle&nbsp;yargılandığını&nbsp;belirterekhakkındaki&nbsp;suçlamaların&nbsp;dayanaksız&nbsp;olduğunusavundu.</p>

<p>İstinaf&nbsp;mahkemesi&nbsp;ve&nbsp;Yargıtay&nbsp;aşamalarının&nbsp;ardındanMızraklı’nın&nbsp;hapis&nbsp;cezası&nbsp;kesinleşti.</p>

<p>Mızraklı,&nbsp;cezaevinde&nbsp;bulunduğu&nbsp;dönemde&nbsp;de&nbsp;siyasive&nbsp;hukuki&nbsp;tartışmaların&nbsp;gündeminde&nbsp;kaldı.&nbsp;Tahliyekararıyla&nbsp;birlikte&nbsp;yaklaşık&nbsp;beş&nbsp;yıllık&nbsp;cezaevi&nbsp;sürecininardından&nbsp;yeniden&nbsp;Diyarbakır’a&nbsp;dönmesi&nbsp;bekleniyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 05 Sep 26 16:19:43 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/selcuk-mizrakli-ucak-biletini-aldi-sali-aksami-diyarbakirda-h107926.html">Selçuk Mızraklı uçak biletini aldı: Salı akşamı Diyarbakırda olacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/abdullah-ocalan-guven-olmadan-hicbir-demokratik-donusum-kalici-h107925.html</link>
		<title>Abdullah Öcalan: Güven olmadan hiçbir demokratik dönüşüm kalıcı hale gelmez</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Kürt Kültür Festivali’ne mesaj gönderen Abdullah Öcalan, “Eleştirilerle yeni dönenim eksikliklerini hep beraber tamamlayalım. Bunun için öncelikle güven yaratılmalıdır. Güven olmadan hiçbir demokratik dönüşüm kalıcı hale gelemez” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, Dortmund’da devam eden 34. Uluslararası Kürt Kültür Festivali’ne mesaj gönderdi. Abdullah Öcalan’ın mesajını İmralı Sekretaryası Üyesi Veysi Aktaş okudu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Abdullah Öcalan mesajında "Bizim ulaştığımız temel yaklaşım demokratik entegrasyondur. Demokratik entegrasyon, herhangi bir toplumun kendi kimliğinden, kültüründen ya da toplumsal varlığından vazgeçmesi anlamına gelmez. Tam tersine, insanların kendi kimlikleriyle toplum içinde özgürce var olabilmeleri ve toplumsal 34.yaşamlarını demokratik yollarla örgütleyebilmeleri anlamına gelir" dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Abdullah Öcalan, "Önümüzde daha kolay değil, daha zorlu bir mücadele var" diye de ekledi. &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Abdullah Öcalan’ın mesajı şu şekilde: &nbsp;</p>

<p>&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;</p>

<p>“Kültür Konferansı’na;</p>

<p></p>

<p>Değerli dostlar, sevgili katılımcılar,</p>

<p></p>

<p>Sizleri düzenlediğiniz Kültür Festivali vesilesiyle selamlıyorum. Bu buluşmanın özgürlük arayışınıza, kültürlerin birbirini daha yakından tanımasına ve ortak bir gelecek düşüncesinin güçlenmesine katkı sunmasını diliyorum. Bugün yeni bir dönemin eşiğindeyiz. Geçmişin çatışmalarını ve acılarını geride bırakırken, o yaşananlardan ders çıkararak önümüzde yeni bir yol açmak zorundayız. Bu yolun temelinde demokratik toplum, demokratik siyaset ve halkların özgürce bir arada yaşayabilmesi vardır.</p>

<p></p>

<p>Kimlikler, diller ve kültürler baskıyla ortadan kaldırılamaz</p>

<p></p>

<p>Genel ilkedir; toplumlar yok olmaz. Kimlikler, diller ve kültürler baskıyla ortadan kaldırılamaz. Meselemiz farklılıkları birbirine karşı konumlandırmak değil, her halkın kendi kimliği ve kültürüyle özgürce var olabildiği, birlikte yaşamanın mümkün olduğu demokratik bir düzen kurabilmektir. &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Değerli halkımız, kıymetli katılımcılar,</p>

<p></p>

<p>Geliştirdiğimiz Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ni de bu tarihsel çerçevede değerlendirmek gerekir. Bu süreç yalnızca yeni bir siyasi tutumun açıklanması değildir. Aynı zamanda eski bir mücadele biçiminin geride bırakılması ve yeni bir dönemin başlatılması yönünde ortaya konulan bir iradedir.</p>

<p></p>

<p>Peki, eski olanın yerine ne koyacağız?</p>

<p></p>

<p>Bizim ulaştığımız temel yaklaşım demokratik entegrasyondur. Demokratik entegrasyon, herhangi bir toplumun kendi kimliğinden, kültüründen ya da toplumsal varlığından vazgeçmesi anlamına gelmez. Tam tersine, insanların kendi kimlikleriyle toplum içinde özgürce var olabilmeleri ve toplumsal 34.yaşamlarını demokratik yollarla örgütleyebilmeleri anlamına gelir. Sürgüne gönderilmiş ya da yasadışı ilan edilmişlerin topraklarına geri dönmesi, demokratik siyaset yapabilmesi ve kendi geleceğinin kurulmasına katılabilmesi önümüzdeki temel görevlerden biridir. Bunu özgürlükten vazgeçmek olarak görmek doğru değildir. Böyle bir yaklaşım, yaşanan tarihsel deneyimin ve bugün önümüzde duran ihtiyaçların doğru okunmadığını gösterir. Aksine, burada söz konusu olan, kendi tarihsel deneyimini değerlendiren, şiddet ve savaş yerine demokratik siyasetin gücünü esas alan barışçı bir dönüşümdür. Bundan sonra daha fazla siyasete, daha fazla örgütlenmeye ve daha güçlü bir demokratik mücadeleye ihtiyaç var.</p>

<p></p>

<p>Yerelin iradesi söz ve karar sahibi olmalıdır</p>

<p></p>

<p>Benim toplumculuk anlayışım da budur. Toplumun kendisini örgütleyebilmesi, devletin yerine toplumu koymak değildir. Asıl mesele, toplumu demokratik yaşamın etkin ve kurucu öznesi haline getirmektir. Bu nedenle demokratik yaşamı yalnızca parlamento ve siyasi partilerdeki temsille sınırlı görmemek gerekir. Yerel yönetimler, kültür ve eğitim alanları, kadın örgütlenmeleri, gençlik çalışmaları, kooperatifler ve insanların kendi yaşamları etrafında oluşturduğu bütün örgütlenmeler demokratik yaşamın önemli parçalarıdır. Bugün Avrupa'da olduğu gibi dünyanın birçok yerinde de karşımızdaki temel sorunlardan biri, toplumların sahip olduğu doğal ve ekonomik kaynakların toplumun rızası dışında kullanılmasıdır. Yeraltı ve yerüstü kaynaklarının uluslararası şirketler tarafından sınırsız biçimde tüketilmesine, yerel halkların iradesinin yok sayılmasına karşı demokratik haklarımızı kullanmalıyız. Bir bölgede maden, petrol, su ya da başka bir doğal kaynak varsa, o kaynağın nasıl kullanılacağı konusunda orada yaşayan insanların söz ve karar hakkı olmalıdır. Yerelin iradesi yalnızca görüşü alınan bir irade olmamalı; kararların alınmasında gerçek bir söz sahibi olmalıdır.</p>

<p></p>

<p>Urfa bunun çarpıcı örneklerinden biridir. Neolitik kültürün en önemli merkezlerinden biri olan bu coğrafyada bugün hâlâ ciddi bir yoksulluk ve işsizlik yaşanıyor. Urfalılar dünyanın dört bir yanına dağılmış durumda. Bu tablo bize toplumun kendi kaynakları ve kendi geleceği üzerindeki söz hakkını kaybetmesinin ne gibi sonuçlar doğurabileceğini de gösteriyor.</p>

<p></p>

<p>Bu vesileyle kadınların kendi yaşamları üzerindeki karar hakkının da altını özellikle çizmek istiyorum. Kadının özgür olmadığı bir toplumda gerçek anlamda demokratik bir toplumdan söz edemeyiz. Kadının yaşamına ve özgür iradesine yönelik her türlü zorlayıcı müdahale kabul edilemez.</p>

<p></p>

<p>Demokratik çözümün bir diğer temel boyutu ise kimlik, inanç, düşünce ve kültür özgürlüğüdür. Kürtlerin ya da başka herhangi bir toplumsal grubun kendi dilini, kültürünü ve kimliğini yaşaması bir tehdit olarak görülmemelidir. Burada asıl mesele, devletin bu toplumsal gelişmenin önünü kapatmamasıdır. Devletin görevi toplumu tek bir biçime sokmak değil; farklı kimliklerin ve toplulukların demokratik ve özgür bir biçimde birlikte yaşayabileceği koşulları yaratmaktır.</p>

<p></p>

<p>Bugün Avrupa'daki gençlere, Türkiye'deki ve Ortadoğu'daki bütün demokratik güçlere ve mücadele eden herkese söylenmesi gereken şey şudur:</p>

<p></p>

<p>Önümüzde daha kolay değil, daha zorlu bir mücadele var.</p>

<p></p>

<p>Fakat bu mücadele artık esas olarak silahların değil; siyasetin, örgütlenmenin, kültürün, ekonominin ve toplumsal dayanışmanın mücadelesidir. Bir dönemi geride bırakırken demokratik mücadelenin alanı genişlemelidir. En güçlü savunma örgütlü toplumdur. Kendi sorunlarını çözebilen, kendi kurumlarını oluşturabilen, kendi kültürünü yaşatabilen ve demokratik siyaset yapabilen bir toplum, kendi geleceğini de daha güçlü biçimde savunabilir.</p>

<p></p>

<p>Avrupa'nın bu sürece yalnızca dışarıdan bakan bir gözlemci olarak yaklaşmaması gerektiğine inanıyorum. Avrupa'nın tarihsel deneyimi, savaşların ve ulus-devlet merkezli çatışmaların ne kadar ağır sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor. Ama aynı tarih, farklı kimliklerin ve halkların demokratik hukuk içinde bir arada yaşayabileceği modellerin de mümkün olduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p></p>

<p>Bugün ihtiyacımız olan şey halkların ve inançların birbirinden ayrılması değil; kendi özgürlüklerini ve kimliklerini koruyarak demokratik bir biçimde birlikte yaşayabilmeleridir.</p>

<p></p>

<p>Geliştirdiğimiz sürecin niteliğine ve teorik boyutlarına dair elbette eleştiri ve itirazlar olabilir. Ancak bu durum yan yana gelmemizin ve omuz omuza mücadele yürütmemizin önünde bariyer oluşturmamalıdır. Eleştirilerle yeni dönenim eksikliklerini hep beraber tamamlayalım. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>Bunun için öncelikle güven yaratılmalıdır.</p>

<p></p>

<p>Güven olmadan hiçbir demokratik dönüşüm kalıcı hale gelemez. Bu nedenle siyasi ve hukuki düzenlemelerin geciktirilmemesi, demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması ve sürecin bütün taraflarının kendisini güvende hissedebileceği koşulların oluşturulması gerekiyor. Festivalinizin bu tartışmaya katkı sunmasını, halkların birbirini daha iyi anlamasına ve birbirine yaklaşmasına vesile olmasını diliyorum.</p>

<p></p>

<p>Yeni dönemin görevi geçmişi yeniden yaşamak değil, geçmişten ders çıkararak daha özgür, daha demokratik ve birlikte yaşamanın mümkün olduğu yeni bir hayat kurmaktır.</p>

<p></p>

<p>Hepinizi saygıyla selamlıyorum.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 05 Sep 26 16:18:30 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/abdullah-ocalan-guven-olmadan-hicbir-demokratik-donusum-kalici-h107925.html">Abdullah Öcalan: Güven olmadan hiçbir demokratik dönüşüm kalıcı hale gelmez</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/dem-parti-5-inci-olagan-buyuk-kongresi-ni-yarin-yapacak-h107924.html</link>
		<title>DEM Parti 5&amp;#039;inci Olağan Büyük Kongresi&amp;#039;ni yarın yapacak</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[DEM Parti, 5&#039;inci Olağan Büyük Kongresi&#039;ni yarın Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi&#039;nde gerçekleştirecek. Yasal zorunluluklar kapsamında toplanacak olan kongrede parti yönetiminde kapsamlı değişiklik beklenmiyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>DEM&nbsp;Parti,&nbsp;5'inci&nbsp;Olağan&nbsp;Büyük&nbsp;Kongresi'ni&nbsp;yarınAnkara&nbsp;Nazım&nbsp;Hikmet&nbsp;Kültür&nbsp;Merkezi'ndegerçekleştirecek.</p>

<p>Yasal&nbsp;zorunluluklar&nbsp;kapsamında&nbsp;toplanacak&nbsp;olankongrede&nbsp;parti&nbsp;yönetiminde&nbsp;kapsamlı&nbsp;değişiklikbeklenmiyor.</p>

<p>DEM&nbsp;Parti'nin&nbsp;5'inci&nbsp;Olağan&nbsp;Büyük&nbsp;Kongresi,&nbsp;yarınsaat&nbsp;10.00'da&nbsp;Ankara&nbsp;Nazım&nbsp;Hikmet&nbsp;KültürMerkezi'nde&nbsp;yapılacak.</p>

<p>En&nbsp;son&nbsp;Ekim&nbsp;2023'te&nbsp;olağan&nbsp;kongresini&nbsp;toplayan&nbsp;DEMParti,&nbsp;bu&nbsp;kongreyi&nbsp;yasal&nbsp;zorunluluklar&nbsp;nedeniylegerçekleştirecek.</p>

<p>Delegelerin&nbsp;katılımıyla&nbsp;sabah&nbsp;saatlerinde&nbsp;başlayacakkongrede,&nbsp;parti&nbsp;organlarının&nbsp;seçimi&nbsp;ve&nbsp;tüzükdeğerlendirmeleri&nbsp;yapılacak,&nbsp;önümüzdeki&nbsp;siyasidöneme&nbsp;ilişkin&nbsp;bildirge&nbsp;kamuoyuna&nbsp;duyurulacak.</p>

<p>Yönetim&nbsp;değişikliği&nbsp;beklenmiyor</p>

<p>Kongrede,&nbsp;isim,&nbsp;tüzük&nbsp;ya&nbsp;da&nbsp;parti&nbsp;programındadeğişiklik&nbsp;beklenmediği&nbsp;gibi&nbsp;eş&nbsp;genel&nbsp;başkanlarTuncer&nbsp;Bakırhan&nbsp;ve&nbsp;Tülay&nbsp;Hatimoğulları'nın&nbsp;yenidenseçilmesine&nbsp;kesin&nbsp;gözüyle&nbsp;bakılıyor.</p>

<p>Merkez&nbsp;Yürütme&nbsp;Kurulu&nbsp;ve&nbsp;Parti&nbsp;Meclisi'nde&nbsp;ise&nbsp;sınırlısayıda&nbsp;değişiklik&nbsp;olması&nbsp;öngörülüyor.</p>

<p>Kapsamlı&nbsp;kongre&nbsp;2027&nbsp;baharda</p>

<p>DEM&nbsp;Parti,&nbsp;5.&nbsp;Olağan&nbsp;Kongresi'nin&nbsp;ardından&nbsp;çözümsürecine&nbsp;paralel&nbsp;olarak&nbsp;kapsamlı&nbsp;bir&nbsp;değişim&nbsp;veyeniden&nbsp;yapılanma&nbsp;kongresi&nbsp;yapmayı&nbsp;planlıyor.</p>

<p>Bu&nbsp;kongrenin&nbsp;Milli&nbsp;Dayanışma&nbsp;ve&nbsp;ToplumsalBütünleşmenin&nbsp;Güçlendirilmesine&nbsp;Dair&nbsp;Kanun'unuygulanması&nbsp;ile&nbsp;eşgüdümlü&nbsp;halde&nbsp;2027'nin&nbsp;baharaylarında&nbsp;gerçekleştirilmesi&nbsp;bekleniyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 05 Sep 26 13:35:30 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/dem-parti-5-inci-olagan-buyuk-kongresi-ni-yarin-yapacak-h107924.html">DEM Parti 5&amp;#039;inci Olağan Büyük Kongresi&amp;#039;ni yarın yapacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/girne-aciklarinda-batan-gemi-olu-sayisi-13-e-yukseldi-h107923.html</link>
		<title>Girne açıklarında batan gemi: Ölü sayısı 13&amp;#039;e yükseldi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Girne açıklarında batan yolcu gemisinde bir kişiye daha cansız ulaşıldı; böylece ölü sayısı 13’e yükseldi. 15 kişiyse hala aranıyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Girne Limanı ile Mersin’in Silifke ilçesindeki Taşucu Limanı arasında sefer yapan&nbsp;‘Filo Jet’&nbsp;isimli yüksek hızlı yolcu deniz otobüsü 30 Ağustos’ta öğle saatlerinde Girne’den hareket ettikten kısa süre su alıp alabora olduktan sonra batmıştı.</p>

<p>259’u yolcu, sekizi mürettebat olmak üzere 267 kişinin bulunduğu gemideki 239 kişi kurtarılmıştı. 554 metre derinliğe battığı bildirilen geminin kayıp yolcuları için arama çalışmaları sürüyor.&nbsp;</p>

<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, bugün bir kişinin daha naaşına ulaşıldığını duyurdu. Başbakan ölü sayısının 13’e yükseldiğini, 15 kişi için aramaların sürdüğünü bildirdi.</p>

<p>Soruşturma sürüyor</p>

<p>Olayla ilgili soruşturma 16 kişi hakkında yürütülüyor. Girne Kaza Mahkemesi, 31 Ağustos’ta kaptan dahil dokuz kişi hakkında üç günlük tutuklama kararı vermişti.</p>

<p>KKTC’de ilk gözaltı süresinden sonra polisin soruşturmayı tamamlayabilmesi zanlı hakim kararıyla üç gün boyunca polis nezaretinde tutulabiliyor. Süre dolunca zanlı ya serbest bırakılıyor ya da ek tutukluluk/yargılanma talebiyle yeniden mahkemeye çıkarılıyor.</p>

<p>Mahkeme, 3 Eylül’de ikinci kez hakim karşısına çıkan dokuz kişinin sekiz gün daha tutuklu kalmasına hükmetti. Bu sürede gerekli ifadelerin alınıp delillerin toplanmasını istedi.</p>

<p>Polisin mahkemeye sunduğu rapordaysa aranan iki şüphelinin KKTC dışında oldukları ortaya çıktı.</p>

<p>Geminin ikinci kaptanı M.N.S. ifadesinde, kaza günü kaptanı sefere çıkmaması konusunda uyardığını, buna rağmen sefer kararı alındığını iddia etti.</p>

<p>Mahkeme heyetinin duruşmada paylaştığı bilgideyse&nbsp;‘geminin su almaya başladığı andan itibaren hız keserek batmadan limana dönme ihtimalinin yüksek’&nbsp;olduğu belirtildi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 05 Sep 26 13:34:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/girne-aciklarinda-batan-gemi-olu-sayisi-13-e-yukseldi-h107923.html">Girne açıklarında batan gemi: Ölü sayısı 13&amp;#039;e yükseldi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/cumartesi-anneleri-33-yil-once-katledilen-ildirin-faillerini-sordu-h107922.html</link>
		<title>Cumartesi Anneleri 33 yıl önce katledilen Ildırın faillerini sordu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Cumartesi Anneleri, bu haftaki eylemlerinde 33 yıl önce Şirnex’te katledilen Fethi Ildır’ın faillerinin açığa çıkarılıp yargılanmasını talep ederek, “Yargı makamlarını bu yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırıyoruz” mesajını verdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Cumartesi Anneleri/İnsanları, gözaltında kaybettirilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle sürdürdükleri eylemlerinin 1119’uncusunu İstanbul Beyoğlu’nda bulunan Galatasaray Meydanı’nda gerçekleştirdi. Bu haftaki eylemde, 1993’te Şirnex’te katledilen Fethi Ildır’ın faillerinin bulunması ve yargılanması talep edildi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Yakınlarını kaybedenler ve hak savunucularının yanı sıra çok sayıda kişi açıklamaya katıldı. Eyleme katılanlar, ellerinde katledilenlerin fotoğrafları ve karanfilleri taşıdı. Eylemde basın metnini İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkez Yürütüme Kurulu (MYK) üyesi Eren Keskin okudu.</p>

<p></p>

<p>Zorla kaybetme suçlarında cezasızlığın kendiliğinden oluşmadığını ve bundan devletin sorumlu olduğunu belirten Eren Keskin, geçen zamanın devletin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını vurguladı. Eren Keskin, “Tam tersine, her geçen yıl hakikati ortaya çıkarma ve adaleti sağlama yükümlülüğünü daha da önemli hale getirir. Bugün hâlâ dosyaları bekletilen, failleri bilindiği halde soruşturulmayan her gözaltında kayıp vakası, bize cezasızlık düzeninin sürdüğünü gösteriyor” dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Ildır’ın katledilmesine değinen Eren Keskin, “Bu hafta, 1993 yılında gözaltında kaybedildikten sonra varlığı inkar edilen, sonrasında ağır işkence izleri taşıyan bedeni bulunan Fethi Ildır’ın hikâyesini kamuoyu ile paylaşıyoruz. 18 yaşındaki Fethi Ildır, Şırnak’ın İdil ilçesinde yaşıyordu. 1993 yılının Eylül ayında Cizre’ye gitmek için evden ayrıldı. Tanıklar, Fethi’nin Kuştepe köyünde, Hizbullah örgütüne yakınlıklarıyla bilinen ve aynı zamanda koruculuk yapan kişiler tarafından gözaltına alındığını ailesine söyledi. Aile hemen resmi makamlara, karakollara ve savcılığa başvurdu. Fethi’yi aradı. Ancak kendilerine, Fethi Ildır’ın gözaltına alınmadığı ve kayıtlarda böyle bir ismin bulunmadığı söylendi. Aile onu aramaya devam ederken, 19 Eylül 1993 tarihinde Fethi’nin ağır işkence izleri taşıyan bedeni Cizre-İdil karayoluna yaklaşık üç kilometre mesafede bulundu. El ve ayakları bedeninden ayrılmıştı. Baba Hüseyin Ildır, İdil ve Cizre Cumhuriyet Başsavcılıklarına başvurarak oğlunun kaçırılarak öldürülmesinden, aynı zamanda köy koruculuğu yapan Hizbullah örgütü üyelerinin sorumlu olduğunu bildirdi. İdil Cumhuriyet Başsavcılığı 2000/285 hazırlık numarasıyla soruşturma başlattı” dedi.</p>

<p></p>

<p>‘ETKİLİ BİR ADLİ SÜREÇ İŞLETİLMEDİ’</p>

<p></p>

<p>Eren Keskin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Suçun gerçekleştiği Kuştepe köyünün Cizre’ye bağlı olması nedeniyle 16 Ekim 2000 tarihinde yetkisizlik kararı verilerek, dosya Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi. Savcılığın kararında korucular Mehmet Şerif Tanrıverdi, Cemal Gözüncü, Behrem Gözüncü ve Süleyman Güngör şüpheli olarak belirtildi. Yani Fethi’nin ailesinin işaret ettiği isimler, soruşturma dosyasında da yer aldı. Ancak Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı, 1993/492 dosya numarasıyla yürüttüğü soruşturmada olayı ‘faili meçhul’ olarak ele aldı. 2003 yılında daimi arama kararı vermekle yetindi. Sonuç alamayan aile 19 Mart 2009 tarihinde aile avukatları aracılığıyla Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına yeni bir dilekçe verdi. Fethi Ildır’ın, Hizbullah örgütüne yakınlıklarıyla bilinen ve aynı zamanda korucu olan şüpheliler tarafından kaçırılarak işkenceyle öldürülmesinin örgütlü suç kapsamında ele alınmasını; şüphelilerin ve diğer suç ortaklarının tespit edilerek yargılanmasını talep etti. Haziran 2023’te Cizre Cumhuriyet Başsavcılığında yapılan inceleme sonucunda 1993/492 numaralı soruşturmanın fezlekesi Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi. İdil, Cizre ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılıkları arasında gidip gelen dosyada, etkili bir adli süreç işletilmedi. Dosya yıllar içinde sürüncemede bırakıldı.”</p>

<p></p>

<p>‘VAZGEÇMEYECEĞİZ’</p>

<p></p>

<p>Fethi Ildır’ın başına gelenlerin sıradan bir cinayet olmadığının altını çizen Eren Keskin, “Onun maruz bırakıldığı ağır şiddet ve işkence insanlığa karşı suç kapsamında ele alınmalıdır. Fethi Ildır’ın gözaltında kaybedilmesinin 33’üncü yılında bir kez daha söylüyoruz. İnsanlığa karşı suçlarda zaman aşımının işletilmesi kabul edilemez. Çünkü zaman, suçu ortadan kaldırmaz. Zaman, devletin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Zaman, adalet hakkımızı ortadan kaldırmaz. 1119’uncu haftamızda bir kez daha hatırlatıyoruz: Fethi Ildır dosyasında Devletin etkili soruşturma yürütme, hakikati ortaya çıkarma ve failleri cezalandırma yükümlülüğü devam etmektedir. Yargı makamlarını bu yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırıyoruz. Kaç yıl geçerse geçsin; Fethi Ildır için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz” diye belirtti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 05 Sep 26 13:32:24 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/cumartesi-anneleri-33-yil-once-katledilen-ildirin-faillerini-sordu-h107922.html">Cumartesi Anneleri 33 yıl önce katledilen Ildırın faillerini sordu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/spor/son-transferle-amedsporun-kadrosu-sekillendi-h107921.html</link>
		<title>Son transferle Amedsporun kadrosu şekillendi</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Süper Lig’in yeni ekiplerinden Amedspor, genç oyuncu Dilhan Demir’i kadrosuna katarak, yaz dönemi transferini bitirdi. Forvet hattını istediği gibi güçlendiremeyen Amedspor, yaz dönemi boyunca 18 oyuncu transfer etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Tarihinde ilk kez Trendyol Süper Lig’de mücadele eden Amedspor, 2026-2027 sezonunun yaz dönemi transfer sürecinde tam 18 oyuncu transfer etti.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Lig başladıktan sonra devam eden transfer döneminin son gününde Dilhan Demir ile 3 yıllık sözleşme imzalayan yeşil-kırmızılı ekip, geçen sezonki kadrosundan 15 futbolcuyla yollarını ayırdı. Savunma, orta saha ve hücum hattına önemli takviyeler yapan Amedspor, ilk 3 haftada ise 2 galibiyet ve 1 mağlubiyet alarak 6 puan topladı.</p>

<p></p>

<p>18 YENİ OYUNCU KADROYA KATILDI</p>

<p></p>

<p>Süper Lig öncesinde kadrosunda kapsamlı bir değişime giden Amedspor; Ermal Krasniqi, David Bates, Rayan Raveloson, Lumbardh Dellova, Amadou Cissé, Mustafa Burak Bozan, Berk Kızıldemir, Umut Meraş, Furkan Soyalp, Alban Lafont, Gift Orban, Samuel Ballet, Yira Sor, Rayan Lutin, Gökhan Gül, Mohamed Khalil, Ali Turap Bülbül ve Dilhan Demir’i kadrosuna kattı.</p>

<p></p>

<p>Nijeryalı santrfor Gift Orban da satın alma opsiyonuyla birlikte bir yıllığına kiralanarak hücum hattının en dikkat çeken transferlerinden biri oldu.</p>

<p></p>

<p>SAVUNMA HATTI YENİLENDİ</p>

<p></p>

<p>Amedspor’un transfer dönemindeki önemli değişimlerinden biri de savunmada yaşandı. David Bates ve Lumbardh Dellova stoper bölgesine dahil edilirken, Amadou Cissé savunmanın merkezinin yanı sıra sağ bekte de görev yapabilecek bir alternatif olarak kadroya katıldı.</p>

<p></p>

<p>Sol bekte Umut Meraş, sağ bek için de Ali Turap Bülbül transfer edildi. Böylece savunmanın farklı bölgelerinde alternatif sayısı artırıldı.</p>

<p></p>

<p>KALEDE İKİ YENİ İSİM</p>

<p></p>

<p>Kaleci bölgesinde de değişime giden Amedspor, Mustafa Burak Bozan ve Alban Lafont’u kadrosuna kattı. Lafont daha önce Fransa ve Avrupa’nın önemli kulüplerinde forma giymiş olması dikkat çekiyor.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>ORTA SAHADA GENİŞ ROTASYON</p>

<p></p>

<p>Yeşil-kırmızılı ekip orta sahada da önemli takviyeler yaptı. Rayan Raveloson, Furkan Soyalp ve Gökhan Gül merkez ve ön libero bölgesinde alternatif oluştururken, Rayan Lutin hücumcu orta saha olarak kadroya dahil edildi.</p>

<p></p>

<p>Kanatlarda ise Ermal Krasniqi, Samuel Ballet, Yira Sor ve Mohamed Khalil gibi isimlerle seçenekler artırıldı. Bu transferler, teknik heyete sezon içerisinde farklı oyun planları oluşturma imkanı sağlıyor.</p>

<p></p>

<p>HÜCUMDA ORBAN ÖNE ÇIKIYOR</p>

<p></p>

<p>Amedspor’un transfer dönemindeki en dikkat çeken hamlesi Gift Orban oldu. Hoffenheim’dan satın alma opsiyonuyla birlikte kiralanan Nijeryalı golcü, kariyerinde Norveç, Belçika, Fransa, Almanya ve İtalya liglerinde forma giydi.</p>

<p></p>

<p>Orban’ın yanı sıra kanatlarda yapılan takviyelerle hücum hattının genişliği artırılırken, santrfor bölgesindeki alternatiflerin sayısının diğer bölgelere kıyasla daha sınırlı kalması da dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p>SON HAMLE DİLHAN DEMİR</p>

<p></p>

<p>Transfer döneminin son gününde Dilhan Demir’i yeniden kadrosuna katan Amedspor, böylece yaz transfer dönemini 18 oyuncuyla tamamladı. Amedspor’da yeni transferlerin yanı sıra geçen sezonki kadrodan 15 futbolcuyla yollar ayrıldı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>KADRODAKİ SORU İŞARETİ HÜCUMDA</p>

<p></p>

<p>Transfer döneminin tamamlanmasıyla Amedspor’un özellikle savunma ve orta sahada geniş bir rotasyon oluşturduğu görülüyor. Buna karşılık santrfor bölgesindeki alternatiflerin sınırlı olması, uzun Süper Lig maratonunda dikkat edilmesi gereken noktalardan biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p></p>

<p>4’ÜNCÜ HAFTA MÜCADELESİ&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Öte yandan Amedspor, ligin dördüncü haftasında 6 Eylül Pazar saat 17.00’da Amedspor deplasmanda Kasımpaşa ile İstanbul’da Recep Tayyip Erdoğan stadyumunda karşılaşacak.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>AMEDSPOR’DA 3, KASIMPAŞA’DA 5 EKSİK</p>

<p></p>

<p>Karşılaşma öncesi son antrenmanla hazırlıklarını tamamlayan her iki takımda da eksiklikler bulunuyor.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Amedspor’un en önemli silahlarından Yira Sor'un yanı sıra David Bates ve Umut Meraş sakatlıkları nedeniyle Kasımpaşa maçında forrmaya giyemeyecek.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Kasımpaşa kulübünde de önemli oyuncular eksik. Sakatlık nedeniyle kadroda yer almayacak futbolcuların isimleri şöyle; &nbsp;“Jakob Jessen, Kamil Ahmet Çörekçi, Haris Hajradinovic, Mortadha Ben Ouanes ve Thiemoko Diarra.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 05 Sep 26 12:37:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/spor/son-transferle-amedsporun-kadrosu-sekillendi-h107921.html">Son transferle Amedsporun kadrosu şekillendi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/dunya-basininda-bugun-abd-nin-yeni-ortadogu-plani-h107920.html</link>
		<title>Dünya basınında bugün: ABD&amp;#039;nin &amp;#039;yeni Ortadoğu planı&amp;#039;, Çin-Rusya&amp;#039;dan işbirliği</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Dünya basınında bugün ABD&#039;nin yeni Ortadoğu planı iddiaları, yeni yaptırım kararları ve Çin-Rusya hattında derinleşen işbirliği öne çıktı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>ABD'nin Ortadoğu'ya yönelik yeni planlar geliştirdiği iddiası dünya basınında dikkat çekerken, Pentagon'da değişiklikler ve ABD'nin Türkiye merkezli bir bankaya da yaptırım uygulaması öne çıkan gelişmelerden oldu. Öte yandan uluslararası medya Ukrayna-Rusya krizindeki diplomasi gelişmelerini ve Çin-Rusya işbirliğini de konu aldı.</p>

<p></p>

<p>PENTAGON'DA DEĞİŞİKLİK İDDİASI&nbsp;</p>

<p></p>

<p>İngiltere merkezli&nbsp;Reuters, Pentagon’da değişiklik ihtimalini gündemine taşıdı. Habere göre Beyaz Saray’ın, ABD Savunma Bakan Yardımcısı Steve Feinberg’in yerine geçebilecek isimleri değerlendirdiği yazıldı. Kaynaklara dayandırılan habere göre Feinberg’in olası görevden ayrılma durumu, Savunma Bakanı Pete Hegseth’in döneminde art arda yaşanan üst düzey ayrılıkların ardından Pentogan’daki en üst düzey değişiklik olacak.</p>

<p></p>

<p>YENİ ORTADOĞU PLANI</p>

<p></p>

<p>ABD merkezli&nbsp;Axios&nbsp;ise ABD’nin yeni bir Ortadoğu planı üzerinde çalıştığını duyurdu. Axios’a konuşan kaynaklara göre plan, İran’ı bölgesel bir girişimle çevrelemeyi ve İsrail ile bölge ülkeleri arasındaki normalleşme sürecini genişletmeyi hedefliyor. Stratejide önemli olacak gelişmeler arasında ise 27 Ekim’de gerçekleştirilecek İsrail seçimleri ve Kasım’da olacak ABD ara seçimleri sayıldı. Axios’a göre Washington ayrıca İbrahim Anlaşmaları’nın genişletilmesi, Gazze’de savaş sonrası sürecin tamamlanması ve Suriye ile İsrail arasındaki ilişkilerin ele alınması gibi başlıkları da değerlendiriyor. Planın birkaç hafta içinde daha somut hale gelmesi bekleniyor.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>TÜRKİYE MERKEZLİ BANKAYA YAPTIRIM</p>

<p></p>

<p>Birleşik Arap Emirlikleri merkezli&nbsp;The National, ABD Hazine Bakalığı’nın İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye merkezli Golden Global Bank’a yönelik yaptırımlar açıkladığını yazdı. Konuya ilişkin açıklama yapan ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, “Umarız daha fazla bankaya yaptırım uygulamak zorunda kalmayız. Ancak bu, uluslararası toplumun aklını ne kadar çabuk başına toplayacağına ve İran’daki katil rejime verdiği desteği ne kadar çabuk keseceğine bağlı” diye konuştu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>ABD'NİN RUSYA-UKRAYNA DİPLOMASİSİ</p>

<p></p>

<p>ABD Merkezli&nbsp;The New York Times&nbsp;da, ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner’ın Ukrayna-Rusya diplomasisini gündemine taşıdı. Habere göre ikilinin, Moskova ziyaretinin ardından Pazar günü de Kiev’e gitmesinin beklendiği aktarıldı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>ÇİN-RUSYA'DAN İŞBİRLİĞİ MESAJI&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Çin merkezli&nbsp;Xinhua&nbsp;ise Rusya’da sekizincisi düzenlenen Çin-Rusya Enerji İş Forumu’nu gündemleştirdi. Habere göre buraya destek mesajı gönderen Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, iki ülkenin arasındaki enerji işbirliğinin de derinleştirilmesi çağrısında bulundu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 05 Sep 26 12:36:57 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/dunya-basininda-bugun-abd-nin-yeni-ortadogu-plani-h107920.html">Dünya basınında bugün: ABD&amp;#039;nin &amp;#039;yeni Ortadoğu planı&amp;#039;, Çin-Rusya&amp;#039;dan işbirliği</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/bayik-meclis-in-ortaya-koydugu-irade-dikkate-alinmali-h107919.html</link>
		<title>Bayık: Meclis&amp;#039;in ortaya koyduğu irade dikkate alınmalı</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Sürecin ilerlemesi için hukuki ve siyasi adımların atılması gerektiğini belirten Cemil Bayık, &quot;Meclis ağırlıklı olarak bu sorunun demokratikleşme ile çözüleceğini vurguladı. Sorunun Kürt sorunu olduğu da açıkça belirtildi. O zaman sürecin ilerletilmesinde Meclis’te ortaya konulan bu iradenin de dikkate alınması gerekir&quot; dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, Fırat Haber Ajansı’na verdiği röportajının ikinci kısmında Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dair değerlendirmelerde bulundu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Devam eden sürecin nasıl ilerleyeceğinin henüz net olmadığına işaret eden Bayık, “Bir yasa çıktı ama sürecin nasıl ilerleyeceği net değil. Rêber Apo’nun içinde olduğu kurul ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın başkanlık ettiği kurul tartışarak bazı konuları netleştirebilir. Çünkü çıkan yasa, pratikleşmeyi zorlaştıran bir yasa; bazı yönleriyle yasanın maksadını boşa çıkaracak bir biçimde. Yasanın örgüt üyelerini kategorize etmesi, yönetimi ve önemli bir sayıyı dışarıda bırakması süreci karmaşık hale getiriyor. Hatta derler ya, baltayı kendi ayağına vurmak! Bu yasa, kendine göre bazı kaygılarla böyle bir duruma düşmüş. Kuşkusuz güvenlik sorunlarını dikkate alabilirler ama işler güvenlik bürokrasisine bırakılırsa süreci tıkayan durumlar çıkar. Zaten şimdiye kadar güvenlik esaslı bakmak sorunu çözümsüz bırakmış, bu da Türkiye’ye pahalıya mal olmuştur.</p>

<p></p>

<p>‘YÖNTEM SÜRECİN KARAKTERİNE UYMUYOR’</p>

<p></p>

<p>Yol haritasının hiçbir biçimde güvensizlik yaratmayacak şekilde olması lazım. Sürecin sağlıklı ilerlemesi ve çözüm bunu gerektirir. Bizim yaklaşımımız açık ve nettir. Herhangi bir oyun, zaman kazanma vb. içinde değiliz. Bunu da devlet bilmektedir. Ancak devletin çeşitli kaygılarla yol haritasının sağlıklı işlemesini sağlayacak yol ve yöntem konusunda tereddüde düşmesi, sürecin hızlı ilerlemesini sağlamıyor. Cumhurbaşkanı son açıklamasında sürecin uzamasının süreç karşıtlarına zemin sunacağını belirtmiş. Biz de bu konuda benzer yaklaşım içindeyiz. Rêber Apo özellikle sürecin hızlı ilerlemesi için çok çaba göstermektedir. Ancak şu anda gösterilen yol ve yöntem sürecin karakterine uymuyor. Bir taraftan tümden silahsızlanmadan söz ediliyor; diğer taraftan önemli bir sayı dışarıda tutuluyor. Hem dışarıda tutan hem de hiçbir sağlıklı ve kabul edilebilir yol ve yöntem önermeyen bir durumun ilerleme sağlamayacağı açıktır. Hem yönetim ve önemli bir sayı dışarıda tutulacak hem de şunlar şunlar yapılsın denilecek. Bu, en hafif deyimle 50 yıldan fazla mücadele ettikleri bir hareketi tanımamak anlamına gelir. Özcesi, yasanın şematik ve dogmatik bir yaklaşımla ele alınması işleri zora sokmak anlamına gelmektedir” dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>ÜÇÜNCÜ GÖZ&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Sürecin üçüncü göz tarafından denetlenmediğine işaret eden Bayık, “Bu süreçte üçüncü göz gibi bir kurum yok. Bu, hükümet yetkilileri için övülen bir durumdur. Gerçekten de buna ihtiyaç duyulmadan sorunu çözmek önemli bir durumdur. Ancak çatışma-çözüm denilen pratiklerde var olan üçüncü gözü gerekli kılmayan yol ve yöntemlerle sürecin yürütülmesi gerekir. Şimdi buna çok dikkat edildiği söylenemez. Eğer sorun sadece silahların bırakılmasıyla çözülecek bir sorun değilse, 100 yıllık bir sorunun karakteri farklıysa sadece silahlar bırakılsın demek çok gerçekçi bir yaklaşım olmuyor.</p>

<p></p>

<p>Silahsızlanma iradesini ve pratiğini belli düzeyde ortaya koyduktan sonra bazı hukuki adımların atılması süreci hızlandırır. Bu konuda Özgürlük Hareketimizin bir iradesi vardır; bunu şimdiye kadar da gösterdi, bundan sonra daha net gösterme iradesi de vardır. Ancak gerekli bazı yasal adımların atılmasıyla bu sürecin hızlandırılması gerekirken bu konuda bir ketumluk var. Meclis, Türkiye halkının iradesi olarak görülüyor. Bu Meclis ağırlıklı olarak bu sorunun demokratikleşme ile çözüleceğini vurguladı. Sorunun Kürt sorunu olduğu da açıkça belirtildi. O zaman sürecin ilerletilmesinde Meclis’te ortaya konulan bu iradenin de dikkate alınması gerekir.</p>

<p></p>

<p>HEDEF BELLİ OLMALI</p>

<p></p>

<p>Silahsızlanma ile siyasal adımlar paralel biçimde atılacak gibi bir yaklaşıma gerek yok. Ancak silahsızlanma konusunda belli adımların atılmasıyla birlikte siyasi ve hukuki adımların atılması silahsızlanma sürecini hızlandırır. Sürecin doğası gereği böyle olması gerekir. Rêber Apo dünyadaki çatışma-çözüm pratiklerinden farklı bir yol ve yöntem ortaya koydu. Burada yol ve yöntem farklı olsa da sorunu kalıcı çözmek esastır. Bu çözüm adım adım gelişebilir ama maksat ve hedefin önceden belli olması önemlidir” diye ifade etti.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Demokratik güçlerin sürece dair yaklaşımına dair değerlendirmelerde bulunan Bayık, şunları ifade etti: “Türk devlet gerçeğinin Kürtlere yönelik yüz yıllık politikası düşünüldüğünde Türkiye’de demokratikleşme ile Kürt sorununun çözümü iç içe geçmiştir. Yüz yıldır Kürtler yararlanır diye demokratikleşme adımlarının atılmaması bu gerçekliğin çarpıcı bir ifadesi oluyor. Eğer Kürt sorunu, dünyanın başka yerlerinde olduğu gibi taleplerin düzeyi konusunda uzlaşma sağlanamamasından kaynaklanan bir sorun olsaydı, demokratikleşme sağlanmadan da çözülebilirdi. Ancak sorun bir inkârın ortadan kalkması ve bir halkın temel haklarının kabul edilmesi sorunu olunca bunu ancak demokratikleşme sağlar. Bu açıdan demokratikleşme ile Kürt sorununun iç içe görülmesi Türkiye’deki Kürt sorununun taşıdığı karakterle ilgilidir. Bunu anlamayanlar ne Türkiye’yi demokratikleştirebilirler ne de Kürt sorununu çözebilirler. Bu açıdan, ‘Türkiye’nin tek sorunu Kürt sorunu mudur?’ diyerek demokratikleşme ile Kürt sorununun iç içeliğini anlamayanlarla, ‘Bize ne demokratikleşmeden, bizim için sadece Kürtlerin hakları önemlidir’ diyenler aslında madalyonun iki yüzüdürler. Her ikisinin de Kürt sorununun çözümü gibi bir perspektifleri yoktur.</p>

<p></p>

<p>DEMOKRASİ VE KÜRT SORUNU</p>

<p></p>

<p>Eğer demokratikleşme ile Kürt sorununun çözümü iç içeyse, etle tırnak gibiyse o zaman tüm sosyalistlerin ve demokrasi güçlerinin Kürt sorununu gündemleştiren bir demokrasi mücadelesi içinde yer alması gerekir. Ya da demokrasi mücadelesi verirken Kürt sorununun çözümünü esas alan bir yaklaşım içinde olmalıdırlar. Türkiye’de demokratlık da sosyalistlik de Kürt sorununun çözümü doğrultusunda mücadele etmekle olur. Sosyalistlerin de demokratların da önceliği demokratikleşme olmalıdır. Sosyalistler 100 yıl önce sosyalizme ulaşmak için demokratik devrimin gerekli olduğunu söylemişler. Yani demokratikleşmeyi öncelikli bir mücadele olarak görmüşler. Artık sosyalizmin de demokratik olması gerektiği yönünde bir görüş birliği var. Sosyalizm de Türkiye’nin en temel sorunu olan Kürt sorununu çözmeden demokratik olamaz. ‘Sınıfsal bakış, sınıfsal bakış’ diyerek Kürt sorununun çözümünü önemsemeyenler, bir sınıf bakışına da sahip olmayanlardır. Bu sürekli ‘sınıf sınıf’ diyenler, Marks’ın ‘başkalarını ezen halkın kendisi de özgür olamaz’ belirlemesini neden unutmuş gözüküyorlar?</p>

<p></p>

<p>Sosyalistler başta olmak üzere tüm demokrasi güçleri şu anda yürütülen Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni desteklemez ve bu sürecin demokratikleşme temelinde Kürt sorununun çözümü doğrultusunda ilerlemesi için ağırlıklarını koymazlarsa Türkiye’nin siyasi gündeminden ve arenasından koparılır, etkisiz bir duruma düşerler.</p>

<p></p>

<p>Bazıları AKP iktidarda diye sürece olumsuz yaklaşıyorlar. AKP’ye yönelik eleştirilerine haksız denilemez. Ama biz bu sorunu devletle çözmeye çalışıyoruz. Kürt sorunu da tüm Türkiye’nin sorunudur. Biz tüm demokrasi güçlerinin demokratikleşme mücadelesini yükseltmesini istiyoruz. En geniş yelpazede bir araya gelerek demokrasi mücadelesini vermek önemlidir. Bunun da önemli boyutunun Kürt sorunu olduğu açıktır. Biz, sosyalistlerin ve demokratik güçlerin Kürt sorununun çözümünü istediğine inanıyoruz. O zaman gündemde olan bu çözüm sürecine güç vermek ve çözümün içeriğini daha demokratik kılmak sosyalistlerin ve demokratların tarihsel bir sorumluluğu olmaktadır” diye konuştu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>“Türkiye’de demokratik ve sosyalist güçlerin, yine sanatçı ve aydınlar olmak üzere entelektüel kesimlerin sürece katılması neden önemli?” sorusuna yanıt veren Bayık,&nbsp;</p>

<p>“Biz demokratikleşmeyi hiçbir zaman ezilenlerin ve toplulukların devletle oturarak sağlaması olarak görmedik. Tabii ki devletle oturup konuşulur, müzakere de yapılır. Ancak bu konuşma ve müzakerenin arkasında örgütlü ve mücadeleci bir toplumsal gücün olması gerekir. Biz, Avrupa’daki demokrasiyi de gerçek demokrasi olarak görmüyoruz. Ancak bazı demokratik teamül ve kurallar vardır. Kazanılmış haklar vardır. Bunların tümü egemenler tarafından verilen değil, mücadele ile kazanılan haklardır.</p>

<p></p>

<p>‘TÜRKİYE’NİN TÜM SORUNLARINI ÇÖZMEYİ HEDEFLİYORUZ’</p>

<p></p>

<p>Bir ülkede demokratikleşme, demokratik ve sosyalist güçlerin örgütlü demokratik toplumla verdiği mücadele ile sağlanır. Demokrasinin içeriğini verilen mücadele belirler. Demokratların ve sosyalistlerin yanında sanatçılar, aydınlar ve entelektüel kesimler demokrasi mücadelesi içinde yer almazlarsa bu gerçek demokrasi olmaz. Ortadoğu’da Müslüman demokratların da bu mücadele içinde olması gerekir. Gerçek demokratikleşme ancak tüm bu güçlerin mücadele içinde yer almasıyla sağlanır. Kuşkusuz Kürt halkı on yıllardır yürüttüğü mücadele ile demokratik bir birikim ve değerler yaratmıştır. Bu temelde demokratik siyasal çözüm arayışını 1990’lı yılların başından bu yana sürdürmektedir. Ancak Türkiye’de demokratikleşme ile Kürt sorunu iç içe geçmişse sadece Kürt halkının yürüttüğü mücadele ile bir demokratikleşme sağlanamaz. Bu açıdan Kürt halkının demokratik birikimi ve güçleriyle Türkiye halklarının demokratik birikiminin ortak bir mücadelede buluşturulması önemlidir.</p>

<p></p>

<p>Biz Türkiye’yi demokratikleştirmeden söz ederken bunu Türkiye’nin demokrasi güçleri ile gerçekleştirmeyi önümüze koymuşuz. Demokratik siyasal mücadele stratejisiyle sol ve demokratik güçleri sadece mücadelemize destek verecek güçler olarak görmüyoruz. Artık ortak demokrasi mücadelesi ile Türkiye’yi demokratikleştirmeyi; Kürt sorunu, Alevi sorunu ve kadın sorunu başta olmak üzere Türkiye’nin tüm sorunlarını çözmeyi hedefliyoruz. Biz sanatçıları ve kültür insanlarını bu çözümün ruhu olarak görüyoruz. Ruhsuz bir çözümden de söz edilemez.”</p>

<p></p>

<p>‘PROVAKASYONLAR SÜRECİ SABOTE ETMEYİ AMAÇLIYOR’</p>

<p></p>

<p>İmralı’da yapılan görüşmelere ait olduğu iddia edilen görüşme notlarının servis edilmesine dair de konuşan Bayık, “Sürecin yeni aşamaya geçtiği bir dönemde İmralı üzerinde bu yönlü spekülasyonların yapılması dikkat çekicidir. Süreç karşıtlarının yaptığı bir provokasyondur. Hangi kişi ve çevrelerin bu spekülasyon içinde olduğu görülürse durum anlaşılır. Eskiden beri Rêber Apo ve PKK karşıtlığı yapanların bu spekülasyonların merkezinde olması durumu anlaşılır kılıyor. Kuşkusuz Türkiye’de kendine milliyetçi diyen Kürt düşmanı çevreler de bu spekülasyonları köpürtmektedir. Özgürlük Hareketi yönetimi olarak açıklama yaparak yapılanların sürece yönelik bir provokasyon olduğunu belirttik.</p>

<p></p>

<p>Sürecin başlangıcında Rêber Apo’yla arkadaşlarımız arasında teknik düzeyde bir görüşme olmuştu. Zaten DEM heyeti ile yapılan görüşmeler bize ulaşmakta, biz de düşüncelerimizi iletmekteyiz. Yine sürecin sağlıklı yürütülmesi açısından bazı pratik konuları ele almak için devlet yetkilileri ile arkadaşlarımız zaman zaman görüşmektedir. Ortada küçük bir sorun ve küçük bir örgüt yok. Bu açıdan bu yönlü ilişki ve görüşmelerin olması sürecin gereğidir. Sürece karşı olanlar bu tür şeylere de karşı olur. Ancak sürecin ilerlemesi için Hareketimizin Rêber Apo ve devlet ile görüşmesi kadar normal, gerekli ve doğru bir şey olamaz. Süreç karşıtları bu tür şeyleri kullanıyor diye bunların olmaması gerektiği gibi bir yaklaşım olamaz.</p>

<p></p>

<p>Biz hem devletle hem de Rêber Apo ile yüz yüze görüşmek istiyoruz. 100 yıllık bir sorun çözülecekse bunlar olması gereken şeylerdir. Süreç karşıtları tabii ki bu tür şeyleri istemezler. Onlar istemiyor diye bu tür ilişki ve görüşmelerden uzak durmak doğru olmaz. Sorunun çözümünü isteyenler ve tüm demokrasi güçleri Özgürlük Hareketimizin Rêber Apo ve devletle görüşmesini istemelidirler.</p>

<p></p>

<p>Spekülasyonlar, provokasyonlar süreci sabote etmek içindir. Bunu önlemek için Rêber Apo ile gazetecilerin, aydınların, siyasetçilerin, bazı demokratik kuruluşların görüştürülmesi gerekir. Doğrudan Rêber Apo’dan görüşler alınırsa bu tür spekülasyonların da önü alınır. Çünkü Rêber Apo’nun görüşlerini kamuoyu açık kaynaklardan öğrenmiş olur. Gazeteciler, aydınlar, demokratik kurum temsilcileri ve siyasetçiler Rêber Apo ile görüştüğünde sadece bu spekülasyonların önü alınmaz; Türkiye kamuoyu Rêber Apo’nun düşüncelerini de öğrenir, böylece Türkiye toplumunun sürece desteği de artar.”</p>

<p></p>

<p>Bayık devamla şunları ifade etti: “Rêber Apo bu süreci başlatırken bir anlaşmanın varlığından söz etmedi. Devlet de Özgürlük Hareketimiz de çatışmasızlığı doğru gördü. Sürecin nereye evrileceği ise bu süreçte yapılan tartışmalarla belli olacaktır. Rêber Apo demokratik siyasal mücadele ile sorunu çözmeyi esas alıyor. 27 Şubat 2025 tarihli Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nda bunun gerekçelerini de özlü biçimde ortaya koymuştur. Rêber Apo bu adımı bir yönüyle Kürt halkı ve demokrasi güçleri adına da atmıştır. Zaten Kürt Özgürlük Hareketi’nin önderidir. Bu açıdan bu sürecin başarısı adına attığı adımın sahiplerinin de sürece düşünceleri ve demokratik eylemleriyle müdahil olmaları gerekiyor.</p>

<p></p>

<p>Rêber Apo Kürt halkının ve Özgürlük Hareketi’nin baş müzakerecisidir. Bu rolünü oynarken tabii ki Kürt halkının düşüncelerini ve tutumunu dikkate alacaktır. Özgürlük Hareketi ve demokrasi güçlerinin tutumunu ve desteğini yanında görmek isteyecektir. Rêber Apo’nun sadece masa başında yapacağı tartışmalarla sorunun çözüleceğini sanmak siyasetten ve siyasi mücadeleden hiçbir şey anlamamaktır.</p>

<p></p>

<p>Rêber Apo tabii ki İmralı’da yapılan tartışmalarda demokratikleşmenin ve Kürt sorununun nasıl çözüleceğini ortaya koymaktadır. Bu çözümün tarihsel temellerini ve güncel gerekliliklerini ortaya koyarak çözüm önerilerini sunmaktadır. Demokrasi güçleri ve halkımız düşünceleri, örgütlülükleri, talepleri ve demokratik eylemleriyle Rêber Apo’nun ortaya koyduğu tezleri güçlendirmeli ve sürece destek vererek bu sürecin başarılı olmasında rollerini oynamalıdırlar.</p>

<p></p>

<p>Kürt halkı tabii ki baş müzakereci olan Rêber Apo’ya inanmaktadır. Rêber Apo da bu inancı en iyi biçimde temsil etmektedir. Ancak Kürt halkı doğrudan kendisini ilgilendiren bu konuda seyirci ve pasif kalamaz. Bu, özgürlük ve demokrasi mücadelesi yürüten halk gerçekliğine de uygun değildir. Demokrasi güçleri de demokratikleşmenin ancak mücadele ile gelişeceğini bilmektedir. O halde Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne örgütlü ve aktif katılmaları gerekir. Böylesi önemli bir süreci sadece eleştirmek doğru değildir. Tabii ki eleştiriler olabilir. Bunlar dile getirilebilir ancak süreci başarıya götürmeyi hedefleyen mücadele desteğiyle olursa anlamlıdır.</p>

<p></p>

<p>SÜRECE DENK MÜCADELE YOK&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Kürt halkının belli bir duyarlılığı var ve bazı eylemler de yapmaktadır. Ama yetersizdir; sürecin ihtiyacına denk bir örgütlülük ve mücadele yoktur. Herhangi bir konuda bir talep için ya da bir baskıya tutum koymak için mücadele edilmiyor. Kürt sorununun çözümünü ve geleceğimizi ilgilendiren bir süreç var. Bu açıdan güçlü örgütlenme ve süreklileşen bir mücadele gerekir. Halkın etkin biçimde müdahil olması gerekiyor. Çözümü ve geleceğimizi belirleyecek düzeyde bir örgütlülük ve eylem yoksa o zaman süreç anlaşılmamış demektir.</p>

<p></p>

<p>Devletten bekleme devrimcilerin, demokratların ve özgürlük mücadelesi verenlerin işi olamaz. Devletten beklemek, devletçi zihniyetin ideolojik hegemonyasında olmaktır. Devletten bekleme anlayışı daha baştan köleliği kabul etmektir; verili ortama teslim olmaktır. Devletle toplum bir arada olan iki öğedir. Aralarında sadece uzlaşma yoktur, mücadele de vardır. Hatta gerektiğinde bu mücadele sertleşebilir de. Tarih boyunca devletle komün, yani devletle toplum sürekli bir çelişki ve mücadele içinde olmuştur. Uzlaşmalar geçici ama mücadele süreklidir. Bu mücadeleyi de sadece sert ve silahlı mücadele olarak anlamamak gerekir. Toplum esas olarak örgütlü olduğunda mücadele gücüne kavuşur. Toplumun en güçlü olduğu mücadele alanı demokratik mücadele alanıdır. Toplum bu mücadele alanını doğru kullanırsa sürekli demokrasi ve özgürlük alanını genişletir.</p>

<p></p>

<p>Halk, devletle ilişkilerinde devletten beklememelidir. Kendini örgütleyip tüm sorunlarını kendisi çözmelidir. Bu açıdan Rêber Apo komün örgütlenmesine önem vermektedir. Komün örgütlenmesi, komünler birliği örgütlenmesi; toplumun kendini örgütleyerek ekonomik, toplumsal, kültürel ve siyasal tüm sorunlarını kendisinin çözmesidir. Kürt sorunu gibi 100 yıllık ağır bir sorun çözülecekse toplum, devletten beklemeden kendini örgütleyip demokratik mücadeleyi yükselterek gerçek çözüm gücü haline gelmelidir.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 05 Sep 26 12:35:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/bayik-meclis-in-ortaya-koydugu-irade-dikkate-alinmali-h107919.html">Bayık: Meclis&amp;#039;in ortaya koyduğu irade dikkate alınmalı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/iletisim-baskani-2-bin-34-sosyal-medya-hesabina-erisim-engeli-getirildi-h107918.html</link>
		<title>İletişim başkanı: 2 bin 34 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, son iki ayda 2 bin 34 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildiğini duyurdu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İletişim başkanı 699 hesabın&nbsp;‘başta FETÖ iltisaklı olmak üzere terör ve suç örgütleriyle bağlantılı’&nbsp;olduğunu belirtti.&nbsp;</p>

<p>Duran,&nbsp;‘provokasyon üreten, kardeşliğimizi ve toplumsal huzurumuzu hedef alan, dezenformasyon yayan ve ülkemize yönelik psikolojik harekât faaliyetleri yürüten’&nbsp;1335 hesabın da engellendiğini söyledi.</p>

<p>İfade Özgürlüğü Derneği (İFÖD) dün (4 Eylül) çok sayıda X hesabının&nbsp;milli güvenlik ve kamu düzeni’&nbsp;gerekçesiyle Türkiye’den erişime engellendiğini&nbsp;bildirmişti.</p>

<p>Bunlar arasında soL Haber’in yeni hesabı&nbsp;ve Aile Dayanışma Ağı da vardı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 26 23:02:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/iletisim-baskani-2-bin-34-sosyal-medya-hesabina-erisim-engeli-getirildi-h107918.html">İletişim başkanı: 2 bin 34 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/tuncay-sonel-in-x-hesabi-erisime-engellendi-h107917.html</link>
		<title>Tuncay Sonel&amp;#039;in X hesabı erişime engellendi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Gülistan Doku’nun kaybolduğu dönemde Tunceli valisi olarak görev yapan tutuklu Tuncay Sonel’in X hesabı erişime engellendi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Tunceli’de okuyan üniversite öğrencisi Doku’dan 5 Ocak 2020’den bu yana haber alınamıyor.&nbsp;</p>

<p>Erzurum ve Tunceli başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmada tutuklu sayısı 30. Tutuklular arasında eski vali Sonel’in yanısıra oğlu Mustafa Türkay Sonel, eşi Handan Sonel ve eski koruma polisi Şükrü Eroğlu da var.</p>

<p>İfade Özgürlüğü Derneği (İFÖD), Sonel’in hesabının erişime engellendiğini bildirdi. X platformu, hesabı Türkiye’den görünmez kıldı.&nbsp;</p>

<p>Sonel 1 Eylül’de X hesabından kendisi ve ailesiyle ilgili haber, yorum ve isnatlara karşı hukuki işlem başlattıklarını duyurmuştu.</p>

<p>Sonel’in bu açıklaması, Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’nun&nbsp;“Bizim başımıza ne getirdiyse Tuncay Sonel getirmiştir. Kızımızın katili dönemin valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’dir”&nbsp;iddiasının ardından gelmişti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 26 23:01:05 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/tuncay-sonel-in-x-hesabi-erisime-engellendi-h107917.html">Tuncay Sonel&amp;#039;in X hesabı erişime engellendi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/yatirimda-haftalik-tablo-gram-altin-yuzde-377-dustu-h107916.html</link>
		<title>Yatırımda haftalık tablo: Gram altın yüzde 3,77 düştü</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Bu hafta yatırım seçenekleri arasında gram altın yüzde 3,77 azalırken dolar yüzde 0,41 arttı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi bu hafta en düşük 13.876,66 puanı ve en yüksek 14.662,89 puanı gördü. Haftayı önceki hafta kapanışının yüzde 4,30 altında 14.012,42 puandan tamamladı.</p>

<p>Kapalıçarşı’da 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı bu hafta şöyle değişti:</p>

<p>Kapalıçarşı’da 24 ayar külçe altının satış fiyatı bu hafta şöyle değişti:</p>

<p>Gram altın yüzde 3,77 düşüşle 6 bin 890 liraya,</p>

<p>Çeyrek altın yüzde yüzde 3,72 düşüşle 11 bin 284 liraya,</p>

<p>Cumhuriyet altını yüzde 3,78 düşüşle 44 bin 952 liraya geriledi.</p>

<p>Dolar ve avro değer kazandı</p>

<p>Bu hafta ABD doları yüzde 0,41; avro da yüzde 0,05 yükseldi. Dolar 48,4400 liraya, avro da 56,2590 liraya çıktı.</p>

<p>Yatırım&nbsp;fonları bu hafta yüzde 1,77, emeklilik fonları yüzde 1,31 değer kaybetti.</p>

<p>Kategorilerine göre bakıldığında&nbsp;yatırım&nbsp;fonları arasında en çok kazandıran yüzde 0,72’yla para piyasası fonları oldu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 26 23:00:08 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/yatirimda-haftalik-tablo-gram-altin-yuzde-377-dustu-h107916.html">Yatırımda haftalık tablo: Gram altın yüzde 3,77 düştü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/mazlum-abdi-suriye-cumhurbaskanligi-danismani-olarak-goreve-basladi-h107915.html</link>
		<title>Mazlum Abdi, Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanı olarak göreve başladı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, X hesabındaki profil bilgilerini güncelleyerek kendisini &quot;Suriye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Danışmanı&quot; olarak tanımladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Abdi,&nbsp;profilinde&nbsp;daha&nbsp;önce&nbsp;yer&nbsp;alan&nbsp;"&nbsp;DemokratikSuriye&nbsp;Güçleri&nbsp;(DSG)&nbsp;Genel&nbsp;Komutanı"&nbsp;unvanınıkaldırırken&nbsp;yerine&nbsp;"Suriye&nbsp;CumhuriyetiCumhurbaşkanlığı&nbsp;Danışmanı"&nbsp;ifadesini&nbsp;ekledi.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>

<p>DSG'nin&nbsp;feshedilmesi&nbsp;kararı,&nbsp;25&nbsp;Ağustos&nbsp;2026&nbsp;Salıgünü,&nbsp;dönemin&nbsp;DSG&nbsp;Genel&nbsp;Komutanı&nbsp;Mazlum&nbsp;Abditarafından&nbsp;Şam'daki&nbsp;Cumhurbaşkanlığı&nbsp;Sarayı'ndadüzenlenen&nbsp;basın&nbsp;toplantısında&nbsp;kamuoyunaduyurulmuştu.&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Beşar&nbsp;Esed'in&nbsp;2024&nbsp;yılı&nbsp;sonunda&nbsp;iktidardanuzaklaştırılmasının&nbsp;ardından,&nbsp;Ahmed&nbsp;Şaraliderliğindeki&nbsp;Suriye&nbsp;hükümeti&nbsp;ile&nbsp;Rojava&nbsp;yönetimiarasında&nbsp;bir&nbsp;anlaşmaya&nbsp;varılmıştı.</p>

<p>IŞİD'e&nbsp;karşı&nbsp;mücadelede&nbsp;ve&nbsp;Suriye'deki&nbsp;ulusalmüzakerelerde&nbsp;önemli&nbsp;rol&nbsp;üstlenen&nbsp;Mazlum&nbsp;Abdi,DSG&nbsp;Genel&nbsp;Komutanlığı&nbsp;görevini&nbsp;2015'ten&nbsp;bu&nbsp;yanayürütüyordu.&nbsp;</p>

<p>DSG&nbsp;2015'te&nbsp;kuruldu</p>

<p>Demokratik&nbsp;Suriye&nbsp;Güçleri,&nbsp;Suriye'nin&nbsp;kuzey&nbsp;vedoğusunda&nbsp;faaliyet&nbsp;gösteren&nbsp;bir&nbsp;askeri&nbsp;ittifak&nbsp;olarak10&nbsp;Ekim&nbsp;2015'te&nbsp;kurulmuştu.</p>

<p>Abdi,&nbsp;DSG'nin&nbsp;kuruluşundan&nbsp;bu&nbsp;yana&nbsp;yaklaşık&nbsp;11&nbsp;yılboyunca&nbsp;Genel&nbsp;Komutanlık&nbsp;görevini&nbsp;yürüttü.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 26 19:41:53 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/mazlum-abdi-suriye-cumhurbaskanligi-danismani-olarak-goreve-basladi-h107915.html">Mazlum Abdi, Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanı olarak göreve başladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/melih-gokcek-in-oglu-ve-gelini-de-ifadeye-cagrildi-h107914.html</link>
		<title>Melih Gökçek&amp;#039;in oğlu ve gelini de ifadeye çağrıldı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Eski Ankara Büyükşehir Belediyesi başkanı Melih Gökçek’in ifadesinin ardından oğlu Ahmet Gökçek ve gelini Hülya Gökçek de ‘şüpheli’ sıfatıyla ifadeye çağrıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Ankara Başsavcılığı, Gökçek hakkında&nbsp;‘yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı’&nbsp;iddialarına ilişkin soruşturma başlatmıştı.</p>

<p>Gökçek, bugün Sıhhiye’deki Ankara Adliyesi’nde ifade verdi.&nbsp;</p>

<p>Gökçek’in ifadesinin tamamlanmasının ardından Ahmet Gökçek ve Hülya Gökçek aynı soruşturma kapsamında 7 Eylül Pazartesi 14.00’te ifadeye çağrıldı.</p>

<p>Gökçek hakkındaki soruşturma</p>

<p>Onlar TV’den gazeteci Murat Ağırel, Gökçek ailesinin Almanya’da yaptığı&nbsp;‘milyonlarca dolarlık yatırım’ı&nbsp;anlatmıştı.</p>

<p>Ağırel’in haberine göre ‘Melih Gökçek ve ailesi, sıfır ciro ve sıfır çalışanı Holding üzerinden Almanya’nın Düsseldorf&nbsp;kentinin en nezih Sokağı’nda 220 milyon liraya 16-18 daireli bir bina satın almış’.</p>

<p>Resmi belgelere göre binanın ederi 3 milyon 850 bin avro.&nbsp;Tadilatla birlikteyse yaklaşık 4,5 milyon avro.</p>

<p>Haberin ardından Ankara başsavcılığı, 29 Ağustos’ta Gökçek hakkında&nbsp;‘gerçeğin ortaya çıkarılması için’&nbsp;soruşturma başlatmıştı.</p>

<p>Gökçek sosyal medyadan kendisini&nbsp;“Allah’ın izniyle veremeyeceğim hesabım yoktur. Gerekli bilgileri savcılığa vereceğim… Kendimi Türk adaletine teslim ediyorum”&nbsp;diye savunmuştu.</p>

<p>31 Ağustos’ta soruşturmada tanık sıfatıyla ifade veren Ağırel, gazetecilere şunları söylemişti:</p>

<p>“Melih Gökçek, oğlu Ahmet Gökçek ve eşi Hülya Gökçek Almanya Düsseldorf kentinde&nbsp;‘HAMAG’&nbsp;adında bir şirket kurdu.&nbsp;HAMAG, sıfır ciro ve sıfır çalışanla, 30 bin avro sermayesi olan bir şirket. 2024’te bir anda 3 milyon 800 bin avro mal varlığına sahip oluyor. Bu mal varlığı 15 daire ve iki ticari alandan oluşuyor.</p>

<p>Sonrasında Velbert şehrinde 18 daire ve beş ticari alanın olduğu bir alışveriş merkezine evriliyor. Orası da 8 milyon 700 bin avro değerinde bir yerdi. Buraya iki defa sözleşme yapılıyor. Önce Hülya Gökçek adına yapılıyor.</p>

<p>Sonrasında burası&nbsp;‘HAMAG’&nbsp;adıyla tekrardan holding oluyor ve sözleşme yeniliyor ama sözleşmenin şartları yerine getirilmediği için bu satış gerçekleştirilemiyor. İstikamet Lüksemburg’a çevriliyor. Lüksemburg’da iki kişiden aldığım bilgiye göre yaklaşık 180-200 milyon avro gibi rakamlara bir alışveriş merkezinin pazarlığı yapılıyor. Bu alışveriş merkezinin pazarlığındaysa uzlaşma sağlanamıyor ve burayı almaktan vazgeçiyorlar.</p>

<p>Buranın içerisindeki kişilerle ilgili bütün haberleri anlattım.”</p>

<p>Ağırel, 1 Eylül’de de soruşturmanın genişletileceğini yazmıştı.</p>

<p>Aynı gün Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), 7 Ağustos’ta Gökçek’in yanısıra ailesi, Beyaz TV Ankara ve Osmanlı Spor yöneticileri ve ihaleye fesat karıştırdığını öne sürdüğü kişiler hakkında suç duyurusunda bulundu. ABB’nin suç duyurusundaki iddia&nbsp;‘suç örgütü’&nbsp;kurulduğu yönünde.</p>

<p>Gökçek, 2 Eylül’de şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldı.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 26 19:40:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/melih-gokcek-in-oglu-ve-gelini-de-ifadeye-cagrildi-h107914.html">Melih Gökçek&amp;#039;in oğlu ve gelini de ifadeye çağrıldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/amedde-gozaltina-alinanlarin-emniyetteki-ifadeleri-tamamlandi-h107913.html</link>
		<title>Amedde gözaltına alınanların emniyetteki ifadeleri tamamlandı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Amed&#039;de dün gözaltına alınan 9 kişinin emniyetteki ifadeleri tamamlanırken, yarın adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın dün başlattığı operasyon kapsamında sabah saatlerinde yapılan ev baskınlarıyla Amed’de 9 kişi gözaltına alındı. Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen 9 kişinin, "örgüt propagandası" iddiasıyla gözaltına alındığı öğrenildi.</p>

<p></p>

<p>İfadesi alınanlara, “Kürt özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenleri tanıyıp tanımadıkları, pankart ve bayrakları açmak için kimden talimat aldıkları” şeklinde soruların sorulduğu belirtildi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>İfade sırasında örgütün kendini feshettiğini belirten avukatlar, böyle bir dosyanın nasıl açıldığını sorarak, tepki gösterdi.</p>

<p></p>

<p>Emniyetteki ifade işlemleri tamamlanan 9 kişinin yarın adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.</p>

<p></p>

<p>Gözaltına alınanlardan isimler şöyle: “Sibel Kaya, Arzu Karaman, Rozerin Kurt, Hasan Karsu, Yunus Emre Ergin, Baran Çınar, Murat Sönmez, Mervan Konur, Azad Kılınç.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 26 19:39:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/amedde-gozaltina-alinanlarin-emniyetteki-ifadeleri-tamamlandi-h107913.html">Amedde gözaltına alınanların emniyetteki ifadeleri tamamlandı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/ozgurluk-mucadelesinde-yasamini-yitirenler-aniliyor-h107912.html</link>
		<title>Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anılıyor</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kürt özgürlük mücadelesinde  farklı tarihlerde ve yerlerde yaşamını yitirenler için İstanbul’un Ataşehir ilçesinde anma programı düzenleniyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Aileler ve Yardımlaşma, Dayanışma, Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) öncülüğünde Ataşehir ilçesinde farklı tarihlerde Kürt özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için anma programı gerçekleştiriliyor. Anma programına aileler ve çok sayıda yurttaş katıldı.</p>

<p></p>

<p>Anma programının kurulduğu alanda yer alan masaların üzerine yaşamını yitirenlerin fotoğrafları konuldu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Anma yarın da devam edecek.&nbsp;</p>

<p></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 26 13:46:42 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/ozgurluk-mucadelesinde-yasamini-yitirenler-aniliyor-h107912.html">Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anılıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/bulent-arinc-melih-gokcek-hakkinda-ifadeye-kosa-kosa-gidermis-h107911.html</link>
		<title>Bülent Arınç, Melih Gökçek hakkında ifadeye koşa koşa gidermiş</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Eski Meclis başkanı Bülent Arınç, eski Ankara Büyükşehir belediye başkanı Melih Gökçek hakkındaki soruşturmayla ilgili “Savcı ‘Buyurun, tanık sıfatıyla size şunları soracağız’ derse koşa koşa giderim” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Arınç, 2015’te Gökçek’i&nbsp;‘Ankara’yı FETÖ’cülere parsel parsel satmak’lasuçlamış, fakat o dönem herhangi bir soruşturma açılmamıştı. Gazeteci Murat Ağırel’in Gökçek’in mal varlığına ilişkin haberlerinin ardından&nbsp;‘maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için’&nbsp;soruşturma başlatıldı. Gökçek, soruşturma kapsamında bugün 16’da şüpheli sıfatıyla savcılığa ifade verecek.</p>

<p>‘Sordukları şeyler mutlaka 2015 öncesine ait olmalı’</p>

<p>Arınç, soruşturmayı&nbsp;Sözcü’den&nbsp;İsmail Saymaz’a şöyle değerlendirdi:</p>

<p>“Savcı&nbsp;‘Buyurun, tanık sıfatıyla size şunları soracağız’&nbsp;derse koşa koşa giderim. Ben sözümün eriyim. Yıllarca ceza avukatlığı yaptım. Şahitliğin ne olduğunu bilirim. Ama bana sordukları şeyler mutlaka 2015 öncesine ait şeyler olmalı. Yoksa bu olaylar yeni, üzerine bir şey söylemem, bir şey de bilmiyorum.&nbsp;</p>

<p>Duyuma ait şeyleri konuşmayı sevmem. Bizzat yaşadığım gördüğüm şeyleri anlatırım. Tahkikat genişleyecekse, eskiye ait de bir şeyler konuşulacaksa, beni de lütfeder çağırırlarsa, sorduklarına cevap veririm. Ama 2017 sonrasına ait bir şey yaşamadım, görmedim. Sadece duyuyorum. Ceza hukukunda duyuma dair şeyler ciddi sayılmaz.”</p>

<p>Eski meclis başkanı, Saymaz’ın&nbsp;“Sizce neden&nbsp;‘parsel parsel’&nbsp;dediğinizde değil de bugün soruşturma açıldı?”&nbsp;sorusunaysa&nbsp;“Ah, onu bir bilebilsem, bir bilebilsem…”&nbsp;diye yanıt verdi.</p>

<p>Gökçek hakkındaki soruşturma</p>

<p>Onlar TV’den gazeteci Murat Ağırel, Gökçek ailesinin Almanya’da yaptığı&nbsp;‘milyonlarca dolarlık yatırım’ı&nbsp;anlatmıştı.</p>

<p>Ağırel’in haberine göre ‘Melih Gökçek ve ailesi, sıfır ciro ve sıfır çalışanı Holding üzerinden Almanya’nın Düsseldorf&nbsp;kentinin en nezih Sokağı’nda 220 milyon liraya 16-18 daireli bir bina satın almış’.</p>

<p>Resmi belgelere göre binanın ederi 3 milyon 850 bin avro.&nbsp;Tadilatla birlikteyse yaklaşık 4,5 milyon avro.</p>

<p>Haberin ardından Ankara başsavcılığı, 29 Ağustos’ta Gökçek hakkında&nbsp;‘gerçeğin ortaya çıkarılması için’&nbsp;soruşturma başlatmıştı.</p>

<p>Gökçek sosyal medyadan kendisini&nbsp;“Allah’ın izniyle veremeyeceğim hesabım yoktur. Gerekli bilgileri savcılığa vereceğim… Kendimi Türk adaletine teslim ediyorum”&nbsp;diye savunmuştu.</p>

<p>31 Ağustos’ta soruşturmada tanık sıfatıyla ifade veren Ağırel, gazetecilere şunları söylemişti:</p>

<p>“Melih Gökçek, oğlu Ahmet Gökçek ve eşi Hülya Gökçek Almanya Düsseldorf kentinde&nbsp;‘HAMAG’&nbsp;adında bir şirket kurdu.&nbsp;HAMAG, sıfır ciro ve sıfır çalışanla, 30 bin avro sermayesi olan bir şirket. 2024’te bir anda 3 milyon 800 bin avro mal varlığına sahip oluyor. Bu mal varlığı 15 daire ve iki ticari alandan oluşuyor.</p>

<p>Sonrasında Velbert şehrinde 18 daire ve beş ticari alanın olduğu bir alışveriş merkezine evriliyor. Orası da 8 milyon 700 bin avro değerinde bir yerdi. Buraya iki defa sözleşme yapılıyor. Önce Hülya Gökçek adına yapılıyor.</p>

<p>Sonrasında burası&nbsp;‘HAMAG’&nbsp;adıyla tekrardan holding oluyor ve sözleşme yeniliyor ama sözleşmenin şartları yerine getirilmediği için bu satış gerçekleştirilemiyor. İstikamet Lüksemburg’a çevriliyor. Lüksemburg’da iki kişiden aldığım bilgiye göre yaklaşık 180-200 milyon avro gibi rakamlara bir alışveriş merkezinin pazarlığı yapılıyor. Bu alışveriş merkezinin pazarlığındaysa uzlaşma sağlanamıyor ve burayı almaktan vazgeçiyorlar.</p>

<p>Buranın içerisindeki kişilerle ilgili bütün haberleri anlattım.”</p>

<p>Ağırel, 1 Eylül’de de soruşturmanın genişletileceğini yazmıştı.</p>

<p>Aynı gün Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), 7 Ağustos’ta Gökçek’in yanısıra ailesi, Beyaz TV Ankara ve Osmanlı Spor yöneticileri ve ihaleye fesat karıştırdığını öne sürdüğü kişiler hakkında suç duyurusunda bulundu. ABB’nin suç duyurusundaki iddia&nbsp;‘suç örgütü’&nbsp;kurulduğu yönünde.</p>

<p>Gökçek, 2 Eylül’de şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldı. Eski ABB başkanı bugün 16:00’da Ankara başsavcılığına ifade verecek.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 26 12:50:34 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/bulent-arinc-melih-gokcek-hakkinda-ifadeye-kosa-kosa-gidermis-h107911.html">Bülent Arınç, Melih Gökçek hakkında ifadeye koşa koşa gidermiş</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/guvenlik-bolgesi-nde-katledilenlerin-sorusturmasinda-h107910.html</link>
		<title>&amp;#039;Güvenlik bölgesi&amp;#039;nde katledilenlerin soruşturmasında 14 yıl sonra gelişme</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Nisêbîn&#039;de 14 yıl önce &quot;Askeri güvenlik bölgesi&quot; ilan edilen Hebisê kırsal mahallesinde ateşli silahla katledilen İsmail Akın ve 10 yaşındaki kızı Elif Akın&#039;ın soruşturmasına dair 14 yıl sonra 15 kişi gözaltına alındı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Mêrdîn’in Nisêbîn (Nusaybin) İlçesine bağlı Hebisê kırsal mahallesinde 2012 yılının Mart ayında çobanlık yapan 62 yaşındaki İsmail Akın ile 10 yaşındaki kızı Elif Akın, kimliği belirsiz kişi ya da kişiler tarafından ateşli silahla katledildi. Olayın ardından başlatılan soruşturmaya rağmen baba ve kızının failleri ortaya çıkarılmazken, İnsan Hakları Derneği (İHD) Mêrdîn Şubesi, olay sonrası hazırladığı raporda baba ve kızının "yakın mesafeden yapılan atış" sonucu katledildiğine dikkat çekerek, olayın yaşandığı yerin yetkili makamlar tarafından "Askeri güvenlik bölgesi" ilan edildiğine ve Dallıca Karakoluna yakın olduğuna dikkat çekmişti.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Olayın üzerinden geçen 14 yılda Faili Meçhul Bürosu'na devredilen dosyada bir gelişme yaşanmazken, Adalet Bakanı Akın Gürlek sanal medya hesabından yaptığı açıklama ile baba ve kızının katledilmesine ilişkin soruşturmanın yeniden ele alındığını ve 15 kişinin gözaltına alındığını duyurdu. Bakan Gürlek, şüphelilerin ifadelerinin yeniden ele alınması sonucunda beyanlarındaki çelişkilerin, HTS ve baz kayıtlarının incelenmesi sonucu yeni bulguların elde edildiğini belirtti.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Açıklamada 4 ilde yapılan operasyonlar kapsamında 15 kişinin gözaltına alındığı ve bir kişinin de yakalanmasına dönük çalışma yapıldığı belirtildi. Ancak gözaltına alınanların kimliklerine dair bilgi paylaşılmadı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Bakan Gürlkk ayrıca İstanbul’da 12 Eylül 2022 tarihinden bu yana kayıp olan Zeynep Yıldırım dosyası ile Manisa Akhisar’da 2016 yılında öldürülen Abdurrahman Aysu’nun cinayetine dair soruşturmada da yeni gelişmelerin olduğuna dikkat çekti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 26 12:49:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/guvenlik-bolgesi-nde-katledilenlerin-sorusturmasinda-h107910.html">&amp;#039;Güvenlik bölgesi&amp;#039;nde katledilenlerin soruşturmasında 14 yıl sonra gelişme</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/mehmet-sincar-cinayetinin-aydinlatilmasi-icin-yeni-basvuru-h107909.html</link>
		<title>Mehmet Sincar cinayetinin aydınlatılması için yeni başvuru</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[DEP Mêrdîn Milletvekili Mehmet Sincar ve DEP yöneticisi Metin Özdemir cinayetinin aydınlatılması için Sincar&#039;ın ailesi ve avukatı, Adalet Bakanlığı bünyesindeki Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’na başvuru da bulundu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Êlih'te 4 Eylül 1993'te Demokrasi Partisi (DEP) Mêrdîn Milletvekili Mehmet Sincar ve Metin Özdemir'e yönelik gerçekleşen cinayetin 33'üncü yıl dönümünde, cinayetin tüm yönleriyle aydınlatılması talebiyle Adalet Bakanlığı bünyesindeki Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’na, Sincar'ın eşi Cihan Sincar ve avukatı Bişar Alinak aracılığıyla yeni başvuru yapıldı.</p>

<p></p>

<p>Yapılan başvuruda, cinayetin açıklığa kavuşturulmamış yönlerinin bulunması ve dosyanın tüm yönleriyle yeniden ele alınması gerektiği belirtildi.</p>

<p></p>

<p>JİTEM BAĞLANTISI</p>

<p></p>

<p>Başvuruda, cinayetin yalnızca Hizbullah içerisindeki emir komuta yönünde değil, JİTEM bağlantısı ve kamu görevlilerinin sorumluluğu yönünden de araştırılması gerektiği belirtildi. Susurluk Raporu'nda yer alan bilgilere göre cinayetin JİTEM tarafından organize edildiğine dikkat çekilen dilekçede, "Daire Başkanlığından talebimiz; kimlerin hedefleri belirlediğinin, kimlerin istihbarat sağladığının, kimlerin silah, eğitim, lojistik veya hareket alanı temin ettiğinin, kimlerin suçlara göz yumduğunun, hangi kamu görevlilerinin hangi tarihte hangi verilere sahip olduğunun ve bütün bunlara rağmen cinayetlerin neden engellenmediği ve faillerin neden yıllarca ortaya çıkarılmadığının araştırılmasıdır. Aksi hâlde faili meçhul cinayetlerin ardındaki eller değil, yalnızca tetiği çeken el bulunmuş olacaktır" ifadelerine yer verildi.</p>

<p></p>

<p>Ayrıca başvuruda, cinayete ilişkin yargılaması devam eden tek sanık olan Cihan Yıldız'ın daha önce müebbet hapis cezası almış ve cezanın onanmasına rağmen herhangi bir Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ya da Anayasa Mahkemesi (AYM) kararı olmadan, sanık avukatının yargılamanın yenilenmesi yönündeki başvurusunun kabul edilmesinin de hukuki olarak açıklanamayacağı belirtildi.</p>

<p></p>

<p>Yıldız'ın yeniden başlayan yargılama sürecinde ilk duruşmada tahliye edildiğinin altı çizilerek daha önce emniyet ve hakimlik ifadelerinde cinayetin kimler tarafından işlendiğini itiraf eden Hizbullahçıların mahkemede tanık sıfatıyla dinlendikleri; burada verdikleri beyanlarda ise ifadelerini reddettikleri belirtildi.</p>

<p></p>

<p>İNCELEME EKİBİ KURULMASI TALEBİ</p>

<p></p>

<p>Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı bünyesinde cinayetin aydınlatılması amacıyla özel bir araştırma ve inceleme ekibi oluşturulması da başvuruda talep edildi.</p>

<p></p>

<p>Cinayete ilişkin tüm belge ve dökümanların bir araya getirilmesi istenilen başvuruda ayrıca; daha önce cinayete ilişkin itiraflarda bulunan veya yargılamaları devam eden Edip Gümüş, Cemal Tutar, Sinan Yakut, Rıfat Demir, Cihan Yıldız ve Mehmet Ali Geçer'in tutuklanması talep edildi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 26 12:48:22 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/mehmet-sincar-cinayetinin-aydinlatilmasi-icin-yeni-basvuru-h107909.html">Mehmet Sincar cinayetinin aydınlatılması için yeni başvuru</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/ebd-kurtlerin-haklarini-guvenceye-almak-icin-onumuzde-uzun-h107908.html</link>
		<title>Ebdî: Kürtlerin haklarını güvenceye almak için önümüzde uzun yol var</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Suriye’deki entegrasyona dair değerlendirmelerde bulunan Mazlum Ebdî, “Kürtlerin haklarını Suriye anayasasında güvence altına almak için önümüzde uzun bir yol var” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Suriye’deki entegrasyon süreci kapsamında Cumhurbaşkanlığı Danışmanı olan Mazlum Ebdî Yeni Yaşam gazetesinden Nezahat Doğan’ın sorularını yanıtladı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Suriye’de yaşanan savaş ardından gelinen sürece değinen Ebdî, “Aslında halkımız son 15 yıldır çok zorlu bir süreçten geçti, çok çetin bir savaşın içindeydi. Bugün ise Suriye yeni bir aşamaya girdi, yeni bir Suriye inşa ediliyor. Bizim için en önemli husus, Kürt halkının yeni Suriye'nin inşasında kendi yerini almasıdır. Daha önce Suriye devleti kurulurken Kürtler içinde yer almamıştı. Suriye bağımsızlığını kazandığında da yine Kürtler içinde yoktu. Şimdi yeni bir Suriye kuruluyor, önemli olan Kürtlerin bu inşada hak ettikleri yeri almasıdır. Eğer yeni Suriye devletiyle Kürtler olarak bir uzlaşma sağlandıysa, temel hedefimiz bugüne kadar elde edilen tüm kazanımların korunmasıdır. Bir diğeri ise Kürt halkının kendi kimliğiyle yeni devletin inşasında yer almasıdır. Şimdiye kadar atılan tüm adımlar, bu hedeflerimiz doğrultusundadır” dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Suriye’de demokratikleşme sürecinin nasıl gelişeceği üzerine sorulara yanıt veren Ebdî, demokratikleşme için önlerinde pek çok engel olduğuna işaret ederek, “Yeni bir sürece geçtik ancak yeni bir Suriye'nin kurulması kolay olmayacak, birçok sorun var. Temel meselelerden biri demokrasidir, medeni bir devletin inşa edilmesidir. En büyük meselelerden biri bu. Bunun için büyük bir mücadele gerekiyor. Ancak bakıldığında şimdiye kadar Baas otoriterliğinde bir rejim vardı, merkeziyetçi bir rejim vardı, farklılıkları, halkların haklarını kabul etmiyordu, medeni hukuku da kabul etmiyordu. Bugün karşılaştırdığımızda Suriye’de yeni bir zemin oluşmuştur. Yeni hükümet de öncekine göre daha açıktır ama yine de aşılması gereken zorluklar bulunuyor. Şüphesiz kolay olmayacak. Ancak baktığımda medeni bir hukuk, medeni kurumlar, yine, demokrasinin ve hukukun sağlanması için bir zemin oluştu. Bizlere düşen bunun mücadelesini yürütmek” diye ifade etti.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>GÜCÜMÜZ STATÜYE KAVUŞTU</p>

<p></p>

<p>Ortadoğu’daki yeni dengelere ilişkin konuşan Ebdî, “Önümüzde hem yeni fırsatlar hem de riskler bulunuyor. Herkesin kendini savunabilmesi, güvenliğini sağlaması gerekiyor. Bizim açımızdan da Suriye'deki Kürt halkı olarak, yeni savunma sisteminin bir parçası haline geldik. Güçlerimiz, QSD, tugaylar biçimiyle Suriye ordusuna resmi olarak katıldı. Önemli bir rol oynayacağına da inanıyoruz. Savunma yeni duruma göre sorumluluklarını yerine getirecektir. Gücümüz Suriye ordusu içinde resmi statüye kavuştu. Artık genel savunmayı Suriye halkı, Kürt halkı için birlikte sürdüreceğiz. Savunma konusunda imkanlar var” diye konuştu. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>QSD’nin Suriye ordusuna entegre olmasına dair yapılan spekülasyonlara işaret eden Ebdî, “Bu konuda çok fazla spekülasyon yapılıyor, herkes kendi tarafına çekmeye çalışıyor. Doğru olanı açıkça ortaya koymak gerekir: Şimdi Demokratik Suriye Güçleri, varılan bir anlaşma ve plan doğrultusunda Suriye ordusuna dahil oldu. Bugün yeni bir Suriye ordusu inşa ediliyor, biz de bu yapıda yerimizi alma kararı aldık. Gücümüz 15 yıldır bu topraklarda büyük bir tecrübe oluşturdu, büyük bir savaş verdi. Suriye’nin bir parçasını savundu. Kürt halkını savundu ve varlığını gösterdi. Bu güç şimdi tüm imkanlarıyla Suriye ordusuna katıldı. Önemli olan bu gücün Suriye ordusu içindeki rolünün olmasıdır. Demokratik Suriye Ordusu şimdiye kadar olduğu bölgelerde entegrasyondan sonra Suriye ordusunun bir parçası oldular ve yöneticileriyle Suriye ordusuna katıldılar. Artık bölgenin savunması birlikte sağlanıyor hem Kürt halkının savunması hem Suriye’nin tamamının savunması açısından gereken en doğru adımın atıldığına inanıyorum.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Halkımız doğru anlamalı. Birincisi ‘QSD teslim oldu, artık geriye bir şey kalmadı’ ifadesi QSD karşıtlarının söylemi ve bu doğru değil. Bu barış ve entegrasyon sürecine, sağlanan anlaşmalara zarar veriyor. Diğer taraftar ‘hiçbir şey değişmedi, QSD eskisi gibi kalıyor, anlaşmalar sağlanmadı, Suriye’nin bir parçası olmadı,’ yaklaşımı da gerçeği yansıtmıyor.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Doğru olan şu: Şimdiye kadar bu bölgeleri koruyan güçler, bugün resmi bir şekilde Suriye ordusunun bir parçası oldular. Aynı zamanda kendi kimlikleriyle katıldılar, ordunun yönetiminde yer alıyorlar. Şimdiye kadar bu topraklarda var olan QSD, tugaylar şeklinde orduya katıldı. Esas görevi, orduyu güçlendirmek. ‘Teslim oldular, ortada bir şey kalmadı,’ ya da aksi yönde ‘bir şey değişmedi’ diyenler bir yanılgı içindeler. Bunun doğru anlaşılması gerekiyor. QSD, varılan mutabakat doğrultusunda planlı ve kademeli bir süreç ile orduya katıldı. Şimdi Suriye ordusu içinde bir güç olarak bu bölgeyi savunmaya devam edecek” diye konuştu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>QSD güçlerinin Suriye ordusunun bir parçası olarak Suriye’nin savunma sistemini nasıl güçlendireceği üzerinde durulduğuna işaret eden Ebdî, “Bu güçlerin haklarının korunması, yine içinde yer alan kişilerin haklarının korunması, diğer yandan yeni bir kimlikle, Suriye ordusu kimliğiyle nasıl bu bölgeyi koruyacağı çerçevesinde bakılmalı” dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>KÜRT DİLİNİN KABÜLÜ&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Anadilde eğitime dair kararnameye dair de değerlendirmelerde bulunan Ebdî, “Eğer Kürt dili için resmi olarak gelinen aşamaya, Suriye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana bakılacaksa, büyük bir adım atıldı. İlk defa Kürtçe resmi olarak eğitimde kabul edildi ve sadece Kürtçe dersi değil, diğer bazı derslerin de Kürtçe verilmesi müfredata dahil edildi, çocukların eğitimi kabul edildi. Bu, eskiye kıyasla Suriye genelinde ilk kez yapılıyor ve Kürt halkı adına büyük bir kazanımdır. Ancak son 15 yıldır Rojava'da kendi anadilimizde yürüttüğümüz eğitim sistemiyle kıyaslandığında, elbette bir adım geride kalmış görünebilir. Bu nedenle bu bizim için bir mücadele konusudur. Atılan adımlar olumludur, ilktir, ama bizim için yeterli değil, Kürt halkı olarak bunun için mücadele etmemiz gerekiyor. Şam'daki birçok görüşmemizde ve son yapılan görüşmede de temel gündemimiz buydu, bizim için kırmızı çizgimiz Kürt dili meselesiydi. Elbette Kürt dili konusunda istediğimiz her şey sağlanmadı. Büyük bir mücadele verdik. Ancak alınan kararları da kabul etmedik. Sonuçta yeni bir durum gelişti, Kürtçe resmî olarak müfredata girdi. Bir adım atılması önemli ama yeterli değil. Kürt dili için esas hedeflerimize ulaşmak için mücadele gerekiyor” diye ifade etti.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>KÜRTLERİN DEVLETE KATILIMI&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Kürtlerin Suriye yönetimindeki yeni rolüne işaret eden Ebdî, “Artık Kürtlerin Suriye devletine nasıl katılacakları, nasıl güçlü bir aktör olacaklarının süreci başlıyor. Suriye devletinin de buna hazır olduğuna inanıyorum. Bizler de Kürt halkı olarak bu yönde bir adım atmak istiyoruz. Artık yaşanan gelişmeler karşısında hem Şam’da hem Kürt bölgelerinde yeni çalışmalarımız olacak” diye konuştu. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>Türkiye’de Kürt sorununun çözümüne dair yürütülen Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin Suriye’ye etkisine ilişkin de Ebdî şunları söyledi: “Şüphesiz birbirini etkiliyor. Hem Türkiye’nin Suriye’nin genelinde etkisi var. Son 15 yılda Türkiye Suriye’deydi, askeri olarak da Suriye’ydi, aktif bir şekilde yer aldı ve bu devam ediyor. Bu nedenle yaşanan her gelişmede Türkiye’nin tutumu Suriye’ye de etkide bulunuyor. Bu Kürt meselesi için de geçerli… Aynı şekilde Türkiye'deki Kürt meselesine yaklaşım da buraya güçlü bir şekilde etkide bulunuyor. Şunu söyleyebilirim; bizim Suriye devleti ile başlattığımız süreç ve yapılan anlaşmalarda geçtiğimiz yıl 18 Haziran’dan itibaren Türkiye ile yeni bir ilişki gelişti. Artık Türkiye ile aramızda Demokratik Suriye Güçleri olarak, Kürt halkı olarak savaşsız, diyaloğa dayalı yeni bir süreç başladı. Buradaki varlığımız artık Türk devleti tarafından hedef alınmadı. Bununla bağlantılı gelişmeler yaşandı. Türkiye’nin Suriye genelinde, özellikle buradaki Kürt meselesine dair etkileri olduğunu biliyoruz. Türkiye ile ilişkilerimizin artık normal bir zemine oturmasını istiyoruz ki buradaki süreç doğal bir şekilde sürdürülebilsin…”</p>

<p></p>

<p>GERİ DÖNÜŞLER</p>

<p></p>

<p>“Suriye’deki entegrasyon sürecinde Efrîn'e, Serêkaniyê'ye geri dönüşlerin sağlanması ile ilgili bir güvenlik meselesi var. Hala oralarda bazı saldırıların da olduğu görülüyor. Saldırıları bu süreçte kimler neden yapıyor? Güvenli dönüşlerin sağlanması için neler yapılıyor, yapılmalı ve sorun nasıl çözülecek?” sorusuna da yanıt veren Ebdî, &nbsp;“Efrîn, Serêkaniyê’den biraz daha farklıdır. Çünkü Efrîn halkı topraklarına geri döndü, Efrîn için artık gereken şey, şu anda Cizîrê bölgesi, Kobanê için varılan mutabakatın Efrîn için de geçerli olmasıdır. Örneğin eğitim meselesi, buradaki eğitim sistemi nasılsa Efrîn’de de öyle olmalı. Halkın asayişte, yerel idarede yer alması ile ilgili Efrîn’de bazı sorunlar var, çözülmesi gerekiyor. Mülkiyet hakları, dönen halkın güvenliği ve Suriye devletiyle olan ilişkilerin hukuki ve idari zemine oturtulması lazım. Bizler de bunun üzerinde çalışıyoruz ve bu sorunların çözülmesi gerekiyor. Serêkaniyê’ye henüz bir dönüş gerçekleşmedi. Daha önce bazı gruplar, entegrasyon karşıtı kesimler ve devletle varılan mutabakata karşı olanlar engeller çıkardılar, halkın dönmesini istemediler. Fakat gerekli tedbirler alındı ve Serêkaniyê halkının dönüşü adım adım, planlı bir şekilde devam ettirilecek ve bu süreç tamamlanacak. Kürt bölgeleri için varılan mutabakat, Efrîn, &nbsp;Serêkaniyê ve diğer alanlarının da bulunan Kürtler için de geçerli olması için çalışıyoruz. Bu bölgelerdeki yetkililerle de bu süreci takip ediyoruz ki hedefimize ulaşabilelim” diye konuştu. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>Genel hatlarıyla 29 Ocak Anlaşması'nın büyük bir bölümünün sağlandığını belirten Ebdî, “Genel hatları hayata geçirildi, askeri, idari ve güvenlik alanında sağlandı. Fakat pratikte çözülmesi gereken çok sayıda detay var, pratiğe dökülmesi gereken hususlar var. Bunlar üzerinde duruluyor. Entegrasyonun sağlıklı bir şekilde ilerlemesi için bu çalışmalar yürütülecek. Diğer taraftan inşa etmemiz gereken yeni şeyler var. Genel çerçeve 29 Ocak Anlaşması'ydı ancak bu her şeyin bittiği anlamına gelmez. Bu temelde, özellikle Kürt halkının bu devlette nasıl daha etkin bir rol oynayacağı, devletin asli bir parçası haline nasıl geleceği konusunda girişimlerimiz olacak, halkımızın çabaları olacak. Şam’da bulunmamızın temel nedenlerinden biri bu; Kürt halkı bu devlet içinde nasıl daha güçlü yer alacak” diye sordu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Cumhurbaşkanlığı danışmanlığına dair yürütülen tartışmaya da işaret eden Ebdî, “Doğru, açık konuşmak gerekirse yürütülen bu süreçte Şam’da olmayı kabul etmemizin nedeni bu süreci başarıya ulaştırmak, entegrasyonu sağlamak, Kürtlerin en güçlü şekilde devlette yerini almasını sağlamak. Asıl amacımız ve hedefimiz budur. Ancak bizim talebimiz daha kapsamlı bir kapsayıcılıktır, yani sadece Kürt bölgeleriyle sınırlı kalmayıp Suriye genelinde tüm alanlarda pozitif ve yapıcı bir rol oynamak istiyoruz. Bunu uygun gördük ve bu temelde çalışmalarımızı yürütüyoruz” dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER</p>

<p></p>

<p>Entegrasyonla Kürtlerin yönetime dahil olduğuna işaret eden Ebdî, “Bugüne kadar bölgesel düzeyde, uluslararası düzeyde, hatta yerel kurumlarla yürüttüğümüz temaslar vardı. QSD olarak, yerel olarak kurumlarımızla yürütülen görüşmeler, artık Suriye devletin bir parçası ve çatısı altında devam edecek. Artık halkımızın çıkarları, Suriye devletinin çıkarları ve yürütülen siyaset çerçevesinde bu ilişkiler resmi bir zeminde devam edecek” diye belirtti.&nbsp;</p>

<p>Türkiye ile diyaloğun önemli olduğunu dile getiren Ebdî, “Daha önce de belirttiğimiz gibi Suriye konusu Türkiye için önemlidir ve Türkiye'nin Suriye'deki rolü de bir gerçektir. Özellikle halkımız ve Kürt meselesi açısından, geride kalan 15 yıllık süreç Türkiye’yi yakından ilgilendiriyordu. Ben inanıyorum ki bu yeni süreçte Türkiye ile olan ilişkilerimiz de düzeltilmeli ve yeniden ele alınmalı. Bugün de Türkiye ile aramızda temaslar ve diyalog kanalları mevcuttur. Artık bu sürecin doğal ve yapıcı bir zeminde ilerlemesi gerekir. Bu çerçevede Türkiye ile yürütülecek yapıcı ilişkiler hem tüm Suriye’nin hem de Kürt halkının çıkarına olacaktır. Bu çerçeve bizler de temasların sağlıklı kurulması için çaba sarf ediyoruz, biz buna açığız, çünkü bunun hem Suriye’ye hem halkımıza fayda sağlayacağına inanıyoruz” ifadesinde bulundu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Resmi olarak Şam’daki görevine başladığını söyleyen Ebdî, &nbsp;“Ancak pratik olarak sahada tamamlanması gereken işlerimiz var, entegrasyonla ilgili, diğer konularla ilgili çalışmalar var. Bu işleri tamamladıkça Şam'daki çalışmalarımızı da sürdüreceğiz” diye belirtti.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Suriye'deki tüm toplumsal kesimlerin sorunlarının çözülmesi gerektiğine inandıklarını söyleyen Ebdî, “Baas rejimi döneminde yanlış bir devlet siyaseti vardı. Maalesef Suriye'nin yeniden inşasında, rejim değiştikten sonra da bu tür sorunlar devam etti. Bu nedenle tüm bileşenlerin Suriye devletine katılması gerekir, herkes içinde yer almalı, bunun yolu açılmalı. Suriye devletinin önündeki en temel görev, Dürzilerin, Alevilerin, Kürtlerin ve diğer tüm halkların devletin içinde güçlü bir şekilde yer almasıdır. Bunun için çalışmalar var ki bunun için çalışılıyor” diye ifade etti.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Sorumluluklarının eskisinden daha ağır olduğunu dile getiren Ebdî, şunları belirtti: “Gerçekten de sorumluluğumuz eskisinden çok daha ağırdır. Görüyoruz ki halkımız geleceğinin daha şeffaf, açık ve haklarının güvenceye kavuştuğu bir süreç istiyor, bu halkımızın hakkıdır. 15 yıldır Suriye’de Kürt halkı olarak büyük bir savaş ve acı süreci yaşadık. Halkımız büyük fedakarlıklar yaptı ve her zaman yanımızda durdu. Artık yeni bir sürece geçiyoruz. Halkımız da artık sürecin nereye gittiğini anlamak ve ne yapacağını bilmek istiyor. Bu sorumluluk öncelikle bizlere düşüyor. Bu bizim için büyük bir sorumluluk.”&nbsp;</p>

<p></p>

<p>ANAYASA</p>

<p></p>

<p>Kürtlerin mücadele hattına dair konuşan Ebdî, “Her şeyden önce Kürtler birliğini sağlamalı ki güçlü bir duruş göstersin. Kürt halkı Suriye’de devlete güçlü bir şekilde katılmak ve haklarını elde etmek için birliğini sağlamalı. Hali hazırda bazı kazanımlar var, korunan kazanımlar var. Kürtler öncelikle bu kazanımlar etrafında bir araya gelmeli. Daha önce de birlik için çalışmalarımız vardı, bu çalışmaları sürdüreceğiz. Tüm siyasi güçler, halkımızla birlikte gelinen aşama etrafında bir araya gelerek birliğini sağlamalı. Kürtlerin haklarını Suriye anayasasında güvence altına almak için önümüzde uzun bir yol var. Suriye’de daha güçlü bir çalışma yürütmek ve yerimizi almak için uzun bir yol var. Bu da halkımızın birlik olmasını, siyasi güçlerin birlik olmasını gerektiriyor. Yaşanan çelişkiler artık son bulmalı. Kimsenin düşüncelerini ifade etmesine, eleştirilerde bulunmasına karşı değilim, ancak daha önemli bir şey var.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Kürt halkının kazanımlarını korumak, Kürt halkının geleceği için birliği sağlamalıyız. Önümüzdeki süreçte hem Şam’da hem burada bunun mücadelesini yürüteceğiz. Halkımız için yeni bir yol var, yeni bir çalışma durumu söz konusu… Halkımız için yeni örgütlenmeler de olacak. Bu temelde önümüzdeki günlerde halkımızla tüm bu durumları paylaşacağız. Birlikte çalışmayı talep edeceğiz ki halkımız için, Suriye’de Kürt halkı için aydınlık bir geleceği oluşturalım” diye konuştu. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>‘HALKIMIZ UMUTLU OLMALI’</p>

<p></p>

<p>Yeni bir sürece girildiğine işaret eden Ebdî, “Kürt halkı ve genel olarak Suriye halkından talebimiz şu: Artık yeni bir sürece girdiğimizi kabul etmeliyiz. Geride kalan 15 yıl savaşla geçti, bunu geride bıraktık. Artık yeniden savaşa dönmek istemiyoruz, bu halkın yeniden savaş koşullarına girmesini istemiyoruz. Ben kendime bir söz verdim, artık mecbur kalmadıkça halkımızın tekrar savaş koşullarına girmesini istemeyiz. Önümüzde yeni bir süreç var, Suriye’nin inşası, barış süreci, mücadele sürecidir. Halkımız artık bunun üzerinde durmalı, bu yolda nasıl güçlü bir mücadele yürüteceğimiz üzerinde durmalı. Bu yolda mücadele yürütebiliriz. Bizler bu temelde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Birlikte bu çalışmaları yürütelim. Halkımız umutlu ve iyimser olmalı, karamsar olmamalı, umut zaferden daha önemlidir, umut bizim için önemlidir. Bu umut ile birlikte mücadeleye devam edelim. Bir süreçti, bu şekilde sonlandırdık, belki her istediğimize tam olarak ulaşamadık, halkımızın talepleri bu derecede değildi ama yine de kazanımlar var. Bir temel var, bu temel üzerine birlikte yola çıktığımız ve mücadele ettiğimiz amaçlar üzerinden tekrar mücadele etmeliyiz. Halkımız daha önce olduğu gibi yeni süreçte de yöneticilerine inanmalı. Birlikte zafer için yürüyelim” ifadesinde bulundu. &nbsp;</p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 26 12:47:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/ebd-kurtlerin-haklarini-guvenceye-almak-icin-onumuzde-uzun-h107908.html">Ebdî: Kürtlerin haklarını güvenceye almak için önümüzde uzun yol var</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/bakan-gurlek-3-faili-mechul-cinayet-daha-aydinlatildi-h107907.html</link>
		<title>Bakan Gürlek: 3 faili meçhul cinayet daha aydınlatıldı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye Adalet Bakanı Akın Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucu 3 faili meçhul cinayetin daha aydınlatıldığını bildirdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Bakan&nbsp;Gürlek,&nbsp;"24&nbsp;Nisan&nbsp;2026&nbsp;tarihinde&nbsp;kurduğumuzFaili&nbsp;Meçhul&nbsp;Suçları&nbsp;Araştırma&nbsp;Daire&nbsp;Başkanlığımızınkoordinasyonunda,&nbsp;Cumhuriyet&nbsp;başsavcılıklarımız&nbsp;ileemniyet&nbsp;ve&nbsp;jandarma&nbsp;teşkilatlarımızın&nbsp;titiz&nbsp;vekapsamlı&nbsp;çalışmaları&nbsp;sonucunda&nbsp;bugün&nbsp;3&nbsp;faili&nbsp;meçhulcinayet&nbsp;daha&nbsp;aydınlatıldı"&nbsp;açıklamasında&nbsp;bulundu.</p>

<p>Aydınlatılan&nbsp;cinayetlere&nbsp;ilişkin&nbsp;bilgi&nbsp;veren&nbsp;Gürlek,şöyle&nbsp;devam&nbsp;etti:</p>

<p>"İstanbul'da&nbsp;12&nbsp;Eylül&nbsp;2022&nbsp;tarihinden&nbsp;bu&nbsp;yana&nbsp;kayıpolan&nbsp;Zeynep&nbsp;Yıldırım'ın&nbsp;kaybolmadan&nbsp;önce&nbsp;en&nbsp;sonolarak&nbsp;Fethi&nbsp;Dağlı&nbsp;ile&nbsp;iletişim&nbsp;kurduğu&nbsp;belirlendi.Başka&nbsp;bir&nbsp;cinayet&nbsp;soruşturması&nbsp;kapsamında&nbsp;tutuklubulunan&nbsp;Dağlı'nın&nbsp;sorgulanmasının&nbsp;ardından&nbsp;1&nbsp;Eylül2026&nbsp;tarihinde&nbsp;gerçekleştirilen&nbsp;yer&nbsp;göstermeişleminde&nbsp;bir&nbsp;kadın&nbsp;cesedi&nbsp;bulundu.</p>

<p>Cesedin&nbsp;kimliği&nbsp;Adli&nbsp;Tıp&nbsp;Kurumumuzca&nbsp;tespitedilirken,&nbsp;Fethi&nbsp;Dağlı&nbsp;yürütülen&nbsp;soruşturmasıkapsamında&nbsp;yeniden&nbsp;tutuklandı.</p>

<p>Mardin&nbsp;Nusaybin'de&nbsp;2012&nbsp;yılında&nbsp;İsmail&nbsp;Akın&nbsp;ile&nbsp;henüz10&nbsp;yaşındaki&nbsp;kızı&nbsp;Elif&nbsp;Akın'ın&nbsp;öldürülmesine&nbsp;ilişkindosya&nbsp;14&nbsp;yıl&nbsp;sonra&nbsp;yeniden&nbsp;ele&nbsp;alındı.</p>

<p>Beyanlardaki&nbsp;çelişkiler,&nbsp;HTS&nbsp;kayıtları,&nbsp;daraltılmış&nbsp;bazçalışmaları&nbsp;ve&nbsp;elde&nbsp;edilen&nbsp;yeni&nbsp;bulguların&nbsp;birliktedeğerlendirilmesi&nbsp;sonucunda&nbsp;cinayetlerin&nbsp;şüphelileritespit&nbsp;edildi.&nbsp;Dört&nbsp;ilde&nbsp;gerçekleştirilen&nbsp;eş&nbsp;zamanlıoperasyonlarda&nbsp;15&nbsp;şüpheli&nbsp;yakalanarak&nbsp;gözaltınaalındı,&nbsp;1&nbsp;şüphelinin&nbsp;yakalanmasına&nbsp;yönelik&nbsp;çalışmalarsürüyor.</p>

<p>Manisa&nbsp;Akhisar'da&nbsp;2016&nbsp;yılında&nbsp;öldürülenAbdurrahman&nbsp;Aysu'nun&nbsp;cinayetine&nbsp;ilişkin&nbsp;yürütülenyeni&nbsp;çalışmalar&nbsp;sonucunda&nbsp;olayın&nbsp;failleri&nbsp;ve&nbsp;suçungizlenmesinde&nbsp;rol&nbsp;aldığı&nbsp;değerlendirilen&nbsp;şüphelilertespit&nbsp;edildi.&nbsp;Akhisar&nbsp;Cumhuriyet&nbsp;Başsavcılığımızınkoordinesinde&nbsp;Manisa,&nbsp;Bursa&nbsp;ve&nbsp;İstanbul'dagerçekleştirilen&nbsp;operasyonlarda&nbsp;7&nbsp;şüpheli&nbsp;gözaltınaalındı."</p>

<p>"Hiçbir&nbsp;faili&nbsp;meçhulün&nbsp;peşini&nbsp;bırakmayacağız"</p>

<p>Adalet&nbsp;Bakanı&nbsp;Gürlek,&nbsp;Faili&nbsp;Meçhul&nbsp;Suçları&nbsp;AraştırmaDaire&nbsp;Başkanlığınca&nbsp;aydınlatılan&nbsp;cinayetlere&nbsp;ilişkin,"Kurulduğu&nbsp;24&nbsp;Nisan&nbsp;2026&nbsp;tarihinden&nbsp;bugüne&nbsp;kadarFaili&nbsp;Meçhul&nbsp;Suçları&nbsp;Araştırma&nbsp;Daire&nbsp;Başkanlığımızınkoordinasyonunda&nbsp;Cumhuriyet&nbsp;Başsavcılıklarımızlayürütülen&nbsp;kapsamlı&nbsp;çalışmalar&nbsp;sonucunda&nbsp;40dosyada,&nbsp;46&nbsp;maktul&nbsp;ve&nbsp;7&nbsp;yaralının&nbsp;bulunduğu&nbsp;failimeçhul&nbsp;olay&nbsp;aydınlatılmış&nbsp;oldu."&nbsp;bilgisini&nbsp;verdi.</p>

<p>Faili&nbsp;meçhul&nbsp;dosyaların&nbsp;aydınlatılmasında&nbsp;görevalanlara&nbsp;teşekkür&nbsp;eden&nbsp;Gürlek,&nbsp;şunları&nbsp;kaydetti:</p>

<p>"Teknolojinin&nbsp;sunduğu&nbsp;bütün&nbsp;imkanlardanyararlanarak,&nbsp;eski&nbsp;dosyalardaki&nbsp;her&nbsp;bir&nbsp;delili&nbsp;yenidenincelemeye,&nbsp;çelişkileri&nbsp;tek&nbsp;tek&nbsp;değerlendirmeye&nbsp;vefaili&nbsp;meçhul&nbsp;olayların&nbsp;üzerindeki&nbsp;karanlığı&nbsp;kaldırmayadevam&nbsp;edeceğiz.&nbsp;Aradan&nbsp;kaç&nbsp;yıl&nbsp;geçerse&nbsp;geçsinhiçbir&nbsp;dosyayı&nbsp;unutmayacak,&nbsp;hiçbir&nbsp;faili&nbsp;meçhulünpeşini&nbsp;bırakmayacağız."</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 26 10:57:56 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/bakan-gurlek-3-faili-mechul-cinayet-daha-aydinlatildi-h107907.html">Bakan Gürlek: 3 faili meçhul cinayet daha aydınlatıldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/volkswagen-gelecek-plani-ni-onayladi-50-bin-kisi-isten-h107906.html</link>
		<title>Volkswagen &amp;#039;gelecek planı&amp;#039;nı onayladı: 50 bin kişi işten çıkarılacak</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Alman otomotiv üreticisi Volkswagen, 50 bin kişinin işten çıkarılmasını öngören kapsamlı revizyon planını onayladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>‘Gelecek Planı’&nbsp;adlı revizyon, Volkswagen yönetimince sunulmuştu. Wolkswagen Denetleme Kurulu planı, oybirliğiyle onayladı.</p>

<p>50 bin kişi, şirketin dünya genelindeki yaklaşık 650 bin çalışanının yaklaşık yüzde 8’ine tekabül ediyor.</p>

<p>Fakat Alman basını toplam işten çıkarmaların 100 bini bulabileceğini iddia ederken Volkswagen’den resmi bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Plan, işten çıkarmaların yanısıra tasarruf tedbirleri kapsamında araç portföyünün 2035’e kadar yüzde 50 daraltılmasını kapsıyor. Model çeşitliliğinin azaltılması ve endüstriyel ayak izinin küçültülmesi de bir diğer hedef.</p>

<p>Volkswagen Üst Yöneticisi (CEO) Oliver Blume, kararın şirketin geleceği için çok güçlü bir sinyal olduğunu savundu:&nbsp;“İkonik markalarımızı daha çekici, daha güçlü ve daha rekabetçi hale getirmek için önümüzdeki yıllarda yüz milyarlarca avro yatırım yapacağız.”</p>

<p>Alman üreticinin radikal kararında özellikle Asya pazarındaki gerileme etkili oldu. Yılın ilk yarısında Volkswagen’in kârı, Çin’deki satış kayıpları nedeniyle yüzde 30 düşmüştü.&nbsp;</p>

<p>Onay öncesi gözler, kuruldaydı. Çünkü Alman basınına göre şirketin sahibi konumundaki Porsche ve Piëch aileleri ile şirket yönetimi, planın reddedilmesi halinde&nbsp;‘olağanüstü genel kurul’&nbsp;çağrısı yapacakları tehdidinde bulunmuştu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 26 10:57:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/volkswagen-gelecek-plani-ni-onayladi-50-bin-kisi-isten-h107906.html">Volkswagen &amp;#039;gelecek planı&amp;#039;nı onayladı: 50 bin kişi işten çıkarılacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/cumhurbaskanina-suikast-timindeki-karatepe-yle-baglantili-h107905.html</link>
		<title>Cumhurbaşkanına suikast timindeki Karatepe&amp;#039;yle &amp;#039;bağlantılı&amp;#039; 10 kişi gözaltında</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a suikast teşebbüsüne katılan tutuklu ihraç yüzbaşı Burkay Karatepe’yle ‘irtibatlı’ 10 kişi gözaltına alındı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>‘FETÖ üyesi’&nbsp;Karatepe 1 Ağustos’ta Afyonkarahisar’da gözaltına alınıp 5 Ağustos’ta tutuklanmıştı. Bakanlığın açıklamasına göre Karatepe, Muğla’nın Marmaris ilçesinde Erdoğan’a suikast girişiminde bulunan özel kuvvetler timinin helikopter pilotuydu.</p>

<p>TRT’nin aktardığına göreyse&nbsp;’37 kişilik suikast timi’nin dışarıda kalan son üyesiydi. Ayrıca hakkında&nbsp;‘cumhurbaşkanına suikast’,&nbsp;‘kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürme’,&nbsp;‘Askeri Ceza Kanunu’na muhalefet’,&nbsp;‘silahla, birden fazla kişiyle birlikte konutta geceleyin yağma’&nbsp;suçlamalarıyla arama kararı vardı.</p>

<p>2017’de 47 sanıklı&nbsp;‘Erdoğan’a suikast’&nbsp;girişimi davasında 40 sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası&nbsp;verilmişti.</p>

<p>Karatepe’yle ilgili soruşturmada bazı kişilerin&nbsp;‘FETÖ’yle irtibatlı oldukları’&nbsp;ve Karatepe’ye firari olduğu dönemde maddi yardımda bulundukları belirlendi.&nbsp;</p>

<p>Bu kapsamda İstanbul ve Eskişehir’de belirli adreslere düzenlenen operasyonda, 10 kişi gözaltına alındı. Adreslerdeki aramalarda çok sayıda dijital materyale el konuldu. Şüpheliler, Muğla’ya götürülecek.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 26 10:56:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/cumhurbaskanina-suikast-timindeki-karatepe-yle-baglantili-h107905.html">Cumhurbaşkanına suikast timindeki Karatepe&amp;#039;yle &amp;#039;bağlantılı&amp;#039; 10 kişi gözaltında</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/bayik-surecin-basarili-olmasi-demokratiklesme-adimlarinin-atilmasidir-h107904.html</link>
		<title>Bayık: Sürecin başarılı olması demokratikleşme adımlarının atılmasıdır</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Sürecin sadece silahsızlanma olmadığını, demokratikleşmeyle bunun sağlanacağını belirten Cemil Bayık, “Eğer sorun çözülmek isteniyorsa, Rêber Apo ve yönetici kadronun durumunun netleşmesi gerekir” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, Fırat Haber Ajansı’na (ANF) sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Röportajın ilk bölümünde özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren ve yakın dönemde isimleri açıklananların ailelerine ve Kürt halkına başsağlığı dileğinde bulunan Bayık, “Şehit olan gerillaların anmalarının Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde yapılması, sürecin sonraki aşamalarının sağlıklı yürütülmesi açısından gerekliydi. Çünkü süreç ilerlediği taktirde gerillaların Türkiye’ye gidişi gündeme girecekti. Daha sonra farklı tartışma ve spekülasyonlara yer vermemek için bu anmalar yapılmıştır.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Bu anmalara on binlerce insanımız katılmıştır. Bu anmalar, halkımızın şehitlere nasıl bir anlam ve değer verdiğini çok çarpıcı biçimde ortaya koymuştur. Bu, aynı zamanda Kürt halkının bu şehitlerin uğrunda canlarını feda ettiği amaçlarına bağlılığı ifade etmektedir. Halk varlık, özgürlük ve demokrasi adına ne kazanılmışsa bu fedailerin mücadelesiyle kazanıldığının da derin bilincindedir. Gerillalar Rêber Apo’ya bağlılık temelinde bu mücadeleyi vermiş ve yaşamlarını ortaya koymuşlardır. Bu nedenle anma törenlerinde Rêber Apo’nun posterleri taşınmış, sık sık ‘Bîjî Serok Apo’ sloganları atılmıştır. Bu tutum aynı zamanda Rêber Apo’nun inisiyatif almasıyla yürüyen Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne verilen güçlü destek olmaktadır. Nitekim şehit aileleri her konuşmalarında Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin şehitlerin mücadelesinin sonucu olduğunu vurgulamışlardır.</p>

<p></p>

<p>Eğer bugün Rêber Apo Barış ve Demokratik Toplum için Türk devleti ile görüşüyorsa, Kürt sorunu idam sehpalarından masaya taşınmışsa, bunu sağlatan şehitlerimizin mücadelesidir. Eğer şehitlerimizin fedailiği olmasaydı mücadelemiz tasfiye olur, önceki Kürt direnişlerinin kaderiyle karşılaşılırdı. Bu açıdan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin şehitlerin yarattığı süreç olarak görülmesi çok önemlidir.</p>

<p></p>

<p>ÖZGÜR VE DEMOKRATİK YAŞAM</p>

<p></p>

<p>Şehit ailelerinin duruşu çok anlamlıdır. Şehit ailelerinin duruşu Kürt halkının duruşunda da belirleyici olmaktadır. Kürt Özgürlük Hareketi toplumsal ve tarihsel olarak Kürt’ün yaşamına damga vurduysa, bunda şehit ailelerinin duruşunun büyük payı vardır. Şehit ailelerinin duruşu ve halkımızın şehit anmalarına güçlü katılımı, Kürt halkının mutlaka özgür ve demokratik yaşama kavuşacağının kanıtı olmuştur.</p>

<p></p>

<p>Şehitlerimiz kuşkusuz şehit ailelerine de sorumluluk yüklemektedir. Bu da şehitlerin yaşamlarını verdiği amaçlara bağlılık olmaktadır. Şehit aileleri bu değerleri iyi temsil ederlerse bu değerler mutlaka Kürt halkının özgür ve demokratik yaşamında somutlaşacaktır. Tüm Kürt halkı da şehitlerimizin uğruna canlarını verdiği değerlere bağlı kaldığında Kürt halkının geleceği mutlaka özgür olacak; hiçbir güç bu halkı varlık, özgür ve demokratik yaşamdan mahrum kılamayacaktır” dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>KOMÜNE DAYALI ÖRGÜTLÜ TOPLUMU YARATMAK&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Yaşamını yitirenlerin mirasını yaşatmak onların amaçladıkları değerler için mücadele etmekten geçtiğini söyleyen Bayık, şunları ifade etti: “Kürt halkının varlığı güçlü biçimde ortaya çıkmıştır. Şimdi ise bu varlığın özgür ve demokratik yaşama kavuşması gerekir. Bunun için ilk önce barış ve demokratik toplum mücadelesini başarıya ulaştırmalıyız. Bu da komünlere dayalı örgütlü demokratik toplumu yaratmakla mümkün olur. Şehitlerin mücadelesiyle yaratılan değerler ancak örgütlü toplumla korunur ve geliştirilir. Bu açıdan kapitalist modernitenin bireyci ve maddiyatçı anlayışının tüketiciliğine komünlere dayalı örgütlü demokratik toplumla karşı koymak gerekir. Kapitalizm, Kürt’ün direnci ve varlık nedeni olan toplumu dağıttığından Kürt gerçeği açısından Kürt düşmanıdır. Bu açıdan Kürt’ün varlık ve özgürlük mücadelesi ancak toplumsallıkla başarılır. Şehitleri başarılı kılan ve fedai mücadele etmelerini sağlayan, yaşamlarında komünal olmalarıydı. Bu da onları demokratik ve özgürlükçü kılıyordu. Komünal yaşam yoldaşlarına ve toplumuna güçlü bağlılık yaratıyordu. Bu açıdan tarihsel toplumsal yaşamın Kürt halkına kazandırdığı gücün bilinciyle mücadele yürütmek önemlidir. Örgütsüz mücadele kesintili mücadeledir. Bu da başarı getirmeyen mücadeledir. Örgütlü mücadele ise kesintisiz mücadeledir; başarıyı getiren, mücadele tarzıdır.”&nbsp;</p>

<p></p>

<p>SÜRECİN BAŞLANGIÇ YASASI&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Çerçeve yasanın, silahsızlanmanın nasıl olacağını ortaya koyan bir yasa olduğunu belirten Bayık, “Bu yasa Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde çıkan bir yasadır. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde ne İmralı’da ne meclis komisyonunda ne de yasanın görüşüldüğü mecliste sadece silahsızlanma konuşulmuştur. Bu açıdan yasa silahsızlanmaya vurgu yapsa da, bizler Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin başlangıç yasası olarak ele aldık. Bu sürecin geliştirilmesi iradesinin yansıması olarak değerlendirdik. Bu yasayı reddetmedik ama eksik, yetersiz ve hatalı bulduk. Ancak yasanın pratikleşmesini esas alan bir yaklaşım içinde olduk. Çünkü bu yasa tek taraflı uygulanacak bir yasa değildir. Devletle İmralı ve Hareketimizin arasında yapılan tartışma ve müzakerelerle pratikleşebilecek bir yasadır. Yoksa ‘silahını bırak gel’ denilerek pratikleşecek bir durum yoktur. Kuşkusuz biz de silahsızlanma ve demokratik siyasal yaşama katılmayı kabul etmişiz. Bu konudaki irademiz nettir ama nasıl uygulanacağı da çok önemlidir.</p>

<p></p>

<p>Her fırsatta dile getirdik; bu süreç sadece silahsızlanma değildir. Bu silahsızlanmayı gerektirecek demokratik adımların atılması önemlidir. Çünkü demokratik siyasal alana adım atmak için silah bırakılacaktır. Bu açıdan silahsızlanmayla birlikte demokratikleşme adımlarının atılacağının yasada yer almamasını bir eksiklik olarak gördük. Bu nedenle neden silahsızlanmanın olacağı tam anlaşılmamaktadır. Bir yasa çıkarken onun gerekçesi açık konulur. Bu açıdan sadece terörün sonlanacağını belirtmek yasayı güçsüz bırakmıştır. Silah bırakmanın nedeni demokratik adımlar atılmasına bağlansaydı, yasanın maksadı daha iyi anlaşılırdı. Zaten kullanılan dil de çok yanlıştır. Barış ve sorunların çözümünü arzulayan bir yasanın dilinin böyle olmaması gerekirdi.</p>

<p></p>

<p>Önemli gördüğümüz ise şudur. Bu yasayla birlikte iktidar, 50 yıldan fazla süren bir sorunun çözümünün taahhüdü altına girmiştir. Bu da demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümüdür. Yasanın meclisteki tartışmalarında ağırlıklı olarak bu yasanın bir anlam taşıması için demokratikleşmenin olması gerektiği vurgulanmıştır. Sorunun açıkça Kürt sorunu olduğu dile getirilmiştir.</p>

<p></p>

<p>DEMOKRATİK ADIM ATILMAZSA TIKANIR&nbsp;</p>

<p></p>

<p>İktidar sık sık bu süreci sonuna kadar götüreceğiz, kardeşliği ve iç cepheyi güçlendireceğiz, diyor. Bu yasa ile bu süreci başarıya götüreceğiz söylemi daha fazla dile getirilmektedir. Bu da ancak demokratikleşme ile sağlanabilir. Demokratikleşme Kürt sorununun çözümünü sağlatabilir. Bu yasa ile iktidar bunları zımnen kabul etmiş oluyor. Eğer bu süreç demokratik adımlarla ilerletilmezse tıkanır, bunun sorumlusu da iktidar olur. Bu açıdan bu yasayla birlikte sürece taraf olan herkesin taahhüt altına girmesini önemli görüyoruz. Bu nedenle yasayı başlangıç olarak değerlendirdik” diye ifade etti.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü ve statüsünün önemine işaret eden Bayık, “Rêber Apo’nun statüsü ve fiziki özgürlüğü bizim için çok önemlidir. Çünkü bir halkın önderine yaklaşım, o halka yaklaşımdır. Bunu anlamayanlar ya da anlamak istemeyenler, bu istemi kendilerine göre bir kişiye ait istem olarak görüyorlar. Bir halkın önderine ve siyasal temsilcilerine olumlu bir yaklaşım gösterilmezse o halka da gösterilmez. Tüm tarihsel ve toplumsal gerçekler bunu gösteriyor.</p>

<p></p>

<p>SÜREÇ PRATİKLEŞME AŞAMASINA GEÇTİ</p>

<p></p>

<p>Bu sürecin başlamasının sorumluluğu Rêber Apo’ya aittir. Bu süreci başlatan Rêber Apo, özgür ve serbest çalışır konuma ve akabinde fiziki özgürlüğüne kavuşmadan bu sürecin ilerlediğinden ve amacına ulaştığından söz edilemez. Zaten biz 12. Kongrede PKK’yi feshedip Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi sonlandırma kararı aldığımızda bu sürecin Rêber Apo tarafından yürütülmesi gerektiği yönünde de bir karar aldık. Bu sağlanmazsa sürecin ilerlemesi açısından ne Özgürlük Hareketimiz ne de halkımız ikna edilebilir. Şu ana kadar Rêber Apo süreç içinde yer aldığı için süreç bu noktaya geldi. Şimdiye kadar Rêber Apo bu süreçte yer aldı. Şimdi tartışma aşamasından pratikleşme aşamasına geçildi. Bu süreçte de Rêber Apo’nun aktif rol alması gerekir. Zaten Devlet Bahçeli, ‘barış ve siyasallaşma koordinatörü olmalı’ dedi. Bu sadece Devlet Bahçeli’nin görüşü değildir. İktidarın da görüşüydü. Yoksa Devlet Bahçeli böyle bir açıklama yapmazdı. Rêber Apo ve Hareketimiz çerçeve yasayı reddetmediyse Rêber Apo’nun böyle bir rol alacağının kabul edilmesinden dolayıdır.</p>

<p></p>

<p>Şimdi Rêber Apo’nun esas rol oynayacağı kurul oluşturuldu. Silahsızlanmanın nasıl, hangi zaman diliminde ve hangi aşamalardan geçerek uygulanacağı; Türkiye’ye dönüşlerin nasıl örgütlenip siyasal yaşama nasıl katılacağı gibi konular bu kurulun denetiminde pratikleşecektir. Yönetici kadronun ve birçok çalışma içinde önemli bir sayıda kadronun çerçeve yasa dışında kalması ciddi bir sorundur. Türkiye’ye gidişler için bu konunun da çözülmesi gerekir. Eğer sorun çözülmek isteniyorsa, Rêber Apo ve yönetici kadronun durumunun netleşmesi gerekir. Yönetici kadronun sorunu çözülmeden Kürt Özgürlük Hareketi ile devlet arasındaki sorun nasıl çözülmüş olacaktır? Bu açıdan yöneticilerin ve önemli bir sayıdaki kadronun durumunun bu yasa dışında tutulması kafalarda soru işareti yaratmaktadır. Öte yandan Türkiye’de özgür ortamda siyasal mücadele yapılacak diye gidilecektir. Demokratik siyasal mücadele ortamının olmadığı bir yere gitmek sadece daha önce hiçbir pratik değeri olmayan eve dönüş yasası gibi olur. Bunun da eskiden beri reddedildiği bilinmektedir. Özcesi bu sürecin başarılı olmasını sağlayacak demokratikleşme adımlarının atılması önemli olmaktadır” diye konuştu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>‘TÜM TÜRKİYE SİYASETİNİ İLGİLENDİRİYOR’</p>

<p></p>

<p>“Kürt sorununun çözümü ve kalıcı bir barış için meclisin yanı sıra siyasete ve hukuk alanına ne tür görevler düşüyor? Bu yasayı tamamlayan ne tür siyasi ve hukuki adımlar atılmalıdır” sorusuna yanıt veren Bayık, şunları ifade etti: “Kürt sorununun çözümünde belirleyici kurum, tabii ki meclis olacaktır. Çünkü sorunun çözümünü kalıcı kılacak yasaları çıkartacak olan bu kurumdur. Tabii ki bu kurumu işletecek ve rol almasını sağlatacak olan siyaset kurumudur. Siyaset kurumu derken bir partiyi kastetmiyoruz. Çünkü bu sorun iktidarı ve muhalefetiyle tüm Türkiye halkını ve siyasetini ilgilendirmektedir. Kürt sorunu ile ilgili siyasi konulardan uzak kalan siyaset, Türkiye siyasi gerçeğinden uzak kalmaktır. Temel sorunlarla değil ikincil sorunlarla ilgilenmektir. Zaten şimdiye kadar siyasetin Kürt sorunundan uzak durması istenmiştir. Siyasete bu alan kapatılmış, bunun dışındaki konularla meşgul olması istenmiştir. Kürt sorunu da sadece güvenlik sorunu ve Kürt halkının mücadelesini ve taleplerini ezme sorunu biçiminde ele alınmıştır. Ancak bu politikanın sonuç vermediği anlaşılmıştır. Önceleri de siyasi alan bu konuya el atmak istemişse de müsaade edilmemiştir. Turgut Özal’ın başına gelenler de bilinmektedir. Necmettin Erbakan da bu konuya el atmak istemiştir. Ancak mevcut siyasi dengeler sınırlı bir girişimin ötesine geçmesine imkan vermemiştir. 2015 öncesi AKP iktidarı, Özgürlük Hareketi ve Kürt demokratik siyasi alanla ilişkilense de bir çözüm anlayışı olmadığından şiddetli bir savaşla Kürt özgürlük mücadelesini ezme gündeme konulmuştur. Ancak 2015’te başlayan bu saldırılar sonuç vermeyince Devlet Bahçeli’nin çağrısı ile siyasetin devreye girdiği bir döneme geçilmiştir.</p>

<p></p>

<p>KÜRT YASA VE HUKUK İÇİNE ALINMALI</p>

<p></p>

<p>Barış ve Demokratik Toplum Süreci olarak ifade ettiğimiz bu dönemde siyaset rolünü oynayacak mıdır? Siyaset Türkiye’nin temel sorununa el atacak mıdır? Şimdiye kadar bu konuya el atan siyasetçilere müdahale edildiği bilinmektedir. Bu açıdan demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü açısından iktidarı ve muhalefetiyle siyasetin devreye girmesi gerekir. Yoksa Türkiye’de siyasi güçler yüz yıldır yıldır olduğu gibi Türkiye’nin temel sorunlarına el atamayan siyaset kurumları olarak kalmaya devam eder.</p>

<p></p>

<p>Siyasetin bu sorunda devreye girmesi, Kürt’ün yasa ve hukuk içine alınmasıyla olur. Kürt, 100 yıldır hukuk ve yasa dışında kalmıştır. Türkiye’de herkes eşit yurttaştır, eşit haklara sahiptir, sözü gerçekleri örtmeyi hedefleyen bir demagojidir. Ya da Kürt’e karşı yürütülen bir özel savaş söylemidir. Kürt sorunu yasa yoluyla hukuk sistemi içine girerse çözülür. Bunun hangi yol, yöntem ve formülle sağlanacağı tabii ki hem siyasi hem de hukuk alanının işidir.</p>

<p></p>

<p>Türkiye’de anayasa ve yasalar Kürt’ü kabul etmediği gibi; ceza yasası, terörle mücadele kanunu gibi yasalar ise Kürt’ü inkar temelinde Kürt halkının özgürlük istemini ezmeye göre şekillendirilmiştir. Yine Kürt’ün siyasi iradesi tanınmadığı gibi, Türkiye yasalarına göre bile yerel yönetimleri yürütmesi kabul edilmiyor. Avrupa yerel özerklik şartına da Kürtler yerel irade olmasın diye şerh koyulmuştur. Tüm gerçeklikler, Türkiye’de belirtilen yasakları kaldıracak ve Kürt’ün varlığını tanıyacak yasalarla hukuk sistemi içine alınmasını gerektirmektedir. Aslında bunların neler olduğu yıllarca tartışıldığından siyasetçiler ve demokratik kamuoyu tarafından bilinmektedir.”</p>

<p></p>

<p>GERÇEK BİR ÇÖZÜM</p>

<p></p>

<p>Kürtlerin yasa ve hukuk içine alınması gerektiğinin altını çizen Bayık, “Bu olmadan Kürt sorunu çözülmez ve gerçek bir barış sağlanamaz. Gerçek bir çözüm ve barış olmazsa sorunlar da gerilim ve çatışmalar da devam eder. 100 yıllık tarih bu gerçeği defalarca kanıtlamıştır. Zaten bu nedenle şimdi siyasal yollardan çözüm arayışı ve tartışmaları sürmektedir. Bizim kararımız bu yönde olduğu gibi, devletin de bu yönlü bir kararlaşma içinde olması sürecin gereğidir. Kuşkusuz 2 yıllık bir süreç var; çerçeve yasayla önemli bir aşamaya geçildi. Bu aşama nasıl pratikleşecek ve ne tür demokratikleşme adımları atılacak; bunu zaman içinde göreceğiz.</p>

<p></p>

<p>Ancak şu kesindir ki, Kürt varlığı tanınıp Kürt dili ve kültürü özgür hale gelmez ve Kürt halkının siyasal iradesi ve yerel demokrasisi tanınmazsa kalıcı bir barışı ve çözümü sağlayamayız. Kürt’ün varlığı, dolayısıyla dili ve kültürü tanınmıyordu. Kürtler asimilasyon ve kültürel soykırımla Türkleştirilmek isteniyordu. Kürtlerle barış en başta da bu tür politikalardan vazgeçmeyle olur. Fiili olarak varlığı kabul edilen Kürt halkının, hakları ile de kabul edilmesi gerekir. İnsan Hakları Derneği; insan haklarıyla insandır, demektedir. Bir halk da haklarıyla bir halktır! Bu açıdan Kürt dili ve kültürü önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır. Kürtlerin varlığının tanınması ancak böyle olur” diye konuştu.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 26 09:25:32 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/bayik-surecin-basarili-olmasi-demokratiklesme-adimlarinin-atilmasidir-h107904.html">Bayık: Sürecin başarılı olması demokratikleşme adımlarının atılmasıdır</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/motorin-ve-benzine-buyuk-zam-guncel-akaryakit-fiyatlari-h107903.html</link>
		<title>Motorin ve benzine büyük zam: Güncel akaryakıt fiyatları</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Motorine 7 lira 72 kuruş, benzine 2 lira 48 kuruş zam geldi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>ABD ile İran arasında yeniden tırmanan gerilim ve Ukrayna’nın Rusya’daki petrol rafinerilerini hedef alan saldırıları, küresel petrol piyasalarında arz endişelerini artırdı.</p>

<p>Jeopolitik risklerin etkisiyle petrol fiyatları yükseldi. 08:02 itibarıyla&nbsp;brent petrol95,64&nbsp;dolar.</p>

<p>Petroldeki yükseliş akaryakıt fiyatlarına zam olarak yansıdı.</p>

<p>Gece yarısı motorinin litresi 7 lira 72 kuruş, benzinin litresiyse 2 lira 48 kuruş artırıldı.</p>

<p>Motorin, Ankara ve İzmir’de 90 lirayı aştı&nbsp;</p>

<p>Zamla Ankara ve İzmir’de motorinin litre fiyatı 90 liraya ulaşırken İstanbul’da 90 lira sınırında.</p>

<p>Güncel akaryakıt fiyatları şöyle:</p>

<p>İstanbul Avrupa Yakası</p>

<p>Benzin: 76,92 lira</p>

<p>Motorin: 88,88 lira</p>

<p>LPG: 33,79 lira</p>

<p>İstanbul Anadolu Yakası</p>

<p>Benzin: 76,77 lira</p>

<p>Motorin: 88,76 lira</p>

<p>LPG: 33,19 lira</p>

<p>Ankara</p>

<p>Benzin: 77,87&nbsp;lira</p>

<p>Motorin: 90 lira</p>

<p>LPG: 33,89 lira</p>

<p>İzmir</p>

<p>Benzin: 78,15 lira</p>

<p>Motorin: 90,27 lira</p>

<p>LPG: 33,79 lira</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 26 09:24:37 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/motorin-ve-benzine-buyuk-zam-guncel-akaryakit-fiyatlari-h107903.html">Motorin ve benzine büyük zam: Güncel akaryakıt fiyatları</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/suleymancilar-sorusturmasi-bes-sirkete-el-konuldu-h107902.html</link>
		<title>Süleymancılar soruşturması: Beş şirkete el konuldu</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Süleymancılar cemaati odaklı soruşturmada beş şirkete daha el konuldu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Ankara başsavcılığınca yürütülen soruşturmada cemaat lideri Alihan Kuriş liderliğinde bir suç örgütü kurulduğu belirtiliyor. Suçlamalar,&nbsp;‘çıkar amaçlı suç örgütü yöneticiliği’,&nbsp;‘nitelikli dolandırıcılık’,&nbsp;‘Vergi Usul Kanunu’na muhalefet’&nbsp;ve&nbsp;‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’.</p>

<p>29 Nisan’da Alihan Kuriş dahil 81 kişinin tutuklu olduğu, &nbsp;50 şirket ve dört derneğe el konularak kayyım atandığı bildirilmişti.</p>

<p>Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), soruşturmada başsavcılığın talimatıyla İrfan Yılmaz adına kayıtlı beş şirketi merceğe aldı. İncelemede şirketler üzerinden&nbsp;‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanmasına ilişkin şüpheli işlemler’yapıldığı saptanmış.</p>

<p>Beş şirkete el konulmasına karar verildi. O şirketler şöyle:</p>

<p>Yılmaz Kimya</p>

<p>Yılkim Kimya</p>

<p>Erimer Kimya</p>

<p>Mie Girişimcilik ve Makine</p>

<p>Astra Polimer</p>

<p>İrfan Yılmaz hakkında gözaltı kararı</p>

<p>İrfan Yılmaz hakkında da&nbsp;‘suç örgütüne üye olma’,&nbsp;‘kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık’ve&nbsp;‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’&nbsp;suçlamalarıyla gözaltı kararı çıkarıldı.</p>

<p>Soruşturmanın&nbsp;‘örgütün finansal yapısıyla ilgili yeni deliller ışığında çok yönlü sürdürüldüğü’&nbsp;bildirildi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 26 09:23:45 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/suleymancilar-sorusturmasi-bes-sirkete-el-konuldu-h107902.html">Süleymancılar soruşturması: Beş şirkete el konuldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/yuregir-belediyesi-mahkeme-karariyla-akp-ye-gecti-h107901.html</link>
		<title>Yüreğir Belediyesi mahkeme kararıyla AKP&amp;#039;ye geçti</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Yüreğir Belediye Başkanvekilliği için yapılan iki seçimi CHP adaayı kazandı. AKP seçimi mahkemeye taşıdı. Seçimi iptal eden mahkeme, görevi AKP&#039;nin adayı Tarık Özünal&#039;a verdi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Yüreğir&nbsp;Belediye&nbsp;Başkanı Ali Demirçalı, bir dava kapsamında aldığı ceza gerekçesiyle 21 Nisan günü, İçişleri Bakanlığı tarafından görevinden uzaklaştırıldı.</p>

<p>CHP adayı seçimi iki kez kazandı</p>

<p>Yüreğir Belediye Meclisi'ndeki başkanvekili seçimini 21 oy alan&nbsp;CHP’nin adayı Cafer Boyraz kazandı.&nbsp;AKP’li Tarık Özünal ise 15 oyda kaldı. AKP'nin itirazı üzerine Adana 2. İdare Mahkemesi, yürütmeyi durdurma kararı verdi ve&nbsp;seçimyenilendi. 31 Temmuz'daki seçimi yine CHP'li Cafer Boyraz kazandı.</p>

<p>AKP ikinci seçim için de mahkemeye başvurdu. Adana 2. İdare Mahkemesi, Başkanvekilliği görevinin Tarık Özünal'a geçmesine hükmetti.</p>

<p>Davayı karara bağlayan Adana 2. İdare Mahkemesi, kararda şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<p>Hukuka aykırılığı ortaya konulan dava konusu seçim işlemlerinin yürütmesinin devamı halinde seçime yönelik itirazların sürmesi sebebiyle davalı idarenin karar alma organlarının faaliyetine devam edebilmesinin ortadan kalkacağı, seçilen kişinin belediye başkanının yetkilerini kullanacağı, huzur ortamının bozulabileceği bu nedenle de hizmetin görülmesinde ve yürütülmesinde aksamalar yaşanabileceği, bu durumun telafisi güç zararların ortaya çıkmasına neden olabileceği açıktır. Açıklanan nedenlerle hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemlerin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına kararın tebliğini izleyen günden itibaren 7 gün içinde Adana Bölge İdare Mahkemesine itiraz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.</p>

<p>CHP'den tepki</p>

<p>Karara tepki gösteren CHP Sözcüsü Müslim Sarı, kararın hukuka aykırı olduğunu belirtti.</p>

<p>Adana Yüreğir Belediye Meclisi, belediye başkanı dahil 38 kişiden oluşur. Başkan vekilliği seçiminin üçüncü turunda CHP 18, AKP 19 oy aldı. Bu turda bir adayın seçilebilmesi için gerekli sayı 20 oydu. Dolayısıyla üçüncü turda hiçbir aday seçilemedi.Dördüncü turda ise en çok oyu alan aday seçilecekti. CHP 19, AKP 17 oy aldı, 1 oy da geçersiz sayıldı. Bu sonuçla seçimi CHP adayı kazandı.Buna rağmen dördüncü tur oylamasının iptal edilip üçüncü turda AKP adayının 19 oyla salt çoğunluğu sağladığı gerekçesiyle görevin Tarık Özünal’a verilmesi, sandıktan çıkan iradenin yok sayılmasıdır.Bu karar açıkça hukuka aykırıdır. Yüreğir Belediye Meclisinin iradesi mahkeme kararıyla tersine çevrilemez. Bu karara karşı gerekli tüm hukuki yollara başvurulacaktır.</p>

<p>Belediye başkanı ceza aldı</p>

<p>Yargılandığı davada "rüşvet vermek" suçu iddiasıyla 5 yıl 3 ay 10 gün hapis cezasına çarptırılan Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, İçişleri Bakanlığınca görevden uzaklaştırılmıştı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 26 08:00:06 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/yuregir-belediyesi-mahkeme-karariyla-akp-ye-gecti-h107901.html">Yüreğir Belediyesi mahkeme kararıyla AKP&amp;#039;ye geçti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/sultanbeylide-sicak-dakikalar-polise-ates-acan-isid-suphelisi-h107900.html</link>
		<title>Sultanbeylide Sıcak Dakikalar: Polise Ateş Açan IŞİD Şüphelisi Etkisiz Hale Getirildi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[IŞİD&#039;le bağlantılı olduğu ve Türkiye’de terör saldırısı planladığı değerlendirilen 21 yaşındaki Berkan Ç.’nin yakalanması için Sultanbeyli’de operasyon düzenlendi. Polise ateş açan şüpheli etkisiz hale getirilirken, çıkan çatışmada bir vatandaş yaralandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İstanbul&nbsp;Sultanbeyli'de terör örgütü&nbsp;IŞİD'le bağlantılı olduğu belirlenen Berkan Ç. (21) ile polis ekipleri arasında çatışma çıktı. Şüpheli, polis tarafından etkisiz hale getirilirken, 1 vatandaş yaralandı.</p>

<p>Konuya ilişkin İstanbul Valiliği'nden şu açıklama geldi:&nbsp;"İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nce, İstihbarat Şube Müdürlüğü ile koordineli olarak yürütülen çalışmalarda; DEAŞ Silahlı Terör Örgütü ile bağlantılı olduğu ve ülkemizde terör saldırısı planladığı değerlendirilen Berkan Ç. (21) isimli şahsın yakalanmasına yönelik Sultanbeyli‘de bir operasyon gerçekleştirilmiştir. Şüphelinin görevli polislerimize ateş açması üzerine karşılık verilmiş ve şüpheli Berkan Ç. etkisiz hale getirilmiştir. Bu esnada bir vatandaşımız yaralanmıştır. Konuyla ilgili tahkikat devam etmektedir."</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 26 07:57:12 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/sultanbeylide-sicak-dakikalar-polise-ates-acan-isid-suphelisi-h107900.html">Sultanbeylide Sıcak Dakikalar: Polise Ateş Açan IŞİD Şüphelisi Etkisiz Hale Getirildi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/jd-vance-irana-karsi-askeri-ekonomik-ve-gizli-tum-secenekler-h107899.html</link>
		<title>JD Vance: İrana karşı askeri, ekonomik ve gizli tüm seçenekler masada</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran’a karşı askeri, ekonomik, diplomatik ve gizli baskı dâhil tüm seçeneklerin masada olduğunu açıklarken, Türkiye ve bölge ülkelerinin de bu süreçte ABD ile işbirliği yaptığını belirtti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında uluslararası gündeme ve Orta Doğu’daki gelişmelere dair kritik değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>“Askeri, ekonomik ve gizli baskı dahil tüm seçenekler masada”</p>

<p>İran ile ucu açık veya süresiz bir çatışma süreci içerisinde yer almak istemediklerini dile getiren Vance, bununla birlikte Tahran yönetimine yönelik caydırıcı adımların kapsamlı şekilde değerlendirildiğini aktardı.</p>

<p>ABD’nin şu aşamada İran ile doğrudan bir müzakere yürütmediğini anımsatan Vance, izlenecek stratejiye dair şu ifadeleri kaydetti:</p>

<p>“Önümüzdeki süreçte İranlılarla nasıl bir ilişki kuracağımızı tam olarak açıklamayacağım, çünkü bu, Başkan’ın karar verme alanını daraltır. Ancak olabilecek tüm seçenekler masada; ekonomik baskı, askeri baskı, diplomatik baskı ve gizli baskı.”</p>

<p>“Söz konusu ülkeler özel olarak bize önemli ölçüde yardımcı oluyor”</p>

<p>İran’ın deniz hatlarındaki ticari gemileri hedef alan saldırılarına da değinen Vance, bölgesel aktörlerle yürütülen temaslara dikkat çekti.</p>

<p>Yaptığı açıklamada ABD Başkan Yardımcısı Vance, “Türkiye, Azerbaycan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan’a baktığınızda, dünyanın birçok yerinde ülkelerin özel olarak bize önemli ölçüde yardımcı olduğunu görüyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Söz konusu desteğin temel amacını açıklayan Vance, atılan adımların İran’ın ticari gemilere yönelik silahlı eylemlerinin ardından bir “bedel ödemesini sağlamak” hedefi taşıdığını belirtti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 26 07:54:00 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/jd-vance-irana-karsi-askeri-ekonomik-ve-gizli-tum-secenekler-h107899.html">JD Vance: İrana karşı askeri, ekonomik ve gizli tüm seçenekler masada</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/alsu-gemisinin-birinci-ve-ucuncu-kaptani-tutuklandi-h107898.html</link>
		<title>Alsu gemisinin birinci ve üçüncü kaptanı tutuklandı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[2 Eylül Silivri açıklarındaki batan Tuğberk İmamoğlu gemisine çarpan Alsu gemisinin birinci ve üçüncü kaptanı tutuklandı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>2 Eylül gecesi 03:00 sıralarında Silivri açıklarının 18 mil güneyinde Kocaeli’den Aliağa’ya (İzmir) hareket eden Alsu adlı ticari gemiyle, İskenderun Limanı’ndan Ereğli’ye (Hatay’dan Zonguldak’a) giden Tuğberk İmamoğlu adlı ticari gemi çarpışmıştı.</p>

<p>Çarpışmada Alsu gemisinde hasar görülmezken Tuğberk İmamoğlu gemisi acil çağrıdan 11 dakika sonra batmıştı.&nbsp;</p>

<p>Gemideki tamamı Türk 10 personelden çarpışmadan bu yana haber alınamıyor.&nbsp;</p>

<p>Bugün Alsu gemisinin dokuz görevlisi&nbsp;gözaltına alınmıştı.&nbsp;</p>

<p>AA’nın aktardığına göre gemideki 10 kişiden aşçı dışındaki dokuzu&nbsp;‘şüpheli’&nbsp;sıfatıyla gemide ifade verdi.</p>

<p>Soruşturmanın ve idari tahkikat dosyasının devam etmesiyle geminin güvenliği dikkate alınarak şüpheliler jandarma eşliğinde gemide muhafazaya alındı.</p>

<p>Bilirkişi heyetince hazırlanan ön rapor doğrultusunda altı şüpheli Silivri Adalet Sarayı’na sevk edildi.</p>

<p>Savcılık ifadesi tamamlanan şüphelilerden Alsu gemisinin birinci ve üçüncü kaptanı kusur durumları dikkate alınarak tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.</p>

<p>Diğer dört şüpheli, adli kontrol talebiyle hakimliğe gönderildi.</p>

<p>Hakimlik, Alsu gemisinin birinci kaptanı Ahmet&nbsp;Erarslan&nbsp;ve üçüncü kaptanı Murat Evciman’ın tutuklanmasına, diğer dört şüphelininse adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verdi.</p>

<p>Bilirkişi raporuna göre kaptan uyuyor, nöbetçi üçüncü kaptanın ilk vardiyası</p>

<p>Kazayla ilgili hazırlanan&nbsp;ön bilirkişi raporunda, çarpışma anında köprüüstünde nöbetçi tek kişi olan ALSU’nun üçüncü kaptanı Murat Evciman’ın gemiye kazadan sadece bir gün önce katıldığı ve kaza anındaki vardiyasının gemideki ilk seyir vardiyası olduğu belirtilmişti.</p>

<p>Kaza sırasında kaptan Ahmet Erarslan’ın kamarasında uyuduğu, kazanın sarsıntısıyla uyandığı ve 7-10 dakika sonra köprü üstüne çıkabildiği kaydedilmişti.&nbsp;</p>

<p>Kaptanın köprü üstünde olmaması ve gözcü personel görevlendirilmemesinin, operasyonel bir yönetim zafiyeti olduğuna işaret edilmişti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 26 07:51:49 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/alsu-gemisinin-birinci-ve-ucuncu-kaptani-tutuklandi-h107898.html">Alsu gemisinin birinci ve üçüncü kaptanı tutuklandı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/politika/uc-gozaltinin-ardindan-dort-transfer-akp-uskudar-da-zafere-h107897.html</link>
		<title>Üç gözaltının ardından dört transfer: AKP, Üsküdar&amp;#039;da &amp;#039;zafere&amp;#039; yakın</title>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<description><![CDATA[Üsküdar Belediyesi’nde tekrarlanacak başkan vekili seçimi öncesinde, üç üyenin gözaltına alınmasını dört üyenin AKP’ye transferi izledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Mahkeme, CHP adayının kazandığı Üsküdar belediye başkan vekili seçiminin 5 Eylül Cumartesi tekrarlanmasına karar vermişti.&nbsp;</p>

<p>Dün meclis üyeleri CHP’li Ekrem Baki ve YENİ Partili Nihat Doğan ve Ali Aral gözaltına alındı.</p>

<p>Gözaltıların ardından seçim yaklaşırken AKP dört belediye meclis üyesi de transfer etti.&nbsp;</p>

<p>AKP Üsküdar İlçe Başkanı Taha Sarıcaoğlu, CHP’den istifa eden Üsküdar Belediye Meclis Üyeleri Ahmet Başbaydar, Ayhan Aydın, Hüseyin Kazan ve Tahsin Usta’nın AKP’ye katıldığını açıkladı.</p>

<p>Dağılım AKP lehine değişti</p>

<p>Böylece Belediye Meclisi’nde oylamayı AKP lehine çevirecek bir dağılım ortaya çıktı.&nbsp;</p>

<p>Üsküdar Belediye Meclisi’nde ilk başta 27 CHP, 14 AKP ve üç MHP üyesi vardı.</p>

<p>Gözaltılarla birlikte CHP adayına oy verebilecek üyelerin sayısı önce 24’e, AKP’ye transferlerin ardından 20’ye düştü.</p>

<p>Bu sırada AKP’nin sandalye sayısı 14’ten 18’e çıktı. MHP’nin üç üyesiyle birlikte toplam 21 üye ediyor.&nbsp;</p>

<p>Ne olmuştu?</p>

<p>Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, 29 Temmuz’da&nbsp;‘rüşvet’,&nbsp;‘irtikap’&nbsp;ve&nbsp;‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme’&nbsp;suçlamalarıyla gözaltına alınmış, 31 Temmuz’da tutuklanmıştı. 1 Ağustos’ta da&nbsp;‘geçici tedbir’le görevden uzaklaştırıldı.</p>

<p>Belediye meclisi 5 Ağustos’ta başkan vekili seçimine gitti, dördüncü turda 22 oyla CHP’li Sibel Tan Çetinkaya kazandı. Fakat bu seçime AKP’liler itiraz etti.</p>

<p>Bunun üzerine İstanbul 2’nci İdare Mahkemesi seçime ilişkin kararın yürütmesini durdurdu. Karara itiraz da reddedildi.&nbsp;</p>

<p>İstanbul Valiliği, seçimin 5 Eylül’de düzenleneceğini duyurdu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 26 07:50:50 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/politika/uc-gozaltinin-ardindan-dort-transfer-akp-uskudar-da-zafere-h107897.html">Üç gözaltının ardından dört transfer: AKP, Üsküdar&amp;#039;da &amp;#039;zafere&amp;#039; yakın</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/babacan-dan-davutoglu-hakkinda-baslatilan-sorusturmaya-tepki-h107896.html</link>
		<title>Babacan&amp;#039;dan Davutoğlu hakkında başlatılan soruşturmaya tepki</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu hakkında 5 yıl önce kamuoyuna yansıyan sözleri nedeniyle soruşturma başlatılmasına tepki göstererek, “bunun ifade özgürlüğüne ve demokratik siyasetin alanına müdahale olduğunu” ifade etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Babacan,&nbsp;sosyal&nbsp;medya&nbsp;hesabından&nbsp;yaptığıaçıklamada&nbsp;Davutoğlu&nbsp;hakkında&nbsp;yıllar&nbsp;önceki&nbsp;sözlerinedeniyle&nbsp;bugün&nbsp;soruşturma&nbsp;açılmasına&nbsp;tepkigösterdi.</p>

<p>Babacan,&nbsp;paylaşımında&nbsp;şu&nbsp;ifadeleri&nbsp;kullandı:</p>

<p>"Sayın&nbsp;Prof.&nbsp;Dr.&nbsp;Ahmet&nbsp;Davutoğlu,&nbsp;bu&nbsp;ülkeninyetiştirdiği&nbsp;kıymetli&nbsp;bir&nbsp;münevver,&nbsp;saygın&nbsp;birakademisyendir.&nbsp;Dışişleri&nbsp;Bakanlığı&nbsp;ve&nbsp;Başbakanlıkgörevleriyle&nbsp;ülkemize&nbsp;çok&nbsp;değerli&nbsp;hizmet&nbsp;ve&nbsp;katkılardabulunmuş&nbsp;Sayın&nbsp;Davutoğlu’na,&nbsp;bundan&nbsp;tam&nbsp;5&nbsp;yıl&nbsp;öncekamuoyuna&nbsp;yansımış&nbsp;sözleri&nbsp;nedeniyle&nbsp;bugünsoruşturma&nbsp;açılması,&nbsp;ifade&nbsp;özgürlüğüne&nbsp;vedemokratik&nbsp;siyasetin&nbsp;alanına&nbsp;yapılmış&nbsp;açık&nbsp;birmüdahaledir.</p>

<p>Sayın&nbsp;Davutoğlu’nun&nbsp;hakkında&nbsp;başlatılansoruşturmayı&nbsp;önce&nbsp;basından&nbsp;öğrenmiş&nbsp;olması&nbsp;dahukuken&nbsp;kabul&nbsp;edilebilir&nbsp;değildir.&nbsp;Siyasetçilerin&nbsp;görevikonuşmak,&nbsp;eleştirmek,&nbsp;yanlış&nbsp;gördükleri&nbsp;konulardaiktidarın&nbsp;uygulamalarıyla&nbsp;ilgili&nbsp;hesap&nbsp;sormaktır.İktidarlar&nbsp;eleştirilere&nbsp;siyaset&nbsp;içinde&nbsp;cevap&nbsp;verir,kürsüde&nbsp;cevap&nbsp;verir,&nbsp;milletin&nbsp;önünde&nbsp;cevap&nbsp;verir.Demokrasi&nbsp;böyle&nbsp;işler,&nbsp;böyle&nbsp;işlemelidir.</p>

<p>Türkiye’nin&nbsp;ihtiyacı,&nbsp;siyasi&nbsp;eleştirilerin&nbsp;soruşturmalarlakarşılandığı&nbsp;değil;&nbsp;farklı&nbsp;fikirlerin&nbsp;özgürce&nbsp;ifadeedildiği,&nbsp;yargının&nbsp;siyasi&nbsp;hesaplaşmalardan&nbsp;uzak&nbsp;vebağımsız&nbsp;olduğu&nbsp;bir&nbsp;hukuk&nbsp;devletidir.</p>

<p>Sayın&nbsp;Davutoğlu’na&nbsp;başlatılan&nbsp;soruşturma&nbsp;sebebiylekendisine&nbsp;desteğim&nbsp;ve&nbsp;dayanışmam&nbsp;tamdır.&nbsp;Eleştiriyetahammül&nbsp;eden,&nbsp;hesap&nbsp;vermekten&nbsp;kaçmayan&nbsp;vehukukun&nbsp;üstünlüğüne&nbsp;saygı&nbsp;gösteren&nbsp;bir&nbsp;ülkeyönetimi&nbsp;için&nbsp;mücadeleye&nbsp;devam&nbsp;edeceğiz."</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 26 23:20:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/babacan-dan-davutoglu-hakkinda-baslatilan-sorusturmaya-tepki-h107896.html">Babacan&amp;#039;dan Davutoğlu hakkında başlatılan soruşturmaya tepki</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/spor/fenerbahce-talisca-nin-sozlesmesini-feshetti-h107895.html</link>
		<title>Fenerbahçe, Talisca&amp;#039;nın sözleşmesini feshetti</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Fenerbahçe, Brezilyalı futbolcu Anderson Talisca’nın sözleşmesini feshetti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Sarı lacivertli kulübün açıklaması şöyle:&nbsp;“2024-25 sezonunun devre arasında kadromuza katılan Anderson Talisca ile karşılıklı anlaşarak sözleşmesi feshedilmiştir. Talisca’ya kariyerinin bundan sonraki döneminde başarılar dileriz.”</p>

<p>32 yaşındaki futbolcu Ocak 2025’te takıma katılmış, bu şubatta sözleşmesi 2027-2028 sezonu sonuna kadar uzatılmıştı.&nbsp;</p>

<p>Talisca’nın bir süredir Birleşik Arap Emirlikleri ekibi Al-Jazira’ye transferi konuşuluyordu.&nbsp;</p>

<p>Gazeteci Yağız Sabuncuoğlu, Talisca’nın Al-Jazira’yla iki yıllık sözleşme imzaladığını, kulübün oyuncunun maaşının tamamını karşılayacağını yazdı.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 26 23:19:13 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/spor/fenerbahce-talisca-nin-sozlesmesini-feshetti-h107895.html">Fenerbahçe, Talisca&amp;#039;nın sözleşmesini feshetti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/spor/galatasaray-ve-fenerbahce-nin-sampiyonlar-ligi-kadrosu-h107894.html</link>
		<title>Galatasaray ve Fenerbahçe&amp;#039;nin Şampiyonlar Ligi kadrosu</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Galatasaray ve Fenerbahçe’nin UEFA Şampiyonlar Ligi kadroları belli oldu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi kadrosu</p>

<p>Sarı kırmızılı takımın 24 kişilik listesi şöyle:</p>

<p>Kaleci: Uğurcan Çakır, Günay Güvenç, Jankat Yılmaz, Enes Emre Büyük</p>

<p>Defans: Abdülkerim Bardakcı, Davinson Sanchez, Bitshiabu, Wilfried Singo, Eren Elmalı, Jakobs, Roland Sallai</p>

<p>Orta saha: Batrakov, Sara, İlkay Gündoğan, Lemina, Torreira, Nhaga, Ugochukwu, Yunus Akgün</p>

<p>Forvet: Victor Osimhen, Barış Alper Yılmaz, Rafael Leao, Leroy Sane, Deniz Gül</p>

<p>Galatasaray’ın UEFA’ya verdiği kadroda şu beş isim yer almadı: Kazımcan Karataş, Eyüp Aydın, Kaan Ayhan, Arda Ünyay ve Can Armando Güner.</p>

<p>Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi kadrosu</p>

<p>Fenerbahçe’nin kadrosuysa şöyle:</p>

<p>Kaleci: Ederson, Tarık Çetin, Mert Günok, Kuzey Sapaz, Yasir Caklı</p>

<p>Defans: Yiğit Efe Demir, Nathan Ake, Mert Müldür, Oppong, Semedo, Skriniar, Mimovic</p>

<p>Orta saha: Archie Brown, İsmail Yüksek, İrfan Can Kahveci, Guendouzi, Levent Mercan, Bartuğ, Oğuz Aydın, Kante</p>

<p>Forvet: Kerem Aktürkoğlu, Lukaku, Muriqi, Asensio, Mason Greenwood, Nene</p>

<p>Sarı lacivertlilerde Jayden Oosterwolde, Çağlar Söyüncü, Rodrigo Becao ve Mert Hakan Yandaş kadroya dahil edilmedi.</p>

<p>Fikstür</p>

<p>İki takımın fikstürü şöyle:</p>

<p>Galatasaray</p>

<p>9 Eylül | 22:00 (Çarşamba):&nbsp;Sporting-Galatasaray</p>

<p>13 Ekim | 22:00 (Salı):&nbsp;Galatasaray-Barcelona</p>

<p>21 Ekim | 19:45 (Çarşamba):&nbsp;Lille-Galatasaray</p>

<p>3 Kasım | 20:45 (Salı):&nbsp;Galatasaray-Stuttgart</p>

<p>24 Kasım | 20:45 (Salı):&nbsp;Galatasaray-Aston Villa</p>

<p>8 Aralık | 23:00 (Salı):&nbsp;AEK-Galatasaray</p>

<p>19 Ocak | 20:45 (Salı):&nbsp;Galatasaray-Feyenoord</p>

<p>27 Ocak | 23:00 (Çarşamba):&nbsp;PSG-Galatasaray</p>

<p>Fenerbahçe</p>

<p>10 Eylül | 19:45 (Perşembe):&nbsp;Fenerbahçe-Roma</p>

<p>14 Ekim | 22:00 (Çarşamba):&nbsp;Aston Villa-Fenerbahçe</p>

<p>20 Ekim | 19:45 (Salı):&nbsp;Fenerbahçe-Slavia Prag</p>

<p>4 Kasım | 20:45 (Çarşamba):&nbsp;Fenerbahçe-Liverpool</p>

<p>25 Kasım | 23:00 (Çarşamba):&nbsp;Shakhtar Donetsk-Fenerbahçe</p>

<p>9 Aralık | 23:00 (Çarşamba):&nbsp;LASK-Fenerbahçe</p>

<p>20 Ocak | 20:45 (Çarşamba):&nbsp;Fenerbahçe-Villarreal</p>

<p>27 Ocak | 23:00 (Çarşamba):&nbsp;Atletico Madrid-Fenerbahçe</p>

<p>Lig formatı</p>

<p>Şampiyonlar Ligi’nin lig aşamasında her takım, iç ve dış sahada dörder olmak üzere sekizer maça çıkacak.</p>

<p>Lig aşamasında ilk sekize giren ekipler, doğrudan son 16 turuna yükselecek.</p>

<p>Sıralamada 9-24’üncü basamakta yer alan 16 takım, play-off’ta çift maçlı eleme usulüyle karşılaşarak son 16 turu için mücadele edecek.&nbsp;</p>

<p>İlk 24’ün dışında kalan takımlarsa organizasyona veda edecek.</p>

<p>Finale kadar oynanacak turların tarihleriyse şöyle:</p>

<p>Son 16 play-off turu:&nbsp;16/17 ve 23/24 Şubat 2027</p>

<p>Son 16 turu:&nbsp;9/10 ve 16/17 Mart 2027</p>

<p>Çeyrek finaller:&nbsp;6/7 ve 13/14 Nisan 2027</p>

<p>Yarı finaller:&nbsp;27/28 Nisan ve 4/5 Mayıs 2027</p>

<p>Final:&nbsp;5 Haziran 2027 (Madrid)</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 26 23:18:12 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/spor/galatasaray-ve-fenerbahce-nin-sampiyonlar-ligi-kadrosu-h107894.html">Galatasaray ve Fenerbahçe&amp;#039;nin Şampiyonlar Ligi kadrosu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/ibb-davasinda-iki-tahliye-karari-imamoglu-dahil-51-kisinin-tutuklulugu-h107893.html</link>
		<title>İBB davasında iki tahliye kararı: İmamoğlu dahil 51 kişinin tutukluluğu sürecek</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İBB davasında iki sanık hakkında tahliye kararı verilirken Ekrem İmamoğlu dahil 51 kişinin tutukluluğunun devamına hükmedildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) odaklı&nbsp;‘yolsuzluk’&nbsp;davası bugün (3 Eylül) görülen 2’nci celsenin 11’nci duruşmasıyla devam etti. Davada İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 53’ü tutuklu 414 sanık bulunuyordu.</p>

<p>İstanbul 33’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen davada duruşma savcısı, 53 kişinin tutukluluk halinin devamını istedi.</p>

<p>Mahkeme heyeti sanıklar Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz ve iş insanı Serkan Öztürk’ün tahliyelerine karar verdi.&nbsp;</p>

<p>İmamoğlu dahil 51 kişininse tutukluluğu sürecek.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 26 22:21:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/ibb-davasinda-iki-tahliye-karari-imamoglu-dahil-51-kisinin-tutuklulugu-h107893.html">İBB davasında iki tahliye kararı: İmamoğlu dahil 51 kişinin tutukluluğu sürecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/leyla-zanadan-mehdi-zana-taziyeleri-icin-tesekkur-mesaji-dayanismaniz-h107892.html</link>
		<title>Leyla Zanadan Mehdi Zana taziyeleri için teşekkür mesajı: Dayanışmanız bize güç verdi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kürt siyasetçi Leyla Zana, geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden eşi Mehdi Zana için yurt içinden ve yurt dışından iletilen taziye dileklerine yayımladığı bir mesajla teşekkür etti. Zana mesajında, “Sınırları aşan desteğiniz ve iyi dilekleriniz için minnettarız” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Diyarbakır&nbsp;eski&nbsp;Belediye&nbsp;Başkanı&nbsp;ve&nbsp;Kürt&nbsp;siyasetininsembol&nbsp;isimlerinden&nbsp;Mehdi&nbsp;Zana’nın&nbsp;vefatınınardından&nbsp;taziye&nbsp;ziyaretleri&nbsp;ve&nbsp;mesajları&nbsp;devam&nbsp;ediyor.Kürt&nbsp;siyasetçi&nbsp;Leyla&nbsp;Zana,&nbsp;bu&nbsp;süreçte&nbsp;kendileriniyalnız&nbsp;bırakmayan,&nbsp;acılarını&nbsp;paylaşan&nbsp;herkes&nbsp;içinsosyal&nbsp;medya&nbsp;hesabı&nbsp;üzerinden&nbsp;bir&nbsp;teşekkür&nbsp;mesajıpaylaştı.</p>

<p>“Ölüm,&nbsp;sevdiklerinin&nbsp;hafızasında&nbsp;yaşamayadevam&nbsp;etmektir”</p>

<p>Leyla&nbsp;Zana,&nbsp;eşi&nbsp;Mehdi&nbsp;Zana’nın&nbsp;ardından&nbsp;kalemealdığı&nbsp;mesajda,&nbsp;hayatın&nbsp;ve&nbsp;ölümün&nbsp;anlamına&nbsp;dair&nbsp;şuvakur&nbsp;ifadelere&nbsp;yer&nbsp;verdi:</p>

<p>“Bir&nbsp;insanın&nbsp;ardından&nbsp;geriye&nbsp;yalnızca&nbsp;hatıralar&nbsp;değil,vakarla&nbsp;yaşanmış&nbsp;bir&nbsp;hayatın&nbsp;sessiz&nbsp;izleri&nbsp;kalıyor.Ölüm,&nbsp;hayatın&nbsp;sona&nbsp;ermesinden&nbsp;çok,&nbsp;insanınsevdiklerinin&nbsp;hafızasında&nbsp;başka&nbsp;bir&nbsp;biçimde&nbsp;yaşamayadevam&nbsp;etmesidir.”</p>

<p>“Dostluk&nbsp;ve&nbsp;dayanışma&nbsp;teselli&nbsp;verdi”</p>

<p>Taziyelerini&nbsp;ileten&nbsp;tüm&nbsp;kesimlere&nbsp;şükranlarını&nbsp;sunanZana,&nbsp;dayanışmanın&nbsp;bu&nbsp;zor&nbsp;günlerdeki&nbsp;öneminedikkat&nbsp;çekerek&nbsp;şunları&nbsp;kaydetti:</p>

<p>“Bu&nbsp;zor&nbsp;günlerde&nbsp;acımızı&nbsp;paylaşan,&nbsp;yanımızda&nbsp;olan,telefonları,&nbsp;mesajları&nbsp;ve&nbsp;ziyaretleriyle&nbsp;taziyeleriniileten&nbsp;herkese&nbsp;gönülden&nbsp;teşekkür&nbsp;ediyoruz.Gösterdiğiniz&nbsp;dostluk&nbsp;ve&nbsp;dayanışma,&nbsp;bu&nbsp;büyük&nbsp;acınıniçinde&nbsp;bize&nbsp;güç&nbsp;ve&nbsp;teselli&nbsp;verdi.&nbsp;Sınırları&nbsp;aşandesteğiniz,&nbsp;varlığınız&nbsp;ve&nbsp;iyi&nbsp;dilekleriniz&nbsp;içinminnettarız.”</p>

<p>Kürt&nbsp;siyasi&nbsp;mücadelesinde&nbsp;önemli&nbsp;bir&nbsp;yere&nbsp;sahip&nbsp;olanMehdi&nbsp;Zana,&nbsp;85&nbsp;yaşında&nbsp;tedavi&nbsp;gördüğü&nbsp;hastanedehayata&nbsp;gözlerini&nbsp;yummuş,&nbsp;Diyarbakır’da&nbsp;düzenlenenyoğun&nbsp;katılımlı&nbsp;bir&nbsp;törenle&nbsp;toprağa&nbsp;verilmişti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 26 20:18:16 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/leyla-zanadan-mehdi-zana-taziyeleri-icin-tesekkur-mesaji-dayanismaniz-h107892.html">Leyla Zanadan Mehdi Zana taziyeleri için teşekkür mesajı: Dayanışmanız bize güç verdi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/gir-spye-donen-aile-silah-zoruyla-bolgeden-cikarildi-h107891.html</link>
		<title>Girê Spîye dönen aile silah zoruyla bölgeden çıkarıldı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Girê Spî’de evlerine dönen bir aile, topraklarını eken silahlı kişilerin saldırısına uğradı. İşkenceye uğrayan aile silah zoruyla bölgeden çıkarıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Girê Spî’nin Bir Temeh köyünde evlerine ve topraklarına dönen bir ailenin, topraklarını eken silahlı kişilerin saldırısına uğradığını bildirdi. SOHR, aile bireylerinin işkence gördüğünü, yaralandığını ve silah zoruyla bölgeden çıkarıldığını aktardı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>SOHR’un aktardığı bilgilere göre aile, topraklarına gittiğinde arazilerinin silahlı bir grup tarafından ekildiğini gördü. Aile, silahlı gruptan topraklarını terk etmesini istediği sırada saldırıya uğradı. Silahlı kişilerin aile bireylerine işkence ettiği, yaraladığı ve sözlü hakaretlerde bulunduğu belirtildi.</p>

<p></p>

<p>SOHR, saldırganların aileyi silah zoruyla bölgeden çıkardığını ve öldürmekle tehdit ettiğini aktardı. Aileye ayrıca evlerine ve mallarına bir daha yaklaşmamaları yönünde tehditte bulunulduğu kaydedildi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 26 20:15:56 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/gir-spye-donen-aile-silah-zoruyla-bolgeden-cikarildi-h107891.html">Girê Spîye dönen aile silah zoruyla bölgeden çıkarıldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/istanbul-da-kadin-bulusmasi-surec-teslimiyet-degil-mucadele-h107890.html</link>
		<title>İstanbul&amp;#039;da kadın buluşması: Süreç teslimiyet değil, mücadele sürecidir</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kadın buluşmasında konuşan Meral Danış Beştaş, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin temel yol haritasının silahların susması ve demokratik siyasetin önünün açılması olduğunu belirterek, “Barış dilde başlar; bu süreç bir teslimiyet değil, toplumsal mücadeleyi büyütme sürecidir” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Halkların Demokratik Kongresi (HDK) İstanbul Kadın Meclisi, Halkalı Atekent'te HDK Eş Genel Sözcüsü Meral Danış Beştaş'ın katılımıyla kadınlarla bir araya geldi. HDK İstanbul Eşsözcüsü Didem Yılmaz, açılış konuşmasını yaparak kadın mücadelesi ve Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne dair bilgilendirme yaptı. Didem Yılmaz, barış sürecinin sadece Kürtlerle alakalı olmadığını toplumun tamamını ilgilendirdiğini ifade etti.</p>

<p></p>

<p>'ÖZSAVUNMA KAMPANYASI'</p>

<p></p>

<p>HDK Genel Meclis üyesi Gurbet Aydoğan da HDK'nin özsavunma kampanyasına ilişkin sunum yaptı. Gurbet Aydoğan, kampanyanın kadın mücadelesinin öznesi olmasını amaçladığını belirterek özsavunmanın sadece fiziksel bir savunmadan ibaret olmadığını dile getirdi. Gurbet Aydoğan, "Biz sadece erkek şiddetine maruz kalmıyoruz. Sistematik olarak eril devletin şiddetine de maruz kalıyoruz. Kadına karşı eril yaklaşım bitmiyor dolayısıyla bununla beraber kadınların mücadelesi de bitmiyor. Kadın işçiye yaklaşımla erkek işçiye yaklaşımın arasında bile bir uçurum var. Çoğu zaman birçok şeye sessiz kalıyor, yaşadığımız tacizi bile dile getiremiyoruz. Bu özsavunma kampanyası da tüm bu şiddet türlerine karşı çıkmak için doğdu" diye konuştu. Gurbet Aydoğan, eril şiddetin saldırılarına karşı gelmek için de yan yana gelmenin ve kadın yoldaşlığını geliştirmenin önemine vurgu yaptı.</p>

<p></p>

<p>'DEĞİŞMEYEN EN ÖNEMLİ GÜNDEM KADIN KIRIMI'</p>

<p></p>

<p>HDK Eş Genel Sözcüsü Meral Danış Beştaş, katılımcıların sorularına cevap vererek en güçlü özsavunmanın örgütlenme olduğunu söyledi. Meral Danış Beştaş, değişmeyen en önemli gündemin kadın kırımı olduğunu ve İstanbul Sözleşmesi'nin önemine dikkat çekti. Meral Danış Beştaş, en büyük psikolojik şiddetin kadın bedeni üzerinden yapılan küfürler olduğunu söyledi.</p>

<p></p>

<p>'BARIŞ DİLDE BAŞLAR'</p>

<p></p>

<p>Sürece dair konuşan Meral Danış Beştaş, bu zamana kadar 13. barış sürecinin gerçekleştiğini söyleyerek, "Kürt kadınları, gençleri kimliklerinin yok edilmesine itiraz ettiler, baskıya, işkenceye itiraz ettiler ve buna maalesef izin verilmedi, çatışmalı süreçler başladı. 101 barış savunucusu Ankara'nın göbeğinde katledildi, 34 genç Kobanê'ye oyuncak götürmeye çalışırken katledildi. Biz bu zamana kadar BDP'den beri barış dilini kurduk. Şimdi önümüzde çok önemli bir dönem var. Demokratik siyasetin önünün açılması için bir çağrı yapıldı. 11 Temmuz'da ilk defa silahlar yakıldı. Bu süreç asla teslimiyet süreci değildir. Buna yönelik değerlendirmeler var. Biz bu zamana kadar sürece Barış ve Demokratik Toplum Süreci dedik. Başka kesimler başkaca dil kullandı. Bir kere barış dilde başlar. Bu sürecin temel yol haritası silahlı mücadelenin bitmesi, demokratik alandaki mücadelenin önünün açılmasıdır" diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>'TAZİYELER TARTIŞMA KONUSU YAPILMAMALI'</p>

<p></p>

<p>Meral Danış Beştaş, "çerçeve yasa"nın Meclis'te görüşüldüğü zamanda toplumun her kesiminden gelen insanları dinlediklerini ve kimsenin "terörsüz Türkiye" lafını kullanmadığını aksine barıştan yana olduklarını söyledi. Meral Danış Beştaş, "çerçeve yasa"nın çatışmalı süreci sonlandırırken bu çatışmalı süreçten etkilenen insanların cezaevindeyse serbest bırakılması, sürgündeyse geri dönmesi demek olduğunu kaydetti. Hayatını kaybeden gerillaların taziyelerinin tartışma konusu yapılmasına dair de "Hiç kimse bir annenin çocuğunun taziyesine neden gittiği konusunda tartışma yapmamalı. Çünkü ölüye saygı denen bir şey vardır" dedi.</p>

<p></p>

<p>'MÜCADELEMİZE DEVAM EDECEĞİZ'</p>

<p></p>

<p>Meral Danış Beştaş, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin temel muhatabının Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan olduğunu, bazı medya kanallarında çıkan süreç karşıtı söylemler ve sürece destek vermeyenlere dair şunları söyledi: "İktidarı muhatap olarak biz seçmedik sonuç olarak bu savaşın bir karşı tarafı vardı ve barış da karşı tarafla konuşulmadan sağlanamaz. Biz masadaki sorunu çözmek istiyoruz. Bu süreci müzakere olarak değil bir mücadele süreci olarak görüyoruz. Biz toplumun tüm katmanlarıyla birlikte bu sürece sahip çıkmak ve beraber yürütmek istiyoruz. Bu süreç bütün sorunlarımızı çözmeyecek. Bu çerçeve yasa gelsin, biz bundan sonra mücadelemize devam edeceğiz. Adım adım bu süreci ilerletmeye devam edeceğiz. Ve en önemlisi de Türkiye halklarına süreci anlatmak gibi bir sorumluluğumuz var."</p>

<p></p>

<p>Buluşma, katılımcıların sorularının cevaplanmasıyla son buldu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 26 20:14:36 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/istanbul-da-kadin-bulusmasi-surec-teslimiyet-degil-mucadele-h107890.html">İstanbul&amp;#039;da kadın buluşması: Süreç teslimiyet değil, mücadele sürecidir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/spor/fenerbahce-besiktas-derbisinin-hakemi-halil-umut-meler-h107889.html</link>
		<title>Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinin hakemi Halil Umut Meler</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Süper Lig’de bu hafta oynanacak Fenerbahçe-Beşiktaş derbisini hakem Halil Umut Meler yönetecek.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Ligin dördüncü haftasındaki derbi, 5 Ağustos (Cumartesi) saat 20:00’de Chobani Stadyumu’nda oynanacak.</p>

<p>Meler’in yardımcılıklarını İbrahim Çağlar Uyarcan ve Abdullah Bora Özkara yapacak.</p>

<p>Süper Lig’de dördüncü hafta programı ve hakemler</p>

<p>Ligde dördüncü hafta programı, stadyumlar ve hakemler şöyle:</p>

<p>4 Eylül (Cuma)</p>

<p>20:00 |&nbsp;İstanbul Başakşehir-Galatasaray (Başakşehir Fatih Terim) | Kadir Sağlam</p>

<p>5 Eylül (Cumartesi)</p>

<p>17:00 |&nbsp;Erzurumspor FK-TÜMOSAN Konyaspor (Erzurum Kazım Karabekir) | Yasin Kol</p>

<p>20:00 |&nbsp;Fenerbahçe-Beşiktaş (Chobani) | Halil Umut Meler</p>

<p>6 Eylül (Pazar)</p>

<p>17:00 |&nbsp;Kasımpaşa-Amed Sportif Faaliyetler (Recep Tayyip Erdoğan) | Oğuzhan Çakır</p>

<p>17:00 |&nbsp;Arca Çorum FK-Eyüpspor (Çorum Şehir) | Davut Dakul Çelik</p>

<p>20:00 |&nbsp;Kocaelispor-Samsunspor (Kocaeli) | Reşat Onur Coşkunses</p>

<p>20:00 |&nbsp;Trabzonspor-Gençlerbirliği (Papara Park) | Çağdaş Altay</p>

<p>7 Eylül (Pazartesi)</p>

<p>20:00 |&nbsp;Göztepe-Gaziantep FK (ISONEM Park Gürsel Aksel) | Ümit Öztürk</p>

<p>20:00 |&nbsp;Çaykur Rizespor-Corendon Alanyaspor (Çaykur Didi) | Abdullah Buğra Taşkınsoy</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 26 16:27:37 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/spor/fenerbahce-besiktas-derbisinin-hakemi-halil-umut-meler-h107889.html">Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinin hakemi Halil Umut Meler</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-eski-jandarma-komutan-yardimcisi-ve-h107888.html</link>
		<title>Gülistan Doku soruşturması: Eski jandarma komutan yardımcısı ve eşi tutuklandı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Gülistan Doku soruşturmasında eski Tunceli jandarma komutan yardımcısı Ali Kahraman ve eşi tutuklandı. Soruşturmada tutuklu sayısı 32’ye çıktı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Tunceli’de okuyan üniversite öğrencisi Doku’dan 5 Ocak 2020’den bu yana haber alınamıyor.&nbsp;</p>

<p>Erzurum başsavcılığının talimatıyla 29 Ağustos’ta beşinci dalga operasyonunda gözaltına alınan 10 şüpheliden beşinin daha işlemleri tamamlandı.</p>

<p>Savcılıktaki ifadelerinin ardından iki şüpheli serbest bırakıldı. Tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilen üç zanlıdan eski Tunceli İl Jandarma Komutan Yardımcısı Ali Kahraman ve eşi Burçin Hızlı Kahraman tutuklandı, biri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.&nbsp;</p>

<p>Soruşturmada tutuklu sayısı 32’ye yükseldi.</p>

<p>Gülistan Doku soruşturması</p>

<p>Tunceli’de Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi&nbsp;Gülistan Doku (21), 5 Ocak 2020’de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamadı. Doku’nun ailesi, 6 Ocak’ta polise kayıp başvurusunda bulundu.</p>

<p>Gülistan Doku’nun cep telefonunun, en son Uzunçayır Baraj Gölü’ndeki Sarı Saltuk Viyadüğü’nde sinyal verdiği saptandı. Aramalarda hiçbir ize rastlanılmadı.</p>

<p>Yol güzergahındaki Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameralarınının incelenmesi sonucunda Doku’nun 5 Ocak’ta öğle saatlerinde valiliğin yanındaki bir kafenin bahçesinde eski erkek arkadaşı Zeinal Abakarov’la görüştüğü, ardından bir minibüse bindiği görüldü, ancak nerede indiği saptanamadı.</p>

<p>Abakarov gözaltına alınıp adli kontrol ve yurt dışı çıkış yasağıyla serbest bırakıldı.</p>

<p>Doku’nun telefon sinyalinin en son tespit edildiği Sarı Saltuk Viyadüğü’nü yakından gören Munzur Üniversitesi’ne ait kameranın da bozuk olduğu belirtildi. Yine viyadüğü gören bir kameranın 3,5 saatlik flu görüntüsü de netleştirilemedi.</p>

<p>Doku’nun kaybolmadan önceki gece Abakarov’un evine girerken KGYS’de görüntülendiği, ancak ertesi gün kameraların açısının değişmesi nedeniyle evin kapısının görülmediği tutanaklara yansıdı.</p>

<p>Akın Gürlek Adalet Bakanlığı’na atanınca soruşturma yeniden başlatıldı, önce eski Tunceli valisi Tuncay Sonel ve Abakarov dahil 16 kişi, ardından 12 kişi daha tutuklandı.&nbsp;31 Ağustos’ta bir dalgıç polis tutuklandı.</p>

<p>Tutuklulardan bazıları şöyle:</p>

<p>Eski Tunceli valisi Tuncay Sonel</p>

<p>Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel</p>

<p>Eski polis Gökhan Ertok (Doku’nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia ediliyordu)</p>

<p>Dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir (hastane kayıtlarını sildiği iddia ediliyordu)</p>

<p>Eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı</p>

<p>Celal Altaş</p>

<p>Nurşen Arıkan</p>

<p>Ferhat Hanedan Güven</p>

<p>Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov</p>

<p>Zeinal Abakarov’un annesi Cemile Yücer</p>

<p>Zeinal Abakarov’un eski polis olan üvey babası Engin Yücer</p>

<p>Tuncay Sonel’in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu</p>

<p>Korucu Fatih Özmen</p>

<p>Bilişim şirketi sahibi Mehmet Aca</p>

<p>Eski Tunceli valisi Tuncay Sonel’in eşi Handan Sonel</p>

<p>Tunceli Asayiş Şube müdürü Ertuğrul Aslan</p>

<p>Sefa K.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 26 16:26:24 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/gulistan-doku-sorusturmasi-eski-jandarma-komutan-yardimcisi-ve-h107888.html">Gülistan Doku soruşturması: Eski jandarma komutan yardımcısı ve eşi tutuklandı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/iran-gucleri-1-kadini-gozaltina-aldi-3-kadina-da-ceza-verdi-h107887.html</link>
		<title>İran güçleri, 1 kadını gözaltına aldı, 3 kadına da ceza verdi</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[Hana İnsan Hakları Örgütü&#039;nün yayımladığı bilgilere göre, İran İstihbaratına bağlı güçler Seqiz kentine bağlı Kesnezan köyünde Kürt bir kadını gözaltına aldı. Aynı zamanda İsfahan’da üç kadın eylemciye de idam ve müebbet hapis cezaları verildi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Hana İnsan Hakları Örgütü, İran rejiminin kadınlara yönelik baskılarına ilişkin bir rapor yayımladı.</p>

<p></p>

<p>Rapora göre, Devrim Muhafızları İstihbaratına (İtlaat) bağlı güçler, 1 Eylül altı araçla Seqiz kentine bağlı Kesnezan köyüne girdi. Güçler, yargı kararı olmaksızın Nahid Kesnezani (48) isimli kadını darp ederek gözaltına aldı.</p>

<p></p>

<p>Nahid Kesnezani’nin gözaltına alındığı sırada rejim güçlerinin köy içine dağıldığı, kimsenin evinden çıkmasına izin vermediği ve kişisel eşyalarına el koymak için Nahid Kesnezani’nin ailesine baskı yaptığı belirtildi.</p>

<p></p>

<p>3 KADINA DAHA CEZA VERİLDİ</p>

<p></p>

<p>Rapora göre; Terane Rehimi, Rumina Rehimi ve Sitayiş Seidi isimli üç kadın eylemciye İsfahan Devrim Mahkemesi tarafından hapis ve idam cezası verildi. Her üç kadının da İsfahan’daki Devlet Abad Cezaevinde tutulduğu ifade edildi.</p>

<p></p>

<p>Terane Rehimi’ye idam ve 11 yıl hapis, Rumina Rehimi’ye 25 yıl hapis ve Stayiş Seidi’ye ise 5 yıl hapis cezası verildiği kaydedildi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 26 16:25:29 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/iran-gucleri-1-kadini-gozaltina-aldi-3-kadina-da-ceza-verdi-h107887.html">İran güçleri, 1 kadını gözaltına aldı, 3 kadına da ceza verdi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/altin-ve-gumusten-yedi-ayin-en-guclu-aylik-yukselisi-h107886.html</link>
		<title>Altın ve gümüşten yedi ayın en güçlü aylık yükselişi</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Altın ve gümüş, ağustosta yedi ayın en hızlı aylık yükselişini kaydetti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>ABD/İsrail-İran savaşından dolayı yükselen petrol fiyatları küresel enflasyon endişelerini artırıyor. Durum merkez bankalarının şahin bir tutum sergileyeceği tahminleri güçlendiriyor.&nbsp;‘Güvenli liman’&nbsp;görülen dolara talebin artması da özellikle değerli metallerde satış baskısına neden oluyor.</p>

<p>Ocakta yüzde 12,4, şubatta yüzde 8,5 değerlenen ons altın, Ortadoğu’da savaşın başlamasının ardından düşüşe geçti. Ardından martta yüzde 11,3, nisanda yüzde 1, mayısta yüzde 1,8, haziranda yüzde 11,7 değer kaybetti. Temmuzda yüzde 0,9 değer kazandı.</p>

<p>Ons altın ağustostaysa yükseldi ve ayı 4 bin 449 dolardan kapattı. Bu, yedi ayın en hızlı aylık yükselişi.&nbsp;</p>

<p>Anadolu Ajansı’na göre yükselişin nedenleriyse şöyle:</p>

<p>ABD Hazinesi’nin uzun vadeli tahvil geri alımlarının büyüklüğünü artırması</p>

<p>ABD’de yavaşlayan enflasyon</p>

<p>İstihdamın ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz artıracağına öngörüleri zayıflatması</p>

<p>Jeopolitik risklerin azalması</p>

<p>Gümüşte de yedi ayın en hızlı yükselişi&nbsp;</p>

<p>Benzer bir tablo gümüş fiyatlarında da görüldü. Ons gümüş fiyatı Fed’in faiz artıracağı öngörülerinin zayıflamasıyla ağustosta yüzde 15,4 arttı ve 66,5 dolara çıktı. Bu da gümüşte yedi ayın en hızlı yükselişi.</p>

<p>Çin Merkez Bankasının 19 ton altın alımı yaptığına dair raporlar bulunuyor</p>

<p>Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, şu değerlendirmeleri yaptı:</p>

<p>“Altın fiyatlarındaki yükseliş, ABD Hazine Bakanlığı’nın uzun vadeli tahvil alımlarını artıracağını açıklamasından kaynaklı bir tepki yükselişiydi. Ama bunu bütün bunların ötesinde ben merkez bankalarının altın alımlarının olduğunu da düşünüyorum.</p>

<p>Çünkü altın işlemlerinde çok yüklü alımlar geldi. Bunlar, çok büyük bir kurumsal yatırımcı ya da merkez bankası işlemine benzer nitelikte işlemlerdi.</p>

<p>Geçen ay Çin Merkez Bankası’nın 19 ton altın alımı yaptığına dair raporlar da dikkat çekti. Eylüldeki raporlarda merkez bankalarının bu alımlarının görülebilir.</p>

<p>Geçen ay dolar endeksi, tahvil faizleri ve petrol fiyatlarında da kayda değer geri çekilmeler olmadı.”</p>

<p>Altın ve gümüşte son durum</p>

<p>12:58 itibarıyla Altın, gümüş ve dolarda fiyatlar şöyle:</p>

<p>Ons altın:&nbsp;4.426,71 dolar (Dünü 4.381,68 dolardan kapatmıştı)</p>

<p>Gram altın:&nbsp;6.885,86 lira (Dünü 6.811,18 liradan kapatmıştı)</p>

<p>Dolar:&nbsp;48,3149 lira (Dünü 48,2731 liradan kapatmıştı)</p>

<p>Ons gümüş:&nbsp;65,71&nbsp;dolar</p>

<p>Gram gümüş:&nbsp;102,0578 lira</p>

<p>Gram altın fiyatı nasıl hesaplanıyor?</p>

<p>Ons bir İngiliz ağırlık birimi. Altın, gümüş ve elmas gibi değerli madenlerin hesaplanması sırasında kullanılıyor. 1 ons, 31,10 grama denk geliyor.</p>

<p>Gram altının Türkiye’deki fiyatı hesaplanırken o andaki 1 ons altın fiyatının değeri 31,10’a bölünüyor ve dolar/lira kuruyla çarpılıyor. Bu da lira bazındaki gram altın değerini veriyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 26 13:51:57 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/altin-ve-gumusten-yedi-ayin-en-guclu-aylik-yukselisi-h107886.html">Altın ve gümüşten yedi ayın en güçlü aylık yükselişi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/abd-ordusunda-30-yas-ve-ustune-testosteron-taramasi-artik-zorunlu-h107885.html</link>
		<title>ABD ordusunda 30 yaş ve üstüne testosteron taraması artık zorunlu</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), 30 yaş ve üstündeki erkek askerlere testosteron taramasını zorunlu kıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Pentagon bünyesindeki ABD Savunma Sağlık Ajansı’nın düzenlemesine göre 30 yaş ve üzerindeki muvazzaf (aktif) ve yedek erkek askerler artık düzenli hormon taraması ve kan testlerine tabi tutulacak.</p>

<p>Kan testiyle düşük testosteron tanısı konulan askerler takip edilecek. İhtiyaç duyulursa testosteron tedavisi uygulanacak.</p>

<p>30 yaşın altındakilerdeyse yıllık tarama isteğe bağlı olacak.</p>

<p>Kadın personelse sağlık kontrollerinde hormonal düzensizlik belirtilerine göre değerlendirilecek ve gerekli görülürse ileri tetkik yapılacak.</p>

<p>Testosteron seviyeleri fiziksel güç, kemik yoğunluğu, fiziksel kondisyon, kardiyovasküler sağlık ve ruh sağlığı üzerinde doğrudan etkili. Ajansın kılavuzunda bunun&nbsp;‘savaşçı hazırlığı için kritik biyolojik gösterge’&nbsp;de olduğu yazıldı.</p>

<p>Pentagon uygulamanın amacının askerlerin sağlığına yatırım ve fiziksel güçlendirme olduğu belirtiyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 26 13:51:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/abd-ordusunda-30-yas-ve-ustune-testosteron-taramasi-artik-zorunlu-h107885.html">ABD ordusunda 30 yaş ve üstüne testosteron taraması artık zorunlu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/eylulde-tavan-kira-zam-orani-yuzde-3179-h107884.html</link>
		<title>Eylülde tavan kira zam oranı yüzde 31,79</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Eylülde tavan kira zam oranı yüzde 31,79 oldu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ağustos enflasyonunu aylık yüzde 1,84; yıllıksa yüzde 31,51 olarak hesapladı.</p>

<p>12 aylık enflasyon ortalamasına göre belirlenen kira tavan zam oranıysa ağustosta yüzde 31,79 olarak açıklandı. Geçen ay bu oran yüzde 31,90’dı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 26 13:10:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/eylulde-tavan-kira-zam-orani-yuzde-3179-h107884.html">Eylülde tavan kira zam oranı yüzde 31,79</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/davutoglu-hakkinda-sorusturma-h107882.html</link>
		<title>Davutoğlu hakkında soruşturma</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Ankara başsavcılığı, eski başbakan Ahmet Davutoğlu hakkında ‘cumhurbaşkanına hakaret‘ten soruşturma başlattı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Davutoğlu’nun bir konuşması dün (2 Eylül) sosyal medyada dolaşıma sokulmuştu.</p>

<p>Eski başbakan söz konusu videoda şunları diyordu:</p>

<p>“Milyarlarına milyar kattılar, haram lokma yediler, çevrelerini zengin ettiler. Damadını bakan yaptı, akrabalarını zengin etti, beş müteahhide Türkiye’yi peşkeş çekti.”</p>

<p>Ankara başsavcılığı, bu ifadeler nedeniyle Davutoğlu hakkında&nbsp;‘cumhurbaşkanına hakaret’ten soruşturma başlattı.</p>

<p>AKP iktidarında dışişleri bakanlığı ve başbakanlık yapan Davutoğlu, Erdoğan’la ters düştükten sonra 2019’da AKP’den istifa etmiş, aynı yıl Gelecek Partisi’ni kurmuştu. Parti 22 Ağustos 2026’da feshedilmişti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 26 13:07:48 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/davutoglu-hakkinda-sorusturma-h107882.html">Davutoğlu hakkında soruşturma</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/505-bini-askin-kisinin-verileri-calindi-baydoner-e-1-milyon-h107881.html</link>
		<title>505 bini aşkın kişinin verileri çalındı: Baydöner&amp;#039;e 1 milyon lira ceza</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) 505 bin 337 müşterisinin kişisel verisini koruyamadığı gerekçesiyle zincir dönerci Baydöner’e 1 milyon lira ceza kesti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>KVKK’nın&nbsp;sitesindeki&nbsp;karara göre hackerlar, şirketin bilgi işlem birimindeki bir çalışanın&nbsp;bilgisayarına erişti.</p>

<p>Hackerlar, çalışanın kullanıcı adı ve şifrelerini ele geçirerek şirketin sistemine girdi. Ardından 505 bin 337 müşterinin kişisel verilerini (ad-soyadı, cinsiyet, e-mail, telefon ve yaşadığı şehir bilgisi) ele geçirdi.</p>

<p>Hackerlar, bir müddet sonra şirket yöneticisinin telefonuna, şirkete ait bazı verilerin ellerinde olduğuna dair mesaj attı.</p>

<p>Baydöner, durumu KVKK’ye bildirince inceleme başlatıldı.</p>

<p>Kurum veri güvenliği içim gerekli teknik ve idari tedbirlerin alınmaması nedeniyle 800 bin lira, veri ihlalinden etkilenen kişilere bildirim yapılmaması nedeniyle de 200 bin lira olmak üzere şirkete toplam 1 milyon lira idari para cezası kesti.</p>

<p>Kararda hackerlar sisteme girdiğinde durumu haber verecek alarm sisteminin kurulmadığı, bu nedenle veri sorumlusunun takip ve kontrolde eksikliği bulunduğu vurgulandı.</p>

<p>Ayrıca sorumlunun kişisel verilerin korunması için çalışanlara eğitim ve farkındalık çalışması yapılması konusunda özen göstermediğine kanaat getirildi.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 26 13:06:40 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/505-bini-askin-kisinin-verileri-calindi-baydoner-e-1-milyon-h107881.html">505 bini aşkın kişinin verileri çalındı: Baydöner&amp;#039;e 1 milyon lira ceza</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/ibb-davasi-bugra-gokce-ibb-de-17-ay-calistim-18-aydir-h107880.html</link>
		<title>İBB davası | Buğra Gökce: İBB&amp;#039;de 17 ay çalıştım, 18 aydır hapis yatıyorum</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında konuşan tutuklu İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı Buğra Gökce, “17 ayın karşılığı, 18 aydır hapis yatıyorum.” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İBB davası bugün (3 Eylül) görülen 2’nci celsenin 11’nci duruşmasıyla devam ediyor.</p>

<p>Gazeteci Fatoş Erdoğan’ın aktardığına göreduruşmada konuşan Gökce şunları söyledi:</p>

<p>“30 yıllık kamu görevi yapıyorum. Üç büyükşehirde de çalışmış bürokratım. O kurumlarda ne yaptıysam, hangi saikle çalıştıysam İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde 17 ay aynı saikle çalıştım. 18 aydır da hapis yatıyorum.</p>

<p>17 ayın karşılığı, 18 aydır hapis yatıyorum.”</p>

<p>Gökce mahkeme heyetine şu sözlerle seslendi:</p>

<p>“Sizden merhamet falan dilenmiyorum efendim. Hiç böyle bir talebim yok. Hastalıklarımı falan söyleyecek de değilim.</p>

<p>Ağzımı açmak niyetinde değilim. Sağlıklıyım, turp gibi. Kronik hastalıklarım 20 senedir var, umurumda da değil. Ailem için buradayım. Adalet istiyorum. Başka bir talebim yok.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 26 13:05:31 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/ibb-davasi-bugra-gokce-ibb-de-17-ay-calistim-18-aydir-h107880.html">İBB davası | Buğra Gökce: İBB&amp;#039;de 17 ay çalıştım, 18 aydır hapis yatıyorum</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/mrdn-de-kayyimin-suresi-uzatildi-h107879.html</link>
		<title>Mêrdîn&amp;#039;de kayyımın süresi uzatıldı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Mêrdîn Büyükşehir Belediyesi&#039;ne atanan kayyımın süresi 2 ay daha uzatıldı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>4 Kasım 2024 tarihinde yerine geçici olarak kayyım atanan Mêrdîn Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Ahmet Türk'ün görevden alınma süresi 2 ay daha uzatıldı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>İçişleri Bakanlığı tarafından alınan karar kapsamında kayyım Tuncay Akkoyun'un da görev süresi 2 ay uzatıldı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 26 13:04:36 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/mrdn-de-kayyimin-suresi-uzatildi-h107879.html">Mêrdîn&amp;#039;de kayyımın süresi uzatıldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/exeter-universitesinde-kurtce-kurs-verilecek-h107878.html</link>
		<title>Exeter Üniversitesinde Kürtçe kurs verilecek</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İngiltere’de bulunan Exeter Üniversitesi, çevrimiçi düzenlenecek ve 10 hafta sürecek Kürtçe dersleri verecek. Kursta, Kürtçenin temel dilbilgisi ve kelime bilgisi öğretilecek.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İngiltere’nin Exeter Üniversitesi, Kürtçe öğrenmek isteyenler için çevrimiçi kurs düzenleyecek. Üniversitenin ilk kez çevrimiçi düzenleyeceği başlangıç düzeyindeki kurs, temel dilbilgisi ve kelime bilgisini kapsayacak ve 28 Eylül-30 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>HERKESE AÇIK&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Üniversitenin internet sitesinde yer alan bilgilere göre, haftalık olarak düzenlenecek kurs, Kürt dili ve kültürünü öğrenmek isteyen herkese açık olacak. Kurs, Kürtçeye yeni başlayanların yanı sıra Kürtçeyi konuşabilen ancak okuma ve yazma bilgisi sınırlı olan kişilere de uygun olacak. Kursu bitirenlere sertifika verilecek.</p>

<p></p>

<p>KÜRT ÇALIŞMALARI MERKEZİ</p>

<p></p>

<p>Exeter Üniversitesi bünyesinde ayrıca 2006 yılında kurulan Kürt Çalışmaları Merkezi de bulunuyor. Merkez kapsamında yüksek lisans ve doktora programlarının yanı sıra dijital bir Kürtçe arşiv de yer alıyor. Exeter Üniversitesi, geçen yıl da yüz yüze Kürtçe dersleri düzenlemişti.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 26 13:03:53 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/exeter-universitesinde-kurtce-kurs-verilecek-h107878.html">Exeter Üniversitesinde Kürtçe kurs verilecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/motorine-824-lira-zam-bekleniyor-fiyat-90-lirayi-asacak-h107877.html</link>
		<title>Motorine 8,24 lira zam bekleniyor: Fiyat 90 lirayı aşacak</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[Türkiye’de akaryakıt fiyatlarına yeni bir zam gelmesi bekleniyor. Sektör kaynaklarına göre motorinin litre fiyatında 8,24 liralık artış öngörülüyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Artışın&nbsp;gerçekleşmesi&nbsp;halinde&nbsp;motorinin&nbsp;litre&nbsp;fiyatıyaklaşık&nbsp;yüzde&nbsp;10&nbsp;yükselecek.&nbsp;50&nbsp;litrelik&nbsp;bir&nbsp;deponundolum&nbsp;maliyeti&nbsp;ise&nbsp;yaklaşık&nbsp;412&nbsp;lira&nbsp;artacak.</p>

<p>Araçların&nbsp;depo&nbsp;büyüklükleri&nbsp;farklılık&nbsp;arz&nbsp;ediyor.&nbsp;50litre&nbsp;alan&nbsp;bir&nbsp;aracın&nbsp;deposu&nbsp;son&nbsp;gelecek&nbsp;zamla&nbsp;birlikte4&nbsp;bin&nbsp;500&nbsp;liraya&nbsp;(93&nbsp;dolar)&nbsp;dolacak.&nbsp;55&nbsp;litre&nbsp;alan&nbsp;biraracın&nbsp;deposunun&nbsp;maliyeti&nbsp;ise&nbsp;son&nbsp;zamla&nbsp;birlikte&nbsp;4&nbsp;bin95&nbsp;liraya&nbsp;olacak.&nbsp;Bu&nbsp;dolara&nbsp;çevrildiğinde&nbsp;ise&nbsp;102doları&nbsp;bulacak.&nbsp;Bu&nbsp;büyüklükteki&nbsp;depoya&nbsp;sahip&nbsp;araçsahipleri&nbsp;453&nbsp;lira&nbsp;fark&nbsp;ödeyecekler.&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Motorinin&nbsp;litresi&nbsp;90&nbsp;lirayı&nbsp;aşacak</p>

<p>Zam&nbsp;sonrasında&nbsp;motorinin&nbsp;litre&nbsp;fiyatının&nbsp;İstanbulAvrupa&nbsp;Yakası'nda&nbsp;89,38&nbsp;liraya,&nbsp;Anadolu&nbsp;Yakası'nda89,28&nbsp;liraya&nbsp;yükselmesi&nbsp;bekleniyor.</p>

<p>Motorinin&nbsp;litre&nbsp;fiyatının&nbsp;Ankara'da&nbsp;90,73&nbsp;lira,&nbsp;İzmir'deise&nbsp;90,71&nbsp;lira&nbsp;seviyesine&nbsp;çıkacağı&nbsp;öngörülüyor.</p>

<p>Akaryakıt&nbsp;fiyatlarındaki&nbsp;artış&nbsp;beklentisinin,&nbsp;uluslararasıpiyasalarda&nbsp;petrol&nbsp;fiyatlarının&nbsp;yükselmesi&nbsp;ve&nbsp;jeopolitikgerilimlerle&nbsp;bağlantılı&nbsp;olduğu&nbsp;belirtiliyor.</p>

<p>Brent&nbsp;petrol&nbsp;fiyatlarındaki&nbsp;yükselişin&nbsp;Türkiye'debenzin&nbsp;ve&nbsp;motorin&nbsp;fiyatlarına&nbsp;da&nbsp;yansıması&nbsp;bekleniyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 26 09:42:35 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/ekonomi/motorine-824-lira-zam-bekleniyor-fiyat-90-lirayi-asacak-h107877.html">Motorine 8,24 lira zam bekleniyor: Fiyat 90 lirayı aşacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/ibb-ye-operasyon-12-kisi-gozaltinda-h107876.html</link>
		<title>İBB&amp;#039;ye operasyon: 12 kişi gözaltında</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bugün (3 Eylül) düzenlenen operasyonda aralarında Kent Lokantaları’ndan sorumlu şube müdürü ve İBB Satın Alma Dairesi başkanının olduğu yöneticiler dahil 12 kişi gözaltına alındı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği’nin hazırladığı ön inceleme raporu ve bilirkişi raporlarına yer verilen İstanbul başsavcılığı açıklamasında İBB Satınalma Müdürlüğü’nün düzenlediği İBB Başkanlık Konutu’na materyal alımı işi dahil bir kısım ihalelere fesat karıştırıldığı ve kamu zararına neden olunduğu öne sürüldü.</p>

<p>Operasyonlarda 12 kişi gözaltına alınırken bir kişiyse yurt dışında olduğu için hala aranıyor.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 26 09:41:31 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/ibb-ye-operasyon-12-kisi-gozaltinda-h107876.html">İBB&amp;#039;ye operasyon: 12 kişi gözaltında</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/spor/uefa-fenerbahce-ve-iki-futbolcusuna-disiplin-sureci-baslatti-h107875.html</link>
		<title>UEFA, Fenerbahçe ve iki futbolcusuna disiplin süreci başlattı</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[UEFA, Fenerbahçe ile futbolcuları Mattéo Guendouzi ve Mason Greenwood hakkında disiplin süreci başlattı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Sarı lacivertliler, 26 Ağustos’ta UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turu rövanşında Olimpik Lyon’u deplasmanda 2-1 yenerek 2008-2009 sezonundan sonra ilk kez Şampiyonlar Ligi’ne kalmıştı.</p>

<p>Lyon maçında son düdüğün çalınmasıyla Guendouzi hem rakip futbolcular tartışma yaşamış hem de Lyon taraftarıyla münakaşaya girmişti. Ayrıca bir Lyon antrenörü, soyunma odasına yönelen Fransız futbolcuya saldırmış; sarı lacivertli teknik heyet saldırıya karşılık vermişti.&nbsp;</p>

<p>Fenerbahçe, bugün UEFA’nın kulüp, Guendouzi ve Greenwood hakkında disiplin süreci başlattığını&nbsp;duyurdu.</p>

<p>Açıklamanın devamında şöyle dendi:</p>

<p>“Kulübümüz söz konusu süreçte futbolcularımızın ve Fenerbahçe’nin hak ve menfaatlerini korumak amacıyla gerekli savunmaları UEFA’nın ilgili kurulları nezdinde gerçekleştirecektir.</p>

<p>Sürece ilişkin gerekli bilgi, belge ve savunmalar UEFA’ya sunulacak olup gelişmeler kulübümüz tarafından titizlikle takip edilmektedir.”</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 26 09:40:41 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/spor/uefa-fenerbahce-ve-iki-futbolcusuna-disiplin-sureci-baslatti-h107875.html">UEFA, Fenerbahçe ve iki futbolcusuna disiplin süreci başlattı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/alsu-gemisinin-dokuz-gorevlisi-gozaltinda-h107874.html</link>
		<title>Alsu gemisinin dokuz görevlisi gözaltında</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Dün (2 Eylül) Silivri açıklarındaki batan Tuğberk İmamoğlu gemisine çarpan Alsu gemisinin dokuz görevlisi gözaltında.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>2 Eylül’de gece 03:00 sıralarında Silivri açıklarının 18 mil güneyinde Kocaeli’den Aliağa’ya (İzmir) hareket eden Alsu adlı ticari gemiyle, İskenderun Limanı’ndan Ereğli’ye (Hatay’dan Zonguldak’a) giden Tuğberk İmamoğlu adlı ticari gemi çarpışmıştı.</p>

<p>İncelemede Alsu gemisinde bir hasar görülmezken Tuğberk İmamoğlu gemisi ve tamamı Türk 10 personeliyle dünden bu yana irtibat kurulamıyor. Geminin acil çağrıdan 11 dakika sonra battığı bildiriliyor.</p>

<p>Marmara Denizi’nde arama ve kurtarma çalışmaları sürerken Silivri açıklarında bekletilen Alsu gemisinin aşçı hariç dokuz görevlisi bugün kazayla ilgili soruşturmada gözaltına alındı.&nbsp;</p>

<p>Başsavcılık kusur durumlarının tespiti için bilirkişi heyetinin en geç öğlen saatlerine kadar hazırlayacağı ön rapor doğrultusunda hangi şüphelileri adliyeye sevk edeceğini belirleyecek.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 26 09:39:54 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/alsu-gemisinin-dokuz-gorevlisi-gozaltinda-h107874.html">Alsu gemisinin dokuz görevlisi gözaltında</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/mehdi-zanayi-cezaevi-arkadasi-anlatti-teslimiyeti-kabul-etmedi-h107873.html</link>
		<title>Mehdi Zanayı cezaevi arkadaşı anlattı: Teslimiyeti kabul etmedi</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Mehdi Zana ile Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi’nde tutulan Abdullah Kanat, “Kahramanca bir direniş sergileyerek, teslim alma planlarını bozdu” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Kürt siyasetçi ve eski Amed Belediye Başkanı Mehdi Zana, 29 Ağustos’ta yaşamını yitirdi. &nbsp;Amed'in Farqîn (Silvan) ilçesinde 20 Aralık 1940 tarihinde doğan Zana, siyasete atılmadan önce terzilik yaptı. Siyasi bilinci ise bu süreçte terzi dükkanına gelen gidenlerin tartışmalarıyla şekillenen Zana, “Bilici” olan soyadını sonradan bu sözcüğün Kürtçe karşılığı olan “Zana” ile değiştirdi. 1963 yılında Türkiye İşçi Partisi’ne (TİP) katılan Zana, 1965'te Farqîn İlçe Başkanı oldu. Aynı dönemde Devrimci Doğu Kültür Ocakları (DDKO) bünyesinde aktif faaliyet yürüttü.</p>

<p></p>

<p>İŞKENCE YILLARI&nbsp;</p>

<p></p>

<p>1977 yerel seçimlerinde bağımsız aday olarak Amed Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Zana, bu görevini 12 Eylül 1980 askeri darbesine kadar sürdürdü. 1980 darbesi sonrası tutuklanarak, işkence merkezi olan Diyarbakır 5 No'lu Askeri Cezaevi'ne konuldu. &nbsp;Zana, yaklaşık 11 yıl cezaevinde tutuldu. 16 Nisan 1991 tarihinde cezaevinden tahliye edilen Zana, 1990'ların ortasında aldığı başka cezalar nedeniyle Amed, Aydın, Afyon ve Eskişehir cezaevlerinde de tutuldu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>CEZAEVİ ARKADAŞI ANLATTI</p>

<p></p>

<p>Cezaevinden tahliye olduktan sonra yaklaşık 8 yıl boyunca İsveç'te sürgün hayatı yaşayan Zana, 2004 yılında Türkiye'ye geri döndü. "Bekle Diyarbakır" adlı anı kitabında, siyasal bilinçlenmesinde terzihanenin önemine değindi. İşkence merkezi olan Diyarbakır 5 No'lu Askeri Cezaevi'nde aynı dönem tutulan Abdullah Kanat, Zana’yı anlattı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p></p>

<p>‘HALKIN İRADESİNİ TESLİM ALMAK İSTEDİLER’</p>

<p></p>

<p>Kanat, “Halkımızın mücadeleye olan bağlılığı, iradesi o dönemde kendini güçlü bir şekilde gösterdi. Batman’da Edip Solmaz, Amed’de ise Mehdi arkadaş şahsında irade teslimiyeti dayatılıyordu. &nbsp;Darbe sonucunda Mehdi arkadaş tutuklandı ve yoğun işkencelere maruz kaldı. &nbsp;İşkenceye karşı büyük direnişler de vardı. Burada teslimiyet dayatılıyordu. Hem içeride hem dışarıda teslimiyeti sağlayıp yok etme üzerine bir politika kurmuşlardı. Ancak tüm planları direnişe çarptı. Vietnam’daki Saygon Zindanları biz Diyarbakır’da gördük. Mehdi arkadaş ile tanışmamız Ocak Direnişi sürecindeydi. &nbsp;Aylarca süren direnişlerdendi. Vahşetlerin sona ermesi için direnişe geçilmişti. Salonda denilen yerde işkenceye maruz kaldı. Onu orada gördüm. Yürüyemiyordu. &nbsp;İlk defa orada onu gördüm” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>'DİRENDİ'</p>

<p></p>

<p>Mehdi Zana’nın belediye başkanı olmasından kaynaklı yoğun bir şekilde işkence maruz bırakıldığını belirten Kanat, “Amaçları halkın iradesi olan birini teslim almaktı. &nbsp;‘Onu teslim alacağız, bu şekilde Diyarbakır halkını da teslim almış oluruz’ politikası yürüttüler. Ancak Mehdi arkadaş tam bir militandı. &nbsp;Kahramanca bir direniş sergileyerek planlarını bozdu. &nbsp;Teslim alamadılar. &nbsp;Mehdi Zana’nın sağ kalması büyük bir mucizedir. &nbsp;Necmetin Büyükkaya arkadaş orada gördüğü işkenceler ile katledildi. &nbsp;Mehdi Zana’nın hayalleri ile halkımızın hayalleri aynıydı. Kürtçe ve kimlik mücadelesi veriyordu. O süreçte en büyük desteği Leyla Zana’dan alıyordu. &nbsp;Halkımızın başı sağ olsun. Davasına bağlı kalacağız” ifadelerini kullandı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 26 09:39:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/mehdi-zanayi-cezaevi-arkadasi-anlatti-teslimiyeti-kabul-etmedi-h107873.html">Mehdi Zanayı cezaevi arkadaşı anlattı: Teslimiyeti kabul etmedi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/tutsak-baba-mucadelesini-ornek-alan-kizinin-taziyesine-katilamadi-h107872.html</link>
		<title>Tutsak baba mücadelesini örnek alan kızının taziyesine katılamadı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren Beritan Ataman&#039;ın 3 günlük taziyesine tutsak olan babası Nazif Ataman katılamadı. Nazif Ataman’ın cezaevi arkadaşı Abdullah Cin, “Beritan babasının mücadelesini örnek aldı. Ancak bugün kızının taziyesine dahi gelemedi” dedi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Amed, Wan, Cizîr (Cizre), Nisêbîn (Nusaybin) ve Gever’de farklı tarihlerde ve farklı dönemlerde Kürt özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için üç günlük taziyeler kurularak, anmalar gerçekleştirildi. Yaşamını yitiren her bir kişinin farklı hikayesi bulunurken, tutsak olan çok sayıda kişi de çocuklarının ve yakınlarının taziyelerine katılamadı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Yaşamını yitirdiği açıklananlardan biri de Beritan Ataman (Devrim Gever) oldu. Ancak baba Nazif Ataman, tutsak olduğu için kızı için Gever’de kurulan taziyeye katılamadı. Hakkında "örgüt üyeliği" iddiasıyla verilen cezanın 2024'te kesinleşmesi ardından gözaltına alınarak tutuklanan Nazif Ataman, Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutuluyor.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Evde taziyeleri kabul etmeye devam eden aile üyeleri, Beritan’ın babasını örnek alarak mücadeleye katıldığını anlattı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>BABASININ MÜCADELESİNİ ÖRNEK ALDI&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Nazif Ataman ile cezaevinde birlikte tutulan ve 5 ay önce tahliye olan arkadaşı Abdullah Cin, Nazif Ataman'ın kızı Beritan'a çok bağlı olduğunu belirtti. Nazif Ataman'ın ilk hüküm giydiği günlerde "teslim" olmayı ve yurdundan kaçmayı reddettiğini belirten Cin, "Nazif, evinden alındığında polisler ona, 'neden gitmedin?' diye soruyorlar. O da 'yurdumu terk etmem' yanıtı veriyor. Bu tarzı ve karakteri bütün aile içerisinde örnek alınıyordu. Herkes de onu bilir tanırdı. Partili bir yurtseverin sahip olduğu tüm özelliklere sahipti. Beritan ile de çok derin bir bağları vardı. Beritan ondan çok etkilenmiş, hayatında da onu örnek almış. Ancak bugün kızının taziyesine dahi gelemedi. Bugün bir süreç yürütülüyor ancak böylesi durumlar da yaşıyoruz. Bir an önce arkadaşımızın serbest kalmasını istiyoruz" dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Beritan Ataman ve babasının ilişkisinden çok etkilendiğini dile getiren Cin, Beritan Ataman'ın yaşamını yitirdiği haberini aldıktan sonra şu Kürtçe şiiri kaleme aldı:&nbsp;</p>

<p></p>

<p>"Baxçê gulên welatê min li benda teye,</p>

<p>Her cure rengê gulan ken û awirên çavê tene,</p>

<p>Her cure tarzê jiyana te ferzdike,</p>

<p>Her gûl got û bêj e li ser çîroka tekoşîna te,</p>

<p>Wê bi vî rengî bi bişkivin di meha Tebaxê de,</p>

<p>Di çilê havînê de,</p>

<p>Bibin Bêrîtan a qehreman,</p>

<p>Li serê çiyayê Cîlo,</p>

<p>Li kontera çiyayê Qato,</p>

<p>Lê mêrgên Sotî,</p>

<p>Di nav xweşik bûna sîsin û beybûnan de."</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 26 09:38:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/tutsak-baba-mucadelesini-ornek-alan-kizinin-taziyesine-katilamadi-h107872.html">Tutsak baba mücadelesini örnek alan kızının taziyesine katılamadı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/nobel-odullu-14-aydindan-abdullah-ocalan-icin-mesaj-h107871.html</link>
		<title>Nobel ödüllü 14 aydından Abdullah Öcalan için mesaj</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Nobel ödüllü 14 isim Abdullah Öcalan’a dair yaptıkları değerlendirmelerde Abdullah Öcalan’ın ortaya koyduğu paradigmaya dikkat çekerek özgür olması gerektiğini belirtti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Dünyanın önde gelen aydınları, filozofları, aktivistleri, Nobel ödüllü 14 isim, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fikirlerine ve özgürlüğüne dair Yeni Yaşam gazetesine değerlendirmelerde bulundu. &nbsp;</p>

<p></p>

<p>Yeni Yaşam’a konuşan 14 ismin verdiği mesajlar şöyle:</p>

<p></p>

<p>2003 Nobel Barış Ödülü Sahibi Shirin Ebadi:&nbsp;Öcalan her zaman olduğu gibi iyi niyetini ortaya koydu, Öcalan’ın bulunduğu izolasyon koşullarından çıkartılması çok önemlidir. Öcalan destekçileri ile görüşebilmeli, röportajlar verebilmeli, Öcalan özgür olmalı, unutmayın Öcalan halen izolasyonda ve hapishanede. Öcalan silahlı mücadelenin durmasını talep ederek ve demokrasi arayışının barışçıl yolda olduğunu kanıtlayarak yüceliğini gösterdi. Umut ederim ki Öcalan’ın mesajı karşı tarafça ciddi bir şekilde ele alınır çünkü olası bir barış süreci için gerekli ilk adım atıldı. Şimdi ise sıra karşı tarafta. Devlet ülkede barış ve demokrasi ortamının sağlanmasına katkı sunmalı, böylelikle insanlar özgürce oy kullanabilir. Fakat belli ki ülkede barış ve demokrasinin sağlanması ancak Türk devletinin atması gereken adımların ardından olasıdır. Öcalan gerekli adımı attı, şimdi sıra Türk devletinin bir adım atmasında.</p>

<p></p>

<p>İrlandalı siyasetçi ve İrlanda tarihinin tanınmış politik tutsaklarından Sinn Fein Uluslararası Temsilcisi Martina Anderson:&nbsp;Abdullah Öcalan Türk devleti tarafından Kürt halkına yönelik baskı ve zulme karşı direnişin temsiliyetidir. Tarihi anlamda İngiliz sömürgeciliğine karşı İrlanda halkı ile çok benzer bir mücadele söz konusudur. Türkiye’de adaletin yerini bulması ve barışın sağlanması için Öcalan’ın özgürlüğü kilit noktadır. Öcalan’ın özgürlüğü, baskı altında olan Kürt halkının haklarını kazanması açısından çok önemlidir, Kürt sorununa barışçıl çözümün yolu Öcalan’ın özgürlüğüdür.</p>

<p>Martina Anderson’ın Abdullah Öcalan’a mesajı: “Sesinizi dünya duyuyor, gelişmeler yavaş olabilir fakat, asla mücadeleden vazgeçmeyin, mücadeleyi yükseltin.”</p>

<p></p>

<p>Dünyaca tanınan, sosyolog ve filozof John Holloway:&nbsp;Öcalan’ın özgürlüğü bu yönde son derece önemli bir adım olurdu. Ve ben Öcalan’ın fikirlerinin dünyada giderek yayıldığını görüyorum. Örneğin burada, Meksika’da, onun eserlerini okumaya yeni yeni başlıyoruz; oldukça fazla okunuyor ve tartışılıyor. Ve bence onun fikirleri, karşılıklı tanınmaya dayalı bir sürecin kurulması için gerçekten temel teşkil ediyor. Bu süreç de nihayetinde, bir tür komünal ya da kolektifleşmiş demokrasiye dayanmak zorunda.</p>

<p></p>

<p>Öcalan, birlikte nasıl yaşamamız gerektiği ve birlikte nasıl yaşayabileceğimiz konusunda tamamen farklı bir düşünme biçiminin önünü açıyor. Artık Türk devletinin Öcalan’ı serbest bırakması gerekmez mi? Türk devletinin Kürt mücadelesinin önemini tanıması gerekmez mi? Ve Kürt halkının tam yurttaşlığını ve özerkliğini tanıması, Türk devletine dair sahip olduğumuz imaj açısından da muazzam bir iyileşme olurdu.</p>

<p></p>

<p>Ve bence Öcalan’ın yayınladığı manifesto, benim için, insanların dışlanmadığı; aksine sürece dâhil edildiği, kapsandığı, dinlendiği derin bir demokrasi sistemini gerçekten kurabileceğimize dair bir açıklamadır. Yani bu mümkün. Bu çılgınca bir fikir değil. Yapılabilir. Öcalan’ın fikirleri elbette Türkiye’deki sürece, Ortadoğu’daki sürece doğrudan son derece bağlıdır. Ama onun fikirleri ve Rojava’da son, 14 yıldır hayata geçirilen pratik, bütün dünya açısından olağanüstü bir öneme sahiptir. Ben Türk devletinin, Öcalan’ın barış mesajına olumlu yanıt vermesini yürekten umut ediyorum.</p>

<p></p>

<p>ÖCALAN’IN ÖZGÜR OLMASI GEREKİYOR</p>

<p></p>

<p>Nobel Ödüllü Jody Williams:&nbsp;Öcalan’ın özgür olması gerekiyor; çünkü sürece katkı sunabilmesi için bunun şart olduğunu düşünüyorum. Kürt halkının onu demokrasi sürecinde esas lider olarak gördüğü gerçeği göz önüne alındığında, özgür olması gerekir. Eğer hâlâ cezaevindeyse, hâlâ tecrit altında tutuluyorsa, sürece nasıl anlamlı bir şekilde katılabilir ve değişime nasıl katkı sağlayabilir?</p>

<p></p>

<p>Onun özgürlüğü aynı zamanda benim az önce kısaca değindiğim daha geniş bir sürecin de parçası olmalıdır. Bu süreçte diğer siyasi yapılar ve sivil toplum da yer almalıdır. Barış ve refah sistemleri oluşturmanın tek yolu diyalogdur. Bunun yolu savaş değildir. Sayın Öcalan’ın yıllardır bir adada, ağır bir tecrit altında tutulduğu düşünüldüğünde, uluslararası alanda tanınan liderlerin (Nobelli isimler) değişimi desteklemek ve değişim için olumlu bir diyaloğu teşvik etmek amacıyla bir araya gelmeleri son derece önemlidir.</p>

<p></p>

<p>Jody Williams’ın Abdullah Öcalan’a mesajı ise şöyle:&nbsp;“Ben onun değişim sürecini kendi ağzından dinlemek isterdim. Bu, Mandela’nın değişim süreci gibi bir şey olurdu. Mandela da başlangıçta Güney Afrika hükümetine karşı silahlı bir muhalefet hareketinin parçasıydı. Daha sonra yıllarını Robben Adası’nda geçirdi.”</p>

<p></p>

<p>Murray Bookchin’in kızı Debbie Bookchin:&nbsp;Dünyada sol artık çok lokal ve bireysel meselelerde kısıtlı sıkışıp kalmış durumda şu an. Dünyada solun kapitalist moderniteye karşı birlik olması artık şarttır. Öcalan tam da bize bunu anlatmaya çalışıyor, dünyada yükselen ırkçılık problemi, ekolojik problemler, hiyerarşinin kapitalizm ile yükselmesinin önüne geçmeliyiz. Demokratik ve özgür yaşam paradigmasına artık geçiş yapmayı başarabilmemiz gerekiyor. Özgür ve demokratik bir yaşamı inşa edebileceğimiz fikirleri Öcalan bize sunmaktadır, devletçi zihniyetten sıyrılıp demokratik konfederalizmi benimsememiz gerekiyor. Abdullah Öcalan gerçekten dünya barışı için mücadele veren birisidir, tüm insanlar adına demokratik bir yaşamın kurulması için bize tüm fikirleri çok iyi şekilde aktarmıştır. Öyle bir devirde yaşıyoruz ki korkunç bir şekilde burjuva demokrasiyi temsil ediyor. Sayın Öcalan’ın demokratik konfedralizm paradigması bizim için eşit, demokratik, ekolojik, feminist, adaletli ve özgürlükçü bir yaşamı inşa etmek için en önemli yol haritasıdır. Rojava’da uygulanan model, bizlere, kadın özgürlükçü yaşamın, inançlara eşit yaklaşımın ve ekolojik yaşamın pratikte gerçekleştirilebileceğinin somut örneğidir. İnsanların lokal yönetimlerde bir araya gelerek kendi kendilerini yönetmelerinin geleceklerini belirlemelerinin tek yoludur ve bu modele aslında şu anda tüm dünyanın çok ihtiyacı var.</p>

<p></p>

<p>Debbie Bookchin’in Öcalan’a mesajı:&nbsp;“Mesajım ise, sizinle dayanışmayı yükseltmeye devam edeceğiz, Kürt halkının destekçilerine de Kürt halkının ve sizin fikirlerinizi çok iyi anlatabilmeliyiz. Sizler daha önce hiç yapılmamış bir şeyi büyük bir başarıyla yapıyorsunuz.”</p>

<p></p>

<p>İHTİYAÇ DUYULAN YAŞAM BİÇİMİ</p>

<p></p>

<p>Roma merkezli Daimi Halklar Mahkemesi Genel Sekreteri ve İtalyan epidemiyolog Dr. Gianni Tognoni:&nbsp;Öcalan’ın gerçekten insanların gerçek mücadelelerinden ve özgürlük arayan herkesin eşitliği fikrinden yola çıkan demokrasi fikrini sistematik bir şekilde geliştirme biçiminin onun düşüncelerinde ve toplum projesinde yeni bir yaşamın inşasında büyük rol oynadığını görüyoruz. Benim açımdan Öcalan ve fikirleri, günümüzün ihtiyaç duyulan yaşam biçimini yorumlama modeli olarak ele alınması gerekiyor, Öcalan’ın fikirleri ve önemini meslek alanımda da her yerde anlatmaya çalışıyorum. Dolayısıyla Öcalan’ın halen tutsak edilmesi aslında fiilen, uluslararası hukukun, uluslararası hukukun tüm boyutlarının ve evrensel insan hakları hukukunun katı bir şekilde, açıkça ihlal edildiğinin belgelenmesi ve kalıcı bir kanıtı olduğu dünyadaki herkes için açıktır.</p>

<p></p>

<p>Uluslararası insan hakları avukatı Michela Arricale:&nbsp;Kürt mücadelesi sadece Kürt halkı için verilen bir mücadele değildir. Bunu söylemekten asla yorulmayacağım, çünkü bu, hepimize ait bir mücadeledir; çünkü özgürlük, demokrasi ve onur hakkındadır ve bunlar tüm insanlığı ilgilendiren değerlerdir. Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü yalnızca bir Kürt meselesi değildir; Ortadoğu’da ve ötesinde barış için atılacak kilit bir adımdır. Bugün Kürt halkını desteklemek, özellikle yarının farklı bir dünya ihtimalini desteklemek demektir. Öcalan’ın çağrısı ve onun başlattığı barış süreci, içinde bulunduğumuz zamanda çok önemli bir dönüm noktasını işaret ediyor. Bir düşünün, her şeyin savaşa doğru gittiği, her anlaşmazlığın silah zoruyla çözülmek istendiği bir dünyada, Öcalan silahlardan siyasete doğru, tam tersi yönde ilerleyen bir süreç başlattı. Ben Öcalan’ı ziyaret etmek istiyorum ve hepimizin Öcalan’la buluşması gerekiyor, çünkü gerçek siyasi ve demokratik mücadelenin gücünü anlamak için bu şarttır. Bize öğretebilecek tek kişi odur.</p>

<p></p>

<p>KİLİT ROL OYNADI&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Britanya Parlamento üyesi Bambos Charalambous:&nbsp;Bence Abdullah Öcalan, PKK’nin silah bırakması ve barış yolunu seçmesi konusunda kilit bir rol oynamıştır. Onun desteği olmadan bunu yapmaları mümkün olmazdı. Bu nedenle Türkiye’nin bunu kabul etmesi gerekir. Şimdi sürecin bir sonraki aşamasındayız. Ancak hâlâ Türkiye’de Kürt halkı baskı altında ve hakları yeterince korunmuyor. Bu yüzden uzun vadeli bir barış için, Kürtlerin anayasal haklarının müzakerelerin temel bir parçası olmasını sağlamamız gerekiyor. Bu doğrultuda hep birlikte destek vermemiz gerekiyor. Abdullah Öcalan’ın açıkça Kürtlerin lideri olduğunu söylemeliyim. Ve barış yapmak istiyorsanız, liderlerle müzakere etmeniz gerekir. İnsan barışı dostlarıyla değil, muhataplarıyla yapar. Bu nedenle Türkiye’nin Abdullah Öcalan’la gerçekten temas kurması, onunla konuşması ve nihayetinde hak ettiği özgürlüğün kendisine verilmesi yönünde bir adım atması gerekiyor.</p>

<p></p>

<p>Progressive İnternational (Uluslararası İlerici enternasyonal) Eş Genel Kordinatörü David Adler:&nbsp;Öcalan’ın fikirleri, ideolojisi ve politik pratiği, bizler için politik hareketlerimizde, ekonomik analizlerimizde ve ideallermizde çok ciddi bir ilham kaynağı olmuştur. Ancak Öcalan sayesinde yeni bir proleter, demokratik ve barışçıl ilerici bir güç birliği sağlanabilir, böylesi bir liderlik ve böylesi muhteşem bir vizyona derhal ihtiyacımız vardır. Öcalan’a özgürlük, Kürt halkına özgürlük dünyada barışın yoludur. Avrupa özellikle, Abdullah Öcalan’ın derhal özgür bırakılmasında sorumluluğunu yerine getirerek, kendilerine güvenerek ve olması gerektiği gibi harekete geçerek Öcalan’ın özgürlüğü için görevlerini yerine getirmeliler. Avrupa’nın bugünki komplo düzeyine varan sessizliğinden oldukça kuşkuluyum. Avrupa, Erdoğan’ın eleştirilmesine çok zemin bırakmıyor ayrıca Türkiye’deki tutuklu arkadaşlarımızın durumuna ilişkinde bu yaklaşımları vardır. Sayın Öcalan’ın esir edildiği durum ise global olarak tüm ilerici güçler olarak bizlerin harekete geçmesi gereken bir durumdur, çünkü sadece Öcalan’ın kendisine ve halkına yönelik değil, aynı zamanda dünyayı değiştirecek güçlü fikirlerine yönelikte bir saldırı söz konusudur.</p>

<p></p>

<p>İrlanda Sinn Fein Ulusal Başkanı Declan Kearney:&nbsp;Sizi kardeşçe selamlıyorum</p>

<p></p>

<p>Türkiye hükümeti tarafından, PKK’nin girişimleri ve Abdullah Öcalan’ın gösterdiği liderliğe ve olumlu yönde atılan adımlara denk düşen güven artırıcı adımlar atılması gerekmektedir. Bu, ileriye giden bir yolun inşa edilmesi açısından çok önemli olacaktır. Türkiye hükümetine, Kürt halkının liderliğini ve barışı güvence altına alacak yeni siyasi ilişkiler kurma konusunda çağrıda bulunuyorum.</p>

<p></p>

<p>Declan Kearney’in Öcalan’a mesajı:&nbsp;“Sayın Öcalan’a, bu mesajı kendisine iletilmesini diliyorum. Ancak liderlik adına kendisine en sıcak dayanışmamızı ve kardeşçe selamlarımızı iletiyorum. Sergilediği liderlik bizi son derece etkilemiştir ve kendisine, İmralı Adası hapishanesinde hâlâ tutulup hapsedilmiş olmasına rağmen, bugüne kadar gösterdiği nitelikli ve örnek liderliği sürdürmesi yönünde çağrıda bulunuyorum. Çünkü Öcalan’ın liderliğiyle, Kürdistan halkı için—tüm Kürt halkı için—ve Kürdistan halkıyla birlikte, daha parlak ve daha umut verici bir geleceğin mümkün olduğundan çok eminim.”</p>

<p></p>

<p>İngiltere eski Başbakanı ve bağımsız Milletvekili Jeremy Corbyn:&nbsp;Britanya’nın Kürt halkına genel anlamda destekleyici olmayan tutumları çok eskiye dayanıyor. Özellikle Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, 1919 yılında Britanya’nın Kürt mevzilerine yönelik saldırılar düzenlediği ve hava bombardımanı kullandığı dönemden bu yana süregeliyor. Açıkça söylemek gerekirse, Britanya hükümeti bunu yapmıyor ve bence bizim talep etmemiz gereken, üzerinde çalışmamız gereken alan da tam olarak bu. PKK tarafından yakın zamanda yapılan önemli açıklamalardan biri, Öcalan’ın yaptığı açıklamaydı. Bu açıklamada PKK’nin askeri faaliyetlerini durduracağını ve Kürt halkı için siyasi bir çözüm yolu arayacaklarını ifade etti. Şaşırtıcı bir şekilde, bu açıklamaya rağmen Öcalan serbest bırakılmadı ve hala hapiste tutuluyor. Oysa, PKK’nin bütün faaliyetlerini durdurmasına karşılık olarak bir şeylerin yapılması, siyasi tutukluların serbest bırakılması beklenirdi ve bu durumun gerçekleşmemiş olması beni şaşırtıyor. Uzun yıllardır birçok kişi, Öcalan’la cezaevinde görüşme hakkı verilmesini ve serbest bırakılmasını talep ediyor. Bu, barışa ve tanınmaya giden süreçte önemli bir adım, önemli bir adım olurdu. Ancak şaşırtıcı olan şu ki, Öcalan tarafından yapılan bu açıklamanın ve Kürt topluluğunun ortaya koyduğu siyasi taleplerin ötesinde, görünüşe göre çok az şey gerçekleşti.</p>

<p></p>

<p>BU ADIMI ATTIĞINIZ ADIM İÇİN TEŞEKKÜRLER</p>

<p></p>

<p>Jeremy Corbyn’nin Öcalan’a mesajı:&nbsp;“Benim mesajım şu: Sizin açıklamanızın tarihsel önemini tanıyorum. Kürt halkının ve Kürt topluluğunun birçok şikayetini barışçıl ve siyasi yollarla çözme arzunuzu tanıyorum. Kendinizi Kürt halkının temsilcisi olarak uzun süredir sizinle görüşmeler yapılması gerektiğini savunan ve sizin serbest bırakılmanızı talep eden bizler, bu çağrıyı yapmaya devam edeceğiz. Halkın şikayetlerinin, ihtiyaçlarının ve haklarının küresel ölçekte tanınması gerektiği yönündeki talebimizi sürdürmeye devam edeceğiz çünkü bence siz çok önemli bir adım attınız ve çok önemli bir açıklama yaptınız. Bu açıklamaya bir karşılık verilmesi gerekiyor çünkü bu, sizin tarafınızdan yapılmış büyük bir adımdır ve bu adımı attığınız için size teşekkür ediyorum.”</p>

<p></p>

<p>İzlanda eski İçişleri Bakanı, Adalet Bakanı ve Sağlık Bakanı Ögmundur Jónasson:&nbsp;Abdullah Öcalan, barış içinde bir arada yaşamayı özleyen, insanların birbirine ve çevrelerine saygı duyduğu, eşitliğe ve adalete dayalı demokratik bir toplumu arzulayan, herkesin kulağını kendine çeviriyor. Öcalan’ın mesajı, derinliği ve anlayışıyla dikkatimizi çekiyor. Ernest Hemingway, ünlü romanı “Silahlara Veda”da, “Savaş zaferle kazanılmaz” demişti. Bence Öcalan ile aynı dili konuşuyorum. Zafer, toplumu herkes için daha iyiye doğru dönüştürmektir. Zafer toplumsaldır. Dünya çapında tanınan, önde gelen bir ses olan Abdullah Öcalan’ın artık dünyanın nefret ve öfke ile değil, uzlaşıyla yönetilmesi gerektiğini söylediğini duyduğumda, onu dinliyorum ve harekete geçiyorum. Süreç için sadece Kürtlerin değil, karşı taraflarının da —özellikle Türk yetkililerin— ve elbette tüm aktörlerin sorumluluğu vardır. Ve ben NATO güçlerine, Amerika Birleşik Devletleri’ne, herkese sesleniyorum. Herkesin bu barış sürecine katkı sağlama sorumluluğu var!</p>

<p></p>

<p>Almanya Federal Meclis Başkanvekili Bodo Ramelow:&nbsp;Mesele, kültürel çeşitliliğin kişinin kendi kimliğinin bir parçası olarak devlet yapısı içerisinde yaşanabilmesi; azınlıkların, hakların ve kültürel kimliklerin devlet içinde güvence altına alınmasıdır. En azından Abdullah Öcalan’ın ortaya koyduğu yaklaşımı ben böyle anlıyorum. Bu nedenle kendisinin cezaevinden çıkarılmasını ve Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Türk hükümetinin aktif biçimde desteklemesi gereken bu sürecin bir parçası olmasını memnuniyetle karşılarım. Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması ve Türkiye’deki barış sürecinin bir parçası haline getirilmesi önemlidir. Türkiye’de kültürel çeşitliliğin yaşanabilmesi için güvenlik ve anayasal ilkeler güvence altına alınmalıdır. Ve Kürt kimliği, güçlü bir Türkiye’nin nihayetinde ne kadar çeşitli olabileceğinin ve ne kadar güçlü olabileceğinin ölçütü olacaktır. Bu nedenle söylüyorum: Lütfen Abdullah Öcalan’ı serbest bırakın ki bu sürecin bir parçası olabilsin. Ve onun uzattığı eli kabul ederek, “Türkiye’de barış için birlikte çalışalım” diyerek değerlendirin.</p>

<p></p>

<p>TARİHİ LİDER ABDULLAH ÖCALAN&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor:&nbsp;Öcalan’ın çağrısını memnuniyetle karşılıyoruz. PKK’nin ve Kürt aktivist hareketinin, tarihi lider Öcalan’ın bu yönlendirmesini takip etme kararını memnuniyetle karşılıyorum. Bu ülkede yeni bir umut yaratıyor. Ve bu umut boşa harcanmamalı. Bu bir fırsat penceresidir. Bu, bir başka tarihi fırsattır, yürütülmesi gereken bir süreçtir. Eğer talep edilirse, biz yardım edebiliriz. Eğer bir talep olursa, Avrupa Birliği’ndeki herkes Türkiye’ye bu durumda yardım etmeye hazırdır. Ancak bu, talep edilmelidir. Bu bir iç meseledir. Bana göre, Türkiye’de Kürt sorunu Türkiye’nin anayasal düzeni çerçevesinde ele alınmalıdır. Tam olarak nasıl olacağını bilmiyorum ama kamuoyu nezdinde meşruiyet kazanmak açısından, tüm parlamentonun (Avrupa Parlamentosu) bir şekilde sürece dahil edilmesi faydalı olur. Elbette görüşmeler gizli ve muhtemelen kamuya açık olmadan yürütülecektir, fakat yine de parlamentoyu sürece dahil etme fikri bir şekilde ortaya konmalıdır. Asıl mesele, Türkiye’de Kürtlerin katılımı, varlığı ve hakları konusundaki tarihi sorunu çözme koşullarını yaratmaktır ve bu süreci başka daha önemsiz amaçlar için kullanmak fayda sağlamayacaktır. Avrupa Birliği olarak, bu süreçte yer almamız istenirse, buna hazırız.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 26 09:36:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/nobel-odullu-14-aydindan-abdullah-ocalan-icin-mesaj-h107871.html">Nobel ödüllü 14 aydından Abdullah Öcalan için mesaj</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/dunya/56-gemi-iran-in-kara-liste-sinde-h107870.html</link>
		<title>56 gemi İran&amp;#039;ın &amp;#039;kara liste&amp;#039;sinde</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[İran, Hürmüz Boğazı’ndan geçmeye çalışan ve ‘kurallara uymayan’ 11 gemiyi daha kara listeye aldığını duyurdu.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Hürmüz Boğazı’ndan geçişleri yönetmek için kurulan Fars Körfezi Boğaz Yönetimi’nce (PGSA) duyurulan kara listede gemi sayısı 56’ya yükseldi.</p>

<p>‘Protokolü ihlal eden el koyma dahil kısıtlamalarla karşılaşır’</p>

<p>Kurum internet sitesinden&nbsp;“Hürmüz Boğazı için İran protokollerini ihlal eden gemiler, gelecekteki geçişlerinde para cezası, alıkonulma veya el koyma da dahil olmak üzere kısıtlamalarla karşılaşacaklardır”&nbsp;uyarısında bulundu.</p>

<p>Ayrıca&nbsp;‘kara liste’deki gemilerle işbirliği yapanların da (gemi) listeye ekleneceği belirtildi.</p>

<p>2 Eylül itibarıyla listede Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli ADNOC Logistics, onun iştiraki Navig8 ve Suudi Bahri şirketlerinin LNG, LPG ve ham petrol tankerleri var. Ayrıca Çin’le bağlantılı iki gemi de listede.</p>

<p>İlk olarak 24 Ağustos’ta duyurulan listeye 45 tanker alınmış, gerekçe&nbsp;‘seyir kurallarını ihlal etmek’&nbsp;olarak açıklanmıştı.&nbsp;</p>

<p>Tahran yönetimi, ABD-İsrail’in 28 Şubat’taki saldırılarının ardından başlayan savaşta Hürmüz Boğazı’ndan geçişleri büyük oranda kısıtlamıştı. 17 Haziran’da İran ile ABD imzalanan mutabakat sonrası boğazdan geçişlere izin verilmişti. Fakat mutabakatın uygulanması konusundaki anlaşmazlık nedeniyle savaş, 8 Temmuz’da yeniden alevlenmişti. İran da 12 Temmuz’da boğazı yeniden kapatmıştı.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 26 08:40:57 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/dunya/56-gemi-iran-in-kara-liste-sinde-h107870.html">56 gemi İran&amp;#039;ın &amp;#039;kara liste&amp;#039;sinde</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/gundem/bes-il-icin-saganak-yagis-uyarisi-2-h107869.html</link>
		<title>Beş il için sağanak yağış uyarısı</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Bugün beş ilde sağanak yağış bekleniyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü’ne (MGM) göre&nbsp;o iller Ordu, Samsun, Sinop, Rize ve Trabzon.</p>

<p>Hava sıcaklığının ülke genelinde mevsim normalleri üzerinde seyretmeye devam etmesi bekleniyor.</p>

<p>Marmara’nın güneybatısı ve Kuzey Ege’de kuzey-kuzeydoğu yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) fırtına bekleniyor.</p>

<p>Üç büyükşehir için hava tahminiyse şöyle:&nbsp;</p>

<p>İstanbul: 29 derece, parçalı ve az bulutlu</p>

<p>Ankara: 31 derece, açık ve az bulutlu&nbsp;</p>

<p>İzmir: 35 derece, açık ve az bulutlu</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 26 07:49:22 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/gundem/bes-il-icin-saganak-yagis-uyarisi-2-h107869.html">Beş il için sağanak yağış uyarısı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/spor/franculino-17-milyon-avroya-trabzonspor-da-h107868.html</link>
		<title>Franculino, 17 milyon avroya Trabzonspor&amp;#039;da</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Trabzonspor, 22 yaşındaki Gine-Bissau’lu santrafor Franculino Dju’yu 17 milyon avro bonservisle Danimarka ekibi Midtjylland’dan transfer etti.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Bordo mavili takım, transferi Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi.</p>

<p>Buna göre 22 yaşındaki santraforla 4+1 yıllık sözleşme imzalandı. 17 milyon avroluk bonservis Midtjylland’a sekiz taksitle ödenecek.</p>

<p>Futbolcuysa yıllık 2 milyon 125 bin avro maaş alacak.</p>

<p>Franculino Dju, geçen sezon Danimarka ekibiyle çıktığı 34 maçta 22 gol atıp üç asist yaptı. Genç futbolcu bu sezona da 10 maçta üç gol, iki asist istatistikleriyle başladı.&nbsp;</p>

<p>Benfica altyapısından yetişen futbolcu Danimarka ekibine 2023’te bedelsiz transfer oldu.</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 26 07:33:07 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/spor/franculino-17-milyon-avroya-trabzonspor-da-h107868.html">Franculino, 17 milyon avroya Trabzonspor&amp;#039;da</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.durushaber.com.tr/spor/galatasaray-bitshiabu-yu-satin-alma-opsiyonuyla-kiraladi-h107867.html</link>
		<title>Galatasaray, Bitshiabu&amp;#039;yu satın alma opsiyonuyla kiraladı</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[Galatasaray, 21 yaşındaki Fransız stoper El-Chadaille Bitshiabu’yu RB Leipzig’den satın alma opsiyonuyla sezon sonuna kadar kiraladı.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Sarı kırmızılı kulüp kiralama bedeli olarak RB Leipzig’e 2 milyon avro ödeyecek. Futbolcuya da 2026-2027 sezonu için 2 milyon avro maaş verilecek.</p>

<p>Galatasaray futbolcuyu satın almak isterse 28 milyon avro bonservis ödemesi gerekecek. Satın alma opsiyonu Galatasaray’ın talebine bağlı olacak.&nbsp;</p>

<p>2023’te 15 milyon avro bedelle Paris Saint-Germain’den RB Leipzig’e transfer olan Bitshiabu, Alman ekibiyle 38 maça çıktı.&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 02 Sep 26 21:33:28 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.durushaber.com.tr/spor/galatasaray-bitshiabu-yu-satin-alma-opsiyonuyla-kiraladi-h107867.html">Galatasaray, Bitshiabu&amp;#039;yu satın alma opsiyonuyla kiraladı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	</channel>
</rss>


